OKUDUM -100- ÖLÜM İÇGÜDÜSÜ / JED RUBENFELD

24 Aralık 2014


Bu gün yağmurla karışık kar atıştırıyor, hava pek bir kasvetli.

43 ÜLKEDE YAYINLANAN BİR CİNAYETİN PSİKANALİZİ'NİN YAZARINDAN
FREUD "ÖLÜM İÇGÜDÜSÜ"YLE GERİ DÖNÜYOR
AŞK VE SAVAŞIN, İNTİKAM VE KORKUNUN, İNSAN RUHUNDAKİ BİLİNMEZLİKLERİN BÜYÜLEYİCİ ÖYKÜSÜ
New York, 1920. I. Dünya Savaşı sona ermiş ancak Çılgın Yıllar henüz baş göstermemişti. Fabrikalar bir bir kapanıyor, aileler evsiz kalıyordu; bir ümitle içkiye sarılan işsizler de Alkol Yasağı'ndan mustaripti. Manhattan sokakları kin ve nefretle, dilsiz arzularla adeta taşıyordu. Ve Wall Street... bombalandı. Bu, ülke tarihindeki en yıkıcı ve en ölümcül terör saldırısıydı.
İki eski dost. Dr. Stratham Younger ve Jimmy Littlemore; biri savaştan henüz dönmüş bir doktor ve diğeri New York Polis Teşkilatı'ndan bir dedektif... Diğer tarafta göz alıcı güzellikte ancak bir sır küpünden farksız Colette Rousseau... Kanıtların sürüklediği gizemli bir yol, beraberinde Colette'i hedef alan esrarengiz saldırılar ve geçmişinin derinliklerinde saklı bir gerçek; bu üçlüyü bir araya getirir ve Paris'ten Prag'a, Sigmund Freud'un bilgeliğine başvurmak üzere Viyana'daki evine kadar uzanan iç parçalayıcı ve bir o kadar da korku dolu bir yolculuk başlar. 
Bu sırada hayatının son evrelerini yaşayan ve zevk prensibiyle (hayat içgüdüleri) ilgili öne sürdüğü ilk teorilerin her şeyi açıklamadığına kanaat getiren Freud, öz yıkıcı eğilimlerin nedenlerini sorgulamakta ve ölüm dürtüsü ya da ölüm içgüdüsünün insan davranışlarındaki etkisini anlamlandırmaya çalışmaktadır.
"Ölüm İçgüdüsü" gerçek ve kurgu, öldürme ve arzu, belirsizlik ve aksiyonu bir araya getiren, en yabani dürtülerimizin saklı derinliklerine inebileceğiniz sürükleyici bir kitap.

Okuması güzel, tavsiye edebileceğim bir kitap.
Altını çizdiklerim,
















Bu güzel yağmurlu havada keyifli okumalar,


2 yorum:

  1. çok ilginç çarpıcı sözler....
    bütün hayatım boyunca onurlu olmaya çalıştım diye başlayan söz..... böyle yaparak başkalarının zalimliğinin basamağı mı oluyoruz acaba? ben de böyle hissettiğim zamanlar oldu.
    siz de katılıyormusunuz bu söze.?

    YanıtlayınSil
  2. Şahin bey merhaba
    Başkalarının zalimliğini kabul etmek imkansız. Onurlu bir yaşam demek kendi doğrularımın doğrultusunda yaşadığım bir hayat demek. Başkaları benim doğrularımı değil ancak yanlışlarımı düzeltebilir, onu da ben sorgularsam ve yanlış olduğuna karar verirsem eğer tabii ki. Beni basamak olarak gören insanların aslında mutsuz olup mutsuzluklarını bana yansıttıklarını düşünmüşümdür. Kim nasıl davranırsa davransım ben doğrularımdan şaşmam.
    Saygılar,

    YanıtlayınSil