BEYAZ BANT 2009
Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, Protestan Kuzey Almanya’da küçük ve içine kapanık bir köyde geçiyoruz. Dışarıdan bakınca her şey düzenli, herkes yerini biliyor gibi. Ama bir gün başlayan tuhaf kazalar bu sakin görüntüyü yavaş yavaş çatlatıyor. Bir telin aniden birini düşürmesi, gizli kalması beklenen küçük sabotajlar ve açıklaması zor olaylar köydeki güveni kemiriyor. Kimse açıkça konuşmuyor, herkes birbirinden şüpheleniyor.
Hikâyeyi köy öğretmeni yıllar sonra hatırlayıp anlatıyor. Bu anlatım, olan bitene hem mesafeli hem de buruk bir hava veriyor. Film, eğitim, din, gelenek ve masumiyet gibi kavramları didik didik ederken, köyün sert hiyerarşisini de gösteriyor: pastor, baron, doktor ve aileler arasındaki görünmez sınırlar. En ürkütücü taraf ise kötülüğün büyük bir patlamayla değil, sessizce ve gündelik hayatın içine sızarak büyümesi. Bu köyde herkesin bir sırrı var ve o sırlar sonunda toplumsal temelleri açığa çıkarıyor.
Faşizmin ruhsal yıkıcılığını ispatlar nitelikte dönem yansıtımı ve karakterleriyle ve birçok detaylarıyla dört dörtlük bir film olmuş.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder