OKUDUKLARIM DERVİŞİN FİKRİ (3. BÖLÜM)

09 Mart 2026

 


Sözünün eri olmak, insan olmanın da Allah Adamı olmanın da vazgeçilmez şartıdır. Zafer, üstün gelmek, galip olmak, karşıdakini öldürmek bir savaşın parçalarıdır. Söz ve haller ne kadar güzel olursa üstünlük ve galibiyet daha ince bir şekilde taçlanmış olur.
*****
İnsan içten, maneviyatla yükselir; gökler katına. İnsan sözünden tutulan, sözüyle hayatı anlamdıran varlıktır.
*****
Mesele isteğimizi, gayretimizi, duamızı, çabamızı ve bunlarla  örülü hayatımızı Allah'ın takdiriyle yaşayabilmektir.
*****
Yüce Allah karşısında yalnızken edepli olmak daha münasiptir.
*****
Zekâ, güzel bir vergi ve üstünlüktür. Kabiliyet, hem zekanın hem de becerinin birlikte yürümesidir. Üstün zekâlı olmak,  doğmak özel bir marifet değildir. Marifet; bunu geliştirebilmek ve en mühimi de iyi yolda kullanmaktır.
*****
Dünya, dünya ehli için gurur içinde gururdur. Ahiret, ahiret ehli için sevinç içinde sevinçtir. Yüce Allah'ın dostluğu aşk ehli için nur üstüne nurdur.
Beyazıt BİSTAMİ
*****
Dervişlik can yakma değil can kurtarma sanatıdır. Canlar, Allah'ı bildikçe tanıdıkça kurtulur. Allah'tan uzak kalanlar, kurtuluştan uzak kalanlardır. Allah dostları, korkutucu değil, müjdeci olmayı, yakıp yandırmayı değil uyandırıcı olmayı tercih ederler. Bunu nezaketle, üslupla ifa ederler. Cehennemin kapılarını göstermek kolaydır mühim olan gönülden tutarak hep birlikte cennetin bahçelerine yol alabilmektir. Hepimiz insan olarak kimi zaman kimi günahların karanlığına düşer, çıkmazlara girebiliriz. Böyle bir durumda bizi daha da derine iten bir el mi yararlıdır, bize ışığı sunan bir el mi? Üslup ve nezaket, sarhoşları da uyandırır, gaflettekileri de. En kolayı, en basiti, en acımasızı bizim dualarımızla birilerinin helak olmasını istemektir. En güzeli de, topyekun Allah'tan hepimiz için kurtuluş ve iki cihan saadeti  dilemektir. Allah dostları da, dualarıyla iki cihan saadeti dilemiş ve hak yolunun edeplerine uyularak buna nail olunmuştur. Hangi gönül, güzel bir duanın sıcaklığında Hakk'ın yolundan yüz çevirmeyi göze alabilir ki!
*****
Allah dostları dağların başında, denizlerin ardında uzaklarda, çok uzaklarda değildir. Böylesi bir hayatı da hiç makbul görmemişlerdir. Onlar, hayatın içinde, halkın içinde ama daima Hak ile beraber olmayı tercih etmişlerdir.
******
Allah dostları toplumun halinden anlayan müstesna insanlardır. Toplum, en zor zamanlarında onların kapısını çalar, onların duasını almak ister. Onlar da kendilerini toplum hayatının dışında görmez, maddi ve manevi olarak topluma, millete hizmet etmeyi bir vazife addederler. Toplumun hassasiyetleri konusunda da son derece hassastırlar.
*****
Kul hakkına girdiğimizde bunun tevbesi ancak o kulun hakkını iade edebilmek, gönül rızasını alabilmektir.
*****
Kimsenin kalbini yıkmaya, ona zarar ve ziyan vermeye hiçbirimizin hakkı yoktur.
*****
Allah adamları bütün ibadetleri, farzları, sünnetleri hakkıyla ifa edebilmek için canla başla gayret etmişler, gevşeklik ve tembellikten kaçınmışlardır.
*****
Malınıza mülkünüze bu kadar bağlı olmayın. Öldüğünüzde aileniz neyiniz varsa bölüşecek ve hatta çoğunu satacak. Sizi hatırlamak için de sadece üç beş hatıra bırakacaklar. Kadim bir sufi deyişi vardır; derviş dünyada yaşayan ama dünyaya ait olmayan kimsedir.
*****
Evliyaullahtan iki zat aynı anda göçmüşlerdi. Biri cennete diğerinden önce alındı. İkinci giren zat, bunun hikmetini sorunca kendisine; "Senin 2 gömleğin vardı, onunsa sadece 1" denildi.
*****
Edep, nezaket ve muhabbet. Allah dostlarının değişmez ahlakı, inceliği
*****
Ölçümüze uymayan bir elbiseyi hangimiz üstümüzde taşımak isteriz? Dışımıza ölçüsüzlüğü yakıştıramadığımız gibi içimize de yakıştıramayız bunu. Ölçü yoksa hayat da yoktur. Ölçü yoksa ömür de yoktur. Ölçüsüzlük belirsizliktir, ölçüsüzlük yokluğa gidiştir. Yerde gökte güneşte ayda ölçü vardır. Beden ölçüyledir, ruh da öyle.
*****
Ey büyükler, mürşidler nakletmişler ki, cetvel hal diliyle şöyle der; Bir kişi doğru ve düzgün olursa başkaları da onun vesilesiyle düzgün olur. Eğri bir sopanın doğru bir gölgesi nasıl olabilir? Derviş de bunun gibi kıbledir, yöndür. Onu gören kişinin sözü, fiili, ameli ve bakışı düzgün olur.
*****
Her iş kalpte olup bitmektedir; o sağlam olursa bütün ruh da sağlam olur. Yanık kalp; aşıkların, sadıkların kalbidir. Üstelik ahirette bizden altın, gümüş, hırka, lokma değil kalb-i selim istenecektir.
*****
Allah dostlarının içleri de dışları da Hak ile olduğu için dillerinden de gönüllerinden de zikir çıkar. Zikir, anmak demektir.
Zikir, sevenin sevdiğini ve sevgisini izhar etmesidir. Zahir de zikirdir, batın da. Seven sevdiğini anar. Onunla yaşar, onunla hayat bulur. Zikir, sadece belirli mekanda, belirli zamanda olmaz. Günün akışı içinde daima mümkündür, sevdiğini söylemek. Ömrün her deminde, günün her anında zikir mümkündür. Hak dostları bu muhabbeti, bu zikri halka da tavsiye ederler. Gönlün yola girmesi, ömrün bereket kazanması başka nasıl olur ki!
*****
Allah dostları sözleri tesirli, duaları makbul insanlardır. Onların gönlünde Allah olduğu için duaları da O'na ulaşır.
*****
Kıskançlık, haset; insanı ve bütün iyilikleri yakan, yok eden bir alevdir. 
*****
Asıl tahsil marifetullah tahsilidir.
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder