OKUDUKLARIM 2026/42 MANDAL

25 Haziran 2026

 


Emekli olup çok sevdiği mesleğine ve dünya tatlısı öğrencilerine veda edince içindeki büyük boşluğu kadınlara dair bir roman yazarak doldurmak istedi Tomris Vural. Bedeniyle, aklıyla, yeterince dolduramadığını düşündüğü kendi hayatı yerine,
-belki bir faydası olur niyetiyle- nice kadının yarım yamalak hayatını yazmak istedi. Romanının adı Mandal olacaktı; sadece Mandal...
 
“Çamaşır mandalı; kendi içinde tutarlı, kendine dayanan, gücünü kendinden alan, bu güçle çamaşırları ip üzerinde tutan, birleştirici ve sakinleştirici bir alettir, huzur ve güven unsurudur.”
 
Üstün Dökmen, bireyden yola çıkarak topluma, Tomris Hanım’ın gözünden kadınların tarih boyunca süregelen sorunlarına bakıyor bu kitapta. Yine her zamanki gibi farklı bir bakış açısı kazandıran mizahıyla…

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;

Severek okudum, mandal metaforu güzeldi.

KİTAPTAN ALINTILAR;

Bu dünya da müstakil kadın bulmak da zor, müstakil ülke bulmak da. Erkek egemen dünya, müstakilleri münasip bir şekilde engelliyor sonuçta.
*****
Dil düzelmeden dilekler düzgün çıkmaz yürekten.
******
Hayatta hiçbir şeyimiz dört dörtlük olmuyor; ya bizim ayarımız bozuk ya yakınlarımızın sosyolojik saati bize uymuyor.
*****
İnsanlar görünenden çok görünmeyene meraklıdırlar. Görüneni doğru dürüst anlayamazlar ama görünmeyenin var olduğundan ve onu tam tamına anladıklarından çok emindirler.
*****
İnsanlar bilmeden düşünürler, bilip bilmeden konuşurlar.
*****
Cehalet, düşünememek, sorgulamamak, sonuçta huzur verir insana.
*****
Mutlu aileler birbirlerine benzer, her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluk nedeni vardır.

TOLSTOY

*****
Bazı zihinsel engelli kişiler yalan söyleyemezler. Dürüstlüklerinden değil, karşılarındaki insanlarla empati kuramadıkları için onları kandırmayı beceremezler, o yüzden yalan söyleyemezler, Anlaşılan akıl medeniyeti parlatıyor ama vicdanları karartan bir yanı da var arada.
*****
İnsan nasıl olmuşsa öyle kalmak zorunda değildir, insan kendi iradesiyle kendi varlığına katkıda bulunabilir, kendinizi geliştirebilir, yüceltebilir, bu arada hırsızlığın şahikasını becerebilir çalıp çırpabilir de... Yeter ki fırsat ver, her şeyi yapabilir.
*****
Acınızı bağrına basanlar olsa da, bu dünyada herkes kendi acısından sorumlu galiba.
*****
Bir erkeği öldürmek, her çağda affedilmezdi.
*****
Erkek eşeğe biner, rahatça gider, kadın çuvalı sırtlar peşinden gider kırsal kesimde.
*****
Toplumlardaki ayrımcılık belki de insanların kendi beyinlerinde başlıyor ilk önce.
*****
Dul bir kadın ne babasına, ne oğluna karşı sorumlu olmalıdır, yalnızca kendi aklına ve vicdanına danışmalıdır.- Baki olan akıl ve vicdandır.-
*****
Kıskançlık biraz erkeğin içindedir, biraz sokağın kalabalığı içinde.
*****
Annesini denetim altında tutan bir oğul bence topluma ağır gelir.
*****
Anıları sabit zannetmeyin. Olmuş, bitmiş, arşivimize yerleşmiş zannettiğimiz birtakım güzel anılar, yeni ortaya çıkan olayların etkisiyle birden renk değiştiriveriyorlar.
*****
Belki ergen olmak zor ama ergen annesi babası olmak zor.
*****
Çocukken güldünüz, güldünüz, büyüdüğünüzde güleceğinizin garantisi yoktur.
*****
Yerine oturmayan düşünceler, bir uçan balon gibi sağda solda gezdirir sizi.
*****
Akıl külahta bir çividir, yumruk yemeden kafaya girmez.
*****
Kadınlar özgür değildir, her şeyden önce rahimlerindeki ağır kütle bir hacıyatmaz gibi onları yere, eve, zemine çeker. Kadınlar genelde yan gelip yatamazlar, bir hacıyatmaz gibidirler; hep ayakta, hep diri. Bebekleri vardır çünkü; bebek beklemez. Ya acıkır, ya çişi gelir.... Sonra bir de erkek hegemonyası vardır, onlar da ya acıkırlar ya aşka gelirler.
*****
Gölgen yabancılaştığında, dilin seni yalnız bıraktığında, sen kendinden taşınırsın. Kendine veya topluma yabancılaşma dedikleri bu galiba.
*****
Yaşamı olumsuz algılayanlar depresyona girerlermiş, olumlu algılayanlar normal sayılırmış.
*****
Bu dünyada köleliğin en kötüsü gönüllü köleliktir.
*****
Hayat serseme çeviriyor insanı, yaşasan bir türlü yaşamasan bir türlü.
*****
 Nereye gittiğini bilen insana dünya kenara çekilip yol verirmiş.
*****
Eğer bir kızım olsaydı, ona, fazla gülmemesini değil elinde fırsat varken gülmesini öğretirdim. Çocukken güldünüz güldünüz, büyüdüğünüzde güleceğinizin garantisi yoktur.
*****
Madem böyle olacaktı, biz niye bu haltı yedik ağam?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder