OKUDUKLARIM 2023/31 HAYAL MEYAL

17 Mart 2023

OKUDUKLARIM 2023/31 HAYAL MEYAL

 

 
Tarık Tufan kayboluşlarımızda, kendimizi aradığımız dehlizlerde yol gösteriyor, ışık oluyor. Geçmişin ağırlığı, bir kadının sessizliği ve komşuların delici bakışları hâlâ üzerindeyse neden dönmek istersin o mahalleye? “İnsan bir kere âşık olmaya görsün. Her şeyi sevdiğine yormaya başlıyor. Azaldıkça, sonbahar uzuyor. Sonbaharı sana yormak, belki de bu yüzden dünyanın en yorucu işi gibi geliyor.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Kitabın konusuna gelecek olursak, 34 yaşında geçmişiyle ilgili yaşadığı sıkıntılardan dolayı mecburi olarak terk ettiği mahallesine,kansere yakalandığı için tekrar geriye dönmek zorunda kalan bir adamın hikayesini anlatıyor.
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Bize olanaksız gibi gelen onlarca şey başkalarının günlük hayatının bir parçası değil mi?
******
Umut her zaman vardır.
******
Gerçeklik ne kadar yalın bir yüzle karşımızda haykırırsa haykırsın, biz yine de kendi beklentilerimizin içten içe fısıldadığı yalanlara kulak kesiliyoruz. Yalanın yayılması nasıl da sinsidir. Sizi ne zaman avuçlarına aldığını bilemezsiniz.
******
Fark etmek acıtır.
Anlamak acıtıcı bir şeydir. Anladığınız anda geri dönemezsiniz hiçbir şeyden.
******
İnsan düşüyorsa, yeryüzünün en sarsıcı düşüşünü kendisi yaşıyordur.
******
Her insanın içinde, dışarıya çıkmak için uygun bir anı kollayan zavallı bir yan yok mudur?
******
İnsanın bir şeyi önemli bulması da tamamen kendisiyle ilgili. Senin için önemliyse, dünyanın en önemli şeyi demektir.
******
İnsanın söylemek istediklerini söyleyebilmesi nasıl da büyük bir nimetmiş meğer 
*****
Hani insan kötü bir şeylerin olabileceğini hissetse de iyimser bir yol seçer ya, öyle bir şey.
******
Kahramanların varlığını bilmek, kolektif bir kabule dönüşmüş tipik yalanlardandır.
*****
 Kimseler bana bağlı olmasın, ihtiyaç duymasın, yokluğumdan etkilenmesin istiyorum, varlığımın tüm izleri parça parça silinsin, gri bir ayrıntı olayım şehrin arkalarında. Önemsemeden geçilen bir ayrıntı, kimsenin durup dikkat etmediği.
******
Ne kadar garip! Bütün insanlar öleceğini bildiği halde mutlu olmayı becerebiliyorlar. Ama ölüm tarihi ile ilgili bir zaman diliminden söz edildiği anda bir daha o mutluluğu yakalamanın imkanı yok.
*****
Vaziyet kötüydü ve bazı formalite tedavilerinin dışında yapulacak bir şey yoktu. Ha bir de "Allah'tan umut kesilmez!" var ki, böyle durumlarda temiz bir mendile sarıp iç cebimizde taşımamız gerekir. Sonraları bu cümleyi söylerkenki tekdüzeliğinden sıyrılmaya ve bu cümleye mümince bir inanışla, soğuk havalarda ısınmak için bir battaniye gibi sarınmaya gayret ettim. 
******
Bunları anlattığında, insanın çocuklarına bile güvenemeyeceği bir hayatın içinde nasıl da mutsuz olabileceğini, çirkin bir hayaletin, insana öz çocuklarının bedeninden acı acı baktığını gördüğünde neler hissedebileceğini düşündüm.
******
Hayal kırıklığı yüzlerine yerleşmiş insanların acıklı umursamazlığı, bütün sokağı kaplayan bir çığlığa dönüşür.
******
Hayata katılmakta güçlük çekiyorum
Benim mevsimim sonbahar
******
İnsanın gözyaşının bitmesi diye bir şey olsaydı o gece olurdu.
******
Gerçeği yaşamak, söylemek kadar kolay olmaz hiçbir zaman. Bizim dünyamızdaki bazı gerçekler yalnızca başkalarının yaşaması içindir.
*****
Ölüm duygusu insanın tercihlerini bir anda nasıl anlamsızlaştırıyor.
******
Asla yok edilemeyecek başka hatıralarım vardı ki onları yok sayabilmeyi ne kadar istesem de birçokları için hala ev sohbetlerinin ilerleyen vakitlerine bırakılmış bir hüzünlü hayat öyküsüdür.
******
Başımız sıkıştığında ya da bir mutluluğu paylaşmak istediğimizde ilk çaldığımız kapı olan iyi aile dostlarımız ve komşularımız.
******
İçeride kalmak cümlesi, o zamanlar hizaya gelmemiz için kullanılan, içinde ölümlerin, sakat kalmaların, işkencelerin, bitimsiz çığlıklarla dolu gecelerin, tüberküloz öksürüklerinin, geri dönmelerinin, fişlenmenin dolandığı uyarı ifadelerinden birisiydi.
******
Sana aşık olduğumdan emin değilim
Ohalde aşık değilsin demektir. Bu çok emin olunamayacak bir duygu değil.
*****
Bazı sorulara verilebilecek cevapların tümü insanlar için yaralayıcı ve hatta öldürücüdür. Çünkü öldürücü bir soruya verilebilecek hiçbir cevap, kendi içinde hayat barındırmaz.
******
İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.
******
Ne lanetinden bahsediyorsun?
Yalnızlık lanetinden
******
Kadınların sessizliği korkunçtur. Perdenin arkasında bazı gölgeleri seçebilirsiniz ama asla tam olarak ne olup bittiğini anlayamazsınız.
******
Neden diye sorma, izle, düşün, dinle ve anlamaya çalış. Anladığını düşündüğün şey gerçektir.
******
Kendi hayatım milletin ne düşündüğünden çok daha önemli.
*****
Kendimi hapsedecek bir evlilik kurmak istemiyorum.
******
İnsan bazen doğru kelimeleri, doğru cümleleri bulabildiğini zannediyor, henüz yaşanmamış anlara ilişkin.
******
Fakat ne garip!
Sen hayatımda azaldıkça sonbahar uzuyor.
*******
Gitmeyi başaranlar inandırıcı insanlardır benim gözümde.
*******
İnsan denilen varlığın alışamayacağı hiçbir durum, hiçbir olay yok yeryüzünde.
******
Bazı insanlar yaşadıkları zaman diliminde yapıştırma dururlar. Yüzlerine bakıldığında başka topraklara, başka zamanlara, başka göklere, başka öykülere ait olduğunu hissettiğiniz adamlar tanıdınız mı?
******
Vakit nefestir. Vakit varlığın nefesidir. Zamanın eceli geldiğinde var olan her şeyin de eceli gelir.
******
Hayatta hiçbir şeyi geciktiremez insan.
*****
Oğlu ağlayan bir anne susar mı?
O da ağlamaya başladı.
******
Fakirin mekanında misafirin verdiği nimettir rahatsızlık değil.
******
İnsanın kendini saklaması ne zor gerçekten.
******
Ölüm gelip almadıysa insanı, uzaklar yakınlaşabiliyor.
******
İnsanlar hakkında Allah'a uy, Allah hakkında insanlara uyma!
******
Zahmet olmazsa rahmeti nereden bulacağız.
******
Şafi olan Allah'tır.
*****
İnsan ölüme bu kadar yakın durunca yaşama hevesini kaybediyor.
******
İnanan kimse için, rabbine kavuşmaktan başka rahat yoktur.
******
Dünya hüzün yeridir. Gariplerin sıkıntısı bitmez. Peygamber mesleği de böyledir. Hüzne bakar her yanı.
******
İnsanlar yakınlarında gerçekleşen acıları duymaktan ve anlatmaktan gizli bir zevk duyuyorlar.
******
Umut küçük çocukların hevesi gibidir. Bir anda gelir ve bir anda kaybolur. Çocuğun oyundan vazgeçmesi gibi. Umudun artması ya da eksilmesi de bu kadar gelgeçtir.
******
Aşık oldun mu bir kere akıl beden evini terk eder gider.
******
 


OKUDUKLARIM 2023/27 VE SEN KUŞ OLUR GİDERSİN

06 Mart 2023

OKUDUKLARIM 2023/27 VE SEN KUŞ OLUR GİDERSİN

 

 
Tarık Tufan varoluşsal yalnızlığımızın peşine düşüyor. Genç bir adam, kafası karışık, âşık, toplum denilen çemberin yavaş yavaş dışına çıkıyor. Sorular soruyor hayata, yaşamın önüne çıkardığı bilgeleri yüreğiyle dinliyor… “Seni saklıyorum, parmaklarını, ellerini saklıyorum, gülümserken kıvrılan dudaklarını saklıyorum, hoşça kallarını saklıyorum, bembeyaz yüzüne bir anda dolan şaşkınlıklarını saklıyorum. Sırf bu yüzden kalbim bir gün paramparça olacak.”  
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Bu yazarı severek okuduğumu belirteyim sırada bir kitap daha var okunacak.
Kendi hayat hikayesini ele aldığı bu kitapta yazarın iç dünyası psikolojik tahlillerle oldukça başarılı bir biçimde verilmiş.

KİTAPTAN ALINTILAR;

İnsan duygularının apaçık bir biçimde başkalarınca bilinmesini istemez sonuçta.
******
Geçmişi anlatmakla ne umar insan? Her şeyin yaşanmış ve bitmiş olmasının verdiği rahatlıkla, tüm olup bitenlerden bir şeyler öğrenebildiğini göstermek çabası mıdır bu? Kendisiyle, olaylarla yüzleşebilmek cesaretini kaybetmediğini ispatlamak mıdır başkalarına karşı?
Belki de içini boşaltmak.....
Başka hiçbir sebep olmaksızın, içini dökmek, kulak veren herkese.....
İnsan yaşadıklarının bilinmesini ister. Yaşananların olağanüstü şeyler olması, senaryolaştıracak kadar ilgi çekici olması da gerekmez
******
Her yalnızın aradığı bir fırsattır anlatabilmek. Birilerinin seni ilgiyle dinlediğinin mutluluğuyla biraz da eklemeler yaparak, bir temsilin içindeymişçesine anlatırsın. Dinleyenler bundan hiç olmazsa, başkalarının acısına tanıklık etmenin gizliden gizliye insana heyecan ve keyif veren tadını alabilirler.
Oturup birine anlatmak, televizyon ekranına yapışacak gibi izlemek, gazetelerin üçüncü  sayfasını neredeyse gözüne yapıştırarak okumak, acının en küçük ayrıntısını dahi bilmeye çalışmak, kendi acılarını unutmak için her türlü çabayı ortaya koyarken başkalarının acılarından keyifli bir yemek sonrası muhabbeti çıkarmak....
Başkalarının ölümlerinden, başkalarının amansız hastalıklarından, örtülü bir hazla, yalancıktan ifadelerle sohbete renk katmak...
******
İnsanlara bir şeyler anlatmaya çalışmak buharlı bir cama yazı yazmaya benziyor. Özenle yazıyorsun, apaçık belli oluyor anlattıkların. Sonra silinip gidiyor.
******
 Gerçeklik insanın şu ya da bu şekilde içinde bir bitki gibi yaşadığı ve yaşayacağıbir zindandır. Bunun dışındaki her şey- düşünce,eylem- sadece düşünsel ya da fiziksel bir oyalanmadır.
C. PAVESE
******
Hevesleri,beklentileri, erteledikleri, kursağında kalmış kelimeleri, kaçırılmış bakışları, gizledikleri, bitirilmemiş mektupları, susuşları ve istemsiz veda edişleriyle tamamlanmamış bir cümledir insan.
Yalnızlığıyla bile bir araya gelemeyecek kadar ıssız . . . Bütün bunlara rağmen hayat, yinede anlamlı bir cümle kurabilme isteğidir. İnsanın kendini tamamlayabilmesi isteği . . . Zaman içinde aşınmış, her şeye kırgın bir ruhun kendini onarabilme çabasıdır. 
******
Arayışlar insanı yorar.
Hele aradıkların, kendi içinde gizlediğin şeylerse yorgunluğun kat kat artar.
*****
İnsanın kurguladığı hayat hep yarım kalıyor.
Anlıyorum ki hayat hep beklenmedik şeylerdir.
Sen yürüyeceksin ve beklenmedik şeylere hazır olmanın çarelerini arayacaksın.
******
Bu dünya, herkesin kendi dünyasını kurabilmesine olanak verecek kadar geniş değil. Ortak kodları olan dünya prototipleri var ve insanlar bunlardan birine dahil olup kendi dünyamı kurdum diyebilir. Allah'tan, ideoloji denilen insanın en neşeli icatlarından birine sahibiz de "Kendi dünyam" projesine ilginç yanıtlar verebiliyoruz.
******
İnsan bilinçaltına itmeyi, unutmayı tercih eder.
******
Biriktirmenin ne anlamı var? Deli gibi didinip durmanın faydası yok. Ölüm var, ölüm!
******
Sıradan insanlar zaten birbirini buluyordu hayatın içinde.
*****
Ömür bir çay içimi kadar zaten.
******
Ölüm adil bir yargılanmanın ilk duruşmasıdır.
******
Doğrunun ne olduğunuı biliyorsan, onu taşımanın zorluklarını da göze almalısın.
******
Gerçeğe sahip olmak her babayiğidin harcı değil. Aklını, kalbini, bedenini sahip olduğun gerçeğin beklentilerine cevap vermek için kullanmalısın.
******
Hakikat gösterişe gerek duymaz. Sükunetli olmalısın. Bağırmadan, öfkelenmeden hakikati sahip olduğunca diğerleriyle paylaşmalısın. Tamamını kendine saklamaya çalışırsan ruhunu aşındıracak kadar ağırlaşır.
******
O kadar çok şey biriktiriyor ki insan.
******
Aşkı ve öfkeyi söyleyemediğinde insanın konuşmaya dair hevesleri de bir bir yok oluyor.
*******
Bir sevgili gittiğinde, ona baktığınız gözlerinizi de alıp gitmiştir. Bir sevgili gittiğinde , altında onunla dolaştığınız gökyüzünü de alıp gitmiştir. Bir kuş, bir sevgili…
İnsan kaybettikleriyle insandır.
******
İnsanın bazen akıldan geçmesi gerek. Akıl baştayken hikikatten uzaklaşmak da mümkün. Aklını bir kenara bıraktığında hakikat elinden tutar insanın.
******
Sevinmek ya da yerinmek için gaybı bilmek gerek. Tevekkül iyidir.
******
İnsanın yorgunluğunu atabilmesinin tek yolu kendi yatağında derin bir uyku çekmesidir.
******
Mutsuz değilim aslında. Kendimi iyi hissediyorum. İnsanın gözle görülür bir şeyler imal etmesi çok güzel. Heyecan verici. Bir şirket odasında soyut değerler üreterek kafa patlatmaktansa, elinde bir şeylerle uğraşmak çok daha keyifli. 
******
Susuyor olmam acı çekmediğim anlamına gelmez.
******

Konuştuğum bir çok şeyi iş olsun diye konuşuyorum. Başka yerlerdeyim aslında. Paramparçayım. İyi değilim. Hiçbir şeyim olmadığını söylerken doğru söylemiyorum. Aslında iyi değilim. Bütün bunların ne zaman başladığını tam olarak bilmiyo­rum . Ancak yaşanan bazı olaylar, şimdi hissettiklerimi daha da güçlendirdi. Bir zamandan sonra kafamda biriken şeylerin önü alınamaz hale geldi. Gün geçtikçe arttı. Gün geçtikçe ru­humu avuçlarında daha sıkı sarmalamaya başladı . Bir süre sonra bundan kurtulmanın olanaksız olduğuna inanmaya baş­ladım. Bunu hissetmek büsbütün gücümü tüketiyordu. Çare­szlik içinde boyun eğdim. Yaşam artık beni önüne katmış sü­rüklerken yapabileceğim fazla bir şey yoktu.
******
Gözlerimde yuva yapan kırlangıçlar uzun zaman önce önce uçup bir daha da geri dönmemişlerdi. 
******
Gece vakti huzura ulaşamamak insanı öldüren bir şeydir. Herkes uyuyor ve sen bir şey arıyorsun. 
******
 Bütün bir geceyi uykusuz geçirmene sebep olan şeyleri bir nefeste anlatmak kolay değildir.
*****
Hayat yine de anlamlı bir cümle kurabilme isteğidir.
******
Sırf giyecek şeyleri aceleye getirmemek için bir saat erken uyanan insanlara oldum olası şaşırmışımdır. Giyinmeyi kutsal bir ritüele çevirmek modern zamanların alışkanlığı olsa gerek. İş yerindeki insanlarda da bunu görüyorum. Kendi giydikleri bir yana sabahın ilk saatleri hep başkalarını dikkatle süzmekle geçiyor. Giysilerin kişinin kimliği ile ilintisini vurgulayıp duran reklamcılar başarılı oldular. Herkes üzerine giydiğin şeylerin, kendisinin anlamlandırılmasında öncelikli unsur olduğuna inanıyor.
******
Bazen düşünüyorum da hayatım boyunca söylemeyip de vazgeçtiğim şeyleri söyleseydim ne değişirdi acaba ?Hayatın akışında ne kadar farklılıklarla karşılaşırdım? Yoksa kader dedi­ğimiz şey o anda yaptığımız anlık, küçük tercih midir? 
******
Tanrım insanın kendi acziyetini, zavallılığını, düştüğü saçma sapan durumları farketmesi ne korkunç ....
*******
İnsan çokça hayat ve bir de ölümdür
******
İçimdekileri söyleyebilmiş olmam beni mutlu etmedi aslında . İnsan garip bir varlık bazen sakladıklarıyla mutlu olu­yor. Bazen de açığa vurduklarıyla. Ben her iki durumda da mutsuz olacaktım. Saklasam da, açığa vursam da mutsuzlu­ğum değişmeyecekti. 
******
Yarın kelimesi bende büyülü çağrışımlar uyandırdı hayatım boyunca. Yaşadığım her günün acısını ve umudunu yarına erteledim. Ertesi gün olduğunda her şeyin yerli yerine oturacağına ilişkin bitimsiz beklentiler büyüttüm içimde. Nefes aldığım ölçüde yarınlar bitmiyordu. Bu kadar geniş bir yarının hiçbir zaman gelmeyeceğini elbette biliyordum. Buna rağmen bu duygu hiç eksilmedi dünyamdan. 
******
Gerçeğe sahip olmak her babayiğitin harcı değil. Aklını, kalbini, bedenini sahip olduğun gerçeğin beklentilerine cevap vermek için kullanmalısın. 
******
Allah'a ve Peygam­berine ihanet etmeyin ! 
******
Okuduğum bazı kitapların satırları arasında, beynimi çatlatan gerçekliklerle de karşılaşmak mümkün oluyordu ki, böyle zamanlar uykusuzluğumun yanına yoğun iç muhasebeleri katılıyordu. 
******
Gerçek, elinde uzun süre saklarsan eriyip gidecek bir ziynettir. 
******
Bazı yüzler var aklımdan silemediğim.. 
******
Bu da geçer. Bu da geçecek. Bu da geçmeli. Bu da geçsin ya hu?
******
Yeterdi elbet..
Bir mimik, bir bakış ya da ona umut veren her­ hangi bir ifade . . .
******
Başkalarının düşüşleri, anlatılması en kolay hikâyelerdir nasılsa. Gazeteleri okumaya üçüncü sayfadan başlamayı alışkanlık edinmiş bir toplumun bu gizli zevki, acıları her geçen gün biraz daha sömürüyor, kendileri için eğlenceye dönüştürüyor. Yeter ki başkalarının başından geçmiş olsun. Yeter ki kendi evlerine uğramamış olsun.
******
İnsan ne garip söz konusu başka biri olunca kendi doyabileceğinden çok daha az bir parayla doyabileceğini düşünür. Bir fakirin günlük yemek ihtiyacı kendisinin bir öğününden bile daha azdır. Kendisi için ölçü karnını patlatacak kadar yemek olurken, başkaları bunun beşte biriyle iki öğün doyabilir hesabı işliyor.
******
 
 
 

OKUDUKLARIM 2023/15 ŞANZELİZE DÜĞÜN SALONU

23 Şubat 2023

OKUDUKLARIM 2023/15 ŞANZELİZE DÜĞÜN SALONU

 

 
Tarık Tufan bir arafta, bir tereddüt anında, büyük bir aşk hikâyesi anlatıyor. Aşkta savrulan bir adamı, şeyh babasının vefatından sonra üç dervişin ziyaret etmesiyle başlar hikâye… Ardından, kaçırılmış bir gelin, parayla sohbet satın alan yaşlı bir adam, sıra dışı bir iş teklifi ve derin bir aşk uğruna feda edilenler katılır bu tuhaf karnavala. “Aşk bize kefil oluyor bir yerde. Kalan borcumuzu temizliyor. Borç dediğim, hayata olan borcumuz; iyi insanlara, deftere yazan bakkallara, az isteyince de çok veren lokantacılara, yaptığı yemekten bir kap da sana getiren komşu kadınlara olan borcumuz. Kalan son canımızı kendi elimizle almamıza mâni oluyor. Tesellimiz oluyor.” 

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. 
Kaçırılmış bir gelin, parayla satın alınan bir sohbet ve yaşlı adam, sıra dışı bir iş teklifi. Akıcı bir roman, konu olarak farklı idi.
Kitabın sonunu böyle bir bitiş beklemiyordum. Daha farklı bir bitiş olabilirdi.
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
İyi insanların yüzlerini daha çok görsem hayat gerçekten güzelleşecek ama uykum geliyor o anlarda. Hayat tam güzelleşecekken uykuya dalıyorum. Uykulu gözlerle de etraftaki iyiler pek seçilemiyor.
******
Gözlerini kapamak, kimi insanlar için böylesi zor, sıkıntılı anlarda gerçekleşsin istenilen beyhude bir kaçış girişimidir. Çaresiz insanlar son bir umut olarak, son bir kurtulma arzusuyla, toprağın altına girer gibi, karanlıkta bir okyanusun sularına dalar gibi gözlerini kapatırlar. Gözlerini kapamak çocukluktan kalma ilkel bir savunma silahıdır; hiçbir sorunu çözmez, sadece sen görmeden olup biter her şey. Bu da iyi bir şeydir.
******
Hakikatin bir kere yara açtığı adama bundan sonra ne tabipler ne de mal, mülk, dünya çare olur.
******
Sokakta yürümek derdini iyi anlatanlar için dermandır. Sokak bir masala başlamaktır, öykü en sıkıcı, tekdüze haliyle akarken, birazdan, çok geçmeden bir şeyler olacağının ilk belirtisidir sokakta yürümek.
******
İnsanın en iyi gizleme yolu, gizlemek istediğin şeyin çok yakınında gezinmesi ve kalabalık cümleler kurmasıdır.
*****
Güçlü insanlar inkarla başlarlar kendi yolculuklarına.
******
İnsan kendi yerine yaşar, kendi yerine ölür oğlum. Yüzünü kalbine dön. Yalancı bir peygambere inanmaktan daha kötüsü, bir peygambere yalandan inanmaktır.
******
Gece her şeyin üstünü örter diye düşünür insan. Oysa gecenin örttüğünden çok hatırlattıkları vardır. Hatırlatırken sarstıkları, sarsarken suskunlaştırdıkları, suskunlaştırırken acıttıkları.
******
İnsan hastalıktan değil dertten ölür. Annemin de kimselere anlatmadığı dertleri vardı. Kimselere anlatmadığı gibi bana da anlatmadı doğrusu. Bana bile anlatmadıysa bunu nereden biliyorum peki? Cümleleri yarımdı annemin, oradan biliyorum.
*****
Bir anneye nasıl ağlaması gerektiğinş insan ancak annesi ölünce öğrenebiliyor. Başka bir ağlamaya benzemiyor çünkü. Öğrenilmişl, tecrübe edilmiş bir gözyaşı değil bu. Sadece anneye özgü bir ağlama biçimi. Anneye veda etme biçimi.
*****
Bazıları yazmak iyi gelir derler, bir çeşit zehir akıtma gibi bana kalırsa insan yazarak kendini iyi hissedemez. Bilakis insandaki huzursuzluğun sürekli hale gelmesinin nedeni de yazmak.
*****
Ayrılığın olduğu yerde hayat da olmaz.
******
İnsan birden büyüyor ama aklım kalbim ruhum yetişmedi bu büyümeye içim bomboş dokunsalar kırılacağım bir zayıf dal gibiyim, dokunsalar patamparça olacağım.
******
Annenin ölümünün dilbilgisi, grameri olmuyor ki. İnsanın annesinin ölümü zaten hayatın anlatım bozukluğu.
******
Bir insanın içine bakabilsen oturup yedi gecede anlatıp bitiremeyeceği şeyleri görürsün.
******
Sabah demek içinde hiç olmazsa küçücük bir umut barındıran zaman demektir. Umut yoksa da heves vardır. İkiside yoksa o vaktin adına neden sabah diyelim, gecenin devamı deyip geçeriz.
******
İnsanın çaresizliği ne kadar büyükse, kendisini teselli edebilecek en saçma hayallere inanma ihtiyacı da o kadar büyüktür.
******
İyi haber bekleyenler gelenlerin gözlerinin içine böyle bakarlar. İyi haber beklentisi içinde olmayanlarsa göz göze gelme ihtiyacı hissetmezler bile.
******
İçimdeki hakikati kendi ellerimle öldürmeye teşebbüs etmiştim. Bunu bir kez denedikten sonra hayatında her şeyin aynen devam etmesi mümkün olmuyor. Ya kendini hakikatin kollarına bırakıp onun kollarında öleceksin ya da buna razı değilsen ve içinde dolaşan bir hayta duygu seni sürekli olarak kendine çekiyorsa, o vakit kendi hakikatini öldüreceksin.
******
Herkesin söylediği gibi zalimden âlim, âlimden zalim doğuyordu.
******
Birine çok istediği bir şeyi verirsen çok sevinir ve seni de sever.
******
Kalmış gibi yapmaktansa gitmek daha iyidir.
*****
Bir kadına aşık olmak demek, o kadının elini sürdüğü en ölümcül yaranın bile o anda iyileşeceğine dair mutlak bir inanca sahip olmak demektir. Bir kadına aşık olmak demek ona doğru yürürken attığın her adımda sızılarının da dinmesi demektir.
******
İletişim bitince insan yalnızlaşıyor.
******
İlk sorularımız genellikle en çok yaralandığımız yerlere dair sorulardır. İlk kez karşılaştığımız insanlarla derin bir sohbete girmek için sorduğumuz samimi sorular aslında bir aynaya bakıp da kendimize sorduğumuz sorulardır.Karşımızdaki insanın cevaplarında kendi kaderimize makul gerekçeler, kendi sızılarımıza teselliler ararız.
******
Kimilerinin hayatı kimilerinin de ölümü ibretlik oluyor.
******
Yalnızlık, insanı ve evi sessizleştiriyor. Hayatı da. Dışarıdan gelen hiçbir gürültünün şiddeti, yalnızlığın uçsuz bucaksız sessizliğini bozmaya yetmiyor.
******
Ama mesele güven meselesi. Ben buradan yaralandım.
******
Bazı anlar uzun sürer; arkasından kötü şeyler olacağını düşündüğünüz anlar özellikle. Oanın içinde geçmişinizdeki bütün acı, kötü, sarsıcı deneyimlerin izleri ardı ardına sıralanır. Zamanı uzatan, insanın geçmiş acılarının toplamını bir duygu olarak o an diliminde yaşamasıdır.
*****
Bir kere aklından geçsem bir daha yalnızlık nedir bilmez kalbim.
******
Güzeldir öyle vakitler. Göğe yıldızlara, Ay'a onlarla aynı hizadaymış gibi bakarsın. Ay bir pencereye oturmuş seni izliyordur hatta. Omzuna yıldızlar konar, konar, kalkar; güzeldir.
******
Kadınların ağladıklarına sık sık şahit olabilirsiniz ama gerçekte ne için ağladıklarını sadece kendileri bilir. Kadınların yanında ağladıkları erkekler başka, güldükleri erkekler başkadır. İkisinin yan yana yapabildikleri biriyle karşılaştıklarında, o zaman da onunla birlikte yaşamanın ve sonrasında birlikte ölebilmenin hesabını yaparlar. Hatta yaşamak gibi anlamsız bir detaya girmeyip birlikte hemen ölmenin hesabını yaparlar gerçekten aşıklarsa.
******
O'nun yüzü dışında her şey yok olacaktır.
Kur'an 28,88
*****
Hatalar yapıyoruz, unutuyoruz, tekrar yapıyoruz, tevbe ediyoruz sonra, unutuyoruz, tekrar yapıyoruz. Kulun kendisiyle böyle kavga etmesi Allah'ın hoşuna gider. Sürekli pişmanlık ve tevbe hali.
******
 Acılı bir kadının yüzünü okumaya kalkarsan ateşe dokunmayı, bir uçurumdan yuvarlanmayı, çoşkulu bir nehirde boğulmayı göze almışsın demektir.
******
Dünyanın en alçak şeylerinden birini yapsanız da çaresizliğin doğurduğu masumiyet bir iç sızısı olarak alttan alta merhameti çağırır.
******
Sıra annemin ölümüne gelince orada durdum. Orada her şey duruyor; zaman, yol, inanç, fikir, her şey.
******
İnsan zaten dertli değildir, derdin kendisidir.
Şule Gürbüz
******
Gerçek bende nefes darlığı yapıyor.
E.M. CIORAN
******
Bir kadını sevmeye başladığınızda dünya gitgide tenhalaşıyor. Başka hayatların izleri tek tek silinmeye başlıyor; başkalarının sesleri, başkalarının ayak izleri, başkalarının hatıraları. Sonra sizden ve o kadından başkası kalmıyor. Öncesinde de hiç kimse yaşamamış gibi. Boşluktan doğmuş gibi. Sonra siz de yok oluyorsunuz ve sadece o kadın kalıyor. Aşk bir kadının bu dünyadaki yalnızlığıdır; ona aşık olan adamın her şeyi ve nihayetinde kendisini, kadının varlığında yok etmesidir.
******
Rıza makamı ağır bir makamdır.
******
Zahir olana gayret gösterelim, batın da elbet gösterilir.
*****
Gidenlere hep öyle gelir; bir şey unutmuşlar gibi. Oysa zaten bir şey unutmak için gider insan. Giderken bir şey unutmak sorun değil; insan çok daha büyük bir şeyi unutmak için gider. Geride kalanların ne anlamı olabilir ki?
******
Allah kuluna k'afi değil midir?
******
İnsan farklı farklı mekanlarda, sanki doğrudan kendisine yöneltilmiş gibi, o an içinde cevap verilmesi zaruriymiş gibi duran çetin sorularla karşı karşıya gelir. Sadece karşılaştığınız insanlar değil, bazen bir reklam afişi, okuduğunuz bir şiirin dizesi, kitapçıda rastgele gördüğünüz bir kitap kapağı, izlediğiniz filmin en saçma sağan karekteri garip bir soru yöneltir ve hazırlıksız yakalar. Duvarda asılı duran hat levhası da çetin bir soruyla karşılayabilir insanı; insanın içindeki bütün karanlık odaların kapısını zorlayan bir soruyla.
******
İnsanın sözünde sakladığını sesi açık eder. Söze perde olur ama sese olmaz. İnsanın içinde hüzün varsa, benzinde yahut sesinde yahut bir küçücük halinde kendini belli eder.
******
İnsan sevdiği kadın için böyle şeyler hisseder, bir de Allah dostları için.
******
Herkes ölenle ölünmez der ama zaten ölenle ölmek herkesin yapabileceği bir şey değil.
******
Yaşamak, insanın ömrü boyunca kaçmaya çalıştıklarına tek tek yakalanma tecrübesidir. Bazılarından biraz daha uzun süre kaçabiliyoruz ama er ya da geç yakalanıyoruz. Yaşlanmak, artık kaçma teşebbüsünde bulunamayacak kadar yorulmak demektir.Gençler kaçarlar, yaşlılar beklerler; mukadder olan nerede olursak olalım gelip bizi buluyor.
******
Aşkın sahtesi olmaz, olsa da onun adı aşk olmaz.
******
Benlik kalkarsa kötülük de kalkar,Kötülük, gelip de çarpacak bir benlik bulamaz.
******
Olan olmuştur; olacak olan da olmuştur.
Ahmed Amiş Efendi.
******
Yürüdüğün yolun ışıklandırılmış olması, gideceğin yerin aydınlık olması anlamına gelmez 
*****
 Uyumuyorum, yorgun düşünce sızıyorum.
******
 

OKUDUM 2022/101 KAYBOLAN 2. BÖLÜM

29 Kasım 2022

OKUDUM 2022/101 KAYBOLAN 2. BÖLÜM

 

 
Bir insana öldürücü bir söz ediyoruz ve doğal olarak o anda ona öldürücü bir söz ettiğimizin farkına varmıyoruz.
Thomas Bernhard/ Bitik Adam
******
Şaşırmanın bir sınırı var, diye düşünür insan, oysa hayatın en kederli ve en ümit verici yanı bu: Şaşırmanın bir sınırı yok. İflah olmaz iyimserleri ve karamsarları aynı anda ve aynı ölçüde haklı kılan, yaşanacak şaşkınlığın sınırsızlığı olsa gerek.
******
Bir yanın ölmeye başlamışsa, uzun sürmüş bir ölüme tutulmuşsun, zaman ağır ağır seni yokluğa çekiyor demektir.
******
Kara delikler sadece uzayda ve zamanda görülmez, insanın içinde de kara delikler var.
******
"Hiçbir şey geçip gitmiyor" diye mırıldandı. " Her şeyin geçip gittiğini söyleyen herkes yalan söylüyor"
*****
Günlerin birbirini anlamlı bir sırayla takip ettiğine inanmayı bırakalı çok olmuştu; başlangıçlar ve sonlar diye bir şey yoktu, rastgele iç içe geçmiş yığıntılardan ibaretti zaman. Başlangıç diye zannettiğimiz, aslında sondan bir evvel ki sahne; tam her şeyin sonunun geldiğini düşünürken bir de bakmışsın ki yeniden en başa dönüvermişsin.
******
Kendine karşı acımasız olmak sorun sayılmazdı ama kendine inancını yitirmek sonun başlangıcıydı.
******
Halbuki gönlüm, baştan başa sevdiklerimin ölüleriyle dolu.
R. N. Güntekin/Çalıkuşu
******
Farkına bile varamadan pay sahibi olduğumuz günahlar, suçlar, kederler, zaman ve mekan sınırı tanımaksızın, anlam veremediğimiz boğucu bir huzursuzluk olarak içimizi mesken ediniyorlardı. İnsanın kabahatleriyle arasında görünmez bağlar vardır, içini kavuran ateşe başka bahaneler bulur, oysa sorunun kaynağı derinlerde bir yerde kaybolduğunu sandığımız karartılarda gizlidir.
******
Kötü hatıralar insanı köleleştirir, içinde olduğu anı dilediğince yaşamasına müsadade etmez. Kapısı, penceresi olmayan bir odadadır kötü hatıralar, zaman ve mekan gittikçe anlamını yitirir, hakikat parçalanır, insanın önce zihni sonra bedeni çürümeye başlar. Kendi uydurduğu yalanlara inanarak kurtulmayı ümit etmek çürümenin safhalarından biridir. Unutmak hatırlamanın bir parçasıdır; kötü hatıraları dalgınlıkla hafızadan uzaklaştırarak değil, acı çekmeyi göze alarak unutmak. Özgürleşme tam burada başlar: Unutmayla hatırlamanın aynı şey olduğunu keşfettiğin anda. Aynı acıya maruz kalan insanlar, iradelerinin ötesinde tek bir vücut haline gelirler, ıstırabı onlardan birinin üstlenmesi acıyı ortadan kaldırmaya yetmez; her ikisinin de bilinçli olarak paylaşması gerekir, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, paylaşma zarureti ortadan kalkmaz.
******
İnsanlar zor anlarında bağımlılıklar geliştirebilir ve bunun adına aşk diyebilirdi.
******
Masallara inanmayı çoktan bırakmıştı. Yalnızlıktan.
******
Ben/Çizilmiş bir yaşama atanmışım gibi.
Cahit Zarifoğlu/ Yedi güzel adam
*****
Herkes hayatında en az bir kere deliriyor, düşüyor, kayboluyor ve hiç kimsenin delirmesi, düşüşü yahut kayboluşu bir başkasınınkine benzemiyor. Yıkımların her birinin kendine özel bir hikayesi var, bu yüzden de istisnasız herkes kendi başına gelenleri başkalarına kıyasla daha büyük bir felaket olarak görme yanılsaması içinde. Belki de insanın aradığı avuntuyu, teselliyi bulamayınca yaşadığı hayal kırıklığıyla sürüklendiği bir yanılsama bu. Başkalarının yaptığı yapıp, kendi kayboluşumun acılarını kutsayarak buradan kendime itibar devşirmek niyetinde değilim, ne hissediyorsam onu aktarmakla yetineceğim.
*****
Adı bile kendisine ait olmayan bir insanın, kendi benliğini bulması, kaçtıklarıyla yüzleşmesi sanıldığı kadar kolay olmuyor.
******
Keşke insanın hafizası, doğduğunda kulağına okunan ezanla birlikte üç kere fısıldanan adını hatırlayabilecek kadar derinlere inebilseydi.
*****
Yalanı ömür billah sürdürerek iyilik olmaz.
******
Kaçmak istedikçe seni kovalayan acıtıcı gerçeklikler vardır her zaman, olur olmaz yerlerde karşısına çıkarlar.
*****
İnsanın kaderinde bir düğüm noktası var, o düğümü çözebilmek hayatın keskin dönüşlerinden birine kapı açıyor. Marifetlerinle aptallıkların arasındaki mesafeyi adamakıllı ölçebilmek, zaaflarını ve gücünü dürüstçe keşfedebilmek, geçmişle gelecek arasındaki hayati dengeyi kurabilmek, benliğinin karanlıkta kalan taraflarını bulup yüzleşebilmek buna bağlı. O düğümü fark etmek kolay değil, kaderin nerede düğümlendiğini anlayabilmek için çok güçlü bir sezgiye, hayat tevrübesine, içgörüye sahip olmak şart. Bazıları terapistlerin yardımıyla kendi aydınlanmasını yaşıyor, bunun için doğru insanı bulabilmek ve yüklü seans ücretlerini karşılayabilmek gibi ön koşullar mevcut.
******
Bir insanın ölümü, bedenen bu dünyayı terk etmesi, hafızasının ölümü kadar trajik değildi.
*****
Saygı görmek isteyen karşısındakine saygı gösterir.
*****
Herkes hayatta katlanabilme yolu olarak bir yalan seçiyordu kendine.
******
Vicdanını gözetmek yerine itibarını gözetmeyi yeğledi.
******
Konuşmanın bizi ne kadar yalnızlaştırdığını fark ediyormusun?
Wilhelm Genazino / Aşk Aptallığı
*****
Birileri baykuşa ölümün habercisi diyor birileri bilgeliğin sembolü. Bence aynısını görüyorlar, çünkü bilgelik ölümü kavramakla başlar.
******
Mutlu olduğun ilk an aslında onu kaybetmeye başladığın andır, bir şeyin kötü gideceğinden endişe ediyorsan endişe etmekten vazgeç, zaten kötü gitmeye başlamıştır.
*****
İnsanın ömrü boyunca hazırlıksız yakalanması mukadder olan meseleler vardı.
******
Hayata devam edeceksek, geçmişle ilgili her duyguyu eksizksiz yaşamalıyız. Hatıralar gerektiği saygıyı görmezse hayaletlere döner ve ömrümüzün sonuna kadar ruhumuza musallat olurlar.
******
Hayat beklentilerimizi karşılamakla mükellef değil. Olmuyorsa olmuyor.
******
Kimse neyin gerçek neyin düzmece olduğunun farkında değil.
Italo Calvino/Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu
******
Hepimizin yaptığı, ölümün yaklaştığını haber veren çizgiler çoğalmadan evvel hayat veren kelimeyi bulmaya çalışmak.
******
Bazı acılar var ki onlardan kurtulabilmek için insanın çaba  sarf etmesi yetmez; unutmaya çalışmak, zamana bırakmak yahut kabullenmek, yüzleşmek, üstüne gitmek beyhude, ne yapsan geçmez. Kurtulmanın tek yolu o acının seni terk etmesini beklemek; bazen insanlar kadar acılar da yolulur ve giderler.
******
Allah'ın merhameti, umutsuzluk ve kederin tam ortasındayken tecelli ettiğinde insanın yalnızlık endişesi hafifliyor. Sesinin duyulduğunu bilmek kadar kıymetli ne olabilir?
******
Ama söylenmeyen şeyler yok mu sayılır?
Bilge Karasu / Göçmüş Kediler Bahçesi
*****
Babamın dayattığı hayattan kurtul, çocuklarını başka türlü sevmeyi öğren, seni soktuğu kafesin içinden kurtulamazsan çocuklarını da o kafesin içine alırsıni oysa sevgi koşulsuzdur, sevginin gücü ölçüsüzlüğündedir, hiçbir şey buna karşılık olamaz.
******
Hatıralar, bıçak değdiğinde her yere dağılan habis urlara benziyordu.
******
Ölüm belki de bizim anladığımız gibi değildi. Yahut her insan ölüm sonrasında farklı bir varoluş haline erişiyordu; kimileri birkaç metrelik çukura hapsolurken kimileri de alabildiğine özgürleşiyordu. Hayatlar ne kadar farklıysa, ölüm sonrası da farklıydı.
******
Hatıraların karanlık ağzı tarafından yutulmuştu.
******
Eğer bana saygı duyuyorsan açık ol.
******
Hüzünlü bir filmin sona ermesi gibi, yağmur dindi.
******
Buluşuyorlar ve ayrılıyorlardı her seferinde, böylece ayrılık yarasının üzerindeki kabuk her seferinde yeniden kalkıyor, kanamaya başlıyordu.
******
Mekanların da ruhları var; bir yer zindansa hep zindan olarak kalıyor, mesela eskiden yetimhaneyse istediğin kadar sanat galerisi, restoran, AVM yap yine de yetimhanenin hüznü oradan çıkmıyor.
******
İnsan ne de olsa daima biraz kabahatlidir.
Albert Camus/ Yabancı
*****
 Çorba insanları yakınlaştırır. Ancak çok samimi olduğunuz biriyle karşılıklı oturup çorba içersiniz. Çorba yoksunluğu çağrıştırsa da sıcaklığıyla bunu örten bir yemek; içinizi ısıttığı kadar  birlikte olduğunuz kişiyle de aranızdaki içtenliği artırıyor. Gösterişsiz ama vaatkar. Birbirini sevenler ve iyi arkadaşlar birlikte çorba içmeye giderler, başkalarıyla aralarındaki mesafe nispetinde "yemeğe" giderler. Çorba konfordan ziyade merhamete karşılık gelir; yoksullar, yolda kalmışlar, çaresizler çorba parası isterler.
*****
Bir evlada baba olacak kadar güçlü değilsen, ötekisini hesap etmek de yersiz.
*****
İnsanın çok sevdiği birini bırakıp kendi derdine düşmesini Allah kimseye göstermesin.
******
İyi insanların uzaklaştığı biri olmak korkunç.
******
Yarım kalan her şey insanın huzursuzluğunu ve çaresizliğini büyütüyordu.
******
İnsan bazen kendi içine, odaya, eve, sokağa, şehre, evrene sığamıyordu. Bazı anlarda hiçbir mekana sığamıyordu insan.Bu dünyadaki varlığı bir fazlalığa dönüşüyordu. Eksikliğini kimsenin fark etmediği işe yaramaz bir nesne gibiydi.
******
Ölüm insani bütün hırslarından arındırır, terbiye eder. Ölüm hayata anlam katar, hepimizi toprakta eşitler. Kibirlenenler, açgözlüler, benlik kavgası edenler, hırsla biriktirenler, yetimleri ve fakirleri gözetmeyenler bilsinler ki ölüm var! Allah'tan şefkat bekleyenler, başkalarına şefkat göstersin. Allah bizi bu hakikatten nasiplenenlerden eylesin.
******
Ölünün eşyalarını evde tutmak iyi değildir, evin enerjisini düşürür, ağırlaştırır.
******
Ev dediğin, insanlar, eşyalar, duvarlar ve bunların insanda hissettirdiği duygulardır. Bir şey değiştiğinde her şey değişebilir. Nefret de sevgi de çabucak tersine dönebilir. Çok güçlü olmalşarı da bu yüzden. Bu evde birkaç parça eşya değiştiğinde duygularım bambaşka olacak. Unutma nefretin altında da çok derin aidiyetler var.
******
Musibet, insanları en çok ümide sarıldıkları zamanlarda zedelemekten haz alır.
Halid Ziya Uşaklıgil / Mai ve Siyah
******
Havasız ortamlarda ses dalgaları yayılmaz.

 
 
KİTAPTA BAHSİ GEÇEN SANATÇI;
 
 
KİTAPTA BAHSİ GEÇEN FİLM;