OKUDUKLARIM 83 SEVDAN YÜREĞİMDE SAKLI

25 Aralık 2020

OKUDUKLARIM 83 SEVDAN YÜREĞİMDE SAKLI

 

 
Rahmetli babama ismi ve lakabı ile imzalanmış bir şiir kitabı okudum.
Şair Tekirdağlı, 248 sayfa şiir ve önemli ozanların tanıtımını yapmış kitapta.
 
 
Günümde gecemde,
Sesini aradı kulaklarım
Ne ümitlerle bekledim, 
Seni bir gün bulamadım.
 
*****
 
Sevmek beş para etmez,
Eğer sevildiğini duymuyorsan.
Gecelerin bile aydınlanır, 
Bende seviliyorum dersen.
 
*****
Yaşamak kadar yaşatmayı da sevmelisin.
 
*****
Bakışların yüreğimi dağladı,
Sevgin kaderimi bağladı.
Güllerin en güzelini getirmiştim,
Hiçbir işe yaramadı.
 
*****
 Bunlar okuduğum şiirlerdeki beğendiğim dörtlüklerden bazısı.
 
 
 
  • KIŞ ŞENLİĞİ KİTAP :            6
  • KİTAP SAYFA SAYISI:       248
  • TOPLAM SAYFA SAYISI: 2644
  • TOPLAM PUAN :                   60
 
 

OKUDUKLARIM 82 İKİ SOYLU AKRABA

24 Aralık 2020

OKUDUKLARIM 82 İKİ SOYLU AKRABA

 

 

William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, İki Soylu Akraba’da soylulukta birbirine eşit, iki yakışıklı delikanlı ve bunların hangisini seçeceğini bilemeyen bir genç kız arasındaki olayları konu alır. İki Soylu Akraba Shakespeare’in yardımcı yazarı John Fletcher ile birlikte yazdığı iki oyundan biridir. Eserde Shakespeare’in yazdığı bölümler zengin bir fantezinin ürünü olan güçlü düşünce ve duygularla yüklüdür. Fletcher’in yazdığı bölümler ise tartışan ve çatışan kişilerin ifadelerinin aynı ölçüde derin değil, daha fazla retorik oluşuyla ayırt edilir. John Fletcher (1779-1625): Bir “Jacobean Drama” yazarıdır. Shakespeare’in sağlığının bozulduğu son yıllarda “The King’s Men” topluluğuna yardımcı yazar olarak kabul edildi. Fletcher’ın kendi döneminde verimli ve başarılı bir yazar olmasında Shakespeare’in çıraklığını yapması büyük rol oynamıştır. Yetenekli bir yazar olan Fletcher, İki Soylu Akraba’dan başka Cardenio’nun yazılmasında da Shakespeare ile birlikte çalıştı.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM:

Roman diye aldım kütüphaneden oyun çıktıJ) Emilia için iki kuzenin dövüşünü konu alıyordu. Güzeldi.

KİTAPTAN ALINTILAR:

Papatyalar kokmasa da güzeldirler.

Geçmişimizi açgözlülükle yutan bu dünya,

Soluk bir gölgeden başka bir şey değil.

Bolluk asla zarar vermez iyi kullananlara

Her kötülüğün bir iyilik maskesi vardır;

Bize her iyi görünen içinde bir kötülük taşır.

Açlık aklını bile yedirir insana.,

Biz gevezelik etmek için gelmedik bu dünyaya.

Gizli kapaklı iş çevirenleri hiç sevmem.

Öngörüye inanırım ben.

Aklımızın yetmediği yerde sezgilerimiz söylüyor geleceği.



  • KIŞ ŞENLİĞİ KİTAP :            5
  • KİTAP SAYFA SAYISI:        176
  • TOPLAM SAYFA SAYISI: 2396
  • TOPLAM PUAN :                   50

OKUDUKLARIM 81 MİDAK SOKAĞI

23 Aralık 2020

OKUDUKLARIM 81 MİDAK SOKAĞI

 

 
 

Kahire’nin yoksul bir semtinde bir arka sokak ve bu sokağın sakinleri, Necib Mahfuz’un bu çok sevilen romanının dokusunu oluşturuyor. Para hırsıyla fahişeliği seçen güzel Hamide’nin çevresinde dönen romanda Necib Mahfuz, Midak Sokağı’nın insanlarını kuşatan acıları, sevinçleri, kinleri, heyecanları ve aşkları canlı tablolarla, bir Doğu masalının büyülü havasıyla veriyor. İngiliz egemenliğinin hüküm sürdüğü dönemde yaşanan olaylarda, Kahire’nin bu arka sokağı her sayfada kendini hissettiriyor, ruhuyla, atmosferiyle, karakterleriyle okurun belleğine kazınıyor. Halkın telaşlı, kavgalı-gürültülü yaşamı sesini duyuruyor. Mahfuz’un da içinden geldiği bu hayat, romanı besleyen malzeme oluyor.

Mahallenin Şeyh Derviş’i, dilenci olmak isteyenleri para karşılığı sakatlayan Zaita, genç berber Abbas, zengin ve kadın düşkünü Elvan Salim, eşcinsel kahveci Kirşa, arabulucu Ümmü Hamide ve kızı Hamide ile Midak Sokağı, büyülü bir dünya ama bir cennet değil; Mısır’ın küçük ve eksiksiz bir kopyası.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM:

Merak ettiğim bir yazar ve kitaptı kış şenliğinde bu yazar çıkınca karşıma kütüphaneden kitabı alarak severek okudum. 1988 Nobel edebiyat ödülü almış bir kitap. Gözlem yeteneği, kişi tasvirleri ve hayal gücü ile kaliteli bir yazar tanımış oldum. Para hırsının insanı ne hale koyabileceğini de, bu uğurda kendini sakatlamayı bile göze alabileceğini de okurken, bir kez daha kendini sorguluyor insan. Neredeyim, ne yapıyorum, nasılım? Diye düşündürüyor. Midak Sokağı , kendinizden ,çevrenizden bir şeyler bulabileceğiniz bir kitap. Şiddetle tavsiye edilir.

KİTAPTAN ALINTILAR

Can sıkıntısı Allah'a inançsızlıktır. Can sıkıntısı inancı mahveden bir hastalıktır. Bunun hayatla yetinmemekten başka anlamı var mıdır? Hayat Allah'ın kutsal bir armağanıdır, öyleyse inanan bir insan nasıl ondan sıkılabilir ve onunla yetinmeyebilir? Gök mavi, yer yeşil, çiçekler güzel kokuyorken nasıl sıkılabiliriz? Yüreğimizin sevme yeteneği varsa ve ruhlarımız inancın gücüyle doluysa nasıl çökebiliriz ? Allah'ın şeytanından sığınacak yer arayın ve hiçbir zaman sıkıldığınızı söylemeyin.

*****

Kıskançlığı besleyenler kibir ve gururdur.

*****

Düşünce iki tarafı keskin bir nimettir.

*****

İnsanın doğru olanı görmezden gelmesi için hiçbir nedeni yoktur.

*****

İnsanın hisleri en iyi kılavuzudur.

*****

Sabır mutluluğun anahtarıdır.

*****

Hayat uzun bir sınavdan ibaret, çok az insan emeğinin karşılığını alabiliyor. Bu dünyada ne kadar çok istismar edilen insan var.

*****

İnsanın ağırlığı duruşundan bellidir.

*****

Sıkıntı inancı yok eden bir rahatsızlıktır.

*****

Hayat, yüce Allah’ın hayırlı bir hediyesidir, bu durumda imanlı birisi hayattan nasıl sıkılabilir veya hayattan memnun olmaz ki?

*****

Hayatın trajedilerine gelince, bizim sevgimiz onları yener. Sevgi, en etkili tedavidir. Mutluluklar felaketlerin çatlaklarında elmas gibi saklıdır, dolayısıyla sevginin hikmetini içimizde hissedelim.

*****

Sabır bir meziyettir ve seyahat etmek de bit şanstır.

*****

Sen, sevdiğini doğru yola eriştiremezsin, ama Allah dilediğini doğru yola eriştirir.

*****

Aşk bu işte: Sahip olduğumuz tek şey. Bu bize yeter, ihtiyaçlarımızı fazlasıyla karşılar. Aşk her şeydir. Beraberken mutluluk, birbirimizden ayrıyken güven demektir. Hayattan çok daha muhteşem olan bir hayat verir bize.

*****

Bir kız, evlilik anlaşması imzalanana kadar özgürdür.

*****

Bağışlayıcı olmak bir erdemdir.

*****

Allah hiç kimseye adaletsiz davranmaz.

*****

İnancının umutsuzluğa yenik düşmesine asla izin verme. Inancımızı yok sayarsak, gerçek mutluluk da bizi yok sayar.

*****

Kıskançlık hastalıktan daha kötüdür. 

  • KIŞ ŞENLİĞİ KİTAP :             4
  • KİTAP SAYFA SAYISI:        300
  • TOPLAM SAYFA SAYISI: 2220
  • TOPLAM PUAN :                   40 
  •  

 

 


OKUDUKLARIM 80 ORLANDO

22 Aralık 2020

OKUDUKLARIM 80 ORLANDO

 

 
 
Tıpkı bu kurgusal biyografinin aslında hiç var olmamış başkarakteri Orlando gibi, çoğumuz da aynı sorunun etrafında pervane gibi dönüp durmaktayız: Biz kimiz ve aslında kim olmak istiyoruz? Giymemizin uygun görüldüğü kıyafetler, bizi tanımlamaya yeter mi? Peki, ya kadın ve erkek olarak kabaca sınıflandırılmış cinsiyetler, hislere de dişi ya da eril sınırlar çizmek için yeterli mi?
Orlando, erkek cinsiyetiyle doğduğu ve asırlarca süren yaşamında, bir sabah güne kadın olarak uyandı. Virginia Woolf’un en aykırı ve en yaratıcı eserlerinden biri olan Orlando’nun fısıldadığı muazzam gerçekler de bu uyanışla dillendirilmeye başladı. Sayfalar birbiri ardına devrilip giderken okur, “Orlando, o derin uykudan uyandı mı gerçekten?” diye soracak olursa, Woolf’un sözleri aydınlatsın yolunu: “Hayat bir rüyadır. Uyanmak bizi öldürür.”
 
Woolf'un yazım tekniğini her zaman tuhaf ama etkileyici bulmuşumdur. Konusu çok ilginç olduğu ve bir feminist olarak Virginia Woolf'u sevdiğim için kütüphaneden almıştım kitabı. Orlando onun için biricik aşkı Vita aslında. Oldukça büyüleyici bir ilişki onların ki. Orlando erkek doğup ilk olarak erkek kimliği ile aşk ile tanışıyor. Çapkın bir erkekken, aşık olup bağlandığı kadının ihaneti ile ölüyor o ilk olarak. Uyuyor ve ölüyor... Uyandığında yeniden diriliyor. Dirildikçe bambaşka bir insana dönüşüyor. Bir gece yine uyuyor Orlando ve uzun bir ölümün ardından bu sefer kadın olarak diriliyor. Bu durum onda şaşkınlık yaratmıyor. Kadın kimliğini hemen benimseyemeyen Orlando'nun git-gelleri ve bocalamaları ile karşılaşıyoruz. Bunun en büyük sebebi ise; bu dönemde kadınların itibarsızlaştırılması.
Ayrıca bu kitabı okumasanız bile, linkini ekliyorum:
Filmide var mış  mutlaka izleyeceğim.
 
KİTAPTAN ALINTILAR:
İnsanın en büyük tutkusu, başkalarını kendi inandığı şeye inandırmaktır. Kendisinin değer verdiği bir şeye başkalarının hiç değer vermemesi kadar mutluluğunu kökünden sarsan, içini öfkeyle dolduran bir şey olamaz.
*****
Gerçek, bizi öldürür. Hayat bir düştür. Uyanmak bizi öldürür. Düşlerimizi çalan hayatımızı da çalmış olur
*****
Aşk, demiştir şair, bir kadının bütün varlığıdır.
*****
Okuma hastalığı bir kez insanın vücuduna girince onu öyle güçsüz düşürür ki, vücut mürekkep hokkasında yaşayan ve tüy kalemde cerahatlenen öbür belaya kolayca yem olur. Talihsiz kişi yazmaya başlar.
*****
En sevdiği zamandı gece, geceleyin zihnin karanlık havuzunda düşünceler gündüze göre daha parlak olurdu.
İnsanın en büyük tutkusu, başkalarını kendi inandığı şeye inandırmaktır.
Zekânın en köhne bedenlere yerleşme gibi bir alışkanlığı vardır.
*****
Kadınlar gelişmiş çocuklardır... Bilinçli bir erkek onlarla sadece vakit öldürür, oynar, onları güldürür ve pohpohlar.
*****
Lanet olsun şu kadınlara,” ....., insana bir an bile rahat vermiyorlar. Onlardan daha meraklı, daha sorgulayıcı, daha işgüzar kimse yoktur.
*****
Size gülmesin diye kadını eğitimden yoksun bırakırsınız.
 
  • KIŞ ŞENLİĞİ KİTAP               :     3
  • SAYFA SAYISI                         : 240
  • TOPLAM SAYFA SAYISI       :1920
  • TOPLAM PUAN                     :    30

NE İÇİMDEKİ SOKAKLARA SIĞABİLDİM, NE DE DIŞARIDAKİ DÜNYAYA

21 Aralık 2020

NE İÇİMDEKİ SOKAKLARA SIĞABİLDİM, NE DE DIŞARIDAKİ DÜNYAYA

 
Yahu kadın !!! 
Ben seni darmadağın seviyorum, 
Nedir bu derli toplu olacağım derdi ? 
Saçın dağınıkmış, 
Üstün başın berbatmış, 
Yüzün gözlerin yorgunmuş, 
Bunlardan bana ne ? 
Geceler boyu yüzüme gözüme bulaşan başkası sanki ! 
Ben seni benim dağınıklığıma karışasın diye sevdim… 
Hangi ağacın bir diğerine karışmış kökleri düzgün ki ? 
Hangi dağ bir öbürünün hizasında ? 
Hangi göl kıvrım kıvrım değil ? 
Hangi bulut öyle, onlar kadar dağınık ?
 Onlar kadar güzelsin diyorum, 
Uzayan gölgem ol,
 Karanlığınla bile dokun, yeter diyorum, 
Dinletemiyorum…!!! 
Can Yücel  
 
 
Biraz huzur lazım bize. Biraz çiçek. Biraz da toprak kokusu, yorgunluğumuza iyi gelecek. Ve içinde Allah korkusu olan insanlar lazım bize, değer verince değişmeyecek ve illaki kıymet bilecek. Gününüzün  ve haftanızın güzel geçmesi dileğiyle merhaba😊🌿🌺💕  

Karantina da ekmek yapmadım demeyeceğim. Ekşi maya denemelerimde başarısız oluyorum, mayam kabarmıyor. Organik un aldım yine de kabarmadı şimdi bunun sonuçlarını araştıracağım. Ekşi mayamı atmadım ama bu ekmeğe kullandım.
 


✨TAM BUĞDAY UNLU EKMEK  ✨
 
Malzemelerimiz;

•4 su bardağı tam buğday unu
•2 su bardağı organik beyaz un
•1 paket instant maya
•1.5 tatlı kaşığı tuz
•2.5 su bardağı ılık su

Öncelikle yoğurma kabında unlarımızı alıp karıştırıyoruz. Ortasını bir havuz gibi açıp üzerine tuzumuzu serpiyoruz. Akabilinde maya ve suyumuzu da ilave ederek yoğurmaya başlıyoruz. Ele yapışmayan bir hamur elde ettikten sonra ellerimize çok az zeytinyağı akıtarak hamurumuzu toparlıyoruz. Toparlanan hamurumuzun üzerini kapatarak 1 saat kadar mayalandırıyoruz. Hacmi iki katına çıkan hamurumuzun havasını alarak tekrar 1 saat kadar mayalanmayandırıyoruz.Fırında pişiriyoruz. Ben ekşi maya denemesinde kabarmayan hamuruda buna ilave ettim.

 
Yeni bir isim analiz sayfası keşfettim tıklayın.
 

 Benim ki doğru arkadaşlar ile konuşmak  ya sizinki?
 
 
Burada da doğru en çok kitaba para harcarım.
 

 Buğday derneğinin güzel yazısını okumak için tıklayım
 

YOUNG WALLENDER
 
Sarsıcı bir nefret suçu toplumda huzursuzluğa yol açarken çaylak polis Kurt Wallander'ın hızla dedektifliğe yükselmesini sağlar.Henning Mankell'in çok satan Kurt Wallander romanlarından uyarlanan bu modern yeni yorumda, efsanevi dedektif Kurt Wallander'ın günümüz İsveçi'nin giderek daha fazla şiddet sarmalına giren ortamında yaşadıkları anlatılıyor. Bir genci korkunç bir saldırıdan kurtaramayan Wallander, bu suçu çözmek için suçluluk duygusuyla başa çıkmayı öğrenmelidir.
 
Güzel bir dizi idi tavsiye ederim.
 
Bilgisayarımı yine tamire götüreceğim. Galiba yeni laptop almam gerekecek. 98 yılından bu yana iyi götürdü bu bilgisayar beni. Bu hafta 3 yazı otomatik yayına hazırladım. 
 
Haftanın karikatürü için tıklayın.
 
Başlık Sebahattin Ali'den.