- KIŞ ŞENLİĞİ KİTAP : 6
- KİTAP SAYFA SAYISI: 248
- TOPLAM SAYFA SAYISI: 2644
- TOPLAM PUAN : 60
William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, İki Soylu Akraba’da soylulukta birbirine eşit, iki yakışıklı delikanlı ve bunların hangisini seçeceğini bilemeyen bir genç kız arasındaki olayları konu alır. İki Soylu Akraba Shakespeare’in yardımcı yazarı John Fletcher ile birlikte yazdığı iki oyundan biridir. Eserde Shakespeare’in yazdığı bölümler zengin bir fantezinin ürünü olan güçlü düşünce ve duygularla yüklüdür. Fletcher’in yazdığı bölümler ise tartışan ve çatışan kişilerin ifadelerinin aynı ölçüde derin değil, daha fazla retorik oluşuyla ayırt edilir. John Fletcher (1779-1625): Bir “Jacobean Drama” yazarıdır. Shakespeare’in sağlığının bozulduğu son yıllarda “The King’s Men” topluluğuna yardımcı yazar olarak kabul edildi. Fletcher’ın kendi döneminde verimli ve başarılı bir yazar olmasında Shakespeare’in çıraklığını yapması büyük rol oynamıştır. Yetenekli bir yazar olan Fletcher, İki Soylu Akraba’dan başka Cardenio’nun yazılmasında da Shakespeare ile birlikte çalıştı.
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM:
Roman diye aldım kütüphaneden oyun çıktıJ) Emilia için iki kuzenin dövüşünü konu alıyordu. Güzeldi.
KİTAPTAN ALINTILAR:
Papatyalar kokmasa da güzeldirler.
Geçmişimizi açgözlülükle yutan bu dünya,
Soluk bir gölgeden başka bir şey değil.
Bolluk asla zarar vermez iyi kullananlara
Her kötülüğün bir iyilik maskesi vardır;
Bize her iyi görünen içinde bir kötülük taşır.
Açlık aklını bile yedirir insana.,
Biz gevezelik etmek için gelmedik bu dünyaya.
Gizli kapaklı iş çevirenleri hiç sevmem.
Öngörüye inanırım ben.
Aklımızın yetmediği yerde sezgilerimiz söylüyor geleceği.
Kahire’nin yoksul bir semtinde bir arka sokak ve bu sokağın sakinleri, Necib Mahfuz’un bu çok sevilen romanının dokusunu oluşturuyor. Para hırsıyla fahişeliği seçen güzel Hamide’nin çevresinde dönen romanda Necib Mahfuz, Midak Sokağı’nın insanlarını kuşatan acıları, sevinçleri, kinleri, heyecanları ve aşkları canlı tablolarla, bir Doğu masalının büyülü havasıyla veriyor. İngiliz egemenliğinin hüküm sürdüğü dönemde yaşanan olaylarda, Kahire’nin bu arka sokağı her sayfada kendini hissettiriyor, ruhuyla, atmosferiyle, karakterleriyle okurun belleğine kazınıyor. Halkın telaşlı, kavgalı-gürültülü yaşamı sesini duyuruyor. Mahfuz’un da içinden geldiği bu hayat, romanı besleyen malzeme oluyor.
Mahallenin Şeyh Derviş’i, dilenci olmak isteyenleri para karşılığı sakatlayan Zaita, genç berber Abbas, zengin ve kadın düşkünü Elvan Salim, eşcinsel kahveci Kirşa, arabulucu Ümmü Hamide ve kızı Hamide ile Midak Sokağı, büyülü bir dünya ama bir cennet değil; Mısır’ın küçük ve eksiksiz bir kopyası.
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM:
Merak ettiğim bir yazar ve kitaptı kış şenliğinde bu yazar çıkınca karşıma kütüphaneden kitabı alarak severek okudum. 1988 Nobel edebiyat ödülü almış bir kitap. Gözlem yeteneği, kişi tasvirleri ve hayal gücü ile kaliteli bir yazar tanımış oldum. Para hırsının insanı ne hale koyabileceğini de, bu uğurda kendini sakatlamayı bile göze alabileceğini de okurken, bir kez daha kendini sorguluyor insan. Neredeyim, ne yapıyorum, nasılım? Diye düşündürüyor. Midak Sokağı , kendinizden ,çevrenizden bir şeyler bulabileceğiniz bir kitap. Şiddetle tavsiye edilir.
KİTAPTAN ALINTILAR
Can sıkıntısı Allah'a inançsızlıktır. Can sıkıntısı inancı mahveden bir hastalıktır. Bunun hayatla yetinmemekten başka anlamı var mıdır? Hayat Allah'ın kutsal bir armağanıdır, öyleyse inanan bir insan nasıl ondan sıkılabilir ve onunla yetinmeyebilir? Gök mavi, yer yeşil, çiçekler güzel kokuyorken nasıl sıkılabiliriz? Yüreğimizin sevme yeteneği varsa ve ruhlarımız inancın gücüyle doluysa nasıl çökebiliriz ? Allah'ın şeytanından sığınacak yer arayın ve hiçbir zaman sıkıldığınızı söylemeyin.
*****
Kıskançlığı besleyenler kibir ve gururdur.
*****
Düşünce iki tarafı keskin bir nimettir.
*****
İnsanın doğru olanı görmezden gelmesi için hiçbir nedeni yoktur.
*****
İnsanın hisleri en iyi kılavuzudur.
*****
Sabır mutluluğun anahtarıdır.
*****
Hayat uzun bir sınavdan ibaret, çok az insan emeğinin karşılığını alabiliyor. Bu dünyada ne kadar çok istismar edilen insan var.
*****
İnsanın ağırlığı duruşundan bellidir.
*****
Sıkıntı inancı yok eden bir rahatsızlıktır.
*****
Hayat, yüce Allah’ın hayırlı bir hediyesidir, bu durumda imanlı birisi hayattan nasıl sıkılabilir veya hayattan memnun olmaz ki?
*****
Hayatın trajedilerine gelince, bizim sevgimiz onları yener. Sevgi, en etkili tedavidir. Mutluluklar felaketlerin çatlaklarında elmas gibi saklıdır, dolayısıyla sevginin hikmetini içimizde hissedelim.
*****
Sabır bir meziyettir ve seyahat etmek de bit şanstır.
*****
Sen, sevdiğini doğru yola eriştiremezsin, ama Allah dilediğini doğru yola eriştirir.
*****
Aşk bu işte: Sahip olduğumuz tek şey. Bu bize yeter, ihtiyaçlarımızı fazlasıyla karşılar. Aşk her şeydir. Beraberken mutluluk, birbirimizden ayrıyken güven demektir. Hayattan çok daha muhteşem olan bir hayat verir bize.
*****
Bir kız, evlilik anlaşması imzalanana kadar özgürdür.
*****
Bağışlayıcı olmak bir erdemdir.
*****
Allah hiç kimseye adaletsiz davranmaz.
*****
İnancının umutsuzluğa yenik düşmesine asla izin verme. Inancımızı yok sayarsak, gerçek mutluluk da bizi yok sayar.
*****
Kıskançlık hastalıktan daha kötüdür.