OKUDUKLARIM 2024/57 ÖĞRETMEN OLMAK (2. BÖLÜM)

14 Ağustos 2024

OKUDUKLARIM 2024/57 ÖĞRETMEN OLMAK (2. BÖLÜM)

 

 
Bilim, kuramlarla gelişir. Kuramlar, araştırmalarla üretilen, en üst düzeydeki bilgilerdir, ancak sizin de dediğiniz gibi, yeni bilgilerle yanlışlanabilir. Hiçbir kuram son şeklini almış sayılmaz. Her kuram, yeni bilgiler ve gözlemler doğrultusunda güçlenir; eğer yetersiz kalırsa ayıklanır ve yerine daha geçerli görünen konur. Yıkılamaz hale gelen ve herkes tarafından kabul edilen bir kuram, "yasa" olarak adlandırılır.
*****
Öğretmen olanın yolu bilim yoludur. O nedenle öğretmen, bilim insanıdır.
*****
Öğretmen, kendi topluluğunun gözlemleyen, sorgulayan, tartışan, araştıran bir üyesi olur.
*****
“Gandhi der ki: Olumlu düşünün, çünkü düşünceleriniz, sözleriniz olur. Sözleriniz olumlu olsun, çünkü sözleriniz, davranışlarınız olur. Davranışlarınız olumlu olsun, çünkü davranışlarınız, alışkanlıklarınız olur. Alışkanlıklarınız olumlu olsun, çünkü alışkanlıklarınız, değeriniz olur.
*****
Öğretmenin değerleri;
 
1- Hakikat saygısı ve sevgisi
2- Sınırlarve sorumluluk bilinci
3- Şevkle gayret etmek
4- Sevgi
5- Güven
6-Hizmet etme bilinci
7- Teşekkür etmek, şükür duygusu
8- İç huzur
9- Denge
10-Empati
11-Adil olmak
12-Dürüstlük
13- İşbirliği
*****
Saygı olmadan sevgi dengesini kaybeder.
*****
Hakikati aramak aşkın bir haldir.
*****
Kendi sorumluluğunun sınırlarının farkındadır ve bu sorumluluk sınırları içerisinde kalmaya, olduk olmadık her işe kalkışıp boşa zaman ve enerji harcamamaya özen gösterir.
*****
Sevgi, verilen emek ve zaman ile kendini gösterir. Seven insan, kişinin olabileceğinin en iyisi olarak mutluluğunu ister.
*****
Güvenilir insan olmak, bir insanın erişebileceği en yüksek mertebedir.
*****
Her insan gayreti ve emeği çerçevesinde hakkı olanı alabilmelidir; adilane olan budur.
*****
Öğretmen olmanın yolu, eşitlikle hakkaniyeti sağlamanın arasındaki ince çizgiden geçer.
*****
Dürüst insan, kişisel bütünlük içerisindedir.Yani niyeti, düşüncesi ve duygusu, davranışından kopuk değildir; bunlar tutarlı bir bütünlük gösterir.
*****
Dürüst olmak, güvenilir olmak ve adil olmak, hepsi bütünleşerek bir şahsiyet oluşturur.
*****
Öğretmen, öğrencilerin yaşamlarını zenginleştirmeye ve onları güçlü kılarak yaşama hazırlamaya çalışır.
*****
Öğrencilerin aktif olması, dün olduğu gibi bugün içinde eğitimin özüdür.
*****
Öğretmenin ihtiyacını kendisinden daha iyi bilebilecek kimse yoktur.
*****
Okumak zenginleştirir ve özgürleştirir.
*****
Okumak özgürleştirici ise, okumayan kişi de özgürlüğünü istemeyen kişi oluyor.
*****
Gönül öğretmeni olmak, birinci derecede öğretmenin bizzat kendi sorumluluğundadır.
*****
Bazı insanlar için kendi bireysel yaşamları ya da ailelerinin ötesine geçmez. Bencil dediğimiz insanlar, bu tür bilinç içindedirler.
*****
İnsanın hayatı, kendini aştığı an anlam kazanır. Kendinden başka hiç kimseyi düşünmeyen bir öğretmenin hayatı sığ ve anlamsız kalacaktır.
*****
Öğrencilere hizmet etmek demek, aydınlık bir gelecek için insanlığa hizmet etmek demektir.
*****
Öğretmenlikte mesleki uzmanlık bilgisi yeterli olamaz. Öğretmenlik için bütün bunların yanı sıra filozof olmak önemlidir.
*****
Filozof bakışına sahip olmak, öğretmen için bir zenginlik kaynağına sahip olmak demektir.
*****
 Öğretmenin sınıfa girip kapıyı kapatmasıyla birlikte bir dünya kurulur orada. Şuna kesinlikle inanıyoruz ki sınıfın özgül bir psikololojisi, özgül bir sosyolojisi ve özgül bir siyaseti vardır; bir başka deyişle özgül bir kültüre sahiptir sınıf. O yüzden sınıf deyip geçmemek gerekir.
*****
Aileyi ve sınıfı, ötekine saygı duyulan bir ortam haline getirmeksizin çok kültürlülüğü esas alan bir toplum yaratamazsınız. Sınıfta ezen ve ezilenler olduğu müddetçe toplumda da ezen ve ezilenler olacaktır. Sınıf "biz bilinci" nin tohumlarının atıldığı ve geliştiği yerdir. 
*****
Öğretmen varoluşunu sorgular: Ben niçin öğretmenim? Bu okul niçin var? Öğrenciler niçin burada? Ben niçin buradayım? Öğretmenliğin, bu sorulara verilecek cevaplar üzerine inşa edilmesi gerekir.
*****
Öğretmen hak eden öğrenciyi abatmadan sınıfta över. Bir öğrencinin övülecek bir davranışını gördüğü zaman onu görmemiş gibi yapmaz. Öğretmen, iyi davranış avcısıdır.En azından haftada bir kere de olsa, her öğrencinin dikkate değer nitelikte, iyi bir davranışını bulup söyler.
*****
Her insan bazen boş bulunabilir, istenmeyen bazı şeyler yapabilir. Duymamış veya görmemiş gibi yapmak bazı durumlarda bir büyüklük ve olgunluk ifadesidir. Eleştiri söz konusu olduğunda dikkat edilecek ikinci husus, herhangi bir öğrenciye söylenecek sözün sınıftaki her öğrenci için bir mesaj olduğunu asla akıldan çıkarmamaktır. Öğretmen olan kişi, bir öğrenciyle konuşurken diğer öğrencilere de nasıl bir mesaj verdiğinin farkındadır.
*****
Öğrenci öğretmeni severse anlatılan konuyu da sever. Yani önce gönül, sonra kafa....
*****
Öğretmen, bir insanın karekterinin ve geleceğinin yaratılmasına eşlik eden ve tanıklık eden kişidir.
*****
Soru soran, kendisiyle ilgili ipuçları veriyor.
*****
İnsan onurunu, öğrenmeyi ve bilgiyi yücelten, aydınlık bir geleceğin temeli olacak "gayret", "dürüstlük", "sevgi", "işbirliği" ve "güven" gibi değerleri konuşma ve davranışlarında her fırsatta göstermeye, beslemeye çalışıyordu.
*****
Kendini bir yere ait hissetmek ise insani bir ihtiyaçtır.
*****
Eğitimci gerçeği görür ve o çerçevede konuşur.
*****
Öğretmen adildir; hem kendine hem sınıfına. Sürekli şikayet eden karamsar öğretmende yaşam sevgisi yoktur.
*****
Şükür yoksunu ortamlar insan ruhunda bir aşınma, bir küflenme, bir erozyon oluşturur; özellikle eğitimcinin bundan sakınması gerekir.
*****
Sevgisizlik bir tür zehirdir.. Saygı yokluğu ise güveni zedeler, işbirliğini yok eder.
*****
Dedikodunun olduğu yerde sevgi, saygı ve hoşgörü yaşayamaz; güven oluşamaz.
*****
Dedikodunun olduğu yerde empati de yoktur. Nihayetinde dedikodunun geliştiği bir eğitim kurumu sağlıklı gelişemez.
Gandhi'nin de dediği gibi değerlerimiz kaderimizi belirler.
*****
Öğretmen, kendine ait olduğunu hissettiği bir ortamda dersini organik bir şekilde yapar, bu da öğrenmeyi kolaylaştırır. Öğretmen ruhu ve karekteri olan böyle bir dersliği güzelleştirmek için çabalar, burada tam bir varoluş sergiler.
*****
Bir insana ismiyle hitap etmenin ne kadar önemli olduğunu bilmek gerekir. Sınıfta kaç öğrenci olursa olsun, öğretmenin her bir öğrenciye ismiyle hitap etmesi ölçülemeyecek kadar değerli ve etkilidir. Bu yüzden öğretmen olma hazırlığının en asli unsurlarından biri, öğrencilerin adlarını öğrenmektir.
*****
Öğretmen adayları, sahip oldukları gözlem gücünü mümkün olduğunca hızlı kullanarak kendileriyle ilişkili kişi ve kurumları önceden tanıyabilirler.
*****
İnsan okul için değil, hayat için öğrenmelidir.
Seneca
*****
İnsan dışarıdan yetiştirilemez. Yetişme şartları var olunca insan kendi kendine yetişir. Terbiye etmek yoktur, terbiye olmak vardır.
*****
Bir öğretmenin en büyük gücü gözlem yapmaktır. Öğretmen, öğrenmek için sahip olduğu gözlem gücünü kullanır ve sürekli gözlem yapar.
*****
Okumak olgunlaştırır, konuşmak uştalaştırır, yazmak ise daha somut bir bilgi sağlar. Öğrenmeyi sağlayan bir başka potansiyel de liderlik yapmaktır. Nasıl ki öğrenme herkesin başarabileceği bir şeydir. Her öğretmen liderdir. Liderlik ise öğretmenliktir. Lider öğretmen, her halikürda öğrenir.  
*****
Dünyada pek çok bağımsız insan var, ama gerçekten özgür olanlar çok az.
İç Özgürlük/ Krishnamurti
*****
Anne ve babalar, isteseler de istemeseler de doğal birer öğretmenlerdirler; işyerlerinde yöneticiler, siyasi liderler aynı zamanda birer öğretmendirler.
*****



  

OKUDUKLARIM 2024/57 ÖĞRETMEN OLMAK

13 Ağustos 2024

OKUDUKLARIM 2024/57 ÖĞRETMEN OLMAK

 

 
Doğan Cüceloğlu ve İrfan Erdoğan, bu kitapta genç fidanları taptaze umutlara dönüştüren öğretmenlerimizi konuşuyorlar.    Eğitim ve öğretmenlik hakkında bugüne kadar biriktirdikleri kuramsal, tarihsel ve güncel fikirlerini paylaşmak üzere bir araya gelen Doğan Cüceloğlu ve İrfan Erdoğan, uzun soluklu bir yol arkadaşlığı kurdular. Yaklaşık bir yıla yayılan bir zaman dilimi içinde, sadece İstanbul`da değil, Türkiye`nin çeşitli kentlerinde "öğretmen"i konuştular, tartıştılar ve bütün bu kayıtları, elinizdeki kitabın malzemesini teşkil edecek şekilde düzenlediler.   Nihayetinde ortaya çıkan bu eser, eğitim konusunda Türkiye`nin en birikimli düşünürlerinden Doğan Cüceloğlu ve İrfan Erdoğan`ın yalnızca kendi aralarındaki değil, tüm öğretmenlerimizle kurdukları diyalogun bir ürünü olarak görülmelidir. Ve şimdi bu diyalog, kitabın okurlarıyla devam edecek.   Öğretmen Olmak, sadece okulda değil, yaşamın her alanında, herkese esin kaynağı olmak isteyenlere...
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Benim olmak istediğim, ama içimde ukte kalan bir meslekle ilgili bir kitap olurda okunmaz mı. İyi ki okudum. 

KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Eğitim genellikle davranış değiştirme süreci olarak tanımlanır.
Durkheim, eğitimi, yetişmiş kuşağın birikimlerini yetişmekte olan kuşağa yöntemli bir şekilde aktarması olarak tanımlar.
Bazı otoritelerce ise eğitim, yaşama hazırlıktır. Bazılarına göre ise yaşama hazırlık değil, yaşamın ta kendisidir.
*****
Öğretmen, eğitimin vazgeçilemeyecek nitelikteki unsurudur.
*****
Günümüzdeki mevzuatın diliyle tanımlayacak olursak öğretmen bağlı olduğu yasalar çerçevesinde belirli görevleri yerine getiren ve belirli haklara sahip olan kişidir. Öğretmenlik de, öğretmen olarak kabul edilen kişilerce icra edilen meslektir. Yani antikçağdaki öğretmenlik algısıyla örtük bir benzeşme var gibi.
*****
Eğitim her zaman meydan okuyucu bir durumdur. Yapılan bütün tariflerin ötesinde eğitim, öğretmenler için her zaman yaratıcı ve dinamik bir zemin olabilir.
*****
Mesleği ve konumu ne olursa olsun her insan, öğretmen olma vasıflarını sergileyerek halihazırda sürdürmekte olduğu mesleği daha iyi icra edebilir.
*****
İnsanın kendini tanıması anlamlandırması, var olması ve mesleğini başarılı bir şekilde icra etmesi için bir çerçeveye sahip olması gerekir.
*****
Eğitim, içinde yer aldığı çerçeveye göre anlam kazanıyor.
*****
Eğitim sistemleri insana dair algı ve kabuller doğrultusunda şekillenirler.
*****
İnsan yaşamının öncelikli temel alanı varoluştur dedik. İnsan yaşamının ikinci temel alanı bilgidir.
*****
Yaşamın üçüncü temel alanı eylemdir, davranıştır ve bunu inceleyen alanın adı etiktir.
*****
Varoluş, bilgi ve davranıştan sonra yaşamın dördüncü alanı sanat ve güzelliktir.
Güzellik izafidir, zamana ve mekana göre değişebilir.
*****
 Öğretmenliği bir sosyal rol olarak tanımlayıp kendini otorite olarak gören, kitap okumayan, gelişmeyen, mevcut inançlarıyla öğretmenliği sürdüren kişi, kendisinin ve öğrencisinin gelişmesine fırsat vermez. Bilgiden yoksun , dar görüşlü biri olur ve sürekli kendini tekrar eder. Böyle bir öğretmenin davranışları etik olmayabilir, güzellik taşımayabilir, kendi inançlarını yansıtmanın ötesinde bir eğitim değeri sergilemeyebilir. Böyle bir kişi gelişmez, hep konfor alanındadır, otuz yıl önce nasıl bir öğretmen idiyse bugünde aynı öğretmendir.
*****
İkinci dengesizlik ise bilgiye odaklanıp diğer alanları ihmal etmekle ortaya çıkar. Sadece bilgiye önem vererek varoluşu, eylemi ve estetiği göz ardı eden, eski tabirle "malumatfuruş" kişiler bu kategoriye girerler. Bu anlayışa göre öğretmen, bilgisi derinleştikçe ve bilgisinin çerçevesi genişledikçe daha değerli hale gelir. Ansiklopedi gibi her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilen insan, ideal öğretmen olarak algılanır.
*****
Eylemin bir niyeti vardır. Bu niyet, belirli bir dünya görüşünü ve değerler sistemini temsil eder. Niyet bilgiyle beslenir. Bilinçsiz, bilgiyle beslenmemiş ve hedefi belirgin olmayan gelişi güzel eylemler çoğu kez yarar yerine zarar getirir.
*****
Kendisi gibi düşünmeyenleri aşağı görüp ukalalık taslayanlar iyi birer öğretmen olamazlar.
*****
Öğretme ve öğrenme, bir paranın iki yüzü gibidir. İyi dengelendiği zaman ikisi de hakikati keşfetme ve keşfettirme  sürecini ifade eder. Eğer denge kurulursa, öğretme ve öğrenme hayatın birbirinden farklı iki ayrı gerçeği değil, tek bir gerçeği haline gelir. İnsan öğretirken öğrenir ve böylece öğrencilik ve öğretmenlik dalga dalga birbirini izler. O nedenle insanın öğrencilik ve öğretmenlik rolleri sürekli değişir. Dolayısıyla öğrenme ve öğretme, hayatın devam eden gerçeğidir. İnsan öğrenerek ve öğreterek yaşar.
*****
Özgürlük, istediğini istediğin zaman yapabilmek değil, yapabilmek ve yapamamak dengesinde oluşur.
*****
Dengeli bir eğitim sistemi, insanı esas alır, bilgi edindirir, davranış sergileyebilecek bir karekter kazandırır ve estetiği vardır.
*****
Eğitimde hangi konumda olursak olalım, önce kendimiz üretmeli ve yaratmalıyız. Kendimizden hareket etmeden, başkalarını takip ederek hayata geçirilen projelerin başarı şansı az olur.
*****
İnsan kendini arıtmadıkça başkalarını arıtamaz.
Hacı Bektaşi Veli
*****
Usta öğretmen olmak için öğretmenin kendi içine yolculuğu da yetmez. Çevreyle bütünleşmek gerekir.
*****
İnsan sevmediği bir kimseden öğrenemez der. Bu yüzden öğretmen, kendisinden her an etkilenen öğrencilerle bir gönül köprüsü inşa eder.
*****
İletişim, anlamını ilişkiden alır.
*****
Her öğretmenin, kendi öğretmenlik hayatını değerlendirip "Dönüm noktası oldu diyebileceğim bir an oldu mu?" diye sorması, son derece geliştirici olacaktır.
*****
Arayan bulur; ama bugünden ama geçmişten.
*****
Öğretmen olmak, etkili eğitim süreçlerini yaşatmak içindir.
*****
Tanıklık, hayatımızın birçok anında yaşadığımız bir süreç. 
Bir dava açılması için deliller ve tanıklar gerekli.
*****
Bir insanın psikolojik ve sosyal olarak var olabilmesi için altı temel tanıklık boyutu var.
Ait olma birey olma dengesi
Önemsenme
Yargılamadan olduğun gibi kabul edilme
Değerli görülme
Yapabileceğine, elinden iş çıkacağına güvenilme
Sevilmeye layık görülme
*****

DEVAMI YARIN
 
 


HER VAZGEÇİŞ KENDİ SESİNİZİ DUYMAYA BAŞLAMA EŞİĞİDİR (İZDİHAM DERGİSİ)

11 Ağustos 2024

HER VAZGEÇİŞ KENDİ SESİNİZİ DUYMAYA BAŞLAMA EŞİĞİDİR (İZDİHAM DERGİSİ)

 

 
 
HAKİKAT İÇİNİZDEDİR

Hakikat içinizdedir, dışsal şeylerde değildir. Aklınız neye inanırsa inansın, hepinizin içinde gerçeğin tam olarak bulunduğu içsel bir merkez vardır. Bu içsel ışığınızın sizi yanlış değerlendirmelerinden alıkoyan rehberliğine izin verin, derken gerçeğe içinizden cevap verdiğinizi görecek ve gerçeği bulduğunuzda hayat yolculuğunuzun her adımında size rehberlik edilmiş olduğunu hatırlayacaksınız.
Beyaz Kartal’ın size hep “Devam edin, devam edin” diyen uyarılarından bıktınız mı? İnanın bize, tek yol; çünki devam etmezseniz köşeden köşeye koşarak zaman kaybeder ve kendinizi çıkmazda bulursunuz. Sakin olun ve size özel bir görev verildiğini hatırlayın, çünki bu işi yapabilecek tek kişi sizsiniz.
İşinizi yaptığınızda, onu kolayca yapın. Elinizden gelenin en iyisini yapın fakat mutlulukla, sakince ve bırakın o bir engel değil, bir eğlence haline gelsin. Düşüncelerinizi temizleyin, rahatlayın, mutlu olun, sevgiyi hissedin, her şey iyiye gidecektir.
Eğer Tanrı sizin için bir değişiklik isterse, onu sizin için yapacaktır. Eğer bir belirti ve yeni bir şey yoksa hayatın tadını çıkarmaya, sessizce ve mutlulukla devam edin.
Tanrı’nın kendine özgü yardım yolları vardır; çocuklarına yardım eden maddi hediyelerle bile….
Umarız ki ruhsal yaşam bilgisi ile ne kadar harikulade bir kutsamanın, dünyadan bile güzel bir alemin size sunulduğunun farkına varmaya başlarsınız.
 
BEYAZ KARTAL
Güzel Hayatı Yaratmak
Sayfa: 61-61 
 

Hepinize güzel bir hafta diliyorum. Havalar hâlâ çok sıcak, iş yaparken ter döküyorsun. Çarşıya pek inemiyorum, hem sıcak hem para çok harcanıyor:)) Onun yerine evdeyim okuyup, dinleyip, izliyorum. Son günlerde yukarıdaki şarkıya taktım, bunu ilk şehir içi minibüste dinledim, sonra youtube de çok aradım bulamadım, tabi  sanatçı kim soramıyorsunuz velhasıl spotify de denk geldim Allah'tan.  Bu gün komşu oğlunun düğünü vardı, sabahtan geldi davullar şu saate kadar çaldılar. Alay geldikten sonra yemek verildi bir tabldot eve aldım, 3 ümüz yedik ortaklaşa yemekleri. Allah mesut etsin diyelim. 
Dün sergide iken arkadaş mesaj atmış, uğramıyorsun artık önemli bir şey yok değil mi diye:)) bazen özlenmek güzel galiba...
İnstagram kapalı idi yeni açıldı, biraz özlem gidermek lazım. 
 

 

Kızım beni böyle çarşıya geçiriyor....
 

 Yeni kitaplarım.....
 

 

Yine migrosta idik.
 

Bu ipleri aldım bakalım ne çıkacak ortaya...
 
 
Geçen gün jet migrosa uğradım, kasadayım önümde karpuz alan birisi var bana ağbin nasıl dedi iyi dedim, tanıdınmı dedi hayır dedim, ben dedi x kişisiyim, isminizi duyuyordum ama sizi hatırlamıyordum dedim. Haklısın dedi babanın mezarına gün aşırı gidiyorum dedi, (onunda oğlu vefat etmiş) Allah kabul etsin ( içimden helallik alıyorsun herhalde )  dedim. Selam söyle dedi Aleyküm selam dedim. Bu kişi bulunduğum şehrin en zengin insanlarından biri (müteahhit) kendi zengin olduğu gibi anne baba ve eşinin aileside varlıklı bir aile. Babasının yıllar önce bir kamyonu vardı, pazarcılarda herkesin aracı yoktu, herkes böyle kamyonu olana malını atar çevre il yada ilçelere pazara giderlerdi. Zamanla bizde bir kamyonet aldık kamyondan ayrıldık ama ailece görüşmelerimiz devam etti. Babası vefat etti bu kişinin, ne zaman hatırlamıyorum ama vefatından bir süre sonra bir cumartesi 16:24 vardiyasına gidicem o gün sabahtan bu x şahsının annesi aradı babamı istedi telefona bende bahçeden babamı çağırdım, telefonda konuştular. Borç para istemiş, babamda hacı bu kadar var başka yok demiş, o da yeter demiş. Telefonu kapayınca bana bir rakam söyledi bunu hacı E..... götür dedi. Giyindim parayı götürcem telefon çaldı, arayan memleketten kuzenim halamın vefatını bildirdi. Babamın eli ayağına dolaştı bir tarafta söz verdiği paranın gitmesi lazım, diğer taraftan memlekete gitmek için para lazım. Dedim merak etme ben maaşı sana veririm uçak biletini de alırım dedim içi rahatladı. Bu sefer İstanbul ile bir telefon trafiği başlattım ben kuzenlerle, amcamada aynı uçağa bilet aldık. Kuzen ben bu işlerden anlamam sen gel sen uçağa gönder bunları dedi. Hemen şefle görüştüm durumu anlattım, bana izin ver 2 saat babamları memlekete yolcu edeyim saat 16 da iş başı yapacağımı 18 de yapayım dedim, tamam dedi. Sonra müdür aradı başsağlığı diledi bu gün izinlisin çalışmana gerek yok dedi Allah razı olsun. O gün babam gitti hacının istediği parayı verdi, eve geldi İstanbula gittik, havaalanında kemer çıkar kapı bul falan biz babamları yolcu ettik. Aradan bir 6 ay geçti herhalde babam yoldan geçerken Hacı E yi görmüş, selam sabahtan sonra Hacı benim sana verdiğim parayı ne zaman bana dönersin diye sormuş? O da ben o parayla kocama hayır yaptım, o hayırda senden olsun demiş. 
Ya Hu, başkasının parası ile hayır mı kabul olurmuş?
Gitti babamın bir maaşı. Kadın öldü bunu  oğluna söylemiş bu durumu babam, bu kişi de borç annemin ben mesul değilim demiş, bu varlığın içinde. 
Aslında çocuklar anne ve babalarının borçlarından mesuldürler. Biz babam vefat ettiğinde, ağbim mal aldığı yerlere uğradı, kendisi vefat etti borcu varsa söyleyin demiş, borcu yok, olsa da Mehmet amcamıza helal olsun demişler, ki yoktu zaten. Pazartesi mal alırsa Cumaya kadar parayı denkler öderdi. 
Başka bir pazarcıya da aynısnı yapmış sonradan öğrendik.
Adamı görünce bu anı aklıma geldi bir yazayım dedim...
 

İZLEDİKLERİM 2024/12

İZLEDİKLERİM 2024/12

 

 
KARA BÜYÜ 2009 
 
Amerika Box Office'te kısa sürede üçüncü sıraya yerleşen Kara Büyü, sıradan bir banka memurunun hayatını alt üst eden doğaüstü bir lanetin hikayesini anlatıyor. Christine Brown, sıradan bir hayat süren bir banka memurudur. Ta ki bir gün, lanetli bir müşteriyle karşılaşana kadar. Bu karşılaşma, Christine'i şeytani güçlerin hedefi haline getirir ve hayatını kabusa çevirir.

Korku filmi severler izleyebilir....
 
YOUNG WOMAN AND THE SEA  2024
 
Manş Denizi’ni yüzerek geçen ilk kadın olan Trudy Ederle’nin inanılmaz ama gerçek hikâyesine dayanan bu filmde, 1905’te New York’ta göçmen bir ailenin kızı olarak doğan bu müthiş yüzücüyü Daisy Ridley canlandırıyor. Ederle, ablasının sarsılmaz desteği ve antrenörlerinin yardımlarıyla, ataerkil toplumun düşmanca tutumunu ve karşısına çıkardığı tüm zorlukları aşarak ABD’nin Olimpiyat yüzme takımına girmiş ve Fransa-İngiltere arasındaki 34 kilometrelik mesafeyi yüzerek olağanüstü bir başarıya imza atmıştı.
 
Gerçek bir hayat hikayesi olması anlamlı kılmış filmi.
 
DİLEK 2023
 

Keskin bir zekaya ve sevdiklerine büyük bir bağlılığa sahip 17 yaşındaki Asha, her dileğin gerçekleşebileceği bir krallık olan Rosas'ta yaşamaktadır. Asha'nın ailesi, kötü bir büyücü tarafından kaçırılır ve Asha, onları kurtarmak için bir dilekte bulunur. Dilek, ona Star adı verilen sonsuz enerjiye sahip küçük bir top verir. Asha ve Star, kötü büyücüyü yenmek için birlikte çalışırlar. Ancak, büyücü son derece güçlüdür ve Asha ve Star'ı yenmek için her şeyi yapmaya hazırdır.

Asha ve Star, Rosas'ı kurtarmak için bir plan yaparlar. Star, Asha'nın sihrini daha güçlü hale getirir ve Asha, kötü büyücüyü yenmek için yola çıkarlar.

Severek izlediğim bir animasyon filmi idi.

 

 
 
 

OKUDUKLARIM 2024/56 AH BU ŞARKILARIN

09 Ağustos 2024

OKUDUKLARIM 2024/56 AH BU ŞARKILARIN

 

 
Anıl Çetinel Örselli, düşünceden yola çıkan ve olayların gelişimiyle akıp giderken derin duygular yaratan hikâyeler yazıyor. Bu kitabı, sadece iyi bir yazarın ortaya çıkması açısından değil, edebiyatımızın gidişatı açısından da umut verici buluyorum. 
Zülfü Livaneli 
Bu öykülerde, düşleri gerçekleşmemiş kahramanlar yaşıyor, ama hiçbiri yılgınlık hissetmiyor. Durumun ve gidişatın kötü olduğunu düşünüyor çoğu, ama hiçbiri umutsuzluk yaymıyor. Mutsuz denebilir onlara, ama asla pişman değiller. Her öyküde hüzünlü bir şarkı duyuluyor. Ama dirençli bir ses yorumluyor onları. Anıl Çetinel Örselli, daha ilk kitabıyla kanıtlıyor: Okuru sıkmadan sıkıntılı durumlar anlatılabilir. Zafer Köse

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
İçinde 14 güzel öykü olan bir kitaptı, tavsiye ederim.

KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Bir boşluk var yaşamımda,
Yüreğimde derin bir saçayağı
Metin ALTIOK
*****
 Hayatımız piramit,
Ömrümüz pamuk ipliği
Murathan MUNGAN
*****
Unuturmu hiç insan kendi suretini?
*****
Dün gece yine bir inginlik perisi gelip rastgele bir kaç çizgi daha eklemiş dudaklarının kenarlarına, yol yol olmuş mazinin öpücükleri.
*****
Aman de beyler gurbet elde de yorgunum
Yorgun da değil ben feleğe de kırgınım
Neşet ERTAŞ
*****
Sonradan edindiğin lisan, sonradan gördüğün hal, tavır üzerinde böyle emanet ceket gibi dururken, nasıl oluyor da onlardan biri olacağına inanıyor bunca insan?
*****
Bir insanın mayasını değiştiremezsiniz, bu mümkün değildir.
Mayadan kastınız?
Ana dildir en basitinden, örfüdür, ananesidir.
*****
Memleket dediğin iki yüzdü; biri kış biri güzdü!
*****
İşte, televizyonda başına bir şey geldi mi başrol oluyorsun, hayatta başına bir şey geldi mi figüran.
Seray ŞAHİNER- Antabus
*****
Hayat, sevgili saf hayalperest arkadaşım, bütün hayat dev bir panayır çadırındaki tiyatro gibidir. İçindeki her şey sahtedir.
Grigory PETROV
*****
Çocukluk dediğin hülyalı bir boş vermişlik değilse ne ki?
*****
Otuz yılda hiç mi değişmezdi göğsündeki kuşun çırpınışı?
*****
Mesele kaybolmak değil, yolunu tekrar bulamamak.
Marcel PROUST
*****
Kocayınca, uçucu bir hürmet kalıyordu insandan geriye.
*****
Orda kaldı yanağımın yarısı,
Kendini boşlukla tamamlar,
Omzumda bir kesik el,
Ki durmadan kanar.
Metin ALTIOK
*****
Önüm, arkam, sağım solum ebe lan! Sizin herşeyiniz yalan.
*****
Bir ustanın tarifi sırrıdır sual olunmaz, kimi acılar var ki anlattıkça onulmaz.
*****
Cumartesi annelerine....
Ölenlerin başına gelenleri hiçbir gelecek telafi edemez.
HORKHEİMER
*****


KİTAPTAN ŞARKILAR;