ONLAR MI ENGELSİZ? BİZ Mİ ENGELLİYİZ?
04 Eylül 2012
Bu hafta senelik iznimden bir hafta izin kullanıyorum. Sabahları aynı saatte kalkmak ve yürüyüşe gidebilmek güzel bir olay. Kışın spor salonlarına tıkılıyoruz, oysa yazın öyle değil. Öğlen çarşıya inerim diyordum, aldığım bir mesaj ile çarşıda dolaşma isteğim kaçtı gitti. Daha önceden benimle aynı şehirde yaşayan, sonra farklı bir şehre iş dolayısıyla taşınan sema ablamın eşi vefat etmişti. Arkadaşlar bana da haber verdiler sağolsunlar, hemen telefonlar çalışmaya başladı, cenazenin ikindi namazında kalkacağı öğrenildi. Biz 4 arkadaş o şehre doğru yola çıktık. Hayatımda cenazeleri hep evde taziye etmişimdir, ilk defa bir cenaze için cami avlusunda toplandık. Ablamıza başsağlığı ve sabır dileklerinden sonra cenaze namazının kılınmasını ve cenazenin mezarlığa götürülmesini beklemeye başladık. Dikkkatimi çeken 2 kişi vardı cami avlusunda. Umarım sözümü doğru kullanırım.2 zihinsel engelli erkek kardeşimiz.Neden burdalar, acaba aileleri de mi burada derken ben bunları gözlemlemeye başladım. Her gelene başın sağolsun abla sözü ile yaklaşıyorlar, insanlar ilk başta tedirgin oluyor, uzaklaşıyorlar. Hoca efendi ikindi namazını kıldırdı, tabutun başına geldi, İlk defa bir cenaze namazı gördüm. 3 Allahü ekber, hak helali ve fatiha dan sonra yüklendiler tabutu götürdüler. Bu kadar kısa yani öylemi????????? ve bu 2 zihinsel engelli kardeşim, erkekler ile saf tutup cenaze namazı kıldılar ve asla diğerlerinden geri kalmadılar. Anladım ki ; bu 2 kardeşim benden daha fazla cennetlik.................. sonra biz arabayı beklerken 1 tanesi yanıma geldi, abla benden korkma dedi elimi aldı öptü, benden varsa bozuk para istedi. Çıkardım bir miktar kağıt para verdim. Kulağıma eğildi SEN BENİ SEVİNDİRDİN, ALLAHTA SENİ SEVİNDİRSİN dedi. Neydi bu şimdi????????????????
BİLDİKLERİNİ UNUT DİYOR DOST
03 Eylül 2012
Bildiklerini unut. ” diyor DOST.Gel al eline bir silgi, şu yeni başlayan güne bilgilerini silmekle başla. ”
Zanlarını, yargılarını, önyargılarını ve dahi bütün genellemelerini koy bir çuvala ve hepten terk et. Gıybet etme sakın,… bil ki dedikodu denilen şey mıknatıs gibi kötü enerji çeker.
Kimsenin aleyhine konuşma, uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın.
Birini nekadar çok aşağılar yahut dışlarsan, onun durumuna düşme ihtimalin o kadar artar.
Kainatın matemetiğidir.
Bir koyar, bir alır insan.
Bilmeden kendi hesabını dürer ” diyor DOST… ”
Hiçbir konuda emin olma ”
Kendini ayrıcalıklı sayma.
Konumuna ya da mevkine, ismine veya şöhretine güvenme.
Şu hayatta tüm zahiri kisveler sabun köpüğünden ibarettir.
Nazlı nazlı yükselir köpük, derken pat diye sönüverir.
Herzaman başkalarından öğrenmeye açık ol.
En iyi bildiğin konularda bile köşeli düşünme, büyük konuşma.
Cümlenin sonuna nokta değil, ünlem değil, virgül yahut üç nokta koy.
Açık bir kapı bırak daima.
Ne kadar bilsen de hiçbirzaman yeterince bilemeyeceğini unutma.
Tevazudan şaşma.
Ancak ozaman kurtulabilirsin bilginin cehaletinden. ” diyor DOST…
Şems-i Tebrizi.___
Zanlarını, yargılarını, önyargılarını ve dahi bütün genellemelerini koy bir çuvala ve hepten terk et. Gıybet etme sakın,… bil ki dedikodu denilen şey mıknatıs gibi kötü enerji çeker.
Kimsenin aleyhine konuşma, uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın.
Birini nekadar çok aşağılar yahut dışlarsan, onun durumuna düşme ihtimalin o kadar artar.
Kainatın matemetiğidir.
Bir koyar, bir alır insan.
Bilmeden kendi hesabını dürer ” diyor DOST… ”
Hiçbir konuda emin olma ”
Kendini ayrıcalıklı sayma.
Konumuna ya da mevkine, ismine veya şöhretine güvenme.
Şu hayatta tüm zahiri kisveler sabun köpüğünden ibarettir.
Nazlı nazlı yükselir köpük, derken pat diye sönüverir.
Herzaman başkalarından öğrenmeye açık ol.
En iyi bildiğin konularda bile köşeli düşünme, büyük konuşma.
Cümlenin sonuna nokta değil, ünlem değil, virgül yahut üç nokta koy.
Açık bir kapı bırak daima.
Ne kadar bilsen de hiçbirzaman yeterince bilemeyeceğini unutma.
Tevazudan şaşma.
Ancak ozaman kurtulabilirsin bilginin cehaletinden. ” diyor DOST…
Şems-i Tebrizi.___
Detaylar:
bilgelikyolum
HAYAT
02 Eylül 2012
Hayat bir sevdadır… Onu yaşa!
Hayat bir hediyedir… Onu al!
Hayat bir bilmecedir… Onu çöz!
Hayat bir fırsattır… Onu yakala!
Hayat bir şarkıdır… Ona eşlik et!Hayat bir bahçedir… Onu der!
Hayat bir iyiliktir… Ona karşılık ver! …
Kendine bir iyilik yap. Herkese Gülümse…
Çünkü…
Samimi bir sevginin yerini başka ne tutabilir bu hayatta…
Birine karşılıksız iyilik etmenin hazzını başka hangi şey yaşatabilir insana…
Hangi intikam daha güçlüdür kötülüğe iyilikle cevap vermekten…
İnsan yaşadıkça zaten, vazgeçemeyiz ki sevmekten…
Biliyorsun, küçücük bir tebessümle değişebilir bütün dünya bir anda…
Biliyorsun, insanlığımız büyüdükçe büyür iyiliğin sıcacık kucağında…
İyilik üzerine yazılar, hikâyeler, şiirler, öneriler, güzel sözler ve daha neler neler…
Hadi, kendine bir iyilik yap. Herkese Gülümse…
~Shakespeare~
Hayat bir hediyedir… Onu al!
Hayat bir bilmecedir… Onu çöz!
Hayat bir fırsattır… Onu yakala!
Hayat bir şarkıdır… Ona eşlik et!Hayat bir bahçedir… Onu der!
Hayat bir iyiliktir… Ona karşılık ver! …
Kendine bir iyilik yap. Herkese Gülümse…
Çünkü…
Samimi bir sevginin yerini başka ne tutabilir bu hayatta…
Birine karşılıksız iyilik etmenin hazzını başka hangi şey yaşatabilir insana…
Hangi intikam daha güçlüdür kötülüğe iyilikle cevap vermekten…
İnsan yaşadıkça zaten, vazgeçemeyiz ki sevmekten…
Biliyorsun, küçücük bir tebessümle değişebilir bütün dünya bir anda…
Biliyorsun, insanlığımız büyüdükçe büyür iyiliğin sıcacık kucağında…
İyilik üzerine yazılar, hikâyeler, şiirler, öneriler, güzel sözler ve daha neler neler…
Hadi, kendine bir iyilik yap. Herkese Gülümse…
~Shakespeare~
Detaylar:
bilgelikyolum
SİZİN OYUNCAĞINIZ NELER Dİ?
Çocukluğumuz da hepimizin değişik oyuncakları olmuştur. Bizim oyuncaklarımız ayçiçek kafalarından yapılma arabalar, topaçlar, panayırlardan alınma dabrukalar, folklor giysili ve mendilden yapılma bebeklerdi. Ben oyuncak kelimesinin genişliğini isviçredeki dayımın kızı bizde ilkokulu okumaya geldiğinde görmüştüm. O nasıl oyuncaklardı öyle peluş ayılar, sarı saçlı bebekler hemde ağlayan:))) ama ne yazık ki sahibi ben olmadığımdan dolayı uzaktan bakmıştım hep onlara, kendisi kıskanç biri olduğu içinde kesinlikle oynatmazdı. Daha sonra çocukluktan çıktık, büyüdük ama oyuncak yönünden ruhum hep çocuk kaldı. Zaman zaman kazık kadar olsak ta oyuncak almaktan alıkoyamadım kendimi. Geçenlerde komşuda oturuyoruz bahçe de. Kendisi 40 gün ara ile hem eşini hem oğlunu kaybetti geçtiğimiz yıllarda. Yaşlı annesi ve kızı kaldı geride ona arkadaş. Kızı evli, ondan birde torun sahibi. Torunumuzun ismide ÖYKÜ. Şimdiki çocuklar çok bilmişler. O çeneleri hiç durmuyor konuşuyor. Aynanın karşınsına geçiyor ;
- Ayna ayna söyle bana benden güzeli varmı diyor?
Egosunu bir güzel şişiriyor. Siz mi öğrettiniz diyorum yok diyorlar, herhalde TV 'den filan kapıyorlar. Doğum günü vardı geçenler de. Oturduk sevişiyoruz bir ara elimden kaçtı.
- Biliyormusun özlem abla?
- Neyi?
- Benim hiç bebeğim yok.
- Almadılar mı sana anneannen yada annen dedim.
Elini kaldırdı,şöyle bir salladı
-Nerdeeeeeeee Hep pazara giderken alıcam, alıcam diyor ama almıyorrrrrrrrrrrr
Aramızdaki bu konuşmadan sonra çocukluğum aklıma geldi. Bitişikteki evde bir fatma ablam vardı, rahmetli oldu. Annem bir yere gideceği zaman beni ona bırakırdı o da , bana mendilden bebekler yapardı oynardık birlikte. O gün çarşıya indim bizim ÖYKÜ kıza bir doğum günü hediyesi aldım. Adı ESRA
Sizinde çocukluğunuzdan kalma oyuncaklarınız ya da oyuncak hatıranız var mı ? yorumlarınız ve bloglarınızda paylaşıp beni de haberdar ederseniz okumaya gelirim efendim.
Karşımızdaki insanların YÜREKLERİNDEN ÖPELİM daima efendim...........
ERKEKLİK Mİ? GEREKLİLİK Mİ?
01 Eylül 2012
"Her seferinde bir daha olmaz diyorum
Bile bile, göre göre aynı yanlışı tekrar yapıyorum
Erkeklik mi? gereklilik mi? bilmiyorum
Güzellere zaafım var evet aşık oluyorum..."
Mehmet Yılmaz'ın yazısı için tıklayınız
şarkı için tıklayınız
Detaylar:
bilgelikyolum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

