SUYA NİYET

10 Eylül 2012


Suyun hafızası var.. ‘Benim endişelerimi temizlesin’ düşüncesiyle içilen su, bedende bu komutu yerine getirir.

Suyun hafızası var.. Su bütün evrenin ve kainatın başlangıç noktasını oluşturuyor. Ve insanı bedenlenmesinde etmen olan en önemli madde.

Su olmadan ne yeryüzü, ne gökyüzü, hiç bir canlı olamazdı.

Bedenin yüzde 70′i su ama beyinle birleştiğinde bu su anlam kazanıyor. O zaman H 2 0’dan çıkıyor. Ve ona hangi dalga boyunu yüklersen o frekansa bürünüyor. Moleküler yapısı dönüşüyor, bedene şifa katıyor.

Örneğin zihninizden “Bütün kuşkularım, korkularım arınsın, bedenim bunlardan temizlensin” diye geçirip, suyu içtiğinizde, o kesin şifadır. Çünkü, sözlerle suya frekans yüklemiş oluyorsunuz. Düşündüğün anda beyin onu tanımlayarak bir dalga boyu yayıyor. Ve sen suya doğru bakarak bunları söylediğinde kayda alıyor. Bütün bunlar düşünülerek içildiğinde, bedenin ihtiyacı olan bir işleve bürünüyor. “Beni üzüntülerimden temizlesin” diye içildiğinde bedene o şekilde aktarılıyor ve komutu yerine getiriyor.

Huzura kavuşmak, dertlerden kurtulmak için önce derin bir nefes almak, yaşam enerjisini bedene aktarmak sonra da bu düşüncelerle suyu içerek şifa bulmak mümkündür.


İnsanların huzura kavuşması için bedeni arındırmak çok önemli. Bir insana şifa olsun diye frekans yükleyerek verdiğimiz su, o kişinin bedenini temizler.

Suyla ilgili uygulamalar onlarca. Örneğin büyüyü çözer, akıp gitmesini sağlar. Eve konulan bir kase su, bütün odalardaki negatif enerjileri yok eder.. Bedene doğru bir şekilde yüklendiğinde şifa aracıdır. Nasıl ilaçlar şifa katıyorsa, ”SU” bunlar arasında en önemli maddedir.

Yarın için düşüncelerinizi, niyetlerinizi ve dileklerinizi bir kağıt bardağın üzerine yazın, suyun bunların tezahürüne yardım etmesi için. Bazen bu, “yarın şaşırtıcı şekilde yaratıcı olacağım ve sevgiyle parıldayacağım” gibi genel iyi bir prensip olabilir veya “yarın bu durum ile zorluğumu çözmeyi diliyorum” gibi spesifik olabilir.

Bunu tam bir zihinsel berraklık ve şükran ile yaptıktan sonra, suyun yarısını için ve suyun büyük yoğunluk ile yansıttığını ve evrene büyütücü bir anten olarak davrandığını bilerek uykuya dalın. Bedeninizdeki içtiğiniz su sizin niyetinizi taşıyor ve hala ”HER ŞEY” e bağlı olan bardakta kalan su ile bağlantılı ve mesajınızı evrene göndermenize yardım ediyor. Onun yapısı düşüncenizi gerçekten değiştiriyor ve bu bilim tarafından kanıtlanabilirdir.

Siz uyurken, bilinçaltı zihniniz hem bedeninizdeki suyla hem de bardaktaki suyla iletişim kurmaya devam eder ve sizin konsantre olduğunuz şeye yapısını değiştirir, sabahleyin uyandığınızda ve bardakta kalan suyu içtiğinizde, tam tamına hayallerinizi içiyor olursunuz !

Bu, onları tüm varlığınızda daha da güçlü yansıtır. Bunu her gece yapın ve nelerin olduğunu görün, mucizeler katlanır ve sağlık daha hızlı şekilde güçlenir.

Su, insanların sahip olduğu en güzel, değişken ve düşünceden etkilenen fiziksel maddedir.

Su, varlığımızın hologramında nihai fiziksel tezahürdür ve eğer suyunuzu severseniz, o da sizi sever ve yolunuzda size yardım eder.

Su canlı ve farkındadır.

NİYET ÖRNEKLERİ:

***Suyun yüksek benliği ile bağlantı kuruyorum ( bunu reiki bilenler sembollerle yapıyorlar) bu suyun kendi ph değerini 7,5′e yükseltmesini ve ben bu suyu içtikçe suyun bedenimdeki tüm dna dizilişlerini orjinal haline getirmesini, dokuları onarmasını istiyorum… şifa olsun, şifa olsun, şifa olsun, oldu bile çok şükür.. teşekkür ederim, teşekkür ederim, teşekkür ederim..

**Yarın ………….. duruma çözüm üretmeyi ve yaratıcı eylemlerle bu sorunu halletmeyi seçiyorum.

***Bütün kuşkularım, korkularım arınsın, bedenim bunlardan temizlensin.

***Suyun ruhu, zihni ve bedeni seni çok seviyorum… bedenimi dna sarmallarımdan başlayarak, tüm hücrelerimi ve dokularımı yenilemeni, bedenimin bütün fonksiyonlarını dengelemeni istiyorum.. şifa olsun, şifa olsun, şifa olsun, oldu bile çok şükür.. teşekkür ederim, teşekkür ederim, teşekkür ederim.


Kaynak: İnternet

TÜRK ASTROLOJİSİNE GÖRE BURÇLARINIZ

07 Eylül 2012

TÜRK ASTROLOJİSİNE GÖRE BURÇLARINIZ


Türk astrolojisine göre burcunuz :- TORUK (21 Mart-31 Mart) İrade sahibi, gururlu, şerefli, iyi yüreklidir.İyi bir yöneticidir,biraz hayalci, birazda küfürbazdır.


- HIMMIY (1 Nisan-10 Nisan) İyimser, idealist, romantik, yaratıcıdır.


- HUTTUS (11 Nisan-20 Nisan): Hassas, mantıklı, dürüst, kıskanç ve irade
sahibidir.


- HUNTA (21 Nisan-30 Nisan): İnatçı, zevk sahibi, kırılgan ve duygusaldır.

- ÇOLPANCI (1 Mayıs-10 Mayıs): Duygu tutsağıdır. Çocuk ruhlu temiz kalpli ve sadıktır.


- KÖLKÖL (11 Mayıs-21 Mayıs): Enerji dolu, aşkta şahane, kahraman yapılı ve iktidarcıdır.

- ÇAMAY (22 Mayıs-31 Mayıs): Mantıklı, temiz ahlaklı, idealist,fikirde önder, yeteneklidir.

- KÜYLÜ (1 Haziran-10 Haziran): Düzeni sever. Güç sembolüdür.İhaneti kabul etmez.

- KUŞMUŞ (11 Haziran-21 Haziran) Mantıklı, parlak, iyimser,eleştirici,şen ve şanslıdır.

- SEZGEK (22 Haziran-30 Haziran) Mızmız, tatlı dilli, içine kapanık,inatçı,yetenekli,şendir.

- KUŞDÜGER (1 Temmuz-11 Temmuz) Duyguları mantığından üstündür.Yemeği sever;
sanata ve siyasete yeteneklidir.

- GONDARAY (12 Temmuz-22 Temmuz) İyi bir hafızaya sahiptir, bilge ve dehadır, his dünyası zengindir; dürüst ve hoşgörülüdür.

- ÖTGÜR (23 Temmuz-31 Temmuz) Zeki, gururlu, çekicidir. Maddi problemlerini büyütür.

- KÜSÜMMÜ (1 Ağustos-12 Ağustos) Dedikoduyu, işte önder ve bir numara olmayı sever.

- KÜNLÜ (13 Ağustos-23 Ağustos) Duygusal, gururlu ve aşkta önderdir.Psikolojiye meraklıdır.

- SINÇIMA (24 Ağustos-1 Eylül) Şerefli, dürüst, insancıl, yaratıcı,zeki ve otoriterdir.

- ATÇAK (2 Eylül-13 Eylül) İyimserdir ama depresyona da müsaittir.Gururlu ve hassastır.

- KILLI (14 Eylül-23 Eylül) Otoriter, gururlu, sabit fikirli, süper zekalı ve insancıldır.

- CANAKKI (24 Eylül-3 Ekim) Sorumluluk taşır. Yetersizlik kompleksi vardır. Gösterişi sever.

- BAN (4 Ekim-12 Ekim) Duygusaldır, zor işte arkaya bakmaz. Aşk tutsağıdır.

- CEMİŞ (13 Ekim-23 Ekim) Altıncı hissi kuvvetlidir. Uygun zamanı seçmekte üstüne yoktur.

- BATIK (24 Ekim-1 Kasım) Çift karakterli, cesur, gaddar, önderdir.Mükemmel arkadaştır.

- HIRTLI (2 Kasım-12 Kasım) Çabuk karar verir ve kararlarını bozmaz.Suç komplekslidir.

- TUTAMIŞ (13 Kasım-22 Kasım) Dinci, idealist, değişkendir. Mistik konulara meraklıdır.

- USLU (23 Kasım-2 Aralık) Objektiftir. Hoşgörülü, gözlemci,otoriter bir yapısı vardır.

- KUTAS (3 Aralık-12 Aralık) Mistik, sabit fikirli ve kıskançtır.Anlaşılamaz huylara sahiptir.

- TUSANAK (13 Aralık-21 Aralık) Güçlü bir karakteri vardır.İktidarcıdır.Emir vermeyi sever.

- TUTAR (22 Aralık-1 Ocak) Dürüst. ketum.zor durumlardan kolayca çıkar. Sık küser.arkadaşı cok ama dost dedigi azdır. Aile onun icin herseydir.

- BEÇEL (2 Ocak-12 Ocak) Karamsardır. Dışı ve içi farklıdır. Kötülüğün karşısında zayıftır.

- PIRSIUAY (13 Ocak-20 Ocak) Geniş bir mantığa sahiptir. Uzun yaşar.Şan sever.

- BALAUZ (21 Ocak-1 Şubat): Mantıklı, gaddar, önder ve dehadır.Bilim adamı olabilir.

- CANTAY (2 Şubat-10 Şubat) Titiz, mantıklı, zekidir. Astronomiyle ilgilidir.

- ERGÜR (11 Şubat-18 Şubat) Aşkta hayalcidir. Önder fikirleri vardır. Psikolojisi hassastır.

- SÖNEGEY (19 Şubat-28/29 Şubat) Dengesizdir. Çekici, gizemli,kurnaz, nazik ama serttir.

- CANNAN (1 Mart- 9 Mart): İyi yürekli, tatlı dilli, zarif ve hüzünlüdür.
Başkalarına baskı yapabilir. Mistik ve pratik hayat arasında bocalar.

- ŞATIK (10 Mart-20 Mart) Sanatkar, özgür, depresif ve şehvet
düşkünüdür.Rahatsız bir ruha sahiptir. Sinir hastalıklarına yakalanabilir.

TEMİZLİK YAPTIM BUGÜN

06 Eylül 2012

TEMİZLİK YAPTIM BUGÜN




Temizlik yaptım bugün...
Hem de tüm benliğimde
Bütün kaslarımı,sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı bile temizledim.

Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce.
... Görmenizi isterdim.
Nasıl da çok yer kaplıyorlarmış inanmazsınız.
Bağışlamayı yerleştirdim yerine özenle.
Titizlikle her birinin üstüne ektim tohumlarını.
Her yere görebildiğim göremediğim her yere serptim.
Atarken kırgınlıklarımı bakmadım neydi onlar diye.
Gelecek geçmişten çok daha fazla yaşanası.
Bakmadım merak da etmedim.
Bağışlamayı ekerken tekrar kırılmaktan korkuyordum belki.
Kıskançlığımı çıkardım.
Meğer ben ne az kıskançmışım.
Çok kolay oldu. Sevindim.
Sanki kaybetmiş bir eşyamı bulmuş gibi oldum.
Çok şükür ki kin ve nefret yoktu yüreğimde.
Nasıl temizlerdim hiç bilmiyorum.
Sıra korkularıma gelmişti.
Çıkarmaya bile korktum önce.
Ne de çok alışmışım onlarla yaşamaya.
Bunca acı ve endişeye nasıl alışılır İçten içe bir sevgi nasıl duyulur anlayamadım.
Yerini toprağını sevmiş mor bir menekşeydiler.
E... ne de olsa iyi bakmıştım onlara.
Her gün yeni yeni korkular ekleyip endişelerimle sulamıştım.
Mutluluklarımı ümitlerimi ne de çok ihmal ettiğimi anladım o an.
Bu ilgiyi onlara verseydim her gün onları düşünüp birer umut daha ekseydim;
almadan verip beklemeden sevseydim.

Her şeyden önce içimdeki gücün ve sevginin daha fazla farkında olsaydım böyle bahar temizliklerine ihtiyacım kalmazdı.
Çok zorlandım korkularımla.
Birbirlerinin içine halkalar misali girmişlerdi.
Kenetlenmişlerdi adeta.
Ama onları da sevgiyle çıkardım. .
ve onları yaşamaktan hem de bir zamanlar bir kabus gibi yaşamaktan pişmanlık duymadan çıkardım. .
Kızsaydım onlara bağırıp çağırsaydım. yine dönüp dolaşıp geleceklerini biliyordum.

Temizlik yaptım bugün. .
Bahar temizliği.
Neşe ektim hoşgörü güven sevgi ektim. .
Almadan vermeyi sevilmeden de sevmeyi paylaşmayı ektim. .
Korkusuzlukları ektim alabildiğine...
Saatlerce ektim korkusuzluğu...
Mutluluk ektim doğallık. Sonsuzluk...
Bağışlama ektim.
Sevgi ektim her hücreme.
Coşku heyecan sessizlik ektim.
Tüm güzel fikirler sessizken geliyor bana...
Kabullenme ektim.
Baş eğme değil.
Olduğu gibi kabullenme ...

EDWARD MORRISON

KÜRŞAT ZAMAN

05 Eylül 2012

KÜRŞAT ZAMAN



Kürşat Zaman Karikatürleri: Ölüm...: İniş çıkışlarla,üzüntü ve mutluluklarla, duraksamalar,gerilemeler ve yükselmelerle geçer yaşamımız... Güzel olan ; ''Stop'' tuşumuzun bası...

YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...

04 Eylül 2012

YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...


Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.
Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere
saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek.
Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak.
Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana...
Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda
ıslanmak birlikte.
Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek...
Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak...
Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her
mısrasında seni bulmak.
Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz
duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek.
Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak.
Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde.
Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin?
Sen benimle hiç olmadın ki.
Olsaydın avuçlarım terlemezdi...
Isırmazdım dilimin ucunu...
Özlemezdim seni
yanımdayken...
Kıskanmazdım.
Korkmazdım yollarda yürümekten.
Islanmazdım yağmurlarda...
Yıldızlara aya dert yanmaz,
böyle her şarkıda sarhoş olmazdım.
Korkmazdım seni kaybetmekten
ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize...
Ve her kulaçta haykırırdım seni..
Ama sen hiç benimle olmadın ki...


YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...


can yücel