İZLEDİM..

16 Ekim 2014

İZLEDİM..

Bol bol kan görmek ten hoşlanıyorsanız eğer izleyin derim.


Komedi tarzı güzel bir filmdi, zevkle izledim.


Yine bir korku filmi.


YAZDAN KALANLAR

13 Ekim 2014

YAZDAN KALANLAR

Bu sene leyleğide havada görmedim ama bir hayli gezme yaptım. Bunların vesilesi kuzenlerimin çocuklarının düğünleri ve nişanları idi.


İstanbul da katıldığım nişan hediyelerim


İzmir de katıldığım 2. düğün..


Gezmelerden fırsat buldukça kitaplarımı okumaya devam ettim.
Bu arada


dergiler de okudum




Biraz el işleri ile uğraştım. Kitap ayracı yaptım, takı yaptım...


Bahçede peçkamızı yaktık, tarhana kahvaltılık yaptık.


Kedilerimle bayağı bir haşır neşir oldum




Daha fazla resim ve altını çizdiğim satırlar için instagram sayfamı ziyaret ediniz.





İZLEDİKLERİM -18-

12 Ekim 2014

İZLEDİKLERİM -18-



 Filmde anne ve kızının 1303 nolu apartman dairesine taşınmasıyla başlayan paranormal olaylar seyirciye aktarılıyor. Korkunç olayları sonlandırmak için evin kötü geçmişindeki sırları çözmeleri gerekmektedir. 


tüm gezegeni gizemli bir salgın kaplar. İnsanlar hemen ölüme neden olan açık alanlardan korkmaya başlar. Kısa bir sure içinde, dünya nüfusu binaların içinden çıkamaz duruma gelir. Barcelona kaos içine sürüklenirken, Marc kayıp kız arkadaşı Julia’yı bulmak için dışarıya çıkmadan bir yolculuğa başlar.


Kabil'in soyundan gelen insanoğlu, kuşaklardır Yaradan'ın çizdiği iyilik yolundan sapmış, dünyanın tüm güzelliklerini ve nimetlerini sonuna kadar emip tüketerek yeryüzünü yaşanmaz hale getirmiştir. Dahası bir parça et için her türlü ahlaksızlık, hırsızlık, cinayet ve kaos normal hale gelmiştir. İnsanlığın bu sefil hali karşısında Nuh rüyasında, Yaradan'ın kendisini yaşanacak büyük bir tufana karşı uyardığını görür. Yaradan ondan büyük bir gemi inşa etmesini ve yeryüzünde yaşayan tüm hayvan cinslerinden bir çift almasını emreder. Bu gemi aynı zamanda ailesinin de tek kurtuluşu olacaktır. Tufanın yaklaşmakta olduğunu öğrenen sapkın insanoğlu ise geminin içine girmek için Nuh'a karşı saldırıya geçecektir....



105. YILINDA HALA KUTLANAN PAVLİ PANAYIRI

15 Eylül 2014

105. YILINDA HALA KUTLANAN PAVLİ PANAYIRI

105 Yıldır kurulan Trakya'nın en ünlü panayırlarından biridir. 50 li ve 60 lı yıllarda Bulgaristan ve Yunanistan dan dahi gelen müşterilerin olduğu bir panayır. Hala geliyorlar tabii ki. Hatta yurtdışında yaşayıp iznini bu panayır tarihine ayarlayanlar varmış. Babamın anlattığı kadarı ile 50 li yıllarda bu panayırda sergi açmaya başladığında alışveriş yapmaya gelen kişilerin yanında mutlaka Türkçe bilen biri ile gelirlermiş, bu kişiler pomakça konuşuyorlar.Yeni nesil Türkçeyi öğrenmiş ama yaşlılar hala pomakça konuşuyorlar. İlk defa bu sene 3 gün boyunca bu panayırda idim. Ağbimin satışlarına yardım ettim. Gerçi eski panayırlar yok, önceden şehire sık gelemeyen köylüler tüm alışverişlerini bu panayırlardan yaparlardı, özellikle kumaş, ceket, pantolon, bel lastiği, tarak, iğne iplik  vs. Öyle müşteriler geldi ki sergiye sanırsın Bodrum da yaşarlar dedim ağbime, doğrudur dedi çünkü çoğunluğu çeltik zengini imiş:))) özellikle bir anne kız 3 gün boyunca panayırı alt üst ettiler sosyete pazarında gibi bulabildikleri her şeyi satın aldılar:))) 50-60 yaşlarda teyzemlerde tırnaklar uzun ojeler yeşil, mavi yaş geçse de modayı iyi takip ediyoruz:))
Ben sergi de satış yaptığım için fazla gezemedim. Sadece bir sabah panayıra girerken çektiğim bir kaç foto var.


Şehir ile panayır yerini ayıran demiryolu...


Bu da açılış şenliklerinde bir başkasının çektiği fotoğraf..
nettendir.




Civar köylerde yaşayanlar motor araçlarını bu şekilde hazırlayıp geliyorlar 3 gün boyunca orada konaklıyorlar,
Bir başkasının objektifinden arabaların iç kısımları...




Benim objektifimden bir resim:))


Bir başkasının objektifinden teyzemlerin zincirli salıncak keyfi:)


Benim objektifimden pişmaniye yapımına başlanması, devamını çekemedim minibüs hareket saati idi.



Panayırların vazgeçilmezi kuzu çevirmeleri, gecelerin sazlı sözlü , çengili yemeğinin gündüzden hazırlanışı...
Çocukluğumda kelle yemesini çok severdim, ama artık yiyemiyorum:)) ağır geliyor...


BEN SENİ HEVESİMLE DEĞİL YÜREĞİMLE SEVDİM ( EN-EL HAK KİTABINDAN BİR SATIR)

08 Eylül 2014

BEN SENİ HEVESİMLE DEĞİL YÜREĞİMLE SEVDİM ( EN-EL HAK KİTABINDAN BİR SATIR)

İzmirin sıcaklarından mayışmış bir kedi:))


İstanbul havaalanından aldığım ganimetim , sevdiğim tarz bir roman...


Kuzenimin evinde baktığı köpişleri....
 Ayaktaki ilk köpeği, yer de oturan 2. köpeği sevdiğim için geldi parmağımı ısırdı:)))


Kemer altında çay keyfi


İzmir REMZİ KİTAPEVİN' den aradığım kitabı buldum ve aldım.


Ürkmez de ilk defa amcamın yazlığına gittim, bir gece misafiri oldum,  bitişiğinde ki arsada böyle bir tabela vardı.


Ve dönüş yolculuğundan bir kare. Gidişte de dönüşte de babamla arka arkaya cam kenarında oturduk. İkimizde cam kenarını sevdiğimiz için böyle bir çözüm buldum.  Kısmetse 27 sinde bir düğün için daha ordayım. Bu sefer babam gelmeyecek, İstanbul'dan 3 kuzenim ile birlikte uçacağız bu sefer.Leyleği de hava da görmedim bu sene ama mecburen düğünler için gitmem gerekti.