BAYRAM AF GÜNÜ, BARIŞ GÜNÜDÜR.

24 Mayıs 2020

BAYRAM AF GÜNÜ,  BARIŞ GÜNÜDÜR.

Bayramın ilk gününden herkese merhaba, nasıl geçiyor diye sormuyorum hepimiz evlere kapandık biliyorum. Umarım önümüzdeki bayram böyle olmaz. Komşular ile balkondan bahçeden bayramlaştık buna da şükür diyelim.
Bizimkiler öğlen yemeğinden sonra uzandılar, ben öğlene kadar bir film izledim. Akşamüzeri de bir iki bölüm dizi izlerim.


Şimdi kenara çekilip dergimi okuyayım biraz.








NASILSA HERKES ÖZGÜRLÜKTEN YANA

23 Mayıs 2020

NASILSA HERKES ÖZGÜRLÜKTEN YANA

Sabaha karşı yine yağmur vardı. Kalktığımda ise dinmişti. Akşam karanlık basmadan dayımın oğlu ve kızları geldiler, geldikleri gibi de erik ağacına yöneldiler, eriğimizin maşallah tadı çok güzel. Neyse hazır zayıf kızlar gelmişler içeriden merdiveni onlara verdim, ellerine de poşet verdim, erdikleri yere kadar ağacı sıyırdılar. Bitişik komşuda seslere çıkmış tam siz ne yapıyorsunuz diye bağıracak onlara bizi de dışarda otururken görünce bağırmaktan vazgeçti. Birazını bize bıraktılar. Onlarda köyden bakla getirmişler bize. Baklalar kartlaşmış sabah annem içlerini ayıkladı minik içlilerden çorba yapıcakmış, iri içlerden ise yemek.


Tüm gün temizlik yaptım, ortalık topladım, cam sildim, kışlık tülleri çıkardım yazlıkları taktım. Yarın bayram gelen olmaz ama ne olur ne olmaz. İşim bittikten sonra çamaşırları astım. Oturdum birde film izledim güzeldi beğendim belki bayram filmi yaparsınız.


303 (2018)

Jan insanların doğuştan bencil olduğuna inanmaktadır. Onun için de Berlin'den beraber seyahat etmek için anlaştığı kişi onu ortada bıraktığında hiç şaşırmaz. Jule ise insanların özünde empatiye ve işbirliğine yatkın olduğuna inandığından, Jan'ı külüstür karavanı ?303?e davet eder. İkisi de Atlantik kıyılarına doğru gitmek istemektedir. Jan'ın hedefinde İspanya vardır; orada gerçek babasıyla tanışmak istemektedir. Jule ise erkek arkadaşının yanına, Portekiz'e gitmektedir. Aslında en başta yalnızca Köln'e kadar beraber seyahat etmeyi düşünmüşlerdir lakin geride bıraktıkları her kilometreyle birbirlerinin dünyasını daha da ilginç bulurlar: Kapitalizm insanı giderek bir Neandertal'e mi dönüştürmektedir? Tek eşlilik mutsuzluk mu getirir? İnsan kime aşık olacağına karar verebilir mi? Önce Fransa'ya ulaşırlar birlikte, ardından da İspanya'ya. Aralarındaki sohbet de giderek derinleşir. Birbirlerine aşık olmamak artık ikisi için de çok zordur.


Muhteşem bir spritüel film kendini arama , kendini bulma , kendini sevme filmi olmuş ve de çok samimi ve akıcı


Hepinize hayırlı bayramlar şimdiden.

OKUDUKLARIMDAN 19

OKUDUKLARIMDAN 19






HERKES ÖZGÜRLÜKTEN YANA

22 Mayıs 2020

HERKES ÖZGÜRLÜKTEN YANA

Dün cam sildim ya, sabaha karşı yağmur yağıyordu kalktığımda:)) böyle olur zaten hep...
Sabah kalktığımda dinmişti ama, bizimkilerde kahvaltılarını yapmışlardı. Ağbimin insülünü yaptım. Saat 11:30 a kadar evde oyalandım işler ile. Dün kitapçımdan mesaj gelmişti kitabımın geldiğine dair 12 de açtığı için dükkanı ona göre evden çıkmam gerekiyordu.


Saat 11:30 gibi evden çıktım A101 e gittim minik sütlerden aldım ağbime sabahları kahvaltıda süt içiyor çünkü. Ordan peynirciye geçtim, sahibi hakan orada imiş, hemen işimi halletti çıkarken de ağbime selam söyledi. Manava geçtim sebze meyve aldım kirazın kilosu 40 lira olmuş:)) Oradan kuruyemişçiye geçtim kuruyemiş ve çikolata şekerlerden aldım. Tatlıcıya geçtim 1 kilo baklava aldım. Ne olur ne olmaz bizim yan komşular gelir gene gelir:)) oradan kitapçıma geçtim kitabım gelmiş onu aldım. Minibüs ile eve geldim. Ağbim yürüyüşe çıkıyordu öğlen yemeği yedin mi dedim hayır dedi. Annem de bir karık daha biber ekmiş oturuyordu. Öğlen yemeklerini yediler biri yürüyüşe çıktı biri içeri girdi uzandı. Ben bir film izledim.





GÖVDEMİZDE ÇİÇEKLENEN NE VARSA, KALBİMİZDE YAPRAK DÖKMEKMEKTEDİR.

GÖVDEMİZDE ÇİÇEKLENEN NE VARSA, KALBİMİZDE YAPRAK DÖKMEKMEKTEDİR.

Bugün hava rüzgarlı yağmur havası var ama yağamıyor. Çamaşır kurutma havası olduğu için 1 makina çamaşır yıkadım astım. Sonra mutfak kilimlerini attım makinaya. Ortalığı topladım. Camları fırçaladım. Evet ben camları araba fırçası ile fırçalayıp hortum tutuyorum. Özellikle camekanı camlar yüksekte ben merdiven de çıkamıyorum düşüp bir yerimi kıracağım diye korkuyorum. Fırça ile sabunluyorum, hortumla duruluyorum, sonra çek çeke bez dolayıp kuruluyorum:)) Evin içinden normal siliyorum ama ah şu yükseklik korkusu neler yaptırıyor insana:))


Daha sonra öğlen yemeği hazırladım. Bizimkiler öğlen yemeği yerken çamaşırları katladım, yerleştirdim. Bir film açtım sonlara doğru sıkıldım, durdurup biraz uzandım. Bir ara kalktım baktım annemin bahçeden sesi geliyor mırıl mırıl kiminle konuşuyor dedim mutfak camından baktım, halasının oğlu gelmiş, onunla konuşuyor. Çıkmadım sevmem kendisini 4 oldu evlenip boşanıyorhep kadınlarda hata onda değil. Sonuncu evleneceği de kanser olmuş bırakmış onuda annem anlattı. Sonra erik toplayıp biraz gitti.


HOTTO RODO

Kazuki Miyaichi (15)(Rena Nounen) annesiyle birlikte yaşamaktadır. Annesi zorunlu bir evlilik yaptığı için eşini kaybedince eski sevgilisiyle tekrar görüşmeye başlamıştır. Fakat Kazuki babasından sonra annesinin ilişkisine sıcak bakmaz ve annesini suçlar. Bu yüzden annesine karşı soğuktur ve annesinin onu sevmediğine inanmaktadır. Hiroshi Haruyama(16) (Hiroomi Tosaka) okula gitmek için yarı zamanlı çalışan sorunlu bir çocuktur.Aynı zamanda "Geceler" adında bir motosiklet çetesinin üyesidir.