HAYAT GEÇ KALMAYI AFFETMİYOR...

23 Kasım 2021

HAYAT GEÇ KALMAYI AFFETMİYOR...

 
🌼SANAL ORTAMDA GERÇEK DOSTLUKLAR🌼
Öyle bir giriyoruz ki birbirimizin hayatına,
hiç farkına varmadan anlamadan bir anda onun hayatında oluveriyoruz....!
Yazarak, izleyerek, tuşlara dokunarak, yüreğimizde hissederek konuk oluyoruz birbirimizin hayatına....!
Yazdıklarımızda, okuduklarımızda, paylaşımlarımız da, mesajlarımızda,
yakın gördüklerimizi bir daha kaybetmemek adına özelimize alıyoruz,
Bir süreklilik getiriyor sonra bu....!
Her gün her yazısını, her paylaşımını, her mesajını merakla bekliyoruz o kişinin
Bu gün ne yapmış?
morali bozuktu bir ara
düzeldi mi acaba?
Hastaydı iyileşti mi?
Sevgilisiyle sorunları vardı düzeldi mi?
Annesiyle tartışmıştı ne oldu acaba?
Ve derken derken hayatımıza almış oluyoruz o kişileri, Yakın takibinde oluyoruz....!
Ne yaptı ne etti ?
Bazen yazdıklarını da yeterli bulmuyoruz daha derine inip sorunlarına ortak olmak istiyoruz
Öylesine yakın hissediyoruz ki kendimize....!
Yazdıklarının haricinde anlamlar da yüklüyoruz yazdıkları mesajlara
Bu kız üzgün bak....!
kapatmaya çalışmış ama
kapatmayı beceremediği bir mutsuzluk var yazdıklarında
Ve bir şeyi anlıyoruz....!
Bazı insanlar aynı biz....!
O kadar bize yakın, o kadar can, o kadar candan ki; Özümüz kadar yakın buluyoruz onu....!
Seviyoruz....!
Üzüntülü satırlarında hüznünü,
Satırlardan taşan sevinçlerinde mutluluğunu paylaşıyoruz....!
Çok uzaklarda yüzünü göremediğimiz ama canımız kabul ettiğimiz dostumuz oluyor
sevgiyle yaklaştığımız....!
kaybolmasını istemediğimiz canımızdan can oluyor....!
En Kalpten Sevgilerimle Canlar.... ❤
 

 Herkese güzel bir hafta diliyorum. Bahçede bol bol kasımpatı var.. 
Bize de resmini çekmek düşüyor, bir süredir bloğu boşladım, rahatsızdım. Kalbim arada sırada lüp lüp attığı için kalp hastası oldum diye düşündüm. Malum ailede var, babam rahmetli bypaslı, annem ve ağbim de de stent takılı. Son bir cesaretimi topladım ve bu gün kalp doktoruma gittim. En son 2012 de görüşmüştük, mobingten dolayı yine böyle rahatsızlanmıştım. Tüm kontrollerimi yapmış ve herhangi bir sorun olmadığını söylemişti. Yine öyle oldu EKG ve EKO sonucunda kalpte herhangi bir sorun bulmadı, yalnız tansiyon yüksek çıktı 19/11. Hemen bir tansiyon ilacı yazdı, çıktığında bunu eczaneden al kullanmaya başla dedi. Raporda çıkardı sağolsun. Eczaneden ilacın İstanbuldan geleceğini söylediler, buradaki depolarda yokmuş, öğleden sonra ilaç geldi hemen bir tane içtim. Büyük ihtimal aşırı derecede içtiğim kahveden dolayı reflü olduğumu düşünüyorum, bunun da tansiyonu tetiklediğini düşündük. Çünkü geğirme, gaz ve yediğimin boğazıma doğru geri gelmeside mevcut. İş dahiliye doktoruma kaldı, zaten EKO yu isteyen de kendisi idi. Şimdi sırada ona çıkmak var.
Buna istinaden bir tane de tansiyon aleti aldım...Evde var ama kol kısmı dardı şimdi genişini aldım.
Otantik kıyafetlere uzun süredir takık durumdaydım bir yer gördüm pasajda dikim yapıyorlar bir ceket siparişi verdim bakalım nasıl olacak.
 
Aşağıdaki kupalardan bir tane yaptırdım;
İlk bana yapıldı, gerisi sökün etti:)) Komşumun gelini Halk eğitimde öğretmen bu adres ona ait . Beğenilmesi ve istenmesi güzel;
Bu adrestende defter ve bir set aldım. Tüm bunları geçirdiği bir ameliyat sonucu yataktan kalkamayan, tedavisi halen devam eden bir ortaokul öğrencisi kız kardeşimize yılbaşı hediyesi vereceğim. 

Ben hala film izleyemiyorum, en son zaman çarkı diye bir diziye başladım beğendim ama ne kadar sürer bilmiyorum.... Fantastik bir dizi...



Hafta sonu biraz poğaça ve kek yaptım...

 
Her ikisininde tarifi burada, bensadece poğça hamuruna labne 1 ufak paket kattım. Keke te de 1-5 bardak şeker çok oluyor yaparsanız daha az koyun...



Yalnız çok bereketli idi, bir komşu geldi ona bir miktar eve verdim, 2 komşu geldi onlara koydum derken kekten 1 er dilim kalmıştı bize:)) kısmetlisi çok oldu...

Okumalara devam ediyorum...






 

OKUDUKLARIM 78 GEL HAYATTAN KONUŞALIM

18 Kasım 2021

OKUDUKLARIM 78 GEL HAYATTAN KONUŞALIM

 

 
 Her şeyi kaybedebilirsin ama kendi varoluşunu kaybedemezsin Doğarız ve dünyaya atılırız. Bu “olma” halidir. Varolma hali ise bizim yapıp ettiklerimizle ilgili bir şeydir. Özgür irademiz yüzde yüz var olmasa bile herhangi bir anda ne olursa olsun yaptığımız küçücük bir seçimle nasıl bir varoluşa evrileceğimize, nasıl bir insan olacağımıza karar verebiliriz. Kısacık bir anda aldığımız bir karar nasıl bir hayat yaşayacağımızı belirliyor. Her şeyi kaybedebilirsin ama kendi varoluşunu kaybedemezsin. Aynı şey iki insan arasında sahip olmaya dayanmayan bir ilişki olduğunda da geçerli. Oraya sistem müdahale edemiyor. Sistemin en ağır şeklinin faşizm olduğunu düşünürsen senin nasıl bir hayat yaşayacağına karar veriyor olsalar da kime âşık olacağına müdahale edemiyorlar. Beyninin içine giremiyorlar. Aşk en büyük isyandır gününe göre. Usta gazeteci Filiz Aygündüz sordu, ülkemizde alanının yetkin isimlerinden biri olan, psikiyatr Dr. Alper Hasanoğlu yanıtladı. Aşk, kimlik, ilişki, varoluş, ölüm, yas, mutluluk, evlilik, anlam, kaygı, kendinle sahici bağlar kurmak... Hayatın tüm meselelerine derin ve çarpıcı bakış açıları sunan, provokatif, zihin açıcı bir kitap Gel Hayattan Konuşalım. Sohbete katılan okura iyi gelecek…
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Bir gazetecinin bir terapistle yaptığı söyleşiyi okumak güzel. Alper Hasanoğlu ile kendisi ile Tanrı'ya bakış açılarımız farklı sadece....
 
🎃 ..Gerçekten senin hakikatini görebilmek ve ona rağmen seni sevebiliyor olmak isterim. O zaman gerçekten aşk olur. Çünkü gerçekten sevebildiğimde sen ne yaparsan yap beni hayal kırıklığına uğratamazsın. 🎃
 
O kadar samimi bir söyleşi olmuş ki; okuyan herkesin hayatından birşeyler olduğunu düşünüyorum. Hayatın içinde olanlara dair gerçekçi ve çok keyifli bir kitap. Elinizden düşüremiyorsunuz. Filiz Hanım’ın soruları çok güzeldi bu da sohbetin akıcılığını bozmamış. 
 
Kitaptan, bir Alper Hasanoğu sözü bırakayım; 
“Ya insan olursun ya acı çekmezsin”⁣ 
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Beni korkutan tek bir şey var; acılarıma değmemek.
Dostoyevski
*****
Ruhsal acı, fiziksel acı gibi gerçekten illa ki kaçmamız gereken ve kaçmazsak bizi mahvedecek bir şey değil. Aksine ruhsal acı, bizim büyümemizi, olgunlaşmamızı sağlayacak olan bir yaşantı.
*****
Acı yoksa mutluluk da olmaz. Acı yoksa huzur da olmaz. Acı olmalı ki diğeri de olabilsin.
*****
Yok öyle sonsuz mutluluk hali.
*****
Aslolan mutsuz olmamak ve huzurlu olmaktır.
*****
Sistem diyor ki, " Ancak ve ancak para harcayarak mutlu olabilirsin. Bu da doksan metre karelik evini ikiyüz elli metreye çıkararak olur. B u ev iki katlı, iyi ama üç katlı olmalı artık, bahçe içinde olmalı, havuz da olursa iyi olur; kapıdaki araban bilmem ne marka değil de şu marka olmalı. Çünkü çocuğunu taşıyacaksın onunla, güvenlik çok önemli." Bunlar, para harcayarak  daha lüks bir hayatı yaşamak anlamına geliyor sadece. Bunlar yalnızca bizi bir halt yapar. Halt olmakla mutlu olmak farklıdır.
*****
İnsan, mutlu olmakla çok para harcamayı bir araya getiriyor ama bu onu mutlu edecek şey değil, yani yalnızca para sahibi olmak. Nasıl kullanacağını bilmiyorsa para insanı yalnızca yetersiz, başarısız ve beceriksiz hissettirecek bir şeydir.
*****
Acı, bize kendimiz üzerine düşünme gücü ve zorunluluğu veriyor.
*****
Acı, bizi büyütür, eğitir ve olgunlaştırır. Ama acıdan uzak dururken de büyüyoruz. Acıdan uzak durmanın, ondan uzaklaşabilmenin tek yolu acı üzerine düşünebilmektir.
*****
Acı yoksa başarı da yok.
*****
Amaç; "mut-lu" " başarı-lı", "yeter-li" olmak değil. Olduğun gibi olmak.
*****
Ne okuyacağımı seçmem, okuduğum şeylerden neyi kendime alacağım çok önemli. Mevlana'nın söylediği gibi, " benim söylediğim senin anladığın kadar" Herkes kitaplarda farklı satırların altını çizer.
*****
Doktor tedavi eder, doğa iyileştirir.
*****
Suçluluk duygusundan kurtulamazsak, yası tamamlayamazyız. Suçluluk duygusu üzerinde çalışıp. niye aslında suçlu olmadığımızı ya da suçlu olduğumuzu düşünmeliyiz.
*****
Yastan çıkmak acı çekmemek değildir. Kaybettiğimiz insanı hayatımız boyunca zaman geçtikçe daha seyrek olmak üzere, düşünüp anımsayarak üzülür ve özleriz. Büyümek, özlediğimiz ve hasretini çektiğimiz şeylerin birikmesidir aynı zamanda.
*****
Ölünce acı çekmez insan. Çünkü yokluktur ölüm.
*****
Aşk mutlaka geçer. Aşkı yaşamaya başladığımız anda aşk geçmeye başlar. Aşkı yaşayamadığımız için yani aşık maşuka kavuşamazsa aşk devam eder. Aşkla ilgili tek gerçek budur.
*****
Aşk kendinden başka bir şeyin hakikatini çok güçlü bir şekilde kavramaktır.
  Iris Murdoch
*****
İki insan arasındaki ilişkide en az dört kişi vardır. Ben, benim gördüğüm sen, sen ve senin gördüğün ben.
Freud
*****
Aşk en boş klişe, en kullanışsız kelime ve aynı zamanda da en güçlü insani duygudur. Çünkü nefret de içerir.
Toni Morrison
*****
Bende eksik olduğunu varsaydığım şeylerin onda var olduğu ilüzyonunu yaşadığım kişiye duyduğum duygudur aşk.
Jung
*****
Bakış açımızı değiştirirsek daha az kötü hissederiz.
*****
Dövülebilir, sövülebilir, hakarete uğrayabilirsin. O insanların seni aşağıladıkları yolundaki kanaatin seni kızdırmakta.Fakat şunu unutma ki, eğer biri seni kızdırırsa, seni kızdıran o adam değil, senin bu konudaki kanaatindir.
Epiktetos
*****
Adalet kalmadığında insan kendini kontrol edemez.
*****
Adaleti sağlayan yargı sistemidir, bireylerin kendisi değil.
*****
Başımıza gelen olaylar değil, o olaylara ne mana yüklediğimizdir bizim duygularımızı oluşturan şeyler.
Epiktetos
*****
Öfkeni kontrol edememek diyer bir şey yoktur. Öfkeni kontrol etmemeye karar vermek vardır.
*****
İsteyerek değiştiremeyeceğimiz, ancak dolaylı olarak etkileyeceğimiz tek şey var; duygu.
*****
Acıyı yaşamaktır yapmamız gereken.
*****
Yaşadığın şeyden ziyade onu yorumlama biçimin hayatı anlamlı  ya da anlamsız kılar.
*****
Eğer hayatlarımızın bir anlamı varsa, bu anlam bizim onlara kazandırdığımız bir şeydir; onların hazırlop donattığı bir şey değil.
Terry Eagleton
*****
 Yaralı doğar bütün insanlar, anlaşılmak, sevilmek, sevecenlik dilenir ömrünce.
Leyla Erbil
*****
İnsan doğduğunda bir "tabula rasa" dır yani boş bir levha. Onu yaralayan ilk günden itibaren yaşadıklarıdır. Ve insanın en yaralanmaya açık olduğu zamanlar da annesiyle geçirdiği ilk aylardır. Bu nedenle diyebiliriz ki insan yaşarken yaralanır.
*****
Tertemizdir insan teki doğduğunda. Onu büyüdükçe hayat kirletir.
*****
Terapi tavsiye etmek değildir çünkü. Eşilk etmektir. 
*****
Bir şeyler ters gittiğinde hayatta anlam aramaya başlarsın.
*****
İstanbul'da Eylül beşinci mevsimdir.
Hilmi Yavuz
*****
"Hayatın anlamı" dediğinde bana; ben yalnızca kendi hayatımla ilgili anlamı düşünerek bir hayal kurabilirim. Ama benim hayata verdiğim anlamla seninki aynı değil.
*****
Bir ilişkiyi başarıyla yönlendirebilmek için o ilişki olmadan da yaşayabilecek durumda olmak gerekiyor.
Harriet Lerner
*****
Soy anneden geçiyor.
*****
Hayat, ayrıntı olarak bakmaya şartlandırıldığımız için göz ardı ettiğimiz yerlerde aslında.
Prof. Dr. Engin Geçtan
*****
Hayattan alacaklı olanlar ölümden korkar.
*****
Biz ağır ve büyük şeyler istiyoruz hayatta. Ama hayat aslında çok basit. Herkesin ihtiyacı olan şeyler biraz sevilmek, güzel bir sohbet edebilmek dostlarıyla, dinlenmek, güneş çıktığında şöyle bir kemiklerimizin ısınması, deniz kıyısında biraz uzanmak, sevdiğimiz insanın kokusunu içimizxe çekmek, bir arkadaşımızla tavla oynayıp birbirimizle dalga geçmek...
*****
Pek çok insan beklenti yükledikleri insanları sevdiğine inanıp, aralarındaki bağın gelişip zengişlemesine katkıda bulunmamasına rağmen o insanlar tarafından ' yaşatılmayı' bekleyebiliyor. Oysa aslında, hayatımızın ilk dönemlerinden bugüne taşıdığımız alacaklarımızı, yetişkin insan olarak kurduğumuz ilişkilerden ' tahsil etme' hakkına sahip değiliz.
Prof. Dr. Engin Geçtan
*****
Yeni aşk kelimeleri, yeni öğrenilen incelikler öbür sevgiliye saklanıyor.
Scott Fitzgerald
*****
Psikoterapi değil, iyi bir ilişki iyileştirir insanı. Doktor tedavi eder, doğa iyileştirir. Doğa dediğim şey de burada doğal, otantik bir ilişki. Babamdan ya da annemden tahsil edemediğim şeyi iyi bir ilişkide, kendimi güvende hissettiğim, sevildiğim bir ilişkide süreklilik ve aidiyet duygusuna sahip olarak giderebildiğimde, doyurabildiğimde geçmiş yaralarım iyileşecektir benim. En iyi tedavi ilişkidir.
*****
Duygular her zaman düşüncelerden ağır basar.
*****
Ölümün gözlerinin içine bakmadan hayatın tadını çıkaramazsın.
Irvın Yalom
*****
Nereden biliyorsun en iyi romanın sen öldükten sonra yazılmayacağını?
*****
İstemediğim hiçbir şeyi yapmayarak kendime zaman yaratıyorum.
*****
İnsan öleceğini bilen ama öleceğine inanmayan bir yaratık.
*****
İnsanın, anne babasının ölmesi geçmişinin ölmesi, yok olmasıdır.
Vamık Volkan
*****
Vazgeçmeye hazır ve istekli olanlar dışında hiç kimse hayatın gerçek tadını alamaz.
Seneca
*****
Kabul et, vazgeç, hayata devam et.
*****
Hayatımız nelerden oluşuyor. Alışkanlıklarımızdan, anılarımızdan, geçmişte yaşadıklarımızdan...
*****
Mesele ne yediğin ne içtiğin değil.Kimlerle neyi, nasıl paylaştığın.
*****
Birine yardım etmek kadar kendimizi iyi hissettirecek bir şey yok.
*****
Faşizmin giremeyeceği tek yer vardır; iki insan arasındaki ilişki. O yüzden aşk en büyük direniştir.
*****
Kaygıyı azaltmak için hayatta bir uğraşınız olsun.
*****
Bazı kapıları zorlamak gerekir hayatta. 

ÇİÇEĞİNİ SEÇ BÖCEĞİNİ ZİYARET ET... (RESİMLERDE MÜZİK VAR)

17 Kasım 2021

ÇİÇEĞİNİ SEÇ BÖCEĞİNİ ZİYARET ET... (RESİMLERDE MÜZİK VAR)

 

 
 
 

 
 

 
 

 




OKUDUKLARIM 77 KIRMIZI BİSİKLET

15 Kasım 2021

OKUDUKLARIM 77 KIRMIZI BİSİKLET

 

 
Önce ürkerek bastı pedallara... Kırmızı bisikletin dengesi bozuldu. Fark ettirmeden seleden tutup düzelttim. Acemi sürücüyü iltifatlar ve ıslıklarla yüreklendirdim.  Şimdi bazen arkasından tuttuğumu bilmeden bisikleti kendisinin sürdüğünü sanıyor, bazen ise tuttuğumu sanıp gerçekten kendisi sürüyordu. Zamanla bisikleti kimin yönettiğini ayırt edemez oldu.  Oysa ben farkındaydım:  Kırmızı bisiklet uçmaya hazırlanıyordu. Kırmızı Bisiklet'te Can Dündar "baba olma" serüvenini, kendi yaşadıkları üzerinden okurlarla paylaşıyor. Kendi babasıyla ilişkisini, "babba" kelimesini ilk duyduğunda yaşadığı coşkuyu, başlardaki uykusuz gecelerde hissettiklerini ve onu takip eden, "Hangi masalı okumalı, hangi oyuncağı almalı?" gibi endişeleri, bütün içtenliğiyle dile getiriyor.  Ve kırmızı bisikletin iki tekerlek üzerinde seyretmesiyle uyanan, "Hangi okula göndermeli, tarihi nasıl anlatmalı, doğumu nasıl öğretmeli, beladan nasıl esirgemeli?" gibi kaygılarla, giderek bir yol arkadaşına dönüşen oğluyla ilişkisini anlatıyor.  Can Dündar, Kırmızı Bisiklet'in 20. baskısını hazırlarken kitabı elden geçirerek yeniledi. Kendi yaşadıklarının yanı sıra başkalarının deneyimlerine; günümüz çocuklarının, gençlerinin ve anne babalarının sorunlarına da yer veren yazar, kitabın yeni halini, yakın zamanda kaybettiği babasına vedasını anlattığı yazılarla sonlandırdı.
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Kitap dede-baba-çocuk üç kuşak arasında dönüyor. Kimi hikayede babaların dertlerinden bahsetmiş, kimi hikayede kendini çocukların yerini koyup çocukların sorunlarından bahsetmiştir. Can Dündar'ın deneme-inceleme türünde yazdığı kitap, sizi çocukluğunuza götürüyor.
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Kıymetini bilirsen hayat, nihayetsiz bir düğün.
*****
Ölüm döşeğindeki birinin keşke işime biraz daha zaman ayırabilseydim dediği duyulmamıştır.
*****
Hayat bir prova değil, Hepimiz sadece bir kez yaşıyoruz.
*****
Hayatın basamaklarını tırmanıp yükselirken insan, kendisini yukarı taşıyan şeyin, çocukken kalbine yerleştirilen o cesaret duygusu olduğunu fark edemiyor.
*****
Babalar gününü babaları ile kutlayanlar şanslı
*****
Babalar açısından evlatla ilişkiler de üç döneme ayrılabilir:
İlki " yavruma canım feda " dönemidir.
Her baba, bebeğini ilk kucağına aldığında avucunu dolduran sıcaklığı başka hiçbir sevginin yaratamayacağına inanır. Artık çocuğu için yaşayacaktır.
İkinci dönem " hiç vaktim yok ki " dönemidir.
Bebeklik devrinin tatlı neşesi, yerini uykusuz gecelere, dur durak bilmez bir ilgi talebine bırakır ve baba yeniden işlerine gömülür. Ömrünü adamaya söz verdiği evlatla akşam sofrada ya da televizyon karşısında birlikte olabilir ancak...
Ve son dönem
Artık evladını sevmeye vakti vardır, lakin seveceği evlat çoktan yuvadan uçmuştur. Bir zamanlar cıvıl cıvıl şakıyan çocuk odasının derli toplu sessizliğine bakıp " keşke ona daha çok vakit ayırabilseydim" diye iç geçirir.
*****
Çocuklarımızı ekran karşısından alıp onlara neşeli şarkılar öğretmeli, kitapla, masalla, şiirle tanıştırmalı, sohbet etmeli, yeni tatlar tattırmalı, eğlenceli oyunlasr oynatmalıyız.
*****
BarişManço'nun ardından en doğru tanımı Erol Evgin yaptı:
" O bir masaldı"
*****
Çocuklar bizim hayatımızın tamamını kaplıyor gibiş gözükse de aslında biz onların hayatında yokuz.
*****
Yolculuk bir öğrenme yöntemidir. Bilmemiz gerekenleri bize o öğretir.
*****
Keşfedilecek ülke insanın kendisidir.
*****
Unutmayın; depresyonun ve yalnızlığın çağında, sabırsızlığın da, uyumsuzluğun da, dertleri yenmenin de, hayata direnmenin de, hep beraber gülebilmenin de yegane reçetesi iletişimdir.
*****

 
 
 

BİR RUHUN DİĞERİNE DOKUNDUĞU AN , HAYATIN MUCİZESİDİR

14 Kasım 2021

BİR RUHUN DİĞERİNE DOKUNDUĞU AN , HAYATIN MUCİZESİDİR

 
Başkalarını boş ver sen kendi Yoluna odaklan.
-Her ne olursa olsun senin için olumlu sonuçlanacağına inan- güven
-Kimseyi yargılama
-İlk tepkin eleştirmek olmasın
-Gözlemle, zamana bırak
-Aşırı tepkiden uzaklaş
-Hata yapma konusunda aşırı endişe duyma
-Kusursuz olmak zorunda olmadığını bil
-Hiçbir şeyi saplantı takıntı haline getirme
-Esnek ol
-Endişeyi yüce güce, Yaradana teslim et!
-Değişimi hoş karşıla
-Daha az plan yap, daha çok spontaneliğe izin ver
-Ayrıntıların üzerinde dururken abartma, detaylar içinde boğma kendini
-Meditasyon yada herhangi bir içsel rahatlama yoluyla zihnini özgürleştir
-Gün içinde 1 saat kendinle başbaşa olmaya vakit ayır
https://www.milliyet.com.tr/pembenar/nur-demir/ruhsal-gelisim-notlari-2908056?fbclid=IwAR35kk9t5GdG33F37PYulYwHvvnHzPMU1F7cPipTVggcbEmVec1J0LS0LWk