AY DÖKÜMÜ NİSAN

06 Mayıs 2022

AY DÖKÜMÜ NİSAN

 

 
İyi kadınlar var.
Değeri bilinmemiş, güzelliği farkedilmemiş.
Yaralarını Yaradandan başkasına bahsetmemiş...

Sözlerini gözlerinden yansıtan.
Gücünü karakterinden alan.
Yaptığı fedakarlıklarla kimseye yaranamayan kadınlar...

Gece göz yaşını yastığına akıtıp, sabah etrafa gülücükler dağıtan.
Omuzundaki yüklerin ağırlığından başı önde yürüyen kadınlar...

Makyaj yapmayı bir türlü beceremeyen,
pencere kenarlarını, sade kahveyi, kuşları ve kelebekleri seven kadınlar...

Çocukluğuna dargın, gençliğine vurgun,
içleri dışlarından yorgun kadınlar!

İnan Durak Taş 

 
SEVİYORUM
Bu aralar kitap okumayı seviyorum, kışın miskinliğini üstümden attım galiba:))
 

YİYORUM
 
Bayramdan çıktığımız için bol bol çikolata şekerlerden...
 
İÇİYORUM
 
Ramazanda Handan'dan özendim çaya:))) Hatta az önce de asma altında kuyu başında idim, demledim termosa dergimi okurken yudumladım..
 

HİSSEDİYORUM
 
Ne iyi ne kötü, coronadan yeni çıktık. Pazartesi göğüs doktoruna çıkacağım bakalım o ne diyecek, malum astım bronşit hastasıyız...
 

YAPIYORUM
 
Sadece kitap ve dergi okuyorum, alışverişimi yapıyorum, müziğimi dinliyorum o kadar başka bir şey yok...
Bir alışveriş molası.....


DÜŞÜNÜYORUM

Pazartesi günkü tahlillerimin, filmimin, MR'mın normal çıkmasını diliyorum...



HAYAL EDİYORUM

Her şeyin normale girdiği günleri hayal ediyorum. Siz siz olun maskeyi çıkarmayın, geçen gün yeni bir virüsten bahsediyordu TV. Direkt karaciğeri hedef alıyormuş...


DİNLİYORUM










OKUDUM KİTAP 2022/31 VADİNİN PERİLERİ

05 Mayıs 2022

OKUDUM KİTAP 2022/31 VADİNİN PERİLERİ

 

 
  • Vadinin Perileri Kısa Özet

    *Acımasız papazlar, şu yoksul köylere ve kasabalara bir bakın. Hastalar evlerinde acı yataklarında kıvranıyorlar, zavallılar hapishanelerde günlerinin uçup gidişini izliyorlar, kapılarında dilenciler yalvarıyor, sokaklarında yoksullar uyuyor, mezarlıklarında dullar ve öksüzler yas tutuyor. Bu arada siz burada cüppelerinizin içinde aylaklık etmenin rahatlığı içindesiniz, tarlalarınızdaki meyvelerin ve üzüm bağlarınızın şaraplarının zevkini çıkarıyorsunuz. Hastaları ya da mahkumları ziyaret ettiğiniz yok, açları beslemiyor, yoksullara ev vermiyor, üzgünleri sevindirmiyorsunuz. Sahip olduklarınız ve yaptıklarınızla yetinmenizin bizim dedelerimizden dalavereyle gasp ettiklerinizle bir ilgisi var mı? Ama siz tıpkı bir yılanın dişleriyle darbe vurması gibi ellerinizle darbe vuruyor ve dulu kendi elleriyle kazandıklarından, köylüyü yaşlılığı için biriktirdiklerinden mahrum bırakmak için zor kullanıyorsunuz.*

     

    KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCEM;

    1 Saatte biten bir kitaptı.....

    Kitap 3 hikâyeden oluşuyor hepsi de ayrı ayrı güzel ve insanın duygularına ışık tutuyor.

     

    KİTAPTAN ALINTILAR;

    Gençlik çoşkun duygularla mücadele içinde geçen güzel bir düştür ve o düşten uyanmak insana zor gelir.

    *****

    Çoban sürüsünde hasta koyun istemez.

    *****

    Kar yığınları canlı tohumları öldürmez.

    *****

    Ezen olmaktansa ezilen olmak daha iyidir; insancıl güdülerden kaynaklanan zayıflıkların kurbanı olmak, güce güvenip yaşam çiçeklerini ezmekten ve yaşama arzusunu duyma isteğindeki güzellikleri bozmaktan daha iyidir. Ruh tanrısal zincirin bir parçasıdır. Belki gönül ateşi o zinciri kırarak zararlı olabilir ve ondaki güzel bütünselliği bozabilir; ancak altınını değersiz bir metale dönüştürmez, aksine parlatır o altını.

    *****

    Tanrının dileği kutsal, ölümün arzuları adildir.

    *****

    İnsanlardaki çoğu gariplikte tanrı sorumludur.

     

     

 

OKUDUM KİTAP 2022/30 KIRTASİYE DÜKKANI

04 Mayıs 2022

OKUDUM KİTAP 2022/30 KIRTASİYE DÜKKANI

 

 
"1953’ün İran’ında başlayan ve 2013’ün ABD’sine kadar uzanan bir aşk hikâyesi..." Roya Kayhani ve Bahman Aslan, 1953 yılında Tahran’daki bir kırtasiye dükkanında karşılaşırlar; ikisi de 17 yaşındadır. Roya edebiyata düşkün bir genç kızdır ve Bay Fahri’nin kitaplar, kağıtlar, dolma kalemler ve renkli mürekkep şişeleriyle dolu kırtasiye dükkanı onun huzur bulduğu bir vahadır. Bahman, Mevlâna’nın şiirlerine düşkün ve demokratik bir İran arzuzsuyla tutuşan çoşkulu bir delikanlıdır. Her salı günü kırtasiye dükkanında buluşan ikili arasında kısa sürede bir aşk filizlenir. Ancak o yıl Şah yanlısı güçlerin gerçekleştirdiği darbe, hem İran’ın demokratik ve bağımsız bir ülke olma yolunda ilerleyişine son verecek hem de Roya ve Bahman’ın yollarının beklenmedik bir şekilde ayrılmasına neden olacaktır. Aradan 60 yıl geçtikten sonra, Roya ülkesinden uzak Amerika’da kurduğu hayatını sürdürürken, kader onları bir kez daha karşı karşıya getirecektir. Roya yarım yüzyıldan uzun bir süredir aradığı cevapları bulma fırsatını nihayet yakalamıştır: Bahman o darbe günü niye ortadan kaybolmuştu? Roya’yı niye terk etmişti? Roya’yı nasıl unutabilmişti?
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Güzel bir aşk hikayesi idi, keşke ilk başlarda yer alan sapıklıklar olmayaydı. Arap yarımadasındaki İslami yönetim sahibi ülkelere bu tür seviyesizlikleri yakıştıramıyorum. 
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Bilmediğimiz tarih dışında dünyada yeni hiç bir şey yok.
*****
Aşık olmak kolay açıklanabilecek bir şey değil. Yüreğin sana doğru olduğunu söyleyince, doğru olduğunu biliyorsun. Bundan kaçış yok.
*****
Oğullar annelerinin elinde oyuncak olur.
*****
Güzellik kendi halinde yeterli olmalı. Allah'ın işini düzeltmeye gerek yok.
*****
Kem gözlerin gücünden daha kötü bir şey olamaz.
*****
Dünyadaki en berbat şeyin siyasete aşık olan birine aşık olmak olduğunu söylemesine izin verdi.
*****
Yeni bir ülkede olmak karanlık bir odaya dalmak gibiydi.
*****
Gençken kim olmak istediğimize ilişkin beklentilerimize her zaman kavuşamıyoruz.
*****
Çünkü insanlar ona kulak asmasa da sıkça söylediği gibi, bu kahrolası dünyada erkek 'olur' derse kadının fikrinin ne önemi vardı ki?
*****
  

OKUDUM 2022/29 KİTAP DÜŞ KESİĞİ

03 Mayıs 2022

OKUDUM 2022/29 KİTAP DÜŞ KESİĞİ

 

 
Düş Kesiği, bir sabah uyandığında kendisini yazdığı romanın karakteri olarak bulan Gereksizyazar’ın hikâyesi. Düş Kesiği, anlam giriftse, biçimin de girift olacağından yola koyulan bir roman. Düş Kesiği, bazı şeyleri güzel yapan kusurlardan bahsederken, insanın en temel yanılgısının kendisi hakkında olduğunu savunan bir roman. Düş Kesiği yayımlanışının onuncu yılında sınırlı sayıda üretilen bu özel baskısıyla özel okurlarını bekliyor.
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCEM;
 
Sohbet olmayan kitapları okumakta zorlandığım doğrudur. Bu da o kitaplardan biri oldu. Düş Kesiği, içine girmekte bir hayli zorlandığım, fazlaca çaba sarfettiğim bir roman oldu. Ama pes etmedim ve o kapıda epeyce bekledim; açmaya çalıştım hatta biraz da zorladım. Sonunda kapı açıldı ve o kendine özgün dünyasına buyur etti beni. Kitabın genel olarak konusu bir yazarın yazdığı karakteri yaşadığı, aslında hem karakterin gün yüzüne çıkıp olanları anlattığı hem de yazarın ağzından okuduğumuz bir konusu var. Aynı olayları her iki karakterin gözünden de görüyorsunuz. 
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
İnsan sebebini bilmediği şeylerden daha çok bahsediyor.
*****
Varlığını belli edemeyen insanlar yokluklarını nasıl belli eder.
*****
İnsan içe doğru konuşur, dışa doğru susar.
*****
İnsan ağlarken bir boşalma anını yaşamaktadır ve ağlarken ürpermesi bu yüzden çok zordur.
*****
Cesaret korktuğunu yaşayabilmektir.
*****
Bilinir ki; mücadeleye girişmeniz için hiçbirşeye ihtiyacınız yoktur öfkeden başka, ama kazanmak için güçlü olmalısınız.
*****
İlk aşktan değerli ne vardır, ona sonsuza kadar sahipsen.
*****
Zira özgürlük genişliğin içte olmasıyla yaşanır, dıştaki genişlik manasızdır. O yüzden denir ya; özgürlük durduğun yerde durabilmektir.
*****
Eşya insanın yaşamakta olduğunun en kani kanıtıdır.
*****
Anılarımızı değerli kılan budur zaten değil mi? çok net olmayışları.
*****
İnanç kördür.
*****
İsimler insanları birbirine yaklaştıran belirgin unsurlardır.
*****
Espri insana kendisini akıllı hissettirir ne de olsa.
*****
Birtakım çarpıcı gerçekleri yalnızca onlara içimizde hakiki bir karşılık bulduğumuz zaman kabul ederiz ve anlamlı kılarız. İçimizde karşılığı olmayan hiçbir gerçeğin bizim için zerre miskal önemi yoktur. Mesela yaşam, mesela ölüm, mesela aşk.....
*****
İnsan özgürse her yerde kendisini evinde hisseder.
*****
İçinize sindirdiyseniz eğer sizi şaşırtan gerçekler normalleşir.
*****
Algı farklıdır, görünenleri algılayış değişir zaman içinde.
*****
İnsan yorulduğu zaman zihnide yorulur.
*****
İnsan özgürlüğe kavuştuğu zaman yalnızlığa da mahkum oluyordu.
*****
Geçmişte yaşayanlar, şimdiden ve gelecekten umudunu kesmiş olanlardır.
*****
İnsan tam anlamıyla özgür olduğunda geçmişindeki en kötü anılar bile karşısında çocukluk oyunları gibi kalır.
*****
Zaten sıkıntı ilk an hemen geçme ihtimali olduğundan katlanılabilir haldedir. Geçici olmadığı fark edildiğinde çileye dönüşür.
*****
 İnsanın en temel bilgisi kendisi hakkındadır.
*****
Senin ne olduğunu senden duyduğu halde senin başka bir şey olduğunu iddia eden birisinin niyeti temiz değildir. Her insan ne olduğunu herhangi bir yeterliliğr sahip olmadan dahi bilir.
*****
Cevaplayamadığın soruları biriktiremezsin içinde ve sonuçta ulaştığın yere bakıp, oranın aslında tüm cevapsız sorularının tek bir kaynağa dayandığı küçük bir tepecik olduğunu görürsen, kendine kızmanın da bir manası olmadığını bilerek güvendiğin ve inandığın gerçekleri yeniden ve bu sefer şüpheyle gözden geçirmeyi aklına bile getirmeyip, dünyaya kızmanın yeni biçimlerini geliştirirsin içinde, hayata dair nefrete farklı açılımlar bulur, bu açıdan bir ölçüde aklını  ve ruhunu kutsarsın kendi kendine. Hayattan nefret, kendinw hayran bir tavırdan başka nedir? Ki sonuçta kendine reva görmediğinden kaynaklanıyordur yaşamın bu biçimini, sen sebebi ne sanarsan sar.
*****
 İnsan en büyük kırıklığını; çektiği o sonsuz acının aslında tüm insanlar tarafından bir zamanlar bir şekilde çekilmiş veya halihazırda çekiliyor olduğunu fark ettiği an yaşar.
*****
İnanmıyorsanız teslim olmazsınız, müspet yada menfi, teslimiyet inancın olduğu yerde başlar.
*****
Spor yapmak iyidir, insan en azından bedensel olarak kendisini daha iyi hisseder.
*****
Az konuşan insanlar söylediklerini asla unutmazlar.
*****
Hiçbir şey insanın hayal dünyasından güçlü değildir.
*****

Hakim olduğunuz bilgi ne kadar büyükse, bilirsiniz ki sorumluluğunuz o kadar ağırdır.

*****

Hatırlamıyorsanız yaşamamışsınızdır.

*****

Yalnızlık yalnız olup olmamanızla değil, kendinizi yalnız hissedip hisetmemenizle alakalıdır.

*****

Mutluluğu yaşar ve tüketirsiniz.

*****

Hasret yalnızlıktan beslenir.

*****

Kendinizden bir şeyler katmadığınız hiçbir şeye sahip olmazsınız, sahibiyet mülkiyetten farklıdır.

*****

Karekterim yani şeklim..... yaşadıklarıyla şekillenir insan.

*****

Her olayı kendi hayatımızdaki izdüşümüyle anlarız ve değerlendiririz.

*****

Sana kalbimi göstersem yaralarıma hayran olursun

*****

İnsanın en temel yanılgısı kendisi hakkındadır.

*****

Senin ne olduğunu senden duyduğu halde senin başka bir şey olduğunu iddia eden birisinin niyeti temiz değildir.

*****

Her insan kendi içinde yaşar bir parça.

*****

Çıkmadığın ağaç dalında rüzgarın yönünü nasıl okşayacağı hakkında bilgi sahibi olamazsın.

*****

Cehalet cehennemdir.

*****

Hayatı senin gördüğün gibi görmeyenlere gördüklerini anlatırsan yada hissettiklerini anlatırsan bu onlar için bir anlam taşımaz.

*****

Hayatı size sunduklarının estetiğiyle tanımlarsınız.

*****

Yarın hakkında güvencesi olmayan insanlar, parayı hemen tüketecek şeylere harcamazlar.

*****

Kabullenmediği gerçeği yaşayamaz insan.

EKMEK PAHALI EMEK UCUZDU

01 Mayıs 2022

EKMEK PAHALI EMEK UCUZDU

 

 
Emeğin en yüce değer olduğu, sömürünün son bulduğu, hakça paylaşılan, insanca çalışılan ve yaşanılan, adil ve özgür bir ülke umudumuzu inatla, kararlılıkla ayakta tutan; her şeye rağmen üretmeye ve yaşama değer katmaya devam eden tüm yürekli emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutluyorum.
Saygılarımla. #1mayis 
 
 
Evet karantinadan çıktık, kendimizi yine sokaklara attık:)) Mecburen sokağa çıktık, evde doğru dürüst pek birşey kalmamıştı. Bir başkasına da her daim alırmısın diyemiyorsunuz. 
Sağolsun, karşı komşumuzun engelli kızı Fatma herşeyimize koştu, onlarda yakın zamanda corona atlatmışlardı. Ehh Fatma ben senin göbeğini boşuna bağlatmadım dedim:)) ( kendisi engelli olarak doğdu, hastanede ne doktor ne ebe ne hemşire göbeğini bağlamamışlar, ölür bu demişler. Annesi hastaneden eve geldiğinde koşa koşa bakkala gidip meyve suyu ve bisküvi alıp bebek görmeye gittik. Bir de ne görelim baba, ağbi bir odada yerde yatıyor ağlıyorlar, anne iki gözü iki çeşme ağlıyor, rahmetli nene bebeğin battaniyesini açıp anneme gösterdi, 
-baksana kızımız nasıl doğdu dedi?
 annemde, anneye 
-ne ağlıyon kız çanak çömlek bu ölürse bir daha doğurusun dedi, 
nene anneme 
-göbeğini bağlamamışlar ne yapalım gülsen dedi, 
ben çıktım oradan 
-anne nene bağlayın göbeğini ben onunla oynacağım dedim ve öylede oldu oynadım da, ilkokulda derslerini de yaptırdım.
Çanak çömlek dediler, ölür dediler kız şimdi 38 yaşında. Engeli el ve ayak parmakları bir bütün deri altında. Çocukken baş parmağı ayırdılar, İstanbul'da çapa da fakat eklem yerleri kıvrılmıyor. Diğer parmakları da açarsak bir yerlere takılır, engel yaratır dedi doktorlar diğer parmakları ayırmadılar. Çok akıllı maşallah, küçükken annesi odayı süpürse hemen faraşı getirir tozu al derdi. İlkokulda her akşam bana gelir derslerini birlikte yapardık. başparmağı ile diğer parmaklarının arasına kalemi koyar yazardı, yoruldukça dinlendirirdim. Kalemi tutmakta zorlandığı için yazmasam olmaz mı derdi. Kendileri alevi kardeşim olur. Burada düğünlerde pembe şalvar, beyaz gömlek giyer bellerine fıta bağlarlar, o fıtaları bir başkası ördü ise bana getirir boncuk süslemelerini ben yaparım. çeyizlik havlu kenarları filan da ördüm, anneside bana ya çetik yapar yada bebek yeleği örür.
Engelli olmasına rağmen özgüveni yüksek birisidir ki, ben genelde konuştuğum kişilere güzelim diye hitap ederim  aynısını ona da kullanırım.
İyi insan lafının üstüne gelir, Fatma geldi şimdi lokma getirdi. Pazara inicem var mı alınacak bir şey diye de sordu:))
Kendisi sağolsun ekmek aldı, sebze aldı bizi eksiksiz bırakmadı. Bu sene iki camiye mukabeleye gitti, arada bizim işlerimizi de gördü Allah razı olsun.
Coronayı grip gibi geçirdik, Allah herkesi beterinden korusun, koku gitmişti o da yerine geldi şükür.
Karantinadan çıkınca ağbim ilk iş berbere gitti, saç sakal karıştı 13 günde birbirine. Ben çarşıya indim maaşımı çektim, alışveriş yaptım herkes maskesiz ben hala maskeli...

 
Kargom gelmiş onları aldım. Hastalanınca oruç tutamadım 15 gün tuttum sadece. İlaçlar olunca ve kuvvetli beslenmen gerekince orucu bıraktım. Bol bol turşu suyu içtik. Bizim turşular bitmişti, Fatma sağolsun getirdi biraz, biraz da yan komşu verdi turşu suyu onları içtik devamlı. Ev yapımı elma sirkesi ile de devamlı buruna su çektik, ağızda gargara yaptık ki mikrop akciğere inmesin.
 

Kızım 1 yaşında yok ama hamile Allah yardımcısı olsun.
 
pera palasta gece yarısı dizisini bitirdim kapalı iken, bol bol kitap okudum. Elimde 3 tane kitap vardı kütüphanenin müdüre hanımına mesaj attık getiremeyeceğim diye günü uzattılar. 
 
Tuzak radyo tiyatrosunu dinledim.
 
Mukabelemi bitirdim, şimdi hatim için başlayacağım kısmetse tekrar. Kendim okuyacağım.
 

 Herkese güzel bir bayram diliyorum