… hayata tutunmak
için inanmaya mecbur kaldığımız bütün yalanlar günü gelince açığa çıkıyor. Ve
sonra biz ölmüyoruz. Daha kötü bir şey oluyor. Öğrendiklerimizle yaşamaya devam
ediyoruz. Nermin Yıldırım bizleri uzun bir yürüyüşe çıkararak, kendini evinde hissedemeyenlerin,
evinden zorla koparılanların, kaçmak zorunda kalanların, hiçbir yere
sığınamayanların dünyasına ortak ediyor. Sürprizlerle dolu bu yolu adımlarken,
bir yandan bir kere koptuktan sonra artık anakaraya bağlanamayan adacıkların
uğultulu sesine kulak veriyor, bir yandan da kendimizi seyrettiğimiz aynaların
öbür tarafındakilerle yüzleşiyoruz. Romanlarında okuru aile, toplum ve bellek
ekseninde yolculuklara çıkaran Yıldırım, duyarlı sesi, nüktedan ve kıvrak
diliyle hafızanın iplerini kâh salıp kâh sararak sımsıkı bir yumak
oluştururken, “küçük ve muhteşem hayatlarımız”a bambaşka gözlerle bakmamızı
sağlıyor.
KİTAP HAKKINDAKİ
DÜŞÜNCELERİM;
Nermin Yıldırım
kitapları beğenerek okuyorum. Hem gezi yazısı ya da gezi romanı olmaya aday bir
kitap . Portekiz'den İspanya'ya doğru Seher ve ona eşlik eden Ogo'nun
hikayesini okurken bu yolculuğun aynı zamanda kişinin kendine içine doğru
yaptığı ruhsal bir yolculuk olduğunu da okuyorsunuz. Ayrıca bu yürüyüşü gerçek
olarak yaptığını öğrendim yazarın.
KİTAPTAN ALINTILAR;
Bazen yalnızlık her
şeyi öyle seyreltir ki, duru bir bakışla görüp seçiverir insan kendine
benzeyeni. Sonra ona sarılır ve bir daha asla bırakmak istemez.
*****
Yağmur yormuyor,
insanlar yoruyor.
*****
Çocuklar bulunmak
için saklanır, yakalanmak için kaçarlar.
*****
Bir yalana ihtiyaç
duyarsanız, onun da bir sebebi var demektir. Söylemenizin de, söylemek için o
yalanı seçmenizin de. Bunların hepsi bize bir şey gösterecek. Biz de oralara
bakacağız birlikte.
*****
Ne garip, biraz
kendini deşmeye kalksa, insan, sonunda olduğunu sandığı kişinin tam tersi
çıkıyor.
*****
İnsan ağıt örtüleri
kaldırıp altındakine bakma cesareti bulduğunda, bir tek kendini bu kadar
yakından görebiliyor. Sonra günün birinde aniden şunu fark ediyor: Aaa, hayatım
boyunca tiksindiğim insan benmişim.
*****
Her ne yapacaksan
hakkını vereceksin, her neredeysen oraya ait olmayı becereceksin.
*****
İnsanın kendine
söylediği yalanların da bir miadı var. Katı olan her şey buharlaşıyor, hayata
tutunmak için inanmaya mecbur kaldığımız bütün yalanlar günü gelince açığa
çıkıyor. Ve sonra biz ölmüyoruz. Daha kötü bir şey oluyor. Öğrendiklerimizle
yaşamaya devam ediyoruz.
*****
İnsan bazen başına
geleni yok sayarak atlatmak ister.
*****
Galiba zamanın
göreceliği en çok aşkta, savaşta, bir de hastalıkta ortaya çıkıyor.
*****
Birini sahiden
sevebilmek için tanımak gerekir.
*****
Bazı gereksinimlerin
zamanı oluyor hayatta. Ozaman geçince giderilmemiş ihtiyacın yerini karanlık
bir ağırlık alıyor. Yokluk boşluğa, boşluk ağırlığa dönüşüyor. Sonra artık ne
yapsan başa dönülemmiyor.
*****
Her dilde teşekkürü
bilmek lazım.
*****
Deli deliyi gözünden
tanır.
*****
Bazen beklenmedik bir
iyilik, beklenen kötülükten daha fazla incitir onu.
*****
Malum bir kere
incinen kalp, sonrasında korunmak için olmadık önlemler geliştirir, hayatta
kalma metodu saydığı zırvalıklarla kendi kendini kırpa kırpa güdükleştirir. Ama
o ilk aşk…. O kendini koşulsuz verme, katıksız mutluluk hali, o her şeyin iyi
olacağına duyulan mutlak ve kirlenmiş inanç, Allahım, ne güzel, ne biricik
hazineydi. Bir kere kaybedenin sonsuza dek yitirdiği.
*****
İnsanın yanında
biriyle yürümesi güzel şey aslında.
*****
Kahvaltı bütün
öğünlerin atası. İlişkilerin de. Kahvaltıya birlikte oturuluyorsa o ilişki
yürür, oturulmuyorsa yatalak kalır.
*****
Özen göstermezsen
yaralar enfeksiyon kapar, maalesef böyle kötü bir huyları var.
*****
İnsan kolay
yaralanıyor. Sonra çareyi doktorlarda filan arıyor ama yaralanan sensen eğer,
kendine önce kendin merhamet edeceksin.
*****
Dünya böyle bir
yerdi; kendine mahsus bir hayal kuramayanlar, başkasının hayali olma ya da
başkasının hayalini gerçek kılma peşindeydi. Bütün hayallerin kırılmak üzere
kurulduğunu bilmez gibi.
*****
Yol uzun, hayat kısa.
*****
Yola bir niyetle
çıkanlar daha rahat yürüyor.
*****
Bir aileyi aile yapan
nedir? Büyüseler, yaşlansalar, kavga etseler ve hatta birbirlerinden nefret bile
etseler hep yan yana olacaklarını bilmek, değil mi?
*****
Ne çok gürültü var,
ne meşaketli şey taşıması insanın kendi kendini.
******
Hayatını ağır
kanamalı, geçirmek istemiyorsan, koparken parçalanacak kadar alışma kimseye.
Onlar seni terk etmeden sen onlardan vazgeç. Kalmaya çalışıyormuş gibi yaparken
bile koşarak çık bütün fotoğraflardan. O yaldızlı çerçevelerden sana bir çatı
çıkmayacak, medet umma onlardan. Kendi ruhunun çatlak duvarlarına tutun,
zararsız hiçliğine yapış. Bir hiçten koparken kanamaz çünkü insan.
*****
İnsan ne kolay
alışıyor. Alıştıklarını ne kolay vazgeçilmez sayıyor. Ne kolay onlarla
tarifliyor kendini ve sonra ne kolay bomboş kalıyor. Sonradan edinip
vazgeçilmez kıldığı her yeni alışkanlıkla yaşamsal bir parçasından vazgeçiyor
*****
Her şeyin kendi
içinde akan bir zamanı vardı. Biz dışarıdan bakanlar, o iç zamanı göremeyiz ki.
Herkesin zamanı kendini esir alır, biz o zindanı bilemeyiz ki.
*****
İnsan korkunç şeyler
öğreniyor hayattan. Dehşet verici tecrübeleri oluyor yahut başkalarının
tecrübelerinin zehriyle dolup taşıyor.
*****
Bazı şeylerin hayali
aslından daha emniyetli.
*****
Bizzat taşımaya bile
katlanamadığım yükü kimsenin omzuna yıkamazdım.
*****
İntihar edecekse bir
seferde etmeli işte insan, ileri bir zamana randevu kesince şuurun altı ayrı,
üstü ayrı su kaynatıyor.
*****
Tanımadığım birine de
olsa borçlu kalmayı sevmem ben.
*****
Söylemek zehri
akıtıyordu sahiden demek.
*****
İnsan ya anne olur ya
da yabancı. İkisi birden değil.
*****
Daha kaç kere
görebileceğini bilmediği birinin her fırsatta yüzüne bakmalı insan. Seviyorsa
tabii.
******
Hayatta her şeyin
öyle çok sebebi oluyor ki, didik didik edip anlamaya çalışırken insan aklını
kaçırabilir. Bir de tabii yersiz manalar yükleyebilir olmadık şeylere. Önemli
değil, bu da inanma pratiğinin bir parçası. İnanmak; öğrendiklerinden hayır
göremeyip bilmekten vazgeçenlerinin sığınağı.
*****
Sofraya birlikte
oturulur, birlikte yenir.
*****
Gençlik ne harikulade
şey!
*****
Siz hayatı tam
tanımışken tam anlayacağınızı, onun artık size ait olduğunu sanırken, oyunun
dışına itiliveriyorsunuz. Siz yaklaştıkça o uzaklaşıyor. Tek bir gerçek kalıyor
elinizde. Tek bir korku.
*****
Erteleme bir sorun
çözme yöntemi değildir.
*****
Yalnız kalpler
birbirine neden çekilir? Bazen bir sıcak sözün, seni anlıyorum diyen bir
bakışın hatırına değil mi?
*****
Bir şeye isim takmak
onunla sonsuza kadar bağ kurmak demek.
*****
Tek başımayken
yanımda kim var ki… İçimdeki seslerden, kendimden başka….
*****
Sahip olmaya
çalıştığımız her şey bizi bırakır. Kaçarlar bizden. Hayat bile.
*****
Özlem öfkeden
güçlüyse onun sesini dinlemek lazım.
*****
Bütün vedalar zordur
Bütün kopuşlar öyle. Bazen olmayacak şeylere alışırız. Tutunmaya çalışırıx.
Sonra bir yerde omuzlarımız düşer, beceremeyeceğimizi anlarız. O vakit kesip
atmak gerekir. Ya onlar gider ya biz bırakırız. Esasında ikiside aynı şeydir.
Koparsın ve canın yanar böyledir.
*****
Dilinde yarım kalmış
bir şarkıyla ölmeyi kim isterdi ki?
*****
İnsan bir şeyi neden
ister? Gerçekleşmediğine görüp üzülmek ya da gerçekleştiğini görüp yine üzülmek
için.
*****
Hayat ölmeye değmez
güzelim.
*****
Kader, tekrarlara,
çeşitlemelere, simetriye düşkündür. BORGES
*****
Galiba insan yaşı kaç
olursa olsun, kanaya kanata, güle, ağlaya, şükürle isyan arasında gidip gelerek
her adımda biraz daha büyüyor. Sonra yeterince şanslıysa, bir gün yeniden
çocuklaşacak kadar kocadığında, biraz usanarak, biraz bağışlayarak, biraz da
omuz silkip artık o kadar da umursamayarak ölüp gidiyor
*****
Bazen düşünüyorumda,
en gevezelerimiz bile aslında ne kadar az anlatıyor. En açık sözlü olanlarımız
dahi birbirleriyle ancak sislerin, perdelerin, oyunların arkasından, onların
zırhına yaslanarak konuşabiliyor. Bazen kırmamak, bazen de kırılmamak için.
Galiba mühim olan birine her şeyi tüm açıklığıyla söylemek ve onun hakkında her
şeyi tüm açıklığıyla söylemek ve onun hakkında her şeyi öğrenmek değil,
birbirinin zaaflarını, korkularını bilip dürtmeden, yaralamadan, kanatmadan,
kabullenmeyi becermek. Şu hayatta hepimizin istediği omzumuzda sıcak bir el
kulağımızda yumuşak bir ses: “geçecek”
*****
Ağlamak ne büyük
nimetmiş, insan bir gözyaşı damlasını bie özleyebilirmiş. Utanmıyorum
gözyaşımdan, kıymetimi biliyorum.
*****
KİTAPTA BAHSİ GEÇEN
KİTAPLAR;
80 Günde devrialem…
Ökkeş serisi
İki yıl okul tatili
Pal sokağı çocukları
Küçük kadınlar
Fedor amca
Fadik
KİTAPTA GEÇEN
MÜZİKLER;
https://www.youtube.com/watch?v=6-3f2I4H2t8
https://www.youtube.com/watch?v=06h-lzBkY1U
https://www.youtube.com/watch?v=nvamff8xxo4
https://www.youtube.com/watch?v=eoOZj7CYmL0
https://www.youtube.com/watch?v=QQ6FSIAd1LA
https://www.youtube.com/watch?v=oBDg5ryIe18
https://www.youtube.com/watch?v=nPbux7tQVQI
https://www.youtube.com/watch?v=YpPBONKevj4
https://www.youtube.com/watch?v=ViFlvooe2ks
https://www.youtube.com/watch?v=AYzorQUDJhw
https://www.youtube.com/watch?v=xRVqBW3Mudk
https://www.youtube.com/watch?v=GvDZ8U-7A1A&list=PLgn2yOltVieP2SWNPUK0z--A_dGJJklBD
https://www.youtube.com/watch?v=QhyRuTRfNO8
KİTAPTAKİ FİLMLER;
Teyzem- Müjde AR
Bir Avuç Dolar -
Kurosava
Atları da vururlar
Yaşamak- Kurosava
Angelopolos filmleri
Jean seberg filmleri
Bunuel filmleri
Juliette binoche
filmleri
KİTAPTA ADI GEÇEN
DİZİ
Mavi ay
KİTAPTA GEÇEN ŞİİR;
Çizik
Geleceğim, bekle
dedi, gitti..
Ben beklemedim, o da
gelmedi.
Ölüm gibi bir şey
oldu..
Ama kimse ölmedi.
Özdemir Asaf
- KIŞ ŞENLİĞİ KİTAP : 11
- KİTAP SAYFA SAYISI: 456
- TOPLAM SAYFA SAYISI: 4094
- TOPLAM PUAN : 130