Yürüyüp yürüyüp kendine dönüyor insan bu hayatta...
Dışarıda çözmeye çalıştığın her sorunun bir ucu yine sana çıkıyor.
Değiştiremediğimiz şeyler var dünyada...
Evet bir çok sıkıntı, haksızlık, yıkım, kontrol edilemeyen değişim var.
Densiz, huysuz, kalpsiz, insafsız, adapsız, kayıtsız, özensiz, çabasız insanlar var.
Ve bütün bunlara rağmen sürdürmemiz gereken de bir hayat var.
Dışarıdakilerin neden öyle olduklarına takılıp kalarak içini düzgün tutamıyor insan.
Hal bu ise, ben kendimi nasıl sağlam tutayım sorusunu samimiyetle sorarak ve bunun sorumluluğunu alarak kalınıyor yolda.
Şikayet, ilenme, küskünlük, bedbinlik bir yere kadar...
Bir yerden sonra SEN varsın.
Ve sen kendini sevmek ve kendine iyi bakmakla yükümlüsün.
Dışarıdaki dünyada ayakta kalmak için içinizdeki dünyaya iyi bakın
Herkese güzel bir hafta diliyorum, bizim buralar soğuk ancak öğleden sonra biraz güneş görüyoruz. Yarın - lerde gözüküyor sıcaklık onun için işe gitmedik evdeyiz. Dışarı çıkarmıyım bilmiyorum düşünmem lazım, ekmek ve tereyağ almak için çıkabilirim markete.
Geçen hafta seçim vardı (pazarcılar odası) ağbimi oy kullanmak için salona götürdüm, 2 kişi vardı seçime katılan ikiside tanıdık. Biri liseden okul arkadaşım, diğerinde de adayın, ağbisi ile evli olan bayanla kardeş torunlarıyız. Sağolsun yardım eden oldu, ağbimi 2. kata çıkardılar, seçim zarfını kullanacağımız yere izinle birlikte girdik, onun söylediği kişiyi zarfa koyup kapattım, sandığa attım. Sonra tekrar ağbimi merdivenlerden indirdiler. O arkadaşının dükkanına gitti ben biraz alışveriş yaptım eve döndüm.
Doğalgaz faturası geldi dudak uçuklatıyor:))
Evdeyim film izliyorum, kitap okuyorum, yemek yapıyorum günler böyle geçiyor.
Cumartesi yine pazarda idik fakat müşteri yoktu, 2 haftadır işler kesat gidiyor, ne olacak bilmem. Ağbim bile artık kahveye tam gün takılmıyor, bir gün otursa 100-150 lira masraf oluyor diyor.
Kütüphaneden aldıklarım...
3 dk boyunca bakışanlar birbirlerine aşık olurlarmış :)
“Yüz yüze görüşmek kalpteki kini yok eder. Gözler bakıştıkça kalpler yumuşar.”
İbn Hazm El-Endelüsi
Yıkılmak binaya mahsus bir şey
değil ki Züleyha.
Bir insanın bir cümleye yıkıldığını
gördüm ben.
Cahit Zarifoğlu
Pazarda beslediğim kedilerden biri, gerçi orada sabah mama kutusunu koyuyorum, artık öğrendiler geliyor gidiyor yiyorlar. Cumartesi günü kalıbına bakıpta rambo diye adlandırdığım kedi kucağımda uyurken, bayanın biri geldi şeflera nasılsın, kucak iyi mi geldi dedi:)) güzel sanatlar lisesinde öğretmenmiş, o da ismini çiçek ismi olan şeflera koymuş, cinsiyetini biliyor musun dedi:)) o işlerden hiç anlamam dedim:)) O söyledi ne erkek nede dişi dedi, ilk defa böyle adlandırılmış bir kedi duydum. (resimdeki kedi değil)
Bu filmi izlemeye başladım ilk dakikalar güzeldi, sonra küfür başladı bıraktım. Yalnız ilk baştaki şu diyalog çok güzeldi;
Karı Koca psikiyatristteler;
Koca- Mazereti var (karısına)
Kadın- Ağlak bebek (kocasına)
Bu sözler karşısında;
Psikiyatris- Sözlü zorbalık, kendini üstün görme, alaycılık, hatalarını kabul edememe, sorunlarınızı çözebilecek kapasitede olduğunuzu sanmıyorum...
Bence doğru teşhis
Kıymetli yazarımız Olcay Yazıcı'nın "kitapsız toplum" ile ilgili değerlendirmesi;
"Kitapsız toplum" dünsüz ve yarınsız toplumdur, içten içe ruhu kemirilen ve bir gün mutlaka devrilip düşmeye mahkûm olacak toplumdur.
Kitapsız toplumun kitapları yok, kitap gibi görüntüleri, oyuncakları, eğlentileri vardır. Televizyonu, mültivizyonu, çocuk idrakine indirgenmiş iletişim vasıtaları vardır.
Kitapsız toplumda, kültür adamı ezik ve münzevidir. Her türlü kirli iş çevirenler baskın ve merkezdedir. Kitapsız toplum "ego"sunu, nefsini putlaştıran, onu, hareket ve davranışının ekseni, değişmez dinamiği addeden toplumdur.
Kitapsız toplum, ilim ve fikir adamını dışlayan, piyasa adamını ödüllendiren toplumdur.
Kitapsız toplumda kalite ve derinlik değil, mal varlığı ve zihni kurnazlık alkışlanır.
BLIZZARD OF SOULS 2019
Arturs, henüz reşit olmamış 16 yaşında bir çocuktur. Savaş kapıya dayanınca eski bir asker olan babası ve erkek kardeşi ile birlikte Letonya'daki cephede savaşa katılırlar. İlk başlarda savaşa katıldığı için heyecanlı olan genç asker, çok geçmeden savaşın acımasız yüzü ile karşılaşır. Erkek kardeşi ve babasını kaybeden Arturs'un artık tek amacı eve döneceği güne kadar hayatta kalmaya çalışmaktır.
Duygusal olması ve tarihsel arka planı sayesinde güçlü bir etki bırakan bir savaş filmi.
🎞️ “Bazı fırtınalar karla değil, kayıpla yağar.”






























