OKUDUKLARIM 2026/50 MEMORIA 2.BÖLÜM

01 Eylül 2026

OKUDUKLARIM 2026/50 MEMORIA 2.BÖLÜM

 


Esvaplar anlamasını bilene çok şey söylerdi.
*****
İnsan cevabını bildiği soruları sormaz.
*****
Hiçbir şey için hazırlık yapmayacaksın bu hayatta.
*****
Zamana ayak uydurup daha iyisini inşa etmezseniz, unutturulmak istenilenler er ya da geç ortaya çıkıp sizi yer.
*****
Faşistler, dünya kendi çıkarları uğruna dönsün isterler. İnsanları din, dil, ırk diye ayırırlar. Kendilerine benzemeyeni sevmezler.
*****
Nazik ve sessiz insanlardan korkacaksınız.
*****
Kuyruk acısı insana her şeyi söyletir.
*****
Cesaret korkusuzluk değil, neden korkulacağını bilmektir.
*****
Bu ülke de, Cumhuriyet de kimsesizdir. Kimsesiz olduğu için her şey vardır içinde. Karmaşıktır içi.
*****
Kader, kaderi, mıknatısın paslı çivileri çekmesi gibi çeker.
*****
Doğadaki hayvanlar kısa ömürlüdür. Doğa acımasızdır çünkü. İnsan kadar acımasız. İnsandan acımasız.
*****
Devletlerin ruhu yoktur, insanların vardır. Devletler suç işler, insanları özür diler utanır. Çünkü bu ikisidir insanı insan yapan. 
*****
Din toplumların koltuk değneğidir ya da bastonu.
*****
İnsanlar dinlemeyi bilmiyor.
*****
Üstü örtülen her şey, açığa çıkar.
*****
Allah hepimizin parçasıyla yaşar.
*****
Bir insan, tek bir insanla anlatılamaz.
*****
Kökü burada olanın, dalı budağı cennete varmaz.
*****
Radyo frekansı gibidir bu hayat. Hangi frekansta müzik çalar, nerede boşa düşersin bilinmez. Yani biz yaşadığımızı sanıyoruz ama belki ölü olan bizizdir de, yaşamaya devam eden ölülerdir.
*****
İnsanları bitkiler kadar hafızası var ya da yok.
*****
Ölümdür anlamlandıran hayatı.
*****
Zavalı, biçare hale düşmek, insana iyi olmaktan daha iyi gelir bazen. Dünya kıçınıza bir tekme koymuş gibi düşersiniz. Yuvarlanır, sürüklenirsiniz. Ayaklar altında ezilirsiniz, ki sizin de istediğiniz zaten budur. Çünkü insan hal böyle hal durumdan ayağa kalktığında insan olabilir.
*****
Tanrı misafirine soframızda yer açmak sevaptır, günah değil.
*****
Yara kabuk bağlar, kişilik olur demişler
*****
İnsan yüz hatlarından, dudak kıvrımından, bıyığından, gerdanından müteşekkil değildir. İnsan tavrından, duruşundan, bakışından tanınır.
*****
Cesaret korkarak öğrenilir.
*****
Tarih nedir, biliyor musunuz?
Kötüyü, elli yıl sonra herkese sevdirmektir. Savaşları zafer olarak göstermektir. Soykırımları haysiyet namına yapılmış saymaktır. Tarih yalanlarla zehirlenmektir.
*****
Bütün zayıflıklarımız eksikliklerimizle sevilsek, anlaşılsak. Ancak böyle olur yenilenmek.
*****
Her şeyin bir alıcısı bulunur şu hayatta. Ölümün bile.
*****
İnsanın vazgeçtiği an, büyük bir andır. Bu, insan hayatında ender olur.
*****
Yaşarken ölmek diye bir şey varsa bu, vazgeçmektir.
*****
Eksik gelen, eksik gider. Bu dünya kimseyi doyurmaya ve tamamlamaya yetmez.
*****
İnsan ölürken, eğer yalnızsa, ondan önce ölen sevdiği, bir hayvan kılığına girip ona görünürmüş.
*****
Hayat yaşanmaz hatırlanır, hatırlamak için yaşarız.
*****
Hatıra denen şey, rüzgara tutulmuş gibi sallanmaktır. Bugünde, şimdiki zamanda, yaşadığın anda kalamazsın. Direnemezsin buna. Hepimiz bir hatırayız şu hayatta ve öyle kalacağız. Bir başkasının hatırası olarak. Başkalarının bizim hatıramız olması gibi. İnsan bir hatıra olarak hep kalır. Sona eren hayatlardır.
*****
Tekke geleneğinde haiz olan ve hepimize sirayet eden iki şey vardı: içinden konuşmak ve bazı şeylerin içine doğması.
*****
Kurnazın aklı yoktur, Ancak akıllının malına da o sahip olur.
*****
Yoksulluk, yaşayana değil, ona bakıp yoksul düşmekten korkana üzüntü verir.
*****
Korku insanın zihnini bulandırır.
*****
Her şey hayalden ibaretti. Keşke insan, doğar doğmaz bunun idrakinde olsaydı.
*****
İnsan kendisine benzeyene çekilir.
*****
Allah adaleti ve iyilik yapmayı emreder.
*****
Yorgunluk, yaşarken ölmenin karşılığıdır.
*****
Herkes yerini bilmeli.
*****
İnsan sevdiğini unutmaz.
*****
Özgürlük, dediğimiz şey, hiçbir şeyden korkmamak. İnsan, korktuğu müddetçe özgür değil, Evet, korkusuzluk cesur olmak değil. Özgür olmak ve biz bundan mahrumuz.
*****
Pişmanlık yarı ölüm.
*****
Kaç şehir, rüzgarıyla insan öldürür.
*****
Hatıra ve yaşanmışlık aynı şey değil.
*****
Çiğnenmiş ekmek, şişen ama kanamayan yere basılır.
*****
Aklı karışık olmayan, yaşadım demesin.
*****
Herkes hikayesini kendi bildiği gibi anlatır.

DEVAMI GELECEK (150-300 Sayfa arası)





HAYAT AİT OLDUĞU YERİ BULMAK İÇİN ÇEŞİTLİ DURAKLARA UĞRAMAKTIR

30 Ağustos 2026

HAYAT AİT OLDUĞU YERİ BULMAK İÇİN ÇEŞİTLİ DURAKLARA UĞRAMAKTIR


SANA DA ACIYORUM, POZİTİF İNSAN!

Bazen mutsuzluğun tanımı fazla önemsemektir.
Fazla düşünmektir.
Fazla hissetmektir.
Fazla anlam yüklemektir.
Gördüğün gerçeğe rağmen iyi niyet aramaktır.
Aşırı anlamlandırmaktır.
Abartılı alınganlıktır.
Kendine yapılanı küçültüp, başkasının yaptığını büyütmektir.
Bazen “Yok, o kadarına cesaret edemez.” saflığıdır.
“Bana yapmaz.” kibiridir.
“Herkese yapsa bile bana yapmaz.” yanılgısıdır.
İnsanları kendi vicdanınla ölçmektir.
Çünkü sen kimseye yapmayacağın şeyi,
başkasının da sana yapmayacağını sanırsın.
Merhametini aptalca kullanmaktır.
Vicdanını aptalca kullanmaktır.
İyiliğini sınırsız sanmaktır.
Herkese ikinci bir şans vermektir.
Sonra üçüncüyü.
Sonra dördüncüyü.
İnsanların değişeceğine inanmak değil bazen mesele.
Değişmek istemeyen insanı değiştirebileceğine inanmaktır.
Birinin seni kırmasını, onun kötü biri olduğuna değil, onun da bir yarası olduğuna bağlamaktır.
Sana yapılan saygısızlığın nedenini araştırırken,
saygısızlığın kendisini unutmandır.
Ölçüsüz gösterilen saygıdır.
Hak etmeyene gösterilen anlayıştır.
Sana zarar verene bile mazeret üretmektir.
Karşındakinin karakterini, kendi karakterin üzerinden tahmin etmektir.
“Belki farkında değildir.” demektir.
“Belki kötü niyetli değildir.” demektir.
“Belki zor bir dönemden geçiyordur.” demektir.
Ve bazen bütün bu “belki” lerin sonunda
kendine yaptığın haksızlığı fark etmemektir.
Herkesi anlamaya çalışırken kendini anlamamaktır.
Herkesi korurken kendini korumamaktır.
Herkesi kırmaktan korkarken kendi ruhunu kırmaktır.
Kendini sürekli affetme mecburiyetinde hissetmektir.
Kendini sürekli açıklamaktır.
Sürekli iyi niyetini ispat etmektir.
Oysa bazı insanlar senin iyi niyetini anlamaz.
Onu kullanır.
Bazıları sınırını görmez.
Sınır koymadığını görür.
Bazıları sevgini kıymetli bulmaz.
Kullanılabilir bulur.
Ve sen hâlâ “Doğru anlatamadım” dersin.
Bazen iyi insan olmak değildir mesele.
İyi insan kalmak uğruna kendine kötülük etmektir.
Sana yapılanı “bir kerelik” sanmaktır.
İkinciyi “yanlış anlaşılma” diye geçiştirmektir.
Üçüncüyü “insanlık hali” diye açıklamaktır.
Dördüncüde bile hâlâ karşındakini savunmaktır.
Çünkü bazı iyi insanlar gerçeği görmezden gelmez.
Gerçeğe rağmen feragat eden iyimser kalır.
Ve bazen en büyük saflık, kötü insanların da senin kadar vicdanlı olduğunu sanmaktır.
Sana da acımıyor değilim, pozitif insan.
Çünkü sen kötülüğü göremediğin için değil,
gördüğün kötülüğe bile iyilikle karşılık vermeye çalıştığın için yoruldun.
Ama bence artık şunu öğrenmen gerekiyor.
Her şeyi anlamak zorunda değilsin.
Herkesi affetmek zorunda değilsin.
Herkese iyi davranmak zorunda değilsin.
Herkesi kurtarmak zorunda değilsin.
Herkesi memnun etmek zorunda değilsin.
Herkese kendini açıklamak zorunda değilsin.
Herkese bir şans daha vermek zorunda değilsin.
Sana kötü davranan birinin neden kötü davrandığını kendini delirtircesine, hatta sonunda kendini suçlarcasına çözmek zorunda değilsin.
Bir insanın geçmişindeki yaraları, bugünkü kötülüklerinin mazereti yapmak zorunda değilsin.
Anlamak, katlanmak değildir.
Affetmek, hayatında tutmak değildir.
Merhamet göstermek, kendini ezdirmek değildir.
İyi olmak, sınırsız olmak değildir.
Ve susmak her zaman asalet değildir.
Bazen sadece sınır koymayı bilmemektir.
Sanırım kendine bir çeki düzen vermen gerekiyor.
Seni sürekli üzen birini iyi insan olmaktan vazgeçmeyen kalbinle sevmeye devam edebilirsin.
Ama hayatında tutmak zorunda değilsin.
Birini anlayabilirsin.
Ama ona hak vermek zorunda değilsin.
Birini affedebilirsin.
Ama ona yeniden güvenmek zorunda değilsin.
Birini sevebilirsin.
Ama kendinden vazgeçmek zorunda değilsin.
Özetle.
İyi kalmak için kendini feda etmek zorunda değilsin.
Çünkü bazı insanlara verebileceğin en güzel cevap, onları affetmek değil…
Onlara bir daha ulaşamayacakları bir sınır çizmektir.
Artık herkese yetişme.
Herkesi taşıma.
Herkesi kurtarma.
Herkesi anlama.
Herkese kendini anlatma.
Bırak bazı insanlar seni yanlış anlasın.
Bırak bazıları sana kızsın.
Bırak bazıları “değiştin” desin.
Evet, değiştin.
Çünkü artık iyiliğini herkese dağıtmıyorsun.
Çünkü artık merhametinin de bir sınırı olduğunu biliyorsun.
Çünkü artık kendine yaptığın haksızlığın
başkasına yaptığın kötülükten daha masum olmadığını anlıyorsun.
Ve belki de hayatında ilk kez kötü biri olmadan da
kendini koruyabileceğini öğreniyorsun.
Sana da acımıyor değilim, pozitif insan.
Ama artık biraz da kendine acımayı bırakıp kendini korumanın zamanı.
Çünkü iyi olmak güzel.
Ama kendine rağmen iyi olmak…
Kendine yaptığın en büyük kötülük.


Merhaba herkese, bende herhangi bir değişiklik yok, pazar ve ev arasında mekik dokuyorum. Hala ameliyat için beklemedeyim. Bol bol yürüyüş yapıyorum.
 
Bugün benden 3 yaş küçük kardeş torunu olduğumuz bir kardeşim vefat etti, annemi alıp camiye cenazeye gittik, yengem evde kalmış gelmemişti cenazenin gidişinden sonra yengemin evine başsağlığı için gittik. Okumanın sonuna yetiştik, bir sürü kişi var bayan o diyor akrabayız bu diyor akrabayız, ben tanımıyorum. Geliş gidiş olmayınca sadece kan bağı ile akrabalık oluyor mu??????????????

Nasıl yaşarsan yaşa ama mutlaka 
temiz yaşa.!
İnsanların "iyi bilirdik" dediği
doğru insanlardan ol.
Üç günlük dünya uğruna, kimsenin 
kalbini kırma.
Dilin temiz, 
Elin temiz, 
Yüreğin temiz olsun ...🤎🌸🍂

Eve geldiğimde ise bahçede peygamber devesine rastladım, yalnız çok utangaç ben resim almak istedikçe kıçını döndü bana hep:))) 
Aynı ben, bende resim çekilmeyi sevmem, çekmeye kalktıklarında elimi öne doğru uzatır hayır derim, sanırsın ünlü biriyim:))))



Peygamber devesi, Toprak elementinin “sahiplenme, elinde olanı değerlendirme” niteliklerini bize anlatır. Elimizde olanla savaşı bir kenara bırakıp, onları sahiplenmeden, yaşamımızda katkıya nasıl dönüştüreceğimizi bulamayız. 

Alıntıdır



Bir akıllı ve bir deli arkadaş olmuş. 
Birbirlerini çok sevmişler. Çok iyi anlaşıyor ve vakit geçiriyorlarmış. Tabii anlaşamadıkları şeylerde oluyormuş. Bir gün akıllı hayatlarını tamamen değiştirebilecek bir plan düşünmüş.
Günlerce plan üzerinde çalışmış ve sonunda bitirmiş. Hemen arkadaşına göstermiş. Arkadaşı sevinçle "muhteşem bir plan" demiş. Akıllı bir süre daha düşündükten sonra bu plandan vazgeçmiş. Çünkü planı gerçekleştirmek zormuş. Deli ise arkadaşının vazgeçmesine aldırmadan planı uygulamış ve çok zengin olmuş. Akıllının yanına gelmiş ve tüm para yönetimini ona vermiş. Sonsuza kadar mutlu yaşamışlar
... The End...
Kısa bir hikaye, ama hikayenin ana fikri basit.
"Hayatta akıllı gibi düşüneceksin 
Ama deli gibi yaşayacaksın" bilgi erdemdir
Cesaretini, her zaman yüksek tutacaksın. 
Hayatını muhteşem yapmak istiyorsan. 
Önüne çıkan fırsatları değerlendireceksin.
Dileklerini yerine getirecek en büyük güç 
senin iç dünyanda gizli. 
Pek çok ünlü düşünür; 
hayatları boyunca deli damgası yemiştir. 
Yüzyıllar sonra ise ne kadar haklı oldukları ortaya çıkmıştır.
O zaman Bu 5 şeyi unutma.
Cesaretini arttır. 
Başarı için sadece zeka yetmez. 
Cesarette gerekir.
Hayat enerjini koru. 
Motiveni düşürmek en büyük hatan. 
Bunu kimse sebep olmuyor gerçekte sen yapıyorsun. Kalk, silkelen ve tüm gücünü tekrar yükle.
Akılcı düşün. 
Bir şeyleri sadece cesaret ve azimle çözemezsin. Hayallerin üzerinde mantıklı planlar yap.
Akıl sabırı getirir. 
Akıllı insan; sabredebilen insandır.
Her şeyi sorun haline getirme. 
Bazen rafa kaldırdığın planlar küçük sorunlar yüzünden rafa kalkıyor. 
Hayallerine inan ve deli gibi cesaretli ol..


Hala yürüyüşlere devam, ya evin arkasındaki parkta yürüyorum yada evin bahçesinde....


Evin bahçesinde yürürken, bu kedicikte;
- Deli danalar gibi ne dolanıyor bu der gibisinden beni izliyor.



Basit bir kurabiye tarifi....




Uzun zamandır dizi izlemiyordum, Deep tavsiyesi olan bu diziyi izledim ve beğendim.




Hepinize iyi haftalar diliyorum

 




 

OKUDUKLARIM 2026/50 MEMORIA

25 Ağustos 2026

OKUDUKLARIM 2026/50 MEMORIA

 


“Herkes hikâyesini en başından anlatmalı, yoksa anlaşılmaz.”
Beş yaşında bir çocuk günün birinde Karılar Tekkesi’ne emanet edilir. Sorun şu ki çocuk erkektir. Ancak hikâye bununla başlamaz. Öncesi vardır: bitik bir imparatorluk, işgal, savaş, gezginler, erotik maceralar, kabadayılar, mezarlık, ölüler, diriler, tekke karıları, eli kulağında Cumhuriyet... Tekkeleri kapatılmasın da evsiz kalmasınlar diye Mustafa Kemal Paşa’yı ikna etmeye çalışan tekke karılarının mücadelesiyle devam eder hikâye. Ancak böyle bitmez. Devamı vardır: Cumhuriyet, Ankara, Florya, Savarona, Dolmabahçe, sürgüne gönderilen halife, Nişantaşı, Teneke Mahallesi, Arnavutların konağı ve yine Mustafa Kemal Paşa.
Yüzyılın sonu gelmez hikâyesini hatıraların gizemli mihmandarından “şimdi” dinlediğimizde bir çırpıda bitecek. Ne de olsa geçmiş bizi gelecekte bekliyor.
Şebnem İşigüzel’in kaleminden dünün, bugünün, yüzyılın romanı Memoria.
Başımıza gelmeyen kalmazdı. Neden? Çünkü dünya, yüz yıl önce tam da buradan yırtıldı da ondan. Koskoca imparatorluk, çökerken peşinden dünyayı sürükledi. Bu yüzden de başımıza gelmeyen kalmıyordu.
Dediklerimi anlıyor musun? Bu, sadece bu toprakların hikâyesi değil. Dünyanın hikâyesi.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCEM;

Okuması kolay bir kitap değil, hem uzunluğu hem olay örgüsü bakımından. Kitap tam 934 sayfa

KİTAPTAN ALINTILAR;

Birisi ağladığınızı görürse gün gelir  sizi bir de o ağlatır.
*****
Ölülerle yaşayan çok şey bilir.
*****
Sessizlikler tekinsizdir.
*****
İyi konuşmanın tek şartı vardır. Az konuşmak.
*****
Ruhumuz barut, manasız gibi görünen şeyler birer kıvılcımdır esasında. Olmadık bir anda bizi ateşleyiverirler. Bu yüzden unutmak iyidir.
*****
Erkeklerin zorbalığı olmasa karılar dünyanın başına bile geçebilirler.
*****
Susarak bir şey anlatmaya çalışan birinin söyleyecek sözü vardır.
*****
Her hayat bir mucizedir.
*****
Hayal kırıklığı, en büyük azaptır.
*****
Kendi kendisine küfredenden korkmayacaksın.
*****
Bazı insanlar için yakınlarıyla diyalog onlar öldükten sonra başlar.
*****
Bazı sorular sorulmamak üzere vardır.
*****
Savaş, eziyetten ve zulümden başka bir şey değil. Kazandı denen bile kaybediyor aslında. İlkin insanlığını kaybediyor. Üzerinde medeniyet yoksa, ilim yoksa, düşünce, fikir yoksa, toprak topraktır sadece.
*****
Ona kalırsa hayat dişsiz bir ağız gibiydi. Başlarken de, biterken de.
*****
Bütün zalimler mazluma dönüşür, bilir misin? Korkarlar çünkü. Öldürdükleri gibi ölmekten korkarlar. Adaletsiz davrandıklarının adaletine sığınmaktan korkarlar.
*****
İnsan yaşarken sabırlı olmayı öğrenmeli. Yoksa mezarında diriliş gününü beklemeyi beceremez.
*****
Kubbeler melekut alemine geçiş yerişmiş. Yani melekler yüksek yerlerde ikamet etmektedir.
*****
Bizler hayal kırıklığına uğramaya alışığızdır. Zira gerçekleşmesi bir başkasına bağlı şeyleri çok sevmek eziyetini çekeriz.
*****
Bugün ve dün, kim bilir belki ikisi de mevcut yarında. Dün yarını da içerir bu durumda.
*****
İnsan söylemediği, söyleyemediği şeylerde yaşıyor.
*****
İnsan bekleyiş içindeyken beklediği şeyin yokluğundan o kadar ıstırap çeker ki başka şeylerin varlığını gözü görmez.
*****
İnsan kötülük etmek için doğmaz, buna mecbur bırakılır sadece.
*****
Hayret ve merak, hayran olmak anlamındaki felsefenin başlangıcıdır.
*****
Öleceğini anlayan huzura ere çünkü. Bu dünyada işim bitti, der. Ne mutlu gidiyorum. Kalanlara selam olsun.
*****
Ah, bilmediklerimizin pişmanlığı.
*****
Önce cesurlar ölür. Korkaklar uzun yaşar.
*****,
Ölüp toprak olan herkes eşitti. Ama bu dünyada kalan insanlar, taht misali kabirler yaptırıp yine ve yeniden eşitsizliği yaratıyorlardı.
*****
Ölüden intikam alan kalleştir.
*****
Adalet hep erkeğe ve güçlüye verilir, unutma bunu.
*****
Herkes hikayesini kendi bildiği biçimde anlatır. Hikaye dilden dile dolaşınca bozulur, çarpıtılır.
*****
Hayat, sırası olmayan şeylerden ibaret değil mi?
*****
Merhameti olan önünde sonunda kendisini avlardı.
*****
Bir ailede hayal kırıklığı baş gösterirse bu çatlak büyür, büyür ve sonunda her şey paramparça olur.
*****
İnsanın kalitesi çay bardağını tutuşundan belli olurmuş.
*****
Kimseye güvenme
*****
Kadını küçümseyenlerin dili dimağı bulaşıcı hastalık gibi.
*****
Korkan bir kadından daha acıklı bir şey yoktur şu hayatta.
*****
İnsanı kurşun değil, yeri geldiğinde korku öldürürdü. Hatta korku, korkmak daha çok öldürürdü.
*****
Herkes hikayesini en başından anlatmalı, yoksa anlaşılmaz.
*****
En unutulmaz şey kokulardır.
*****
İnsan üzülünce gerekli gereksiz bin tane şey düşünmeli ki aklı kaçıp gitmesin. Hatırlamak, aklınızın binbir türlü düşünceye ve hatıraya dolanıp debelenip sizi terk edememesi demektir. Yoksa çıkar gider, kalırsınız dımdızlak. Öylesine deli diyorlar biliyorsunuz.
*****
Kadın olmak perişanlıktı.
*****
Güçlü olabilmek için, güçsüzlük nedir bilmek lazım.
*****
Bir kadının hikayesi, bütün kadınların hikayesidir esasında.
*****
Bir kadını dövdüğünüzde ilkin gururu kırılır ve tamir olmaz o gurur. Vücudun bütün kemikleri kaynar, gurur eskisi gibi olmaz. Gönlünüz hep kırık kalır.
*****
İnsan dünyaya bir hiç olarak başlar, bir hiç olarak gitmek istemediğinden yaşadıklarını anlatır.
*****
Güya insan dünyaya gelirken her şeyi bilirmiş. Tam doğacağı anda melekler gelip sus der, parmaklarıyla dudaklarımızı kapatırlarmış. Dudak üstümüzdeki çukurluk, meleklerin bildiklerimizi söylemeyelim diye dudaklarımızı mühürlemelerinin iziymiş.
*****
İnsan tanık olduğu şeyi hatıralarına gömer geçer.
*****
Gurur kristaldir. Kırılınca tamiri olmaz. Tuzla buz olur. Tuzla buz olan şey asla bir araya gelmez.
*****
Cesaret erkekte olur. Vampir gibi, kadınınkini emmiştir çünkü. Yoksa erkeğin de doğuştan cesareti yoktur, bulunmaz.
*****
Seven her şeye kıymet verir, değerini yükseltir, yüceltir.
*****
Arkadaş dediğin birbirini sever.
*****
Hatırlamanın sonu unutuşa çıkar çünkü. Hafıza, ciğerlerimizden güçlü bir şeydir. Nefes biter, hafıza direnir. Kalp durur, hatırlamak devam eder. Dil susar, hatırlayış sürer. İnsan hafızası, tek başına bir neferdir.
*****
İnsan bu dünyada adına emanet.
*****
Herkes hikayesiyle gelir bu dünyaya.
*****
Bazı kötü olaylar iyi talih getirir.
*****
Mutlu olduğunuz yer güzeldir, nerede mutluysanız gönlünüzün sarayları orada kuruludur.
*****
Hayat dolu bir kadının aptal olmasına imkan, ihtimal yoktur zaten.
*****
Yaşama sevinci denen şey kendiliğinden sönmez çünkü. Yangın gibidir yaşama sevinci. Birileri ya harlar ya söndürür.
*****
Gerçek ve hayalin, hakikat ile yalanın birbirine karışmasını fani dünya insanı sevmez. Oysa hayat, tezatlardan oluşur.
*****
Nereden kırıldıysa oradan bir daha iflah olmaz insan. Uğruna tokat yediğin şeyi hep yaparsın. Yine yaparsın.
*****
Cevap verememek, dünyanın en ağır yüklerinden birisidir. Basiretinin bağlanması ölümden beterdir. Zira ikisinin de acısı zamana yayılır, aklınızdan çıkmaz.
*****
Dişlek insan aptal olur zaten.
*****
Ağzını kapamakta zorlandığı için fazla oksijen beyin hücrelerini öldürür.
*****
Anlamak için dinle sadece
*****
İnsan vazgeçmesini bilmeli.
*****
İnsan arzusunun peşine takılınca körleşir.
Arzu, dediğimiz şey, gözümüze perde indirir.
En iyi ihtimal, bir gözbağıyla gözümüz gönlümüz bağlanıverir.
O gözbağını açamazsın, at gözlüğü gibi anla işte.
*****
Kahramanlar ölür, diktatörler unutulmaz.
*****
Önem dediğiniz şeyi siz atfedersiniz.
*****
İnsanlar fena halde hırsızdı. Komşusunun malında gözleri vardı.
*****
Anılar, hayat bir daha geri gelmez ki.
*****

DEVAMI VAR (1-150. SAYFALAR ARASI BU ALINTILAR)



OKUDUKLARIM DERGİ 2026/8 MUHİT SAYI:78

21 Ağustos 2026

OKUDUKLARIM DERGİ 2026/8 MUHİT SAYI:78

 




Hakikati görmek, aynı zamanda onun yükünü omuzlamaktır.

*****
Geçmişin kölesi, geleceğin körebesi, biz neyiz?
*****
Üzülmek bir Peygamber mesleğidir.
****
Sen ey insan kıyamet gelecek diye bekleme.
Çünkü kıyamet sensin.
****
Bu hatalar sana Ademden
Yalnızlığın ne yana dönsen batan
kemiğe dayanmış bıçak
*****
Ömür: durduramadığın koşu.
*****
Saçların kederden örülmüş duvar.
*****
Misafirim bu bedene,
Biliyorum acı da misafir bana.
*****
Kırılmadıkça tamam olmaz ömrün
Bu derdi sen büyüttün, yine sen iyileştireceksin.
*****
Benden sonra tufan diyen ruhların
"Hu"  dan başka kalmamıştır ilacı.
*****
Belki de insan yaş aldıkça değil, unuttukça yaşlanıyordu.
*****
Yıllardır başkalarının sesine karışarak var olmuş bir ses, tek başına kaldığında mutlaka kendi boşluğuyla karşılaşır.
*****
Çünkü yalnızlık, kendi değerleriyle baş başa kalmakken tek başınalık, değerlerinden ve kendinden soyutlanmaktır.
*****
Boyun eğdirdiğimiz tabiata egemen oluyoruz.
Francis BACON
*****
İnsan olmak, orjinal tanımıyla, hatası ve kusuru daolsa bunu itiraf edebilen, kendi gerçeğiyle yüzleşen olmaktır. İnsandan beklenen kusursuzluk değildir, kusurlu değilmiş gibi yapmamasıdır. Beklenen mükemmellikten ziyade hatası ve sevabıyla var olmayı göze almasıdır.
*****
Bazı acılar insanı ağlatmaz da taşa çevirir.
*****
Şair diyor ki;
"Babamın çıktığı kapı/ içimde boşluk olarak duruyor"
*****
Zahmeti sabırla, rahmeti olgunlukla, hüneri hürmetle, hikmeti muhabbetle karşılayan insanlar her zaman huzurludur.
*****
Dostluk; halden anlamak, hürmet, itimat, nezaket gibi birçok güzel şeyin toplamıdır. Dost, ferahlık verendir. Onun yanında huzurlu olursun.
*****
Bir insanın hayatı elinden gitmişse, yani artık ona ait olmaktan çıkmışsa, o andan itibaren başkalarının hayatını izlemeye incelemeye başlar. Kıskanır. Ölçüsü hep bir başkası olur.
*****
Hayatımızdan geçenlere değil de kalanlara bakmamız gerekiyor.
*****
Verdiğini unutan, aldığını asla unutmayan insanlar erdemlidir, vefalı olmak budur.
*****
Maneviyat insandan yavaşlık ister, maddiyat çabukluk. Yavaş olanın ömrü uzar, hızlı olanın kısalır.
*****
Vatan sevgisi imandandır.
*****
Mazi daima konuşur.
*****
İnsan insanı hem yücelten hem de aşağılara çeken bir varlıktır.
*****
Tasavvufta gönül, Tanrı'nın insanda tecelli ettiği makamdır.
*****
Tasavvufta can ruhu, canan ise mutlak hakikati veya tantı'yı temsil eder.
*****
İnsan kendine rağmen bir cennet isteyebilmeli, cehenneme çevirmeye gücünün yetmeyeceği bir cennet.
*****
İnsan, yalnızca bilgi arayan biri değildir; varlığın içindeki ilahi çağrıyı yeniden duymaya çalışan kişidir.
*****
Bazen Allah, insana en çok sessizlikte hitap eder.
*****
İnsan kalbinin yöneldiği yer, onun gerçek kıblesidir. Eğer kalp sürekli dünyaya , tüketime, gösteriye, dijital hazlara yönelmişse zamanla kıblesini kaybetmeye başlar.
*****
Çağımız "çok bilen ama az yaşayan" insanların çağıdır.
*****
İnsan eksik doğar, yanlış yaşar ve yalnız ölür.
*****
Tanrım göğe yükseltmek için mi
arkadan vuruyor insan
dost dediklerini
*****
Mutluluk, erdemli bir hayat sürmektir.
*****
İnsan ne kadar bilirse bilsin, kalbi kadar insan kalacaktır.
*****
Dostun bakışı, insanın kendi hakikatine tutunabildiği son yerlerden biridir
*****
Gerçek manada iyileştirici bir ilişki, insanın içtenliğiyle kurulur.
*****
Ruhların birbirine değdiği, kimsenin yaralarını saklamadığı bir buluşma, insanı iyileştirir.
*****
"Dikkat duadır" demişti düşünür. Şifa çoğu zaman, bir insanın başka bir insana hakiki bir dikkatle yönelmesinden doğar.
*****
Onu entellektüel yapan, sadece çok okumuş olması değil; o okumalardan kendine ait bir bakış, bir istikamet, ilişkisel bir tavır ve bir ahlak süzülmüş olmasıdır.
*****
Hekimlik sadece tıp literatürüne hakim olmak değil, hayat serüveninde yaralı kalplere, incinmiş gönüllere merhem olmayı bilmektir.
*****
Dostluk kelimelerden fazlası elbette.
*****
İnsan çoğu zaman bugünkü haliyle konuşur ama geçmişine göre davranır. Bazen bir cümlede çocukluğu duyulur, bazen bir suskunlukta ailesi, bazen bir öfkede yıllardır taşıdığı incinmişliği.
*****
Her toplum, kendi tarihini yalnızca kitaplarda değil, insanlarının gündelik davranışlarında da taşır.
*****
Öfke yalnızca öfke değildir; çoğu zaman kırgınlığın, çaresizliğin ya da değersizlik duygusunun dışavurumudur. Gösteriş yalnızca gösteriş değildir; tanınma görülme, onaylanma ihtiyacının sahneye çıkmış halidir. İtaat yalnızca uyum değildir, bazen güvenlik arayışıdır, bazen cezalandırılma korkusudur, bazen de bireyleşememiş bir benliğin otoriteye yaslanma ihtiyacıdır.
*****
Bireyin ruhsal dünyasında nasıl ki tekrar eden kalıplar varsa, toplumların da tekrar eden kalıpları vardır. Aynı öfke biçimleri, aynı utanma, düzenleri, aynı yüceltilen değerler, aynı bastırılan arzular, aynı otorite ilişkileri kuşaktan kuşağa aktarılır. Bir çocuk yalnızca anne babasının sözlerini değil, onların korkularını da miras alır.
*****
İçsel güvenin zayıf olduğu yerde dışsal parlaklık artar. Vakarın eksildiği yerde şatafat çoğalır.
*****
İnsan taşıyamadığı duygularla baş edebilmek için bazı yollar geliştirir. İnkar eder, bastırır, yansıtır, idealize eder, değersizleştirir.
*****