ISLANIRSA ANILARIN GÜNEŞTE KURUT ( ŞARKI İÇERİKTE SAKLI)

10 Mayıs 2026


KARŞI EVİN ANNESİ

Sen iki ters bir düz kırgınlıklar örerken beş numara şişle
Yumuşacık kakaolu kekler yapardı karşı evin annesi
İmrenirdim
Mutfağındaki eksik malzemeden bihaber
Tepeleme dolu kızgınlıklar yüklerdim dişlerimin arasına
Bilmezdim anne
Karşı evin babasında bitermiş iş
Bunu görmezdim
Hep başın ağrırdı
Başın, hep ağrırdı
Sırf bu yüzden bile bazı zamanlar
Seni sevmezdim
Küçüktüm anne
Bilseydim evinde su faturası ödenmemiş
Çeşmeden akmayan suya
İsyan etmezdim
Sen iki kere ikinin dört ettiğini ekmek hesabından bilirken
Mis kokulu çamaşırlar asardı karşı evin annesi
Özenirdim
Ellerindeki çamaşır suyu kokusundan rahatsız
Çocukça bir küskünlük eklerdim gecelerime
Oysa ellerin ruhuma akarmış saçlarımdan
Ömrümü tararmış titreyen parmakların
Bilmezdim anne
Büyümek denen illet dayanıncaya dek kapıma
Ellerinin ne muhteşem olduğunu bilmezdim
Küçüktüm anne
Yoksa
Gün aşırı patlayan sarı ampulü
Mumla yamayacak yüce gönlünü
Ezecek kadar ezilmezdim
Sen çalı süpürgesiyle süpürürken dış kapının ağzını
Taze boyalı saçlarını savurarak süzülürdü karşı evin annesi
Ayağında yüksek topuklu bir isyan
Düşündüm de şimdi
Ne iğreti dururdu o topukların üstünde dursan
Senin çatlamış ayakların vardı anne
Hacı Şakir kokardın en beyazından
İncecik bir yemeniyle gizlerdin
Ölünce her bir teli yılan olacak sandığın sırma saçlarını
Çok yeni anladım anne
Ağaran her saç telinden üstüme düşen payımı
Çocuktum anne
Bir bisikletim olsa bütün mutluluklar benimdi
Babam eve sarhoş gelmiş geç gelmiş
Hepsi sabah sokağa çıktığımda biterdi
Bilmezdim anne
Karşı evden arta kalan çantalar dolusu giysi
Üstümüze cuk otururken
Ruhuna azap olur akarmış
Bilmezdim benim annem gözünün yaşıyla her bayram
arifesi
Vitrinlere bakarmış
Sen ilkokul fişlerimi kardeşimle hecelerken
Telefonu keşfetmiş karşı evin annesi
Bilsen ne cahildin ne görgüsüzdün gözümde
Yak deseler yakacağım o dakika dünyayı
Yık deseler
Ne şu eski divan kalacak
Ne çiçekli perdeler
Şimdiki aklımla ah bir sorsalar bana
Desem
O tertemiz günlerim
Hani şimdi neredeler
Ben ay sonunu nasıl getireceğim diye
Hesaplar yaparken bir gün
Oğlum nefes nefese yararak ortalığı girdi içeri
Yumuşacık kakaolu kekler yapmış dedi karşı evin annesi
Çok geç anlıyor insan anne
İlle de kendi annesi
İlle de kendi annesi
 
DENİZ İNAN
Not: Şair Deniz İnan’ın  " Karşı evin annesi " isimli şiiri 2019 yılında Avrupa ’da en iyi Türk Şiiri ödülünü almıştır.

Açılış çiçeğini bahçeden anne olan arkadaşların anneler gününü kutlamak için toplamıştım. Anneler gününüz kutlu olsun.


Hepinize güzel bir hafta diliyorum. Buralar ve ben bildiğiniz gibiyiz. 2 haftadır pazara çıkmadık, bir hafta pazaryerinde Karadenizliler şenliği vardı, bu hafta da Tarım fuarı vardı. Arkadaş Zübeyde fuarı unutmuş, sabah 10 da beni arıyor açtınız mı diye:)) Zübeyda fuar var açmadık dedim, deme dedi, ben yine hazırladım pazar çantasını gidiyordum deyince bayağı bir güldük:))


Geçtiğimiz hafta 2 gece üst üste konsere gittim arkadaşla, güzeldi...



Naneleri biçtik, aslında hıdrellez sabahı biçilecekti fakat biz önce biçtik. Bahçede bazı güllerde bitlenme olmuş, onlarada sıçramasın dedik. Bitler için ilaç yaptım hiç güllerde böcek kalmadı. 

1 Lt su
1 Yemek kaşığı sıvı arap sabunu
1-2 Damla neem yağı ( tesbih ağacı yağı)

Bitkilerinizde sorun varsa tavsiye ederim. 


Bu yavrular benim bahçe kedimin komşunun yatak odasında doğurduğu yavrular. Komşunun oğlu geldi başka şehirden, usul usul anneyi sonra yavruları sevmiş, fakat bizim minnoş bundan huylanmış, tek tek hepsini bizim odunluğa taşıdı, şimdi orada ikamet ediyorlar. 


Bunlarda minnoşun kızı tombalağın doğurduğu ocak içindeki 5 tane:)) gözler yeni açıldı, ne zaman çıkarlar ocaklıktan bilemem. 



Birisi zor bir zaman geçirdiğinde, sadece onunla oturun.
Öğüt veya tavsiye olmadan.
Sadece orada olun.
'Var' olmak doğası gereği pozitiftir.
Dinlemek, şahit olmak, gözlemek, kucaklayan bir kalp ile alanı tutmak iyileştiricidir.
Bazen başkalarına karşı şefkat duygumuz aktive olduğunda onları veya bir durumu 'düzeltmek' için içsel bir eğilim hissederiz.
Ve bir çok durumda her ne kadar bu genellikle iyi niyetli olsa da başkaları 'düzeltilmek' istemez,
Onlar 'Duyulmak, Sarılmak ,Hissedilmek, Anlaşılmak, Sevilmek' isterler...


EL YAZISI modası geçmiş bir şey değil, 
BEYİN EGZERSİZİDİR.
Beyindeki birçok bölgeyi, düşünmeyi, hissetmeyi, hareket etmeyi ve hatırlamayı aynı anda harekete geçirir. Elle yazarken ince motor becerilerinizi, hafıza sistemlerinizi, duyusal farkındalığınızı ve odaklanmış dikkatinizi kullanırsınız. 
Sizi en iyi şekilde _yavaşlatarak-_öğrenmeyi daha derin ve kalıcı hale getirir. 
Elle yazarken, beynin birçok bölgesi aktifleşir ve birlikte çalışır:
• Motor alanı – Parmaklarınızı ve elinizi hareket ettirir
• Düşünme alanı (ön beyin) – Odaklanmanıza ve düşüncelerinizi organize etmenize yardımcı olur
• Dil alanı – Düşünceleri kelimelere dönüştürür
• Görsel alan – Harfleri ve şekilleri tanır
• Hafıza merkezi – Daha iyi hatırlamanıza ve öğrenmenize yardımcı olur
• Koordinasyon merkezi – Yazıyı pürüzsüz ve dengeli tutar
✨ Bu nedenle el yazısı 
konsantrasyonu, hafızayı, netliği, 
duygusal dengeyi ve öğrenmeyi geliştirir.
Zihni, bedeni ve farkındalığı 
tek bir basit eylemde birleştirir 
ve genellikle terapi, öğrenme, olumlamalar, 
günlük tutma 
ve hatta manevi uygulamalarda kullanılır; 
biliş, duygu, hafıza ve motor zekayı senkronize eder.


Kısa bir migros turu idi....


Nisan ayında okuduklarım, bahar gelince gevşemiş gönül yayları:)))


Hayatıma dokunanlar oldu benim de.
Kimini sevgiyle andım...
Kimini ah'la, sitemle.
Kimi dost oldu, özümde kaldı.
Kimi ara sıra sözümde.
Kimi hala aklımda..
Esamesi okunmuyor kiminin.
Ama sen sevgilim...
Ruhu ruhuma denk düşenim.
Sen merak etme sakın.
Benim sol yanım, hep senin...

Birhan Eroğlu 




 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder