İZLEDİKLERİM

20 Aralık 2020

İZLEDİKLERİM

 

 
KIZ KARDEŞLER 2019
 
annelerinin ölümün ardından farklı yollara savrulmak zorunda kalan üç kız kardeşin hikayesini konu ediyor. Reyhan, Nurhan ve Havva küçük yaşta öksüz kalan üç kız kardeştir. Annelerinin ölümünün ardından kardeşler kasabaya farklı ailelerin yanına besleme olarak gönderilir. Birbirlerinden ayrılmak zorunda kalan kardeşler yeni yaşamlarına uyum sağlamakta epey zorlanır. Kızlar, yanlarında kaldıkları ailelerin yanında tutunamayınca, baba ocağına geri gönderilir. Aradan geçen yılların ardından köylerine dönen kız kardeşler, yeniden bir araya geldiklerinde kaçtıkları gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.
 
Ailece izlenebilecek bir film değil, bu film yanılttı beni, beklediğim gibi çıkmadı. Dram ağırlıklı, hafif cinsel öğeler nedeniyle küçük çocukla izlenmez.
 

KIZIM ZOE 2019 


Zehirli bir evlilikten kurtulan genetikçi Isabel, beklenmedik bir trajedi yaşanınca kızını korumanın yollarını arar.

Bir anne, kızını kurtarmak için ne kadar ileri gidebilir? Genetik uzmanı Isabelle, mutsuz evliliğinin ardından, bütün dünyasını canından çok sevdiği kızı Zoe etrafında kurmuştur. Kızının amansız bir hastalığın pençesine kapılması üzerine Isabelle, bugüne kadar kimsenin cüret edemediği bir yolla trajedinin önüne geçmeye çabalayacaktır.

Güzeldi, tavsiye ederim..Açıkçası son sahnesiyle de inanılmaz duygulandım ve son derece hüzünlüydü.Eğer dram seviyorsanız tavsiye ederim….

 
ROMADA NOEL 2019
 
Angela de Luca, insanlara hiç görmedikleri yerleri, tarihi yapılar ve daha birçok şeyi göstermeyi ve tanıtmayı seven bir tur rehberidir. Fakat işinde diğer tur rehberlerinden farklı olarak, turistlerle çok daha cana yakın ilgilenir ve gezdirdiği rotalardaki çok daha farklı mekânları gezdirmeyi sever. Bunu her ne kadar turistler ve iş aşkı için yapsa da, patronu bu durumdan hiç hoşlanmaz ve Angela’yı kovar. Hikâyenin diğer tarafında ise tam bir işkolik olan Oliver Martin, yaklaşan Noel tatilinde kimsenin çalışmayacağını tahmin ederek, şirketinin satın alma departmanı için Roma’ya gelip aradığı seramikleri satın almak için işe koyulur. Ünlü seramik ustası Luigi Forlinghetti ile buluşup şirketi adına uygun gördüğü ürünleri satın almak için Roma’ya iner. Özellikle Noel dönemini tam bir iş fırsatı olarak gören Oliver, bu iş seyahati sırasında Angela ile karşılaşır. İşten atılması sonrası morali bozuk olan Angela, tam bir işkolik olan Martin ile birlikte onun işi için yardımcı olmaya karar verir. Eğlenmeyi hiç sevmeyen ve ilgilenmeyen Martin, Roma’nın muhteşem atmosferi karşısında biraz daha yumuşar. Özellikle Angela ile bu Roma gezisi, ikilinin birbirlerini daha yakından tanımasını kolaylaştırır. Roma’da Noel sırasında geçirdikleri bu vakit, ikisi arasında sıcak bir çekimi doğurur. Angela ve Martin için bu Noel, unutamayacakları bir anı olacaktır. 

yilbasi zamani boyle filmler cok iyi geliyor.

 
 
GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ 2017
 
"Daha İyi Günler" İstanbul'da bir gün gerçekleşir. Günlük yaşamda beş farklı karakterin yollarının geçtiğini ve farkında olmadan birbirlerinin hayatlarına müdahale ettiğini anlatıyor. Film, tüm hikayeleri doğrusal olmayan spekülasyonuyla yuvalanarak anlatıyor. Bir günün süresi; Şimdiye ve geleceğe atlayarak anlatılıyor.
 
harika oyuncular harika film  bizim türk sinemasına göre fena sayılmaz
 

 SENİ GÖRÜYORUM 2019 

Justin Whitter adında henüz daha 10 yaşında olan küçük bir çocuk ortadan bir anda kaybolur. Justin boş vakitlerinde evin yakınlarındaki ormana gider ve orada zamanını geçirirdi. Yine bir gün bisiklete binmek için gittiği ormandan geri dönmez. Ailesi hemen durumu polise bildirir ve polis teşkilatı Justin’i bulması için bir dedektif görevlendirir. Olayı soruşturmak için görevlendirilen dedektif Greg Harper, Justin’in ortadan kayboluşunda tanıdık bir şey bulur. Yaklaşık 15 yıl önce yine buna benzer bir çocuk kaybolma soruşturmasını almıştı ve o olayla benzerlikleri olduğunu görür. Ancak Greg o zamanki çocuğu kaçıranı yakalatmıştı. Dolayısıyla Justin’i kaçıran o olamazdı. Greg araştırmaya devam ettikçe olaylar üzerine sıçramaya başlar.

Güzel bir film izlenir.


 ALL IS TRUE 2018 ( SHEAKSPEARE)

All Is True" filmi, ünlü oyun yazarı William Shakespeare'in son günlerine dair kapsamlı bir fikir sunuyor. Hikaye, Shakespeare'in o zamanın en büyük yazarı olarak kabul edildiği 1613'te gerçekleşir. Shakespeare topluluğu tarafından 1599 yılında inşa edilen ünlü Globe Theatre, 29 Haziran 1613'te ateşle yok edildi. Sonuç olarak, ünlü Shakespeare, sorunlu geçmişi ve ihmal edilmiş ailesiyle uğraşmak zorunda kalan Stratford'a geri döner. Shakespeare, tek oğlu Hamnet'in ölümünün acılarından kurtulamadığı için karısı ve kızlarıyla ilişkisini geliştirmeye çalışıyor. Shakespeare, kocası ve babası olarak kendi hata ve hatalarıyla yüzleşir ve gerçeği kişisel olarak aramaya başlar. Bu görev, bu ailenin birbirleriyle savaşta sırlarını ve yalanlarını ortaya çıkarıyor .


Tiyatro ve Oyun yazarı Shakespeare'in yaşamına ışık tutan harika bir biyografi sineması sizlerle. Yaşamış olduğu olumlu, olumsuz tecrübeler. Ailesi ile arasındaki inişli çıkılı ilişkiler ve daha fazlası.

 

 

 


OKUDUKLARIM 79 ATATÜRK İLE ALLAH ARASINDA

17 Aralık 2020

OKUDUKLARIM 79 ATATÜRK İLE ALLAH ARASINDA

 

 
15 yıllık araştırmanın ürünü... Genişletilmiş ve gözden geçirilmiş yeni baskısıyla…
"Atatürk Ve Din" Konusundaki En Kapsamlı Çalışma
Atatürk ile Allah Arasında, bir taraftan Atatürk ve din konusundaki tüm gerçekleri, diğer taraftan Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Türk modernleşmesini ve bu süreçte din ve devlet ilişkilerini gözler önüne seren bilimsel bir çalışmadır.
Atatürk ailesinden ve çevresinden nasıl bir din kültürü almıştır?
Atatürk'ün dini bilgilerinin bilinmeyen kaynakları nelerdir?
Atatürk din konusunda Yeni Osmanlılar, Jön Türkler ve İttihatçılardan nasıl etkilenmiştir?
Atatürk'ün Alevilik, Mevlevilik ve Bektaşilikle nasıl bir ilişkisi vardır?
Atatürk'ün materyalizm, pozitivizm, sosyalizm ve Darvinizm'le ilişkisi nedir?
Atatürk'ün -bazıları ilk kez yayımlanan- din ve İslam eleştirileri nelerdir?
Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı yıllarındaki "İslami Meşruiyet Politikası"nın bilinmeyenleri nelerdir?
Atatürk modernleşmesi ile Osmanlı modernleşmesi arasında nasıl bir ilişki vardır?
Atatürk'ün hiç söz edilmeyen "Dinde Öze Dönüş Projesi" nedir?
Atatürk'ün manevi dünyasıyla ilgili gizli gerçekler nelerdir?
Atatürk'ün Kur'an'a bakışı nasıldır?
Atatürk'ün dört halifeye, Muaviye'ye, Hz. Muhammed'e ve halifeliğe bakışı nasıldır?
Atatürk'ün "ilk din", "namaz", "cami" konularındaki bilinmeyen araştırmaları nelerdir?
Atatürk'ün laiklik anlayışının temel özellikleri nelerdir?
Atatürk'ün İslam'a hizmetleri nelerdir?
Atatürk'ün tarih ve dil çalışmalarının temel özellikleri nelerdir?
Atatürk'ün Osmanlı'ya bakışı nasıldır?
Atatürk'e yönelik "dinsiz" suçlamalarının temel kaynakları durumundaki
Rıza Nur, Said-i Nursi ve Kâzım Karabekir'in iddiaları ve gerçekler nelerdir?

Atatürk'ün dine bakış açısı ile ilgili yazılmış en kapsamlı eser. Okuyunca Atatürk’ü yaşıyorsunuz. Atatürk’ün manevi dünyasını merak ediyorsanız okumalısınız bence. Atatürk'ün İslâmiyet hakkında ki düşünceleri, eylemleri geniş bir çerçevede okuyucuya sunulmuş.
 
KİTAPTAN ALINTILAR

Atatürk'ün inancı veya inançsızlığı onun değerini arttırıp azaltmadığı gibi kimseyi de ilgilendirmez!
*****

Atatürk: "Kuran tercüme edilemez demek, Kuran'ın manası yoktur demektir.
*****
Mazi ve mazinin hatıraları ölümsüzdür. Beni unutmayınız Corinne...
Hatta bu savaşta ölsem bile...
Mustafa Kemal
*****
Bugün Atatürk'ü seven insanları "putperestlikle" suçlayan dinci Atatürk düşmanlarına da şu gerçeği hatırlatmak gerekir: Şimdiye kadar Anıtkabir'e çaput bağlayıp mozoleye sürtünüp Atatürk'ten yardım bekleyen birini görmedik, ama yatırlara, türbelere sürtünüp ölülerden yardım bekleyenleri çok gördük!
*****
"Tanrı olmasaydı bile biz onu icat etmek zorunda kalırdık. Ama bütün doğa onun var olduğunu bize haykırmaktadır" diyen Voltaire, Tanrı'nın varlığına ve ruhun ölümsüzlüğüne ilahi dinler açısından değil, sırf akıldan dolayı inanmaktadır; çünkü ona göre inanma ihtiyacı vardır.
Atatürk
*****
Bizim dinimiz en makul ve en tabii bir dindir ve ancak bundan dolayıdır ki, son din olmuştur. Bir dinin tabii olması için, akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen mutabıktır.
*****
"La vie est breve / Hayat kısadır
Un peu de reve / Biraz hayal
Un peu d' amour / Biraz aşk
Et puis bonjour / Ve sonra günaydın
La vie est vaine / Hayat boştur
Un peu de haine / Biraz kin
Un peu d' espoir / Biraz ümit
Et puis bonsoir / Ve sonra iyi akşamlar."
Mustafa Kemal, mektubunu şu cümlelerle bitirmiştir:
"Salih bunları ezberle ve sen hayatı nasıl anladınsa ona göre bunlardan birini benimse."
*****
Atatürk: "Dinden menfaat temin edenler iğrenç kimselerdir. İşte biz bu vaziyete karşıyız ve buna müsaade etmiyoruz. Bu gibi din ticareti yapan insanlar saf ve masum halkımızı aldatmışlardır. Bizim ve sizlerin asıl mücadele edeceğimiz ve ettiğimiz bu kimselerdir."
*****
Atatürk'ün amacı Müslüman Türk toplumunu dinsizleştirmek değil modernleştirmektir; Atatürk'ün amacı dini değil hurafeleri, batıl inançları yok etmek, gerçek İslamı, aklı ve bilimi egemen kılmaktır.
 
 
 

  • KIŞ ŞENLİĞİ KİTAP       :       2
  • SAYFA SAYISI                 :   1168
  • TOPLAM SAYFA SAYISI: 1680
  • TOPLAM PUAN              :      20

 

EN ÇOK ŞAKA YAPANLAR, YÜREĞİ EN ÇOK SIZLAYANLARDIR.

16 Aralık 2020

EN ÇOK ŞAKA YAPANLAR, YÜREĞİ EN ÇOK SIZLAYANLARDIR.

 

 

Hepimizin hayal ettiği kış muhtemelen görseldeki gibi karlı ve huzurlu bir kış. ❄️☃️

Fakat maalesef iklim krizi sebebiyle yaşadığımız coğrafyada iklimimizin gerektirdiği yağmuru, karı alamıyoruz. Bu manzaraların tadını çıkaramıyoruz. Hepimizin üstüne düşen sorumlulukları da zaman zaman unutuyoruz. Dünya’nın tek ve biricik yuvamız olduğunu unutmayalım. 💚 Su tüketimimize gereken özeni gösterelim, plastik tüketiminden kaçınalım ve dönüştürülebilir materyallere hayatımızda yer açalım, çünkü bizim önceliğimiz her zaman yuvamız olmalı.
 
 

"Demek istediğim, bu karantina kırk gün de sürebilir, kırk hafta, kırk ay, hatta kırk yıl da, önemli olan, bu kişilerin kapatıldıkları yerden dışarı çıkmamaları."

Kitap: #Körlük
Yazar: #JoseSaramago

 

 
  Oldum olası seni seviyorum demeye utanmışımdır, fakat gönlüm sevmekten hiçbir zaman utanç duymamıştır.
 
Bu haftanın güzellikleri, pırasalı börek irmikli tatlı, son kasımpatılar.
 
PIRASALI BÖREK
 
Pırasa doğranır, soğan doğranır, kıyma ile beraber kavrulur. Pişmesine yakın biber salçası az, karabiber, az toz kırmızı biber ve tuz ilave edilir. 
Yufka dörde bölünür. Bir tasta sıvı yağ ve az su karışımı hazırlanır. Yufkaya pırasalı iç yayılır. Yağlı su serpilir kaşıkla, gül böreği şekli sarılır. Tamamen sarıldıktan sonra üstüne bir tasta yoğurt az sıvıyağ bir yumurta kırılarak sos hazırlanır. Kaşıkla üstüne yayılır çörek otu serpilir pişirilir. 
 
İRMİKLİ BİSKÜVİLİ TATLI
 
1 Kilo süt
7 kaşık irmik
14 kaşık toz şeker ( ben 7 kaşık koyuyorum)
1 vanilya 
kaynatılarak pişirilir. Piştiğinde içine 50 gr margarin ilave edilir.
Dikdörtgen borcama irmikli karışım biraz yayılır. Üstüne kakaolu petit beurre bisküvi konulur. Tekrar irmikli karışımdan biraz konulur. Tekrar bisküvi dizilir. Kalan irmikli karışım yayılır. Kalan bisküviler rondoda toz haline getirilir üstüne serpilir. Bir gece buzdolabında bekletilir.
 

Ektiğim baklalar çıktılar çok sevinçliyim.
 

 Dün çarşıda işim vardı, kütüphaneye de uğrayıp kışşenliğinde eksik olan kitaplarımıda aldım.


Ördüğüm şalın ipi bitmişti yüncüye uğradım almak için, bunlarıda aldım çanta yapacağım.

Arkadaşlar c diskim dolu gözüküyor, hiç bir resim, belge, müzik kayıtlı değil, taşıyıcı har diskim takılı ona kaydediyorum devamlı.. Virüs girmiş olabilirmi? pdf dosya indirmeye kalktım hata aldım. Nasıl anlayabilirim?

Yarın tekrar evden çıkacağım. TREDAŞ'a gitmem lazım. 2 aydır gelip elektrik saatini okumuyorlar. Komşunun damadına rica ettim merdivenle çıktı sayacı okudu. Telefonla fatura oluşturttum. 2 aylık olduğu için takside bağlıyor bende taksit sevmiyorum, yarın şubeye gidip taksiti kaldırmam lazım. 
 

 
Başlık Maksim GORKİ Ana kitabından.


EGO EN KÖTÜ GÜVEN DOLANDIRICISIDIR.

15 Aralık 2020

EGO EN KÖTÜ GÜVEN DOLANDIRICISIDIR.

 

 
 
Dünkü bu yazımda Zeugmanın 
yorumu üzerine size işyerindeki bir kaç anımı anlatacağım. Bu anlatacağım anılardaki Bayan ismine Elif diyelim , aşırı derecede kibir ve Ego yüklü bir muhasebe departmanı elemanı idi.
Ben mamul depo evrak elemanı idim, mamul depoda kesilen tüm irsaliye, fatura vs evraklar bizim inceleyip ayırmalarım sonucu muhasebe departmanına ulaşmakta idi. 
Bir gün işte yalnızım birlikte çalıştığım arkadaşım izin almıştı.( bira fabrikasında çalıştım ben.) Ve o gün biraya ( bayilerin alımına)yapılacak zammın  son günü idi. Dışarısı aşırı şekilde kamyon ve tır dolu idi. Bu bayan İdari binadan bana telefon açarak evrak istedi. Bende 
-Elif ben hiçbir yere kıpırdayamam, depo araç dolu hepsinin evraklarını hazırlayıp teslim etmem lazım dedim. Sen sizin stajeri gönder gönder evrağı alsın dedim. 
Bayan bana aynen şunu söyledi, 
-Özge gelemez oraya, orada erkek çok....

Ben şokkkkkkk

 22 yıl bir fiil erkeklerin arasında tek bayan olarak çalıştım. Küfür harici hiç bir yanlış hareketlerini görmedim.Onu da duymazlıktan geliyordum zaten. Onlar bana asla Özlem Hanım demedi, hep abla ya da Özlem dediler. Birlikte yedik, çay, kahve yeri geldi kokteylerde yılbaşı gecesi öncesi yemeklerde beraber bira içtik yemek yedik. Ben cumartesileri çalışacaksam eğer işyerine giderken durağın arkasından pastaneden 1 kilo kuru pasta alırdım fixti bu ve hep beraber sabah çayının yanında yerdik, çekmecem 3'ü bir ara nescafe dolu olurdu, abla kahve var mı dedilermi çıkarır verirdim.Sigara paketim masada olurdu sigarası biten gelir alırdı, ben de bittimi bende onlardan alırdım.

Neyse işim başımdan aşkın, işime devam ediyorum tekrar tel çaldı bu sefer şefi edepsiz bir erkek bundan emin olun. Yine evrağı istedi 

- Getiremem, arkadaş yok gelsin stajer alsın dedim. ( stajerde bu beyin ev komşusunun kızı)

- Yerinden kalkarsan ..... mı üşür dedi.( öyle bir edepsiz kelime karşısında ben şoklardayım)

Telefonu kapadım rahmetli şefimin odasına daldım. Durumu anlattım Edepsizin konuştuğu kelimeyi de o söylemeye utanmamışta, ben mi utanıcam onu da aktardım. Şefim Necmi bey, aynen şunu dedi;

-Vay pezevenk dedi, telefona sarıldı onu aradı çok afferdesiniz köpek g..... soktu çıkardı. 

En sonunda muhasebe çaycıyı gönderdi evrağı aldırdı.

O erkek çok orada deyip te depoya gelmeyen stajer Özge hanım, staj bitiminde Muhasebe şefi o terbiyesiz beyin( fabrikada şefti ama fabrika dışında kendini muhasebe müdürü olarak tanıtırdı herkese, bana bir kaç defa alışveriş yaptığım bir kaç dükkanda onu sordular sizin orada muhasebe müdürü var şu kişi tanırmısın dediklerinde, büyük zevkle kendisinin şef olduğunu, müdürün ise x şahsı olduğunu söylerdim) torpili ile bulunduğum şehrin bira bayii deposunda işe başladı yani o da erkeklerin arasında tek bayan olarak çalışmaya başladı. Bayi aracı geldikçe şoföre soruyordum, o sözünü aktararaktan ne yapıyor Özge hanım diye soruyordum, vallahi abla forklift bile kullanıyor dediklerinde, zevkten dört köşe olup kahkahalar atıyordum.

Elif hanımla olan bir başka olayım ise aynen şu;

Yemekhaneye masaya gidip oturduğum zaman, Elif hanım ve bölüm arkadaşı Öznur hanım sıraya girerlerdi. Elif hanım öyle büyük bir ustalıkla kafasını Öznura döndürecekken bana karşıdan ses çıkarmadan ağız hareketi ile salak diyor. Bayağı bir zaman böyle devam etti. Bir gün yine aynısını yaptı, bende o hareketi bekliyordum çatal kaşığı bırakmıştım. Ben de afferdersiniz ..... kelimesini heceleyerek sessizce söyledim. Tak bu ağız hareketini kesti. Öyle bir duruma geldi ki yemekhaneye ben en son gidenlerdendim genelde böyle giderken beni görsün karşıdan başını öne eğip öyle geçmeye başladı yanımdan. Öznurla da yer değiştiriyordu benim tarafımdan geçmesin diye. Hak edene yapacaksın arkadaş.

Elif  hanımla olan bir olayım da şöyle. 

Muhasebe departmanı sekreteri Semra hanım, ihtiyaç olduğu için içeri muhasebe servisine alındı. Ve bu bayan bu kızı tırım tırım kıvrandırıyor iş göstermiyor. Kız eline faturayı almış, muhasebe belgesini almış bir gün bizim odaya geldi, Beni Elif gönderdi, bu faturayı siz oluşturuyormuşsunuz bana açıklarmısının Fehim bey dedi. Ben iş yaparken durdum kaldım. 

1-Tamam fatura bizim bölümde oluşuyor ama kabul ( SAP programı kullanıyorduk) ama arka planda oluşan muhasebe belgesini otomatik oluşturuyor. Yani bizler o muhasebe belgesindeki hesap nolarını alacağını borcunu göremiyoruz bunun dökümünü alıp sadece muhasebe kontrol edebilir.

2- Faturayı oluşturan kişiler olarak kullanıcı olarak bizim adlarımız yazıyor ama, Senin açıkla dediğin Fehim ağbin ortaokul mezunu, muhasebe hesaplarından bey haber neyi açıklayacak sana.

Fehim kem küm etti Özleme git dedi. Ben de muhasebe yüksekokul mezunuyum. Aldım inceledim bir yerde takıldım. Tamam onu hesaplamış ama onun bir oranı var o oranı bilmiyorum, dur dedim Elif hanıma telefon açıp sorayım dedim.

Telefonu açtı,

-Elif şu oran kaçtı dedim.

-Semra mı yanınızda dedi,

- Evet dedim

- Ha ha hay İstanbula'da bizi rezil ediyor.

Oranı öğrenmedem kızdım kapattım. Rezil kadın tutup kıza açıklama yapmıyorlar, bir de düştüğü durumla eğleniyorlar. 

Açtım İstanbul muhasebeye Şenay'a telefon, telefonun hoporlarönü de açtım. Şenay girdi oradan muhasebe belgesine tek tek açıkladı böylelikle oranı da öğrenmiş olduk. Teşekkür ettim telefonu kapattık. Bizim muhasebe rezil oldu İstanbul muhasebeye, kız işe alınmış ama iş göstermeyip süründürüyorlar.

Bu Semra hanımla da bir olayımız onu da anlatayım anmışken kendisini.

Bu bayan daha sonra bilgisayar departmanındaki bey ile evlendi. Bir süre sonra bize eşi şef oldu. Yalnız bölüme gelirken İnsan kaynaklarının şefi bayan ( bana şirketten istafa edip gitmem için yıllarca baskı uygulamıştır) bunu güzelce işlemiş. Şef olarak gelen kişi beni görmezden geliyor, işleri hep Fehim bey'e veriyor. Bizim oda ile onun odası arasında bir cam var, açıp işleri Fehim beye uzatıyor. Aklınca psikoljik yok sayma okuyor. Neyse ben bunun odasına kapıyı vurdum girdim. Erkal bey hata yapıyorsunuz bende bu bölümde çalışıyorum, bende sizin elemanızım dedim. Bu yalnız ne bana bakıyor nede bilgisayardaki işini bırakıp bana cevap veriyor. İşini bıraktı döndü bir şey mi dediniz dedi. Bende hiçbir şey demedim dedim. Açtım kapıyı çıktım. Yerime geçtim müdürümü arayıp randevu isteyeceğim, tam telefona elimi uzattım Erkal beyin eşi Semra hanım arıyor muhasebeden. Ben zaten sinirliyim telefonu hışımla açtım, buyur Semra dedim. Eşi şefim oldu ya hayırlısı olsun demek için aradım dedi.Ben de biraz sert bir şekilde;

-Hayırlımı hayırsızmı bunu zaman gösterecek dedim. Müdürümden randevu aldım saatin gelmesini bekliyorum. Bu Semra hanımdan bana bir mail düştü. ( şirket içi lotus kullanıyorduk haberleşme için)

Semra hanım mailde aynen şunu yazmış;

- Ayrılsanda dostuz. 

Ba ba bak daha dün muhasebe işlemleri için kıvranıp, yardım ettiğim kişi benim ayrılmamı istiyor. Kocası başıma şef oldu ya fabrika onun oldu bir anda. Hasbinallah ve nimel vekil dedim mesajı sildim. Ben o mesajı istesem onun müdürüne, benim müdürüme, insan kaynakları müdürüne iletebilirdim. Ben onunla konuşurken kocasına sinirli idim ve sesim bu yüzden sert çıktı. Neyse müdürle filan konuştuk olaylar duruldu. Bu Semra Hanım bir gün yağmurlu havada kendi arabası ile evine giderken kaza geçirdi ayağı kırıldı, ameliyat filan geçirdi 6-7 ay süre ile raporlu idi. Fakat raporlu olduğu halde geziyordu Bigaya kardeşine filan gidip geliyordu. İş için birşeyler sormak için aradıklarında muhasebedekiler nerdesin filan diye soruyorlarsa o da şurdayım diyorsa eğer mimlendi. Raporu bitip işbaşı yaptığı gün çıkışı verildi. Kocası şef bile olsa acımadılar. Benim istifa etmemi isterken kendi çıktı gitti.

Elif hanımla son olayımıda anlatayım

Sigara içme odasında çay molasındayız, Forkliftçi Serkan;

- Özlem abla haberin varmı Elif hanım ne istiyormuş biliyormusun dedi?

-Yoo ben duymadım ne istiyormuş dedim

- İşçi ve memur servisinin ayrılmasını istiyormuş, işçilerin ter kokmasından rahatsız oluyormuş. dedi

- Terbiyesiz, kurban olsun o işçilerin ter kokusuna, o işçiler ter dökmese nerede kendine memur masası bulacakmış, beğenmiyorsa kendi otomobiliyle gelsin gitsin dedim. Güldük.

Mantık olarak memur 8-18 çalışıyor. 

İşçi 8-16/16-24/24-08 çalışıyor. İşçiyle serviste sadece sabahları karşılaşıyor. İşçi zaten duş alanı var duşunu alıyor, hadi fabrikada duş alamadığını yoğunluktan varsay mutlaka evinde alıyordur sabah sabah ta ter kokucak hali yoktur herhalde arkadaşlarımın.

Benim bu sözüm bir şekilde gitmesi gereken yerlere gitti. ( idari işlere ve Elif hanımın kendisine)

Elif hanım başladı otomobili ile gidip gelmeye:)))

Otomobil uçar gider şarkısı geldi aklıma:)))))))

Bu yazıda bir kişiyi daha andık, ilk şefim rahmetli Necmi bey:)

Emekli olduktan 1,5 yıl sonra kalp krizinden vefat etti kendisi Allah rahmet eylesin. Onunla aramızda geçen bir anı var onu da aktarayım size;

Bilgisayar kullanamazdı, bilgisayar işlerini ya biz yada gelen kim varsa o hallederdi. Bir gün odasından bizim odaya açılan camı açtı.

- Özlem öğlene ne yemek var dedi,

Bende lotusu açtım günün menüsünü buldum, okudum en son meyveye geldim okudum ( şeftali idi meyve) bizim Necmi beyinde şeftaliye huyu varmış haberim yok:)) yüzünü buruşturdu, beden şekilden şekile girdi, ağzından küfür çıktı:))))))))

Ben afalladım şaşırdım ilk defa onu böyle görüyorum:)))) Sonra onun odasına kontrolör arkadaş girdi, hala tükürüyordu:))) 

Çocuklar biliyormuş, hatta ona takılıyorlarmışta benim haberim yoktu. Bu olaydan sonra ne zaman yemek menüsünü sorduğunda, meyveyi de söyleyim mi dediğimde:

- aman kalsın derdi, 

ben de bir süre 

- Çekmecede var çıkarayım mı derdim:)))))))))))))

Nasıl kaçardı görmeliydiniz:))))))))))))))))

Rahmetliyi de andık böylece nur için yatsın.

 


SAMİMİYET ÖYLE BİR DİLDİR Kİ ; KÖRDE GÖRÜR SAĞIR DA DUYAR.

14 Aralık 2020

SAMİMİYET ÖYLE BİR DİLDİR Kİ ; KÖRDE GÖRÜR SAĞIR DA DUYAR.

 

 
En önemli konu: sevgiyi hayatımızın baş köşesine koymalıyız.

Saygı, hoşgörü hayatımızda olmazsa olmaz zaten

Vefa nedir, merhamet nedir, bunu kavrayabilmek gerek.

Ve en önemlisi; vicdan sahibi olabilmek zorunlu etken .

İnciterek, kırarak, hor görerek, aşağılayarak dışlayarak yok sayarak insanlık olmaz.

İnsan dediğin; bir çiçeğin boynunu bükmesine, karıncanın incinmesine izin vermeyendir.
İnsan dediğin; çocukların masumiyetini koruyabilendir. İnsan dediğin; başkalarının ağlamasına değil, gülümsemesine sebep olabilendir.
 
 
Yeni bir haftaya başlamanın gururu var içimde:)) evde kapalı olmanın mutluluğu var içimde:)))
Evde  kapalıyız hiç bir şey yaptığımız yok. Yemek yap, ye, bulaşık yıka vs işlerden zaman buldukça netteyim  film izliyorum, stokları dolduruyorum. 
Ağbim tatlı istedi, klasik irmikli kakaolu bisküvili tatlı yaptım bir defa , bu gün tekrar yenisini yaptım. Kuruyemiş almıştım karışık olarak bir kaç paket sıkılmasın diye ara da onu veriyorum, hafta içi biraz caddede aşağı yukarı yürüyor. Annemle Müge Anlı'da ve Esra Erol'da kavga yapıyorlar. Ağbim bir reklam sevmeyen birisi hemen reklam çıktığında başka kanallara zıplar:)) bu da annemi sinirlendiriyor, tatlı tatlı atışıyorlar.
 

İnstagramda bu eve bayıldım, havada bir de kar olacak muhteşem bir izleme olanağı. Ortadaki halı aynı bizim halı, aynı desen, aynı eskilik var. Atamadık o halıyı, yeni 2 tane ısparta halımız var ama sermiyoruz. Çünkü ağbimin ayağının altındaki yara ya RİF iğne boşaltıyorum, o da kırmızı renk olduğu için steril gazlı bezden de çıkıp açık renk halıyı batırıyor. İşin kolayını bu halıyı sermekte bulduk batsada renk göstermiyor.
 
 
İsteyenler oluşturabilir.
 

 Yeni yıl filmleri izleyebilirsiniz, ben öyle yapıyorum bunlarıda izleyeceğim, sadece evde tek başınayı ve grinç'i izlemişim önceden,  el işimi yapıyorum ama ipim bitmek üzere 25 inden önce çarşıya inmeyi düşünmüyorum, yeni bir şey bulmak lazım.


İnstagramdaki bu okumalara katılabilirsiniz.


Adımın geniş anlatımlı tanıtımını buldum. Sizde bakabilirsiniz:))

https://www.instagram.com/bisalkardo/
 

2020 de neler yaptın hadi anlat yorumlarını bekliyorum...
 

 
Haftaya müzikle başlayalım.
 

Başlık Cemil Meriç'ten...