İKİ SİYAH ELDİVEN VE TARİHİ MESAJ

12 Kasım 2015

İKİ SİYAH ELDİVEN VE TARİHİ MESAJ


Tabutta, 3 Ekim 2006’da ölen, 1968 Olimpiyatları erkekler 200 m olimpiyat ikincisi Peter Norman var. Cenazeyi sırtlayanların en önünde iki zenci. Onlar da aynı yarışmanın birincisi ABD’li Tommie Smith ve üçüncüsü John Carlos. Bu üç rakibin bir araya, omuz omuza gelmesini sağlayan nedir dersiniz? Eylem kardeşliği. Olay şöyle gelişir. 68 Olimpiyatları’nın atletizm 200 m’nin birinci ve üçüncüsü ABD’li bir zencidir. İkincisi Avusturalyalı beyaz Peter Norman. Madalya töreni için beklerlerken Carlos, Norman’ın yanına gelir ve insan haklarına inanıyor musun diye sorar. Norman da evet der. Orada, insan hakları için, ABD’deki ırkçılığı protesto etmek için bir şey yapmaya karar verirler. Ne yapacakları fikri Norman’dan gelir. İki siyah deri eldiven vardır. Sağını Tommie, solunu John eline geçirir. İki siyah eldiven, madalya töreninde iki yumruk olarak havaya kalkacaktır. Yoksulluğu protesto etmek için de kürsüye ayaklarında siyah çorapla çıkacaklardır. İki zencinin önünde beyaz Norman duracaktır. Göğsünde “İnsan Hakları İçin Olimpiyat Projesi Hareketi”nin kokartı ile. Madalya töreninde ABD Ulusal Marşı çalınırken eylem gerçekleştirilir. Siyah eldivenli iki zencinin yumrukları havada, önlerindeki beyazın göğsünde bir kokart, çıplak ayaklarıyla üç kişi durmaktadır.


Basın için müthiş bir görüntüdür bu.               
Fotoğraf tüm dünyaya yayılır. Eylem amacına ulaşmış, ABD’deki ırk ayrımcılığı ve yoksulluk gündeme getirilmiştir.
Her eylemin bir bedeli olduğu gibi bunun da bedeli olur. ABD’nin olimpiyat komitesi anında müdahale eder ve iki zencinin spor kariyerini o an bitirir. İkisinin de spor yaşamları biter ama tüm dünyada siyahların ve insan hakları savunucularının sembolü durumuna gelirler.
Avusturalyalı beyaz atlet Peter Norman’ın da geleceği aynı olur. Onun da spor yaşamı bitirilir. Bedel ödenmiş ama amaca ulaşılmıştır.
Bu üç eylem kardeşi sonraki yıllarda da bir araya gelir. Görüşürler. En son bir araya gelişleri beyaz Norman’ın 64 yaşında kalp krizinden ölmesinin ardından yapılan cenaze töreninde olur.
Norman ‘siyahların derdi beni ilgilendirmez, ABD dünyanın öbür ucunda, bana ne’ dememiştir. 
Daha öncesinde hiç tanımadığı, üstelik de rakibi olan iki kişiyle birlikte  ırk ayrımına karşı ortak bir eyleme girişmiş, sonrasında  tüm spor yaşamını bitirecek bir karar vermiş ve bunu uygulamıştır.
Norman ve iki siyah eldivenin bu tarihi mesajını unutmak mümkün değildi!


VE TANRI KADINI YARATTI..

VE TANRI KADINI YARATTI..

Altıncı gün dolmak üzereydi
Ve Tanrı hala kadını yaratıyordu.
Bir melek çıkageldi.
Tanrı’ya;
- Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye 
bunca zaman ayırıyorsun?
diye sordu.
Tanrı yanıt verdi:
- Çünkü buna çok değerli, çok f
arklı özellikler katıyorum.
dedi.
- Örneğin yüzlerce parçadan oluşturuyorum.
Ama yine bir bütün olmasını sağlıyorum.
Bu yarattığım bir çok çocuğa aynı anda sarılabilmeli,
Dünyanın her yerindeki çocukları kucaklayabilmeli.
Düşen bir çocuğun kanayan dizini de,
Yaralı bir yüreği de iyileştirebilmeli…
Melek sordu:
- Kaç eli, kaç kolu olacak?
- Sadece iki.
- İki el, iki kolla mı yapacak bu dediklerini…
- Hepsi bu değil…
Kendi yaralarını da kendi sarabilecek.
Ayrıca günde 18 saat çalışabilir durumda olacak…
Melek yaklaşıp kadına dokundu…
- Onu çok yumuşak yapmışsın.
- Yumuşak ama aynı zamanda çok güçlü.
Gücünü ve kaldırabileceklerini hayal bile edemezsin…
- Düşünmeyi de bilecek mi?
- Yalnızca düşünmeyi değil.
hem sağduyusunu kullanmayı,
Aklıyla ve yüreğiyle muhakeme etmeyi,
Hem de mücadele etmeyi,
Düşüncelerini savunmayı,
Sorun çözmeyi de biliyor…
Bunların yanı sıra, uzlaşmayı da biliyor…
Melek, kadının yanağına dokundu.
Eli ıslanınca bu nedir diye sordu.
Tanrı yanıtladı:
- Buna gözyaşı denir.
- Neye yarar?
- Kendini ifade etmeye yarar.
Acıyı, kuşkuyu, aşkı, yalnızlığı, onuru,
Ama aynı zamanda sevinci ifade etmesine yarar…
-Kadının kendini ifade biçimleri sonsuzdur:
o, sevinci, mutluluğu ve aşkı yakalayıp ,
Sımsıkı sarılmayı bilir…
Haykırmak istediği vakit susabilir;
Sustuğunda çığlığını duyurabilir;
Öfkelendiği vakit gülümseyebilir,
Ağlamak isteyince şarkı söyleyebilir,
Mutlu olunca ağlayabilir,
Korktuğu vakit gülebilir…
O inandığı doğrular için sonuna dek mücadele eder;
Haksızlığa karşı savaşır,
Çözüm yolunu biliyorsa,
‘Hayır’ yanıtını asla kabullenmez.
- Amma çok marifeti varmış!
- Arkadaşı doktora yalnız gitmesin diye ona refakat edendir.
Korkan birini gördüğünde,
‘Tut elimi korkma’ deyip,
Elini uzatandır…
Her düğün her doğum haberine mutlu olandır.
Tanıdığı ya da tanımadığı amma kendine yakın bildiği her ölüm haberine kalbi kırılandır.
Ama yine de yaşamı sürdürme gücünü kendinde bulandır…
Çocukları daha çok yesin diye ‘ben zaten toktum’ diyendir…
-Bir öpüş, bir sarılış, bir kucak açışla kırık,
Ya da yaralı bir yüreğin onarılacağını bilendir…
- Peki, bunun hiç mi eksiği ya da yanlışı yok?
- Hiç olmaz olur mu?
Var bir hatası:
"Ne kadar değerli olduğunu unutur... 

REZİL OLMAK HUYUM:))

11 Kasım 2015

REZİL OLMAK HUYUM:))



Biliyorsunuz bir süredir bloglarına denk gelip okuduğum ve izinleri ile yazılarının bir kısmı ile size tavsiyelerde bulunduğum bloglar var... Bazen okuduklarımda kendimi buluyorum gülüyorum:)) bu blog yazısı da cuk dedi bana uydu:)))

Bende fazlasıyla kitap okuyan biriyim. Tatile giderken millet kıyafet alır, ben kitap alır, bavulun alt kısmını kitapla doldururum. İstanbul'a gittiğimde ya da dönüşte hemen bir DR girer, valize 3-4 kitap atarım. Genelde bizler karşımızdaki insanlar ile konuşurken okuduğumuz kitaplardan cümleler ile konuşuruz ki, ( bu hiç kitap okumayan karşılıklı konuşan 2 insanın konuşmalarından farklı olur...... ) karşımızdakiler bize gülerler.....
-ya öyle mi? falan derler. 
Hatta ünümüz bulunduğumuz şehirleri aşar:)) 
Komşum kardeşleri ile tatile gider, yeğenini şezlongta elinde kitapla güneşlenirken görünce;
- Bir Özlem'de biz de çıktı, alooooooo kitabı bırak çevrene bak biraz kızım, yoksa Özlem gibi kitap okurken evde kalıcan, kime diyom kız bennnnnnnn!!!!!!!!

Eve gelenler kitapları görünce,  
-Hepsini okudun mu ?
diye soruyorlar ya, ben de büyük bir keyifle 
- Bunlar sadece bir kısmı diyorum
 Ama gerçekten doğru:)))))
Dolap içlerindekileri görmüyorlar, bir de
sitesinde okullara bağışladıklarımdan haberleri yok ki.........

Bir ünlü yazar ile karşılaşma hikayesi de benden size:)))
Çalıştığım şirkette aldığımız eğitimler için İstanbul'da HİLTON hoteldeyiz, öğlen yemeği için teras kattaki lokantaya çıktık. ( eğitim giriş kattaki salonlarda). Ben yemekten sonra aşağı kata inmek için asansöre geçtim, o anda yaşlı bir bey de geldi. Aşağıya iniyoruz ve aramızda geçen konuşma şu:

- Eğitim için mi geldiniz?
- Evet
-Hangi şirket?
-x şirketi
- Benim yeğenim o şirkette direktör  .... tanıyormusunuz?
- Evet tanıyorum, kendisi .... bölümünün direktörü.

Asansör alt kata ulaşmıştır  ve iyi günler denilerek yollar ayrılır.
Eğitim salonuna  adım atan ben saftirik Özlem, daha ilk adımda şok olur:)))
Ama,  Özlem sen az önce Doğan  CÜCELOĞLU ile konuştun, o kadar kitabını okudun nasıl tanımazsın kızım diye diye gülmeye başlar:))))))



Aşağıdaki blog yazısını okuyunca ben de bunları karalamak istedim...




Keyifli okumalar, ben kitaplara kaçar:)))))))




DENEMESİ BEDAVAAAAAAAAAA

DENEMESİ BEDAVAAAAAAAAAA


Bloğunda görüp benimde katılmak istediğim bir etkinlik oldu bu resim, bilgi için linke tıklayın, katılmak isterseniz sizden de bir şeyler karalamanızı rica ederiz, lütfen bizi de bilgilendiriniz, bizlerde okuyalım......


Her ne kadar denize ve vapurlara uzak olsam da, bana bu ikilinin hatırlattığı iki konu var, biri çocukluğuma geri dönme isteği, diğeri de sevgiliyi. 
Çocukluğumun bariz okul tatilleri İstanbul'da geçerdi.. Bunlardan biri de Tahtakale' de, cumartesi günü, beni amcama teslim eden babamın bizden ayrılması ile başlayan bu vapur maceraları idi . Simit, çay, gazete eşliğinde  amcam ile yapılan bu yolculuk, bazen beni amcamın vapurların motor bölümüne indirip, nasıl yol aldığını anlatan derslere dönüşürdü...
 Beyaz saf köpükler ve martılar, eşliğinde iskele iskele yapılan geziler esnasında hep insanların bir yerlere bir şeylere yetişme telaşı... 
Bazen de satılan kalemlerin, bıçakların, jiletlerin
ŞU ELİMDE GÖRMÜŞ OLDUĞUNUZ.......
BİTTİ Mİİİİİİİİİİ BİTMEDİİİİİİİİİİİ.........
DENEMESİ BEDAVAAAAAAA.....
 cümleleri..
Amcamın ters yönde seyahat edememesinden dolayı, vapurun bazen, bütün oturulan kısımlarını dolaştığımız olurdu......
Özellikle gün batımında o rüzgarın saçlarımı dağıtması keyfi...
Günümüzde artık bu seyahati yapamıyorum:(( Amcamın evi Kavacık' ta tepede idi, şu an Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün ayaklarından biri amcamın evinde..... Kuyunun hala yerinde olduğunu söylüyorlar, işim gereği bazen İstanbul'a gidip otobüsle geçerken şoföre dur inecek var diyesim geliyor, gözlerim usul usul doluyor...
Şimdi İstanbul' da..


Sevgili ile olan kısmı anlatmayacağım, dinleyin sadece, beni mutlaka anlayacaksınız...


Haydi eller klavyeye sizden de bir iki satır okuyalım...

BLOG KEŞİF ETKİNLİĞİ

BLOG KEŞİF ETKİNLİĞİ

Deneyimlianne’nin blog keşif etkinliği var,etkinliği buradan paylaşmak istiyorum.
Önce etkinliğin linkini vereyim: 
Ne zamandır Blog Keşif Etkinliği düzenlemek istiyordum bir türlü fırsat bulamadığım için yapmak ancak kısmet oldu.
Bloğumu açalı neredeyse bir sene dolmak üzere ve bu arada çokkişiyle tanıştım, çok kişiyle arkadaş oldum. Bazı blog yazarı arkadaşlarımın okadar desteğini gördüm ki "iyi ki onları tanımışım" dedim.
Blog keşif etkinliklerini severim ve katılırım. Bugüne kadarda bir çok etkinliğe katıldım. İnsanlarla tanışmak, onlara yorum bırakmak,onlardan yorum almak, sohbet ortamı oluşturmak hoşuma gidiyor.
Ama bazen bir türlü birbirimize ulaşamadığımız için"takipleşemediğimiz" blog yazarları oluyor. Ben takip edecek blogbulamazken onlarla buluşma fırsatımız olmuyor! Özellikle de bu yüzden BlogKeşif Etkinliği düzenledim.
Etkileşimde bulunarak bloglarımızın dinamik kalmasınısağlayabiliriz.
Hepimiz birimiz birimiz hepimiz için! ;)))
Hangi tür konudan yazarsa yazsın herkesi blog keşifetkinliğime davet ediyorum. Ne kadar çok kişiye ulaşırsak o kadar kişiyleetkileşimimiz olur.
Bunun için yapmanız gereken tek şey beni ***GFC üzerindentakip etmeniz ve herhangi bir sosyal medya platformunda Blog Keşif Etkinliğimipaylaşmanız.***
Bloğunuzun içeriğini ve blog linkinizi aşağıya yazmayıunutmayın! smile ifade simgesi Beni sosyal medyadan da takip etmek isteyenler için sosyalmedya hesaplarım,
Facebook profilim Emel DA,sayfam 
www.facebook.com/deneyimlianne
www.twitter.com/deneyimlianne 
www.instagram.com/deneyimliannemel