OKUDUKLARIM 33 BİR ÖMÜR NASIL YAŞANIR?

20 Haziran 2020

OKUDUKLARIM 33 BİR ÖMÜR NASIL YAŞANIR?

Daha anlamlı yaşamak için İlber Ortaylı’dan tavsiyeler…

“Cesur olun. Kendinizi rahat hissettiğiniz alanın dışında pencereler açın. Farklı dünyalarla ancak böyle tanışırsınız. Ben hep yerimde dursaydım, dünyamı değiştirecek insanları aramasaydım, bugün tanıdığınız ben olmazdım. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır. İnsan, konforundan vazgeçmeyi göze almalıdır. Kendi dünyasını yerinden kendisi oynatmalıdır.”

- İlber Ortaylı

İlber Ortaylı, yediden yetmişe herkesin faydalanacağı, bilge şahsiyetinden ve yaşam tecrübesinden süzülen tavsiyelerden oluşan bir eserle karşımızda. İlber Hoca bu kitapta, bir insanın, çocukluktan itibaren hayatın hemen her alanında ihtiyaç duyacağı çözümleri nasıl bulabileceğini örnekler vererek anlatıyor. “Herkes kendi talihinin mimarıdır” sözünü hatırlatarak, kendi yolunu çizmenin ne anlama geldiğini tüm kritik noktalarıyla yorumluyor.

Bir ömrü hakkıyla yaşayabilmek ve yaşanan her andan tat alabilmek için önce ne lazımdır? 
İnsan hayatı kaç dönemden oluşur ve her bir dönemde neleri tecrübe etmek gerekir? 15, 25, 40 ve 55 yaşları neden birer eşiktir?
İnsan kimden, ne öğrenebilir? Kendi kendini yetiştirmek nasıl mümkün olur? 
Kişi mesleğini neye göre seçmelidir?
Bir işin uzmanı olmak ve o uzmanlık bilgisiyle çalışmak için nelere ihtiyaç vardır? 
Bir dil, en iyi nasıl ve ne zaman öğrenilir? 
En verimli sonucu alabilmek için nasıl çalışmak gerekir?
Sorumluluk sahibi bir insan, kendisi veya çocukları için nasıl bir eğitim modeli aramalıdır?
Hayata değer katmak için ne tür insanları arayıp bulmak gerekir? 
Doğru kararları alabilmek için en çok kimleri dinlemek gerekir? 
En iyi nasıl seyahat edilir; bir şehir nasıl dolaşılır? Hangi müze, hangi meydan, hangi sokakları görmek için dünyanın bir ucuna kadar gidilebilir?
İyi film, güzel müzik, doğru kitap nedir? Hangi temel eserleri dinlemeli, okumalı ve seyretmeliyiz?
İnsan yaşadığı şehirden tam manasıyla nasıl yararlanabilir?
“Bir Ömür Nasıl Yaşanır?”, ülkemizin medarıiftiharı olmuş bir tarihçinin gözünden, insanın hayattaki anlam arayışına, bu arayışın tadını nasıl çıkaracağına ve süreç boyunca karşılaşacağı zorluklarla nasıl baş etmesi gerektiğine dair çok özel bir kılavuz…

Severek okudum, içerisindeki önerileri dikkate alacağım, gerek kitap gerekse filmleri gözden geçireceğim.

Farklı insanlar arayıp bulun, dünyanız değişsin.
*****
Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır.İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir.İfadeniz bomboşsa da hiç bir şey yaşamadığınız fark edilir.Bundan kurtulmak mümkündür;yaşayın monotonluktan uzaklaşın,gezin,görün, keşfedin başkalarıyla ilgilenin, okuyun ,sevin.Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın.Yüzünüz ifadesiz kalmasın.
*****
Beyninize yeni bir kapı açacak, size bir değer katacak insanla bir araya geldiğinizde bir şey öğrenirsiniz; bir şey düşünürsünüz; yeni bir yere bakmaya başlarsınız. Düşünceniz yeni bir boyut kazanır, yaşamınıza farklı bir bakış açısı eklenir. O boyut bazen yanlış da olabilir, ziyanı yok; bu yanlış, zaman içinde tashih edilir. Dahası, o yanlış bile ortalıkta boş boş gezmekten daha iyidir. Dilinizi, intibarınızı, tecrübe ve görgünüzü geliştiren; dünyaya bakışınızı değiştiren insanlar önemlidir. Onlarla bir araya gelmeye gayret ediniz; sonra oradan başka yere geçersiniz, sabit kalmanız şart değildir.
*****
Bir de muhakkak okuyun, hikaye ve romanın dinlendiren ve hafızayı açan gücünü ihmal etmeyin. En önemli şey hafızadır.
*****
Her şeyden evvel insanların birbirlerini çok sevmesi lazım. Sevginin olmadığı yerde hiçbir şey kurulamıyor.
*****
Yalnız kalmayı öğrenirseniz, düşünmeyi de öğrenirsiniz..
*****
İnsan, öncelikle ömrünün hangi döneminde ne yapması gerektiğini çok iyi bilmelidir
*****
İLBER HOCANIN TAVSİYE ETTİĞİ 25 KİTAP
1.Osmanlı İmparatorluğu (Halil İnalcık)
2. Batı-Doğu Divanı ( Johann Wolfgang von Goethe)
3. Hafız Divanı 
4. İnce Memed ( Yaşar Kemal)
5. Fuzuli Divanı 
6. Timurlenk
7. İslam Uygarlıkları Tarihi ( Corci Zeydan)
8. Bir Orta-doğu Tarihçisinin Notları ( Bernard Lewis)
9.Savaş ve Barış ( Lev Nikolayeviç Tolstoy)
10. Kral Lear ( William Shakesper)
11. Yüzbaşının Kızı ( Aleksandr Sergeyeviç Puşkin)
12.Vanya Dağı ( A. Pavlavic Çehov)
13. Madame Bovary( Gustave Flaubert)
14.Savaş Günlükleri 
15. Semerkant ( Amin Maalouf)
16. Puslu Kıtalar Atlası ( Ihsan Oktay Anar)
17. Milli Mücadele Başlarken ( Tayyip Gökbilgin )
18.Suyu Arayan Adam( Şevket Süreyya Aydemir )
19.Yeniçeriler ( Resad Ekrem Koçu)
20.Yavuz Sultan Selim ( Feridun Emecen)
21.Devleti Aliyye ( Halil İnalcık)
22.Sultan Alp Arslan ( Cihan Piyadeoğlu)
23. Hüsran ( Şadi Sirazi)
24.Karamazov Kardeşler ( Dostoyevski )
25.Kambur ( Şule Gürbüz )
*****
İLBER HOCA'NIN TAVSİYE ETTİĞİ 26 YABANCI FİLM
1. Potemkin Zırhlısı - Sergey Eisenstein (1925)
2. Aleksandr Nevsky - Sergey Eisenstein (1938)
3. Bir Kuşak - Andrzej Wajda (1955)
4. Wesele - Andrzej Wajda (1957)
5. Küller ve Elmaslar - Andrzej Wajda (1958)
6. Vaatler Ülkesi - Andrzej Wajda (1975)
7. Waterloo - Sergey Bondarçuk (1970)
8. Dünyayı Sarsan On Gün - Sergey Bondarçuk (1983)
9. Constans - Krzysztof Zanussi (1980)
10. Macarlar - Zoltan Fabri (1978)
11. Mephisto - Istvan Szabo (1981)
12. Albay Redl - Istvan Szabo (1985)
13. Taraf Tutmak - Istvan Szabo (2001)
14. Teorema - Pier Paolo Pasolini (1968)
15. Dekameron'un Aşk Öyküleri - Pier Paolo Pasolini (1971)
16. Roma - Federico Fellini (1972)
17. Satyricon - Federico Fellini (1969)
18. Leopar - Luchino Visconti (1963)
19. Lanetliler - Luchino Visconti (1969)
20. Venedik'te Ölüm - Luchino Visconti (1971)
21. Roma, Açık Şehir - Roberto Rossellini (1945)
22. İtalya'ya Yolculuk - Roberto Rossellini (1954)
23. Bisiklet Hırsızları - Vittorio de Sica (1948).
24. Umberto D. - Vittorica de Sica (1952)
25. Lili Marleen - Rainer Werner Fassbinder (1981)
26. Jesus Of Nazareth – Franco Zeffirelli (1977 - Mini dizi olarak çekildi.)


KENDİLERİ MUTSUZ, İSTİYORLAR Kİ HERKES MUTSUZ OLSUN. ( DOSTOYEVSKİ)

19 Haziran 2020

KENDİLERİ MUTSUZ, İSTİYORLAR Kİ HERKES MUTSUZ OLSUN. ( DOSTOYEVSKİ)

Dün akşam üstü yine yağmurlu idi hava bir açıyor, bir kapıyor. Dışarıda yemek yerken tek tük damlalar üstümüze yağdı. Akşam okuduğum kitabı bitirdim. Dergi okumaya başladım. Yarısına gelmiştim ki dizi bitti yattım hemen.


Bu hafta sonu okuduğum dergi MASA dergisi haziran sayısı oluyor.


Sabah kalktım, ağbimin şekerini ölçtüm tekrar yattım. Yeniden kalktığımda onlar kahvaltı edip tekrar yatmıştılar bile, kahvaltı istemedi canım, kıstırma yaptım 2 tane onları yedim. Kıstırma nedir derseniz eğer 2 bisküvit arası lokumdur. bir lokumu yarıya böldüm 2 kıstırma çıktı böylece. Bulaşık yıkadım, yeşil mercimek köftesi yapacağım, onun için yeşil mercimeği ayıkladım koydum ocağa. Bir kahve yaptım mutfak önü masasında içeyim dedim, telefonu aldım elime yorumlara bakayım dedim ben şok oldum.


https://fatihpinarca.blogspot.com/ arkadaşın yorumunu okuyunca şok oldum. Arkadaşlar daha öncede belirtmiştim yorumlarda filan soranlara, başlıklarım okuduğum kitaplardan alıntıları yazdığım defterimden rastgele açtığım bir sayfadan cümle içerisinden bir satırdır. Dünkü başlığımda öyledir. Hangi sayfayı açtığımı bile hatırlamıyorum. 
Tek eksiği hangi kitaptan olduğu yazmıyordu bundan sonra onuda ekleyeceğim. Kimsenin bloğuna gidipte okuyup alıntı yapmıyorum. Resimlerimde çoğunlukla bana aittir. Bana başlık olarak yakın bir blog arasanız eğer 
http://asortik-krep.blogspot.com/ Çağladır. o şarkılardan şiirlerden başlık yazar.

facebook a düşmüş beğendiğim yazılarda, ki bunlar kişisel gelişim yazılarıdır photoshopta resim halinde sizlere sunuyorum.

Kimsenin bloğundan çalmam, ha film tavsiyesi vardır onları not alır izlerim ama yazısını kopyalamışlığım yoktur.

Ben bloğumu bu şekilde oluşturdum ve böylede devam edecek inşallah. Arkadaş başlık yazmada başarılı olabileceğimi düşünebilir, ama tercihim böyle devam etmesidir. 


Meydan okumanın 20. günü sorusu?

Aldiginiz bir iltifat.

En son aldığım iltifat yada beğeni şu. Yıllar sonra facebookta lise öğretmenlerimden birini ekledim. Bu arada orada üye olduğum gruptan gelen beğenilmiş filmleride paylaşıyorum Sweet Bean/ Umudun Tarifi Filminide paylaşmıştım, izlemiş beğenmiş. Whatsaptan mesaj attı. Seninle gurur duydum, kitaplarınla filmlerinle kendini geliştirmişsin tebrik ederim dedi.




UMUT MÜCADELENİN ÇOCUĞUDUR.

UMUT MÜCADELENİN ÇOCUĞUDUR.
Kapalı havadan bıktım artık diyebilirim, güneş tutulması da 21 de olacak, bu olayda doğa felaketlerini beraberinde getiriyormuş. Astrolog Ayşen TOK 21 hazirandan, için kimsenin dışarıya çıkmasını önermiyor. Ben de kendisini dinleyeceğim. Akşam yağmur yağdı yine şıpır şıpır sesini dinledim. Ağbim akşam yemeğinden sonra kahveye gitmedi, evde yattı bende kitabımı okudum.


Sabah erken kalktım, annem başım dönüyor dedi. Kahvaltılarını hazırladım. Ağbimin şekerini ölçtüm tekrar yattım 10 gibi de kalktım. ortalığı topladım, bulaşığı yıkadım. Akşam için bamya yemeği yaptım. Annemin ilacı bitmiş ana sağlığa onu yazdırmaya gittim. Eczaneden ilacı aldım Migrosa doğru yürüdüm, geçenlerde 1984 kitabını alacaktım vazgeçmiştim içime dert oldu onu aldım, kafkaokur dergisi aldım, minik sütlerden aldım, glutensiz ekmek aldım. Oradan çıktım Manava doğru yürüdüm oradan da kirazla biber aldım eve geldim.


Elimi yüzümü yıkadım aldıklarımı yerleştirdim. Öğlen yemeği için siyez unlu makarnadan yaptım, birazda kıymalı biber kavurdum. Bu arada Mukaddes abla aradı, ev de bir yere para koymuş bulamıyormuş. Senin İstanbullu ablan ( kuzenim ) kayıpları bulmak için bir tekerlemeden bahsetmişti hatırlıyormusun dedi, ben de hayır dedim. Ablama whatsaptan mesaj yazdım sordum, sonra o da cevap yazdı :) Ethem dede olayı belki biliyorsunuzdur bir eşyanız kaybolduğunda;
Ethem dede, Ethem dede
Gömleği keten dede
Kaybolan paramı bulursam
Sana helalinden 10 göbek atacağım:)
Neyse mukaddes ablaya ilettim, o kaç göbek sözü verdi bilmiyorum artık:)))
NO POOPER yazısını okurken onunla ilgili bir yazıda buldum 

NO POOPER ise saçları şampuansız yıkama, şampuana veda etme olayı.
Son zamanlarda buna taktım uygulacağım inşallah.
Meydan okumanın 19. günündeyiz sorusu,
film?

Zaten her gün film tavsiyelerim oluyor, bugün de aşağıdaki filmi izliyorum.


ÇÜRÜK ELMA 

Black and Blue, Afrikalı-Amerikalı bir kadın polis memurunu ele alıyor. Acemi bir kadın polis memuru, bir uyuşturucu satıcısının polisler tarafından öldürüldüğüne şahit olur. Kadın, şahit olduğu korkunç olayı kayıt altına alınca, diğer polislerle arasında büyük bir kovalamaca başlar. Polisler, görüntüleri yok etmek için gece boyunca meslektaşlarının peşine düşer. Olaydan kurtulmaya çalışan polisler, satıcının ölümünü cinayete şahit olan kadının üzerine atmaya karar verir. Genç kadın, üzerine atılan bu suçtan kurtulmayı başarıp, gerçek suçluların yakalanmasını sağlayabilecek midir?




ÇOCUK YÜREĞİ UNUTUR AMA AFFETMEZ

18 Haziran 2020

ÇOCUK YÜREĞİ UNUTUR AMA AFFETMEZ

Akşam yağmur yağmadı, ama hava yine kapalıydı. Ağbimle sözlü bir atışma yaşadık biraz. Sabah 10 da kahveye gidiyor, akşam 19 gibi yemeğe geliyor ardından tekrar gidiyor. Akşam 22 de geldi. Bunca saat kahvede oturmanın zararlı olduğunu söyledim, birde fırına ekmek almaya giderken gördüm maske çene altında konuşma yapıyor. Hatalı olduğunu belirtiyorum ama beni dinlemiyor. Evde canı sıkılıyormuş, yatsa bu sefer gece uyuyamıyormuş. Bayağı bir atıştık söz dinletemiyorum, o benden büyük ya haklı değilim tabii.
Sabah kalktım şekerini ölçtüm tekrar yattım. Saat 10 da kalktım kahvaltımı yaptım, yatakları topladım, bulaşıkları yıkadım. Annem karpuz istedi, bir dilim karpuz kestim ona beraber yedik biraz. Sonra bir kahve yaptım kendime, onu içtim. Jale arkadaşım aradı telde, dün çok aradım cevap vermedin merak ettim bir şey mi oldu dedi. Ben telefonu duymadım, herhalde dışarıda yemek yerken aradı tel içeride idi. Cevapsız aramada gözükmedi hiç. Telefonu kapattıktan sonra baktım gerçekten aramış, ayıp olmuş kıza.


Ağbimin ayağına pansuman yaptım yine kahveye gitti. Bende giyindim maskemi taktım yürüyerek kuaförüme gittim. Bu pisicikte Aysel ablanın camında yayılmış uyuyordu. Kuaföre girmeden önce manava uğradım domatesle kiraz aldım. Kuaföre girdim pedikür yaptırdım. Oradan markete geçtim ağbimin peynirini aldım. Minibüs durağına yürürken çiçekçide açmış bir suklukent dikkatimi çekti, içeri girdim onu aldım kendime hediye ettim.


Eve geldim annem kızartma yapıyormuş, üstümü değiştim elimi yıkadım Film izlemeye başladım.




meydan okumanın 18 günü ve sorusu
Her gun kullandiginiz hangi esyaya mutesekkirsiniz?

Bilgisayara, telefona, doğalgaza, kitaplara müteşekkirim.


Bilge bir kadının tavsiyesi.

'Günışığı ve ayışığı ile iyileş kızım,
Nehrin ve şelalenin sesiyle
Denizin gelgitleri ve kuşların kanat çırpışlarıyla.
Nane yaprakları , neem ve okaliptüs ile iyileş kızım.
Lavanta, biberiye ve papatya ile süslen.
Kakao taneciği ve bir tutam tarçın dokunuşu ile sarıl.
Şeker yerine çaya sevgi kat ve yıldızlara bakarak iç.
Rüzgarın sana verdiği öpücüklerle iyileş kızım ve yağmurun kucaklamasıyla.
Sezgilerine dikkat ederek, her gün daha akıllı ol. Dünyaya gönül gözün ile bak.
Zıpla, dans et, şarkı söyle ki daha mutlu yaşayasın.Güçlü ol, çıplak ayakların toprakta ve topraktan doğan her şeyle birlikte.
Sevginin güzeli ile iyileş kızım ve şunu da hep hatırla derman sensin.'

Maria sabína

Çeviri : Yasemin Yasu Alpalan


KAHVENİN GETİRDİĞİ MUHABBETLERE DOYAMIYORUM

17 Haziran 2020

KAHVENİN GETİRDİĞİ MUHABBETLERE DOYAMIYORUM

Dün yine yağmur yağdı, bu günde yağmurlu gösteriyor. Gece sadece dergi okuyabildim kitabı elime ancak bu gün alırım. Sabah geç kalktık, kahvaltıyı dışarıda yaptık, güneş masaya vurduğu için sofra bezinden çamaşır telinden çamaşır teline gölgelik bile yaptık.


Kaktüsüm açmış bir maşallahınızı alırız.


Kahvaltı masasını topladıktan sonra, bir kahve yapıp biraz dışarıda oturdum. Daha sonra annem içeri çağırdı, yatak odası komidinlerini boşaltalım naftalin koyalım dedi tamam dedim. Naftalinleri çıkardım. Yatak odasına geçtik komidinlerin içlerini boşalttık rahmetli babamın bel kuşakları ile mestleri orada dururmuş onları attık falan iyi bir temizlik yaptık. Yerleştirdik, naftalinleri koyduk kapadık tekrar kapaklarını. Ortalığı süpürdüm sildim şimdide bir kahve yaptım bu yazıyı yazıyorum.

The wood dizisi bitti Dark dizisine devam ediyorum 2. sezonun başındayım. Aşağıdaki filmi izliyorum şu an.


GÖKTEKİ KALE 

Yönetmen Hayao Miyazaki tarafından herhangi bir eserden uyarlanmaksızın yapılan ilk orijinal filmdir. Bu film aynı zamanda Studio Ghibli tarafından yapılan ilk eser olarak da tanınmaktadır. Özel olarak vazifeli bir devlet kuruluşu tarafından hava gemisinde tutsak tutulan kız Sheeta, geminin korsanlar tarafından saldırıya uğradığında bu fırsattan istifade edip kaçmaya karar verecektir.. Ödül: 4. Japon Animasyon Film Festivali/Japon Animasyon Büyük Ödülü, Japonya Kültür Müsteşarlığı Medya Sanatı Festivali'nde ?Japonya'nın 100 Medya Sanatı Eseri olarak seçildi.

Meydan okumanın 17 gün sorusu, 
Ziyaret etmiş olduğunuz bir yer?
En son İstanbulu ziyaret ettim. Ondan önce İzmire gitmiştim, Babamın sağlığında çok gezdim, babam aslen Antalya/ Aksekili genelde oraya giderdik.  Ziyaret etmek için çok yer var fakat hastalıklardan fırsat yok. Çok gezerdim tabiki Türkiye içi tatillerdi bunlar. Bir ara uzun süre baba tarafı kuzenler ile tatil yapardık. En çok beğendiğim tatil yerinden bahsedeyim size. Denizli, sarayköy umut termal tesislerini hepimiz beğenmiştik. Hatta İzmirdeki kuzenler hala senede bir defa gitmeye devam ederler oraya. Havası, mimarisi, suyu her bir şeyi ayrı güzel gitmemiş olanlarınıza tavsiye ederim.