KORONA GÜNLÜKLERİ 12

04 Nisan 2020

KORONA GÜNLÜKLERİ 12

Hava sabah kalktığımda yağmurlu idi ve şu saat oldu hala yağıyor.  Kapalı bir hava yağmur bir taraftan karanlık bir taraftan insanın içi kararıyor yine. 
Sabah kalktım ağbimin şekerini ölçtüm kahvaltısı hazırladım ben tekrar yattım. Saat 10 gibi kalktım bir dilim kızarmış ekmekle kahvaltımı yaptım. Yatakları topladım, bulaşıkları yıkadım. Akşamdan bir miktar kıyma çıkarmıştım buzluktan. birazda ekmek içi çıkardım köfte yaptım. Akşama yemekte izmir köfte var. 
Dışarısı sakin 20 yaş altıda yasaklandı ya sokaklar bomboş. Romanlar geziyordu artık yoklar. 
Bakkala gittim maskemi takaraktan, ekmek aldım.
Ağbime öğlen yemeği olarak akşamdan kalan bulgur pilavını ısıttım. Yanına lor peynirli, zeytinyağlı marul salatası yaptım.
Kendime bir fincan nescafe yaptım dizimden 1 bölüm izledim. Birde uzun zamandır izlemeyi ertelediğim filmi izledim.



KEFERNAHUM

Lübnanlı yönetmen Nadine Labaki'nin son derece dramatik son filmi, işte bu diyalogla başlıyor. Kefernahum, 12 yaşındaki Zain'in kısacık hayat hikâyesini anlatıyor. Ailesinden sadece sevgi gördüğünü, bunun dışında hep ihmal edildiğini söyleyen, nüfusa kayıtlı bile olmayan Zain, Beyrut'un en fakir mahallelerinde bazen tek başına, bazen mülteci bir kadının sıcak kucağında hayat mücadelesini sürdürüyor ve sonunda anne-babasını mahkemeye veriyor. Çocukluk, aile, göçmenlik, sevgi gibi evrensel kavramları işleyen filmde Zain rolünü olağanüstü bir performansla üstlenen küçük Zain Al Rafeea, gerçekte Beyrut'ta Suriyeli mülteci bir ailenin çocuğu olarak tıpkı filmdeki gibi zorluklar yaşamış. Nadine Labaki, 2008'de Karamel adlı filminin gösterildiği İstanbul Film Festivali'ne konuk olmuştu. Kefernahum, Lübnan'ın Oscar adayı olarak açıklandı.

Tüylerim diken diken.Daha önce hiçbir film hikayesiyle beni bu kadar etkilememişti. o küçükmüş gibi duran fakat bütün insanlığa taş çıkaracak yüreği kocaman olan koca adamı hiç unutamayacağım.. Ne diyordu koca adamımız "Çocuğuna bakamayacak anne-babalar dünyaya çocuk getirmesinler, ben anne babamdan şikayetçiyim beni bu dünyaya getirdikleri için.!" 

Şimdi bir fincan türk kahvesi ile kitap okuyayım. 



İZLEDİKLERİM

İZLEDİKLERİM

KIM JI YOUNG

Kim Ji Young, Yaşıtları arasında sık kullanılan isimlerden birine sahip bir kadındır. Halkla ilişkiler departmanında çalışmaktadır. Kim Ji Young evlidir ve bir kızı vardır. Kızını daha iyi büyütebilmek için işinden ayrılır. Buraya kadar her şey normal ve sıradandır. Aniden annesi, kardeşi, ablası ve diğer insanlar gibi konuşmaya başlar. Sanki birileri tarafından ele geçirilmiş gibidir. Kim Ji Young'a ne olmuş olabilir?


DÖNÜŞ

Raimunda, ailesini geçindirebilmek için birden fazla işte çalışan güçlü ve mücadeleci bir kadındır. Ablası Sole, onun kadar mücadeleci ve güçlü olmasa da, kayıtdışı çalıştırdığı kuaför salonunu işleterek hayatını kazanmaya çalışmaktadır. Kendi hallerinde yaşam mücadelesi veren bu kadınlar, bir gün doğup büyüdükleri La Mancha'da yaşayan halalarının ölüm haberi ile yıkılırlar. Cenazaye ablası Sole ile gitmek isteyen Raimunda'yı evde çok daha büyük bir yıkım beklemektedir; Solu'u ise cenazede büyük bir şok. Yıllar evvel bir yangında ölmüş olan anneleri, yarım kalan bütün işlerini tamamlamak için geri dönmüştür. Tek başlarına ayakta kalmaya çalışan kızlarının ve torununun da onun desteğine çok fazla ihtiyacı vardır.


JUST MERCY

Genç avukat Bryan Stevenson, adaleti sağlamak için büyük bir mücadeleye başlar. Harvard'dan mezun olur olmaz Bryan'ın para kazandıran işlerde yer alması beklenir. Fakat o, Alabama'da haksız yere mahkum edilen bir adamın peşinden gider. Yerel avukat Eva Ansley'in de yardımıyla, 1987 senesinde ölüme mahkum edilen bir adamın suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışacaklardır. Walter McMillan, 18 yaşındaki genç bir kızın ölümünden sorumlu tutuluyordur. Fakat onun sorumlu tutulması için hiçbir kanıt bulunmamasına karşın McMillan ölüme mahkum edilmiştir. Bryan, Walter'ın suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışırken, ilerleyen zamanlarda aslında ırkçılığa karşı savaş vermeye başladığını anlayacaktır.


PHOENIX

elly, toplama kampından kurtulmayı başarmış ama işkenceden yüzü tanınmayacak hale gelmiş bir şarkıcıdır. Zorunlu olarak geçirdiği estetik ameliyat sonrasında, kendisinin bir benzerine dönüşür. Görmek için can attığı tek kişi ise kocası Johnny’dir. Karşılaştıklarında Johnny onu tanımayıp zihnini iyice bulandırır. Acaba kocası ona hâlâ âşık mıdır, yoksa sadece parasının peşinde midir? II. Dünya Savaşı sonrası Berlin’i bir nevi kara film sahnesine dönüştüren Yüzündeki Sır, Barbara’nın rüya ekibini, yönetmen Christian Petzold ve başrol oyuncuları Nina Hoss ile Ronald Zehrfeld’i tekrar bir araya getiriyor.

KORONA GÜNLÜKLERİ 11

03 Nisan 2020

KORONA GÜNLÜKLERİ 11

Koronanın günleri de kasvetli, bugün yine kapalı ve basık bir hava var. Fotoyu geçen gün ptt ye gittiğimde bir bahçede çektim. Dün 
akşam üzeri ağbimin İstanbuldaki göz doktoru whatsaptan mesaj ve reçete attı. Mayıs ayında görüşelim diye yazmış. Tabii duruma göre yine bakacağız. Reçeteyi görünce hemen komşu oğluna telefon açtım eczanede çalışıyor kendisi. İlaçları kodladım birde şeker ölçüm çubuğu bitmişti onu da sipariş verdim. Akşam iş çıkışı getirdi ilaçları verdi. 89 tl cik tuttu. 
Dışarıda yine soğuk bir hava var. Bakkala ekmek almaya giderken fark ettim. İçeride hissetmiyoruz hiç.
Sabah erken kalktım, kahvaltı istemedi canım. Ağbimin şekerini ölçtüm o ve annem kahvaltı yaptılar ben tekrar yattım. saat 11 de kalktım ufak bir kurabiye yedim. Ben uyurken annem barbunya vurmuş ocağa. Onu soğanladım. Akşama yanına bulgur pilavı yaparım yeterde artar bile. 
Öğlen yemeğinden sonra bulaşıkları yıkadım. Blogları okuma başladım. Kalktım maskemi taktım montumu giydim kazıkçı şarküteriye gidip bir kutu süt ve marul aldım. Karşıya fırına geçtim oradan da bir kepek ekmeği aldım.
eve geldikten sonra kendime kahve yaptım ve film izlemeye başladım. 5 senedir nescafe içmiyordum koronadan sıkılınca kahveye başladım inşallah sigaraya tekrar başlamam.


Diriliş 

Korkunç bir trafik kazası geçiren Anna (Ricci) kazadan sonra kendine geldiğinde cenaze müdürü Eliot Deacon (Neeson)’ın kendi bedenini cenazeye hazırlamakta olduğunu farkeder. Aklı karışmış, korkmuş ve hala canlı halde olan Anna öldüğüne inanmaz; Deacon ise onun ‘öbür dünyaya’ intikal ettiğini düşünmektedir. Eliot onu ölülerle iletişim kurabildiğine ve kendisine bir tek onun yardımcı olabileceğine dair ikna eder. Cenaze evinde tıkılı kalan Anna’nın Eliot dışında şansı yoktur. En derin korkularıyla yüzleşip, kendi ölümünü kabullenmek durumundadır. Fakat Anna’nın yastaki erkek arkadaşı Paul (Long), Eliot’ın göründüğü gibi biri olduğuna dair süphelidir. Cenaze töreni yaklaştıkça Paul da rahatsız edici gerçeği çözümlemeye başlar fakat bunun için çok geç olabilir çünkü Anna çoktan öbür dünyaya geçişini tamamlamaya başlamıştır

Annem ve ağbim güzellik uykusundalar bende film bitsin biraz kitabımı okurum.
Koronasız sağlıklı günler hepimize....



KORONA GÜNLÜKLERİ 10

02 Nisan 2020

KORONA GÜNLÜKLERİ 10

Havaların kötü gitmesinden dolayı bahçe ile fazla uğraşamıyoruz. Bugün de acayip derecede rüzgar var resmen uçuruyor. Yolda yürüyenler zor yürüyor o derece yani.
Dün arkamızdaki ilkokulda bir hareketlilik oldu. Yukarıdan aşağıdan tüm roman vatandaşlar okula hücum ettiler. Meğersem devlet 1 çocuğu olana 1000 tl para veriyormuş, yoldan geçen okuldan kağıt almış olanlardan biri söyledi. Okuldan kağıdı alan PTT ye koştu yoğunluğu düşünemiyorum hiç....
Sabah yine saat 10 da kalktım. Kahvaltımı yaptım. Yatakları topladım. Biraz telefonda sosyal medyaya baktım. Dün sağlık bakanı il bazında vakaları açıkladı ilk defa ve Kırklareli ilinde 35 vaka olduğunu gördük. Zaten bir önceki gün facebookta lüleburgaz vaka sayısı 10 olarak yazılmıştı. Akşam yayla çorbası yapmıştım, annem öğlene yanına makarna yapalım dedi. Makarna suyuna yağ tuz ekleyip ocağa koydum.
TV de müge anlı izliyorlar şu an bizimkiler. Ben biraz blogları dolaştım.


Günde 1 film 1-2 bölümde dizi izlemeye gayret ediyorum.


Kapıma geldikçe geri çevirmemeye çalışıyorum bulgurla besliyorum bu kuşları.


Akşam başladığım kitabım. Karantina süresince kitap almayacağım evde 100 e yakın okunacak kitap var. Birtek dergi alırım diye düşünüyorum ama onda da kararsızım. Burda dergiler sadece Migrosa geliyor. Alayım mı almayım mı kararsızım. Dergiler istanbuldan gelecek üstünde virüs olurmu olmazmı düşüncelerine sahibim. Almasamda olur evde okunacak dergide çok....

Şimdi bir fincan kahve yapayım kendime yeni bir dizi yada film araştırayım....

KORONA GÜNLÜKLERİ 9

01 Nisan 2020

KORONA GÜNLÜKLERİ 9

Bugün sabah yine 10 da kalktım. Hava rüzgarlı ve karanlık, halbuki dün ne güzel günlük güneşlikti. Kahvaltıdan sonra koltuk örtülerini makinaya attım. Dün İstanbuldan kuzenim aradı sohbet ettik. İstanbulun yağmurlu olduğunu söyledi. Kesin yarın o hava bize gelir dedim, geldi de....
Kışın sardunyaları giriş antreye taşırız. Oradan biraz daha çiçek dışarı çıkardım. Ortalığı süpürdüm sildim. Biraz bahçede dolaştık. 
  Arkadaşım aradı onunla da sohbet ettik. Daha henüz hangi kitaba başlayacağıma karar vermedim. İlk önce elimdeki dergiyi bitirmeliyim. 
Komşu merdivenlerini yıkıyordu, biraz koronadan sohbet ettik onunla. Yan tarafa şarküteri manav tarzı bir yer açıldı kazık fiyatlar var, orası açık mı diye sordu, açık dedim.
Evde salatalık bitti, süt bitti, bulgur bitti alınması lazım. Bizim burada migros var ama sanal market hizmeti yok.
Zırhımı kuşandım, maskemi taktım, siperliğimi taktım. A101 e gittim süt aldım. Peynirciye gittim vakumlu peynir aldım 2 paket kenarda dursun. Kürek helva aldım anneme. Manava geçtim elma,portakal, biber ve salatalık aldım. Markete girdim makarna aldım. 2 büyük çanta ile kendimi minibüs durağına zor attım.
Eve gelince, malzemeleri yıkadım yerleştirdim. Üstümden çıkanları tele astım.
İşlerim bittiğinde bilgisayarı açıp film izlemeye başladım. Annem ve ağbim güzellik uykusuna yattılar.