KORONA GÜNLÜKLERİ 16

08 Nisan 2020

KORONA GÜNLÜKLERİ 16

Baharın renkleri bunlar uyku çiçeklerini hazır açmışken fotoğraflayım dedim bahçede....
Gece geç saatlere kadar kitap okudum. Laptobu gece kapatıyorum bloglara filan telefondan bakıyorum. Yine öyle bakarken yayınlanmamış yorumlarda 4-5 yazıma deep in yorum yaptığını gördüm, hepsini işaretledim parmağım yayınla butonuna değilde sil butonuna değdi, bütün yorumlar gitti. Burda niye çöp kutusu yok geri alalım:)) üzüldüm şahsen kendisinden de özür dilerim. 
Bütün gece oflayıp pufladım. Bu arada dün kandildi bir iki akraba aradım kandil tebrikledim o kadar. Ağbimin kızı ile konuştum. Fabrika izne çıkarmış evdeyim hala dedi. Anneannesini almış yanına bir süre onda kalsın diye. Diyecektim babanı da al biraz, ama dedim neyse sus bu gün kandil. Ağbim eşinden boşandı 1 yıl evli kaldılar, boşanırken hamile idi, doğum yaptı bir kızı oldu. Bizden ayrı yetişti kızı.

Sabah erken kalktım her zaman ki gibi. Hava rüzgarlı ama güneşli idi. Ağbimin şekerini ölçtüm kahvaltılarını hazırladım. Tost makinasında tostlarını yaptım. Onlar kahvaltı yaptı, ben yattım tekrar. Saat 10 da kalktım yatakları topladım kahvaltımı yaptım. Ortalığı yarın süpüreceğim Çünkü bugün işim vardı çarşıda. Kahvaltıdan sonra tavuklu mantar sote yaptım. Hem öğlen yenilir hem de akşama kalır diye düşündüm. Daha sonra saat 13:00 te zırhımı kuşandım, maskemi eldivenimi taktım. Çarşıya gitmek için evden çıktım. Peynircime uğradım, peynir, ekşimik, zeytin aldım. Manavıma geçtim yemeklik mor soğan, kırmızı ve yeşil elma, patlıcan, marul maydonoz aldım. Baharatçıdan da yağlı pul biber aldım. Köfteci akrabamız var baharatçının bitişiğinde biraz onunla ayak üstü sohbet ettik. Kasaba geçtim et, kıyma ihtiyacımız kadar aldım. Kuru yemişçiden de badem, tuzlu fıstık aldım ağbime.
Annemin telefonuna tl yükledim. Minibüs duraklarına geçtim hemen geldi mahalle minibüsü. Evin önünde indim, tam kapıyı açacağım bir maske gelmiş kapının dibine açşam bahçeye girecek maske böylede pis bir milletiz yani. Roman mahallesinde oturursak olacağı bu. Ayağımla ittirdim maskeyi kapıyı açtım kapadım. Elimdekileri mutfağın kapısının  yanına bıraktım havalansın diye. Sadece eti anneme verdim dolaba bölüpte koysun diye.
Ben tekrar evden çıktım şok a gittim. Kova yoğurt, süt, kefir bir paket te nescafe aldım yedekte dursun diye. Eve geldim maske hala bahçe kapısının dibinde duruyordu. Prosedüre göre eldiven ve maskemi çıkardım. yerdeki maskeyide  bunlarla tutarak sokaktaki çöp konteynırına attım. Fırına geçtim kepek ekmeği aldım eve geldim dışarı kıyafetlerini çıkardım tele astım havalansın diye. Elimi yüzümü sabunladım. Ben çıkarken bizimkiler öğlen yemeği yiyordu, ortalık dağılmış biraz ortalığı topladım.
Şimdi bizimkiler güzellik uykusunda yatıyorlar bende dizimi izledim. nette okuduğum kadarı ile 8 bölümden oluşuyormuş 6 bölümünü izledim. Son iki bölümün yayınlanmasını bekliyoruz.


DEVS

Bir bilgisayar mühendisi, çalıştığı şirketin gizli gelişim bölümünü araştırmaya başlar. Çünkü erkek arkadaşının ortadan kaybolmasında bu bölümün parmağı olduğunu düşünüyordur.

Şimdi bir kupa nescafe ile birlikte aşağıdaki filmi izliyorum.


KÜÇÜK BEYAZ YALANLAR

Bir restoran işleten ama yaşlandıkça iyice cimri ve aksi bir adam olan Max ve eşi Vero, her yıl yakın arkadaş grubunu kendi yazlıklarına çağırarak tatil açılışını hep beraber yapmayı adet edinmişlerdir. Fakat bu sefer Paris’ten ayrılmaya hazırlandıkları gün, dostları Ludo motorsikletiyle ağır bir trafik kazası geçirince, tatile çıkıp çıkmamak konusunda hepsi fikir ayrılığına düşerler. Yoğun bakımda yatan Ludo için ellerinden bir şey gelmediğine karar verince yazlığa doğru yola çıkarlar ama her birinin içinde ayrı bir huzursuzluk vardır.

Sağlıklı günler herkese

KORONA GÜNLÜKLERİ 15

07 Nisan 2020

KORONA  GÜNLÜKLERİ 15

Bugün güneş te var rüzgar da.... Tam çamaşırlık hava olduğunu biliyormuşum gibi akşam bir makina çamaşır yıkamışım:))) Sabah erken kalktım ağbimin şekerini ölçtüm onların kahvaltısını hazırlayıp kendim tekrar yattım. Saat 10  da kalktım kahvaltımı yaptım. Bulaşıkları yıkadım, çamaşırları annem asmış zaten bana kalmadılar. Müge anlı da banttan yayın yapıyor, annem için iyi olmadı. Ağbim için iyi oldu annem mügeyi izliyor diye başka kanal izleyemiyordu.
Artık gelsin güzel günler özledim ben o günleri... bahçeyi, çay demleyip asma altında içmeyi...
Biraz ortalık toplayıp, bulaşık yıkadıktan sonra, zırhımı kuşandım, maskemi, eldivenlerimi taktım. Market çantalarını aldım. Arkadaşın çalıştığı kırtasiyeye gittim. Koruyucu gözlük gelmiş,


bundan bir tane aldım, 15 tane de maske aldım. Oradan eczaneye geçtim, artık içeri girilmiyor dışarıdan işlem yapıyorlar. Kendi raporlu ilacımı ve annemin ilaçlarını aldım. Bir tane de Bepanten kaşıntı giderici merhem aldım. Elleri kaşınıyor annemin.
Oradan markete geçtim sebze aldım, mantar sote yapmak için, mantar ve tavukgöğsü aldım. 
Şu emekliler için 1000 tl yatsa hesaba hemen teneke yağ ve deterjan çeşitlerinden alacağım.
Aldıklarımı yürüyerek eve getirdim. Mutfak kapısının yanında havalanıyorlar şimdi. Daha sonra yerleştireceğim. Annem ben markette iken kuskus pişirmiş. Ayriyeten bir 10 kiloluk un alıp köye göndermek lazım ki kış için tekrar kuskus ve erişte yapılsın bize. Masrafı neyse parasını ödeyeceğiz artık.


VİRÜS

Gerçek olaylara dayanan Virus, ölümcül bir salgını kontrol altına almaya çalışan insanların mücadelesini konu ediyor. Salgının gün geçtikçe daha da yayılması, şehirde büyük bir kaos oluşturur. Yetkililier, salgının bir an önce yayılmasını engellemek için harekete geçer. Bir grup insan, salgının önlemek için hayatlarını riske atarak zorlu bir mücadeleye girişir.

Virüslü günlere, virüslü bir film...

Sabah izledim bu filmi, şimdi kitap okuyacağım.

Sağlıklı günler herkese....



KORONA GÜNLÜKLERİ 14

06 Nisan 2020

KORONA GÜNLÜKLERİ 14

 Bugün yağmur yok, oysa hava durumu yağmurlu gösteriyordu. Belki ileri ki saatlerde yağar. Akşmaları bizimkiler erken yatıyor saat 20:00 de tavuklar ile birlikte. Sadece ağbimin  saat 21:00 de damlaları var onun için kalkıyor. Ben bütün gece kitap okuyorum. Gece saat 24:00 te hapım var onu alıp yatıyorum. Onun için sabah bizimkiler erken kalkıyor ben yatıyorum:))
Sabah ağbimin insülin iğnesini yapınca yine yattım.  Belediyenin anons sesine kalktım. Evde kal evde hayat var....
Kalvaltı için ekmek kızarttım. Üstüne tereyağ sürdüm ve kahvaltımı yaptım. Odamın camını açtım havalandırdım... Yine rüzgar var, uçuruyor insanı.... Komşu daha kalkmamış, o benden de geç kalkıyor 2 tane toruna bakıyor. 20 yaş altının sokağa çıkması yasaklanınca romanların gezmesi de azaldı. Hükümetin verdiği 1.000 tlyi aldıklarından bu yana BİM i boşalttılar.  Yarın süpürge yapacağım, alışverişe gitmem lazım... yasağı deleceğim yarın kısmetse.
Kuaförüm mesaj atmış, abla nasılsın diye. İyiyim siz nasılsınız dedim. Bizde iyiyiz dip boya yaptırmak istersen hallediyoruz haberin olsun dedi. Olursa haber ederim dedim ( ki düşünmüyorum) nette okumuştum bu tür evde verilen berber ve kuaför işlemleri de yasaktı herhalde. Varsın saçlarım beyaz olsun umurumda olmaz....
Camdan dışarı baktım telefon kablosunun üstüne konmuş iki kumru salıncakta sallanır  gibi sallanıyorlar rüzgardan. Bir dakika gidip bulgur atayım şunlara...
Bulguru attıktan sonra, bir fincan nescafe içeyim dedim ocağa sütü koydum. Süt kesildi oysa son kullanma tarihine daha vardı. Akşam için annem kuru fasulye koymuş ocağa, onu süzdük, soğanladık. Akşama yanına bulgur pilavı yaparım. Turşuda tarhanada bitti, bu sene fazla yapmak lazım. Ben bakkala gittim, bir büyük kutu süt, 3 çikolatalı gofret ve 2 ekmek aldım. Gelince ellerimi yıkadım. Bir kupa süt kaynattım nescafe için bu sefer kesilmedi:)) 
ve bilgisayarın başına geçtim, blogları okudum. Şimdi sıra film izlemekte.


KIZARMIŞ YEŞİL DOMATESLER

Evliliği yolunda gitmeyen ve orta yaş bunalımına giren Evelyn Couch, bir bakım evinde tesadüfen tanıştığı Ninny ile arkadaş olur. Onu her ziyaret edişinde, Ninny gençliğinde tanık olduğu bir dostluğun hikayesini anlatır: 1920'ler Amerika'sında, siyah-beyaz çatışmasının en yoğun olarak yaşandığı günlerde, birçok zorluğa göğüs geren Idgie ve Ruth'un dostluğunun... Bu iki kadının öyküsünden ilham alan Evelyn, Ninny'nin de yardımıyla kendi sorunlarının üstesinden gelmeyi başaracak ve hayata yeniden tutunacaktır. 

Şahane izleyin, ben şimdi kitap okumaya kaçarrrrrrrrrrrr



OKUDUKLARIM 19 KIZIL NEHİRLER

05 Nisan 2020

OKUDUKLARIM 19 KIZIL NEHİRLER

Biz Efendileriz, Biz Köleleriz.
Biz Her Yerdeyiz, Hem de Hiçbir Yerde.
Biz Karar Verenleriz.
Kızıl Nehirlerin Hakimiyiz.

Kalbinize güvenmiyorsanız ya da ocakta yemeğiniz varsa, bu kitabı okumaya başlamayın.

Grange'nin sınır tanımayan hayal gücü, sürekli artan gerilim, etkileyici karakterler, birbirinden korkunç cinayetler; hepsi daha ilk satırlardan itibaren size hükmedecek...

"Kızıl Nehirler" sadece Fransa'da 450.000 sattı ve 20 dile çevrildi.

Soluk kesen bir tempo. İnsanı hemen saran bir hikaye. Çok gerçekçi şiddet sahneleri. İki sıradışı insanın çevresinde gelişen olaylar: biri enerji dolu, tecrübeli bir polis, diğeri sokaklardan gelme Mağripli bir çaylak.

Grangeyi grange yapan özelliklerin tümü bu kitapta, merak, vahşet, heyecan, aksiyon, zekice bir kurgu ve detaylar....
Grange Heyecanı, şaşırtmayı ve gerçekçiliğini çok çok iyi konuşturuyor.  
Yazarın okuduğum 8. kitabı, sıkı bir Grange hayranıyım sizlere de polisiye seviyorsanız eğer tavsiye ederim.

İnsan kendi karanlığında boğulurken başkalarına nasıl ışık dağıtır.
*****
Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer ve bilirsin, o nehir asla durmaz.
*****
Deliliğinin belirtileri nelerdi?

Düşüncelerinde ikilik. Dış dünyayla ilişki kaybı. Suskunluk.
*****


KORONA GÜNLÜKLERİ 13

KORONA GÜNLÜKLERİ 13

Bir yağmur bir yağmur yağıyor ki sormayın gitsin. Rüzgarda var acayip bir şekilde esiyor. Yarında yağmurlu gösteriyor hava durumu ilaç almaya gidecektim artık el mahkum Mesuta söyleyeceğiz ilaçları getirecek. Maske bitmek üzere maske almak lazım. Korona bize masraflı geldi....
Sabah erken kalktım, ağbimin şekerini ölçtüm. Ocağa çay suyu koydum. Tost makinasına ekmekleri koydum ısınması için. Ağbime süt ısıttım masayı hazırlayıp ben tekrar yattım. Saat 10 gibi kalktım yatakları topladım, ortalığı süpürdüm sildim. Kendi kahvaltımı yaptım. Annemin canı tarhana çekmiş hemen çorba suyunu ocağa koydum. Pişmesine yakın içine birazda tel şehriyesi attım. Annem bahçeden yeşil soğan çıkardı temizledi.
Öğlen yemeğinden sonra bulaşıkları yıkadım. İnternetten bir film açtım. 1fincan nescafe yaptım süt ile. Bilgisayarda film izlemeye başladım.


THE LOBSTER

Çok da uzak olmayan bir gelecekten ilginç bir distopya öyküsü anlatıyor bize The Lobster. Yalnız kalmış, ilişkisi olmaya insanların tutuklandığı, alternatif bir gelecekte geçen öyküde, bekar insanlar korkunç bir otele yerleştirildikten 45 gün sonra, kendileriyle eşleşen kişiyle ilişkiye başlamak zorunda kalıyorlar. Eğer ki ilişkilerinde başarıyı yakalayamazlarsa, ölümün kol gezdiği bir ormana sürgüne gönderiliyorlar.

Filmden sonra biraz sosyal medyada takıldım. Kitap okumaya karar verdim şu anda. Kitabımın son 50 sayfası  bitecek inşallah. Aslında güzel bir uyku havası var yağmurlu ya hava şeytan al battaniyeyi kıvrıl diyor bakalım hangisi olacak kitap mı uykumu ?????????????