OKUDUKLARIM 21 YEŞİL GECE PERİSİ

05 Nisan 2021

OKUDUKLARIM 21 YEŞİL GECE PERİSİ

 

 

Güzelliğini zehirli bir sermaye olarak kullanan genç bir kadının hayattan öç almak için soyunmasıyla başlayan bir düşüş hikâyesidir Yeşil Peri Gecesi. Modern toplumun ikiyüzlülüğüne, geleneklerin, alışkanlıkların zorbalığına direnen, "farkına varmış" ve bu nedenle acı çeken bir kadının, annesiyle hesaplaşamayan bir kız çocuğunun, okuyanı rahatsız eden ve belki de bu nedenle elinizden bırakamayacağınız öyküsü. Cumhuriyet elitlerinin düşkün kuşakları ile orta sınıfın can çekişen tutunamayanlarının karşılaştığı trajik bir karnavala dönüşen kapak kızının romanı, toplumun ve bireyin ruh haritasını en ince ayrıntısına kadar resmeden Ayfer Tunç'un güçlü anlatımıyla Türkiye'nin çürüyen yüzüne de ayna tutmaktadır.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;

Yeşil Peri Gecesi bu anlamda bir bakıma Kapak Kızı’nın devamı gibi görünse de, iki roman ayrı ayrı da okunabilir. Ama benim gibi önce Kapak Kızı’nı okursanız çok daha iyi olacaktır. Kitabı okurken diplere indiğim kesin.. O kadar kasvetliydi ki anlatılan hayatlar, mutsuz, öylesine yaşayan insanlar...

KİTAPTAN ALINTILAR;

Benim artık yaşlı bir adam olduğumun farkında mısın? Defterlerimi kapattım, hesaplarımı gördüm, yavaş yavaş yeryüzünden topuklamanın zamanı geldi.

****

Hayata hep kendimi birilerine aşık olduğuma inandırmaya çalışarak tahammül etmiştim. Ama hep birilerine aşık olmaya çalışarak sefil olmuştum.

*****

Ben kendimi aşkın içinde kaybedemezdim. Ben kendimi hayatın içinde kaybederdim. Aşık gibi bir şey olurdum.

*****

Sevgi doğuyordu. Sonra bir gün ölüyordu.

Ölünce hiç doğmamış gibi oluyordu.

*****

Ölmek isteyip te ölememek korkunçtu.

*****

Göz kırpan insanlardan nefret ederdim.

*****

Birini bir zamanlar sevmiş olmak insanın içinde iz bırakıyordu. İnsan o kişiyi artık sevmese bile iz kalan yer acıyordu.

*****

Hayatımın dışı başkalarını, içi beni yakıyordu.

*****

Mağdur olmak cesur olmaktan çok daha kolaydı. İnsan cesareti seçemezse kurban olmayı kendiliğinden seçmiş oluyordu. İnsan mağdur olmanın suçsuz olmak anlamına geldiğini sanıyordu.

*****

İlle ölünecekse, beraber ölürüz.

*****

İnanamadıktan sonra güzel sözlerin bir anlamı olmuyordu.

*****

Bu alemde en nadir bulunan şeylerden biridir iyi niyet.

*****

Kitap okumadığım zamanlarda, zamanın korkunç bir şey olduğunu düşünüyorum.

*****

Zihnin terazi gibi olmalıydı. Her şeyi tartmalı, ölçmeliydin.

Oysa hayat naz maz tanımıyordu. Hayat hiç beklemediğin bir anda böyle bir kafa atardı ki, ağzın burnun dağılırdı. O zaman anlardın işte büyümek neymiş. Nasıl acı ve erken bir şeymiş.

*****

Umut nasıl ki bir andır, umudu yerle bir eden şey yine bir andır. Darmadağın olur her şey yıkılır dünya.

*****

Kalp kalbe karşı değildir, sadece bazı kalpler bazı kalplere karşıdır

*****

Zaman bir çocuktur, sahilde çakıl taşlarıyla oynar.

*****

İstediğin kadar iç, hayatın yorgunluğu baki kalır.

*****

Çocuk yaşta bir sevgili çok ağır bir yüktür. İnsan en olmayacak zamanda tükenir, indiriverir sırtından.

*****

Yaşamak bir denge meselesidir. Birine aşırı bağlanmak dengesizliktir.

*****

Vicdan sahiplerinin mağdur ettikleriyle imtihanı çok zorludur.

*****

Güzellik kötüye kullanılabilir.

*****

Hayatta yapmak istedikleri son şeyi yapan insanlar sinirli olur.

*****

Acı çirkinleştirir.

*****

Bizde itiraf demek, suçumuzun her bir ayrıntısının hücrelerimize yapışması demektir.

*****

Korku esir alır bizi.

*****

Ölüm meçhul bir ülke çünkü gitmeye korktuğumuz.

*****

Hayat canımıza okudukça yaşamakta daha beter ısrar ediyoruz.

*****

Zaman vicdanın ağrı kesicisiydi.

*****

Hayat başkaları için bizimkine hiç benzemeyen sahneler hazırlıyordu

*****

Aşk hayranlıkla başlar. Ama kuru hayranlıkla da aşk gemisi yüzmüyor. Hayranlık çünkü kelebek ömürlüdür.

*****

İçim başka ağlıyordu dışım başka

*****

İltifat öldürücü olabilir.

*****

Has aşk, tutulduğu varlıkta bir değeri var mı yok mu umursamaz. Has aşk tanrı aşkına benzer. Sen tanrıyı çok seversin, ama o herkesi sever, hatta belki seni sevmez.

*****

Sevme gücüm tüm evreni kapsamaya yetmiyor.

*****

Duygular andır, geçer. Duyguları yaşarken sanıyoruz ki budur işte her şey. Hayat, ölüm, varlık anlam hepsi bir andır, bu anın içindedir.

*****

Duygu dediğimiz şey, benliğimizin bir yerlerinde belirip kaybolan bir şeyler işte. Geliyor geçiyor ama çok ağrı yapıyor.

******

Duygular andır, gelir geçer. İnsansak eğer, bir duygudan bir duyguya geçeriz. Her birinde sonsuza kadar kalacağımızı sanırız. Aşk mı? Hiç bitmeyecek ki… Ölüm mü? Hiç gelmeyecek ki… Ömür boyunca  defalarca doğarız ve ölürüz.

*****

Mühim olan evin şekli şemali değil, ailenin birlik ve bütünlüğüdür.

*****

Seni tam sevecektim, sevmenin tam da kıyısına gelmiştim, göze alamadım deme sakın.

*****

Aşk bütün bir resme anlam vermeye yeter mi?

*****

Cennet dediğimiz şey acının olmadığı tek yer.

*****

İnsan kuşku denen şeyi ne kadar taşıyabilir ki? Bir gün dayanamaz, birine çıtlatır. O da başka birine çıtlatır. Her şey kontrolden çıkar.

*****

Herkesin bir sevme biçimi var.

*****

Bu gezegende yaşanan gerçek hayatta insan dibe iner, bir kere düşmeye görsün. Tutunamazsa kendi insanlığına, arzın merkezine, ateşin ortasına kadar düşer.

*****

Anı yaşayın, zaman çünkü yalnızca ileriye akar.

*****

Hayat bu kadar mı başka yollara taşır insanı?

*****

İnsan ölümün eşiğinde bile olsa unutulmadığı için seviniyor. Unutulmak çünkü ölümün provası, hatta bin beteri

*****

Bir kapı kapanırsa bir diğerinin açılacağına, kül olduğumuz yerden doğacağımıza inanabilirdim.

*****

Cesaret, ancak göstermemiz gerektiğinde imkansız olduğunu anladığımız bir erdemdir.

*****

İnsan olmak niye bu kadar zorlaşıyor ki her geçen gün?

*****

Umut sadece bir an değildir, bazen bir süreç de olabilir.

KİTAPTAKİ ŞARKILAR;

https://www.youtube.com/watch?v=AVbotb4ke2Q

https://www.youtube.com/watch?v=Qio7YOlIdPY

https://www.youtube.com/watch?v=0-odegYlMUY

https://www.youtube.com/watch?v=7JW0_7OEJnY

https://www.youtube.com/watch?v=kK3CBLUzWik

https://www.youtube.com/watch?v=QaSOARSKgHA

https://www.youtube.com/watch?v=McPHWhtfeSI

https://www.youtube.com/watch?v=idA8yZFmyZQ

https://www.youtube.com/watch?v=Hf9IYgQyAr4

https://www.youtube.com/watch?v=xWpbVzzn8yA

https://www.youtube.com/watch?v=-s4G0dtJzTQ

https://www.youtube.com/watch?v=tGapkk4W9so

https://www.youtube.com/watch?v=P_FTx0xEu7k

https://www.youtube.com/watch?v=8tHIhbcm_mo

https://www.youtube.com/watch?v=P_FTx0xEu7k

https://www.youtube.com/watch?v=rvZMYFX4u2Q

https://www.youtube.com/watch?v=w2dcvA1lz4I

KİTAPTAKİ ŞİİRLER;

https://www.youtube.com/watch?v=egv2NqdzZ2A

https://www.youtube.com/watch?v=1UGMQmgkeNE

https://www.youtube.com/watch?v=gzjg9bv3aF4

https://www.youtube.com/watch?v=o2bzzWa_RvU

https://www.youtube.com/watch?v=uY1mzSbn1VE

https://www.youtube.com/watch?v=TGdk0NUXW_U

https://www.youtube.com/watch?v=UtibPB0iRPc

https://www.youtube.com/watch?v=Wi6s_BTEzoA

https://www.youtube.com/watch?v=o2bzzWa_RvU&t=48s

https://www.youtube.com/watch?v=6KChVKv9-FM

https://www.youtube.com/watch?v=oa0u_ZDgtWs

KİTAPTAKİ FİLMLER;

Aşk Mahkumu

Sev Dedi Gözlerim

Rüyalar Gerçek Olsa

Fosforlu Melek

İki Bin Yılın Sevgilisi

Bir Kız Böyle Düştü

Kurdun Saati

Yüz Yüze

Yılanın Yumurtası

 

İZLEDİKLERİM 2021/14

04 Nisan 2021

İZLEDİKLERİM 2021/14

 

 
THE FATHER 2020
 
Baba yaşlandıkça kızı Annein (Olivia Colman) hiçbir yardımını kabul etmeyen ele avuca sığmaz ve özgürlüğüne çok düşkün yaşlı bir adama (Anthony Hopkins) odaklanıyor. Anne eşiyle birlikte Parise taşınmaya karar verdikten sonra bu yardım elzem hale gelir. Annein babası bir yandan değişmekte olan haline anlam vermeye çalışırken bir yandan da sevdiklerinden akıl sağlığından ve kendi gerçekliğinden şüphe etmeye başlar.
 
Güzeldi...
 

THE DIG 2021
 
 Zengin bir dul olan Edith Pretty 2. Dünya savaşının yaklaştığı dönemde arazinin içinde yer alan mezar höyüklerinde kazı yapılmasını ister. Pretty bunun için Basil Brown adında bir arkeologla anlaşır. Çok geçmeden kazı sırasında insanlık tarihini etkileyecek bir keşif yaparlar. Geçmişe dair yaptıkları bu keşifte elde ettikleri bulgular geleceği muallakta olan Britanyada büyük ses getirir.
 
Dönem filmi olarak güzeldi.
 
FİLMDEN REPLİKLER 
 
Kaygılardan arınmayı öğrenin.
Yarım yamalak eğitim tehlikelidir.
Hayat uçup gidiyor, bazı anlara sarılmak lazım.
 

GÖZBEBEĞİM - PUPILLE 2018
 
Annelik, bebekler, evlat edinme gibi hassas ve duygusal konulara değinen Gözbebeğim, Fransa’da yeni doğan bebeklerin evlatlık verilme sürecini mizahı elden bırakmadan gözlemliyor. Filmin başında, yeni doğan Théo, annesi tarafından terkedilince çocuk koruma hizmetleri, geçici bir süre ona bakması için Jean’la temasa geçer. Bu arada, yıllardır bir çocuk sahibi olmak için çabalayan Alice, evlat edinme sürecine başlar. Sorumlulukla harekete geçen devlet kurumları ve bireylerin bir yapboz gibi bir araya geldiği Gözbebeğim, zorlu bir süreci tüm ayrıntılarıyla, gerçekçi bir bakışla gözler önüne seriyor.
 
Tavsiye ederim güzeldi..

MART AYI DÖKÜMÜ

03 Nisan 2021

MART AYI DÖKÜMÜ

 

 
SEVİYORUM;
 
Mart ayında normalleşmenin başlaması ile parklar ve çay bahçeleri açıldı. Sabah erkenden 10 gibi alışverişe gidip, parkıma uğrayıp kimse yokken Arzu ablanın elinden sade Türk kahvemi içmeyi çok seviyorum. Köpek karameli orada görmeyi seviyorum, ama bu pandemide çay bahçesi kapalı iken parkta kalan karameli,( kalacak kapalı yeride var yemek koyanıda var) gezerken bir hayvansever hanım evine almış, parkın sahibi Sibel hanım çok aramış zoraki bulmuş, tekrar getirmiş parka ama durmuyor yine kadına kaçıyor.
 
YİYORUM
 
 Pek bir şey yiyorum diyemem, diyetlik şeyler. 10 günde 5 kilo verdim, geriside gelsin diyorum. Brokoli köftesi diyetimin baştacı oldu;
haşlanmış rondodan geçmiş brokoli,(300 gr)
rende kaşar peyniri,(30gr)
1 yumurta
1 kaşık zeytinyağı
2-3 kaşık yulaf unu
kimyon
karabiber
pulbiber
tepsiye kağıt koyup, üzerine kaşıkla parça parça bu harcı döküp düzleştirip fırında pişiriyorum. Fırından sonra üstüne naneli yoğurt koyup afiyetle yiyorum.
 

 
 
 İÇİYORUM
 
Bol bol kefir, hindistanceviziyağlı Türk kahvesi, yeşil çay
 

 

HİSSEDİYORUM
 
Hafifledikçe kendimi sevindirik hissediyorum:)
 


 YAPIYORUM
 
Hala elimdeki çantayı bitirmeye çalışıyorum, 3 tane daha önceden ördüğüm çantayı astarlanmaya ve sap takılmaya verdim.
 
DÜŞÜNÜYORUM
 
Her şeyi olumlu düşünmeye çalışıyorum.
 

HAYAL EDİYORUM 
 
Virüsün bitip herşeyin normale döndüğünü hayal ediyorum 
 
DİNLİYORUM
 


OKUYORUM 
 
Ayfer Tunç Yeşil Gece Perisi kitabı bitti, Dilek Bilgiç Esen Bir Kürt  Sevdim romanını okuyorum. 
 
İZLİYORUM
 
Filmleri zaten sizinle paylaşıyorum dizilerde pek bu sene verimli değilim.  

HAYATA DEVAM EDEBİLMEK İÇİN, GEÇMİŞİ GERİDE BIRAKMAN GEREKİR.

01 Nisan 2021

HAYATA DEVAM EDEBİLMEK  İÇİN, GEÇMİŞİ GERİDE BIRAKMAN GEREKİR.

 

 
 
 

 
 

 

 
Bu gün böyle bir post olsun, günlerden #tbt günü, resimler sabah bahçe gezintimden. Resimlerde 70 li yılların şarkıları saklı. hangisini beğenirsiniz artık bahtınıza ne çıkarsa:)

Bugün çarşıya indim, arkadaşa uğradım, sohbet ettik bir kahve içtim orada, sonra biraz alışveriş yapıp eve geldim. Malum diyetteyim yeşil çayımı yaptım kendime, telefonum çaldı, açtım Uzun yıllardır sesini hiç unutmadığım bir arkadaş vardı, Çok sevindim kendisinin sesini duyunca telefonu kaybetmiştim, taa 1998 yılından 2014 yılına kadar birlikte çalıştık, o İstanbulda merter fabrikada idi, biraz konuştuk sohbet ettik, Allah razı olsun aradığı için, telefonu kaydettim ara sıra ararız artık, bana işimi öğreten biri oluyor kendisi.
 
 
Bugün buda #tbt de payıma düşen resim oldu. Ona da sevdiğim bir parçayı ekledim. Resimde Annem, ağbim,rahmetli babam, ben ve dayımın kızı var. O bizde 4 sene kaldı... Dayım İsviçrede idi, okuması için bize gönderdiler. İlkokulu 4 e kadar bizde okudu. Okul bittiğinde babam İstanbuldan uçakla İsviçreye gönderir. Yaz tatillerine kısa bir süre sonra birlikte gelirler, bizde kalırlar sonra Tekrar İsviçreye dönerlerdi. Giderken bir köpek gibi fırlatırlardı, çok ağlardı onlar gidince. Çok inatçıdır kendisi, hala aynı hiç değişmedi. Benim ona vurmam yasaktı, annem emanet diye elletmezdi hiç. Bir gün kızdırdı beni giriş kapısı ile antre kapısının arasına kilitledim onu. Ayakkabılığın arkasında cam vardı, ayakkabılığı çekip camdan çıkıp bana pis pis sırıtmıştı. Birde dayımlar ona bebek, peluş ayı filan gönderirlerdi, bana göndermezlerdi, o senelerde Türkiye'de böyle bebekler yoktu. Komşumun kızı genç yaşta rahmetli olmuştu Fatma abla, bana mendillerden bebek yapardı, son zamanlarda ise folkrorik giysili bebekler çıkmıştı. Uzun yıllar bebek ve ayı kolleksiyonu yaptım bu yüzden diyebilirim,ta Arabistandan bile bebek getirmişti ağbimin arkadaşı bana, en son hepsini ağbimin torununa verdim gönderdim. Yılbaşılarında İsviçreden koli gelir, Özleme içinden 2-3 tane çikolata çıkardı sadece, eve bir paket kahve olurdu. En çok kızına gönderirdi, Faber Castel kuru boya kalemleri rengarenk o renkler Türkiye de yok. Babamda pazarlarda satardı Faber Castel kuru boya, sulu boya filan bizde ki renkler 6 lı paket, yada 12 li renk, İsviçreden gelen renkler bir teneke kutuda belki 32 tane çok güzel pastel renkler vardı, yine bana vermezdi:)) Babam İstanbula tahtakaleye mala giderken isterdim bana da al diye, yok kızım Türkiye'de onlardan olsa almazmıyım derdi rahmetli. Çok kalın yüzlerce çizimin olduğu boyama kitabı vardı mesela, ben o zaman ortaokula başlamışım, Resim dersi için faydalanmak isterdim izin vermezdi. Sonra oğlan kardeşini de okumak için göndermek istediler annem 2 sine birden bakamam dedi, sonra teyzesinde 5. sınıfı okudu ve dayım ilkokul bitince yanına aldı işe soktular, genç yaşta çalışmaya başladı.... Şimdi çalışmıyor isviçrede burayada gelmiyor, psikolojik olarak çok bozuk durumda, Allah yardımcısı olsun...