OKUDUM 2022/68 TUTUNAMAYANLAR

07 Eylül 2022

OKUDUM 2022/68 TUTUNAMAYANLAR

 

 
 Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar'ı Berna Moran, " hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı" olarak niteler. Moran'a göre "Oğuz Atay'ın mizah gücü, duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar'ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, yapıttaki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır." Küçük burjuva dünyasını zekice alaya alan Atay "saldırısını, tutunanların anlamayacağı, red edeceği türden bir romanla yapar." Tutunamayanlar, 1970 TRT Roman Ödülü'nü kazanmıştı.
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Uzun ve adapte olamadığım bir kitaptı üzgünüm.  
Selim Işık' ın neden intihar ettiğini araştıran en yakın dostu Turgut Özben in hikayesi. Turgut, geçmişine inmeye ve onun intihara sürükleyen nedeni bulmaya çalışır. Geçmişte Selim'e temas eden herkese bir şekilde ulaşmaya ve neden hayata tutunamadığını araştırma görevini üstlenir.
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
İnsan gerçeklere karşı durur: yaşar ve olduğu gibi olmayı sürdürür.
*****
Yazık; insanlar düşüncelerimize uygun biçimler almıyor.
*****
Hayat, düşünceleri tutan bir hapishanedir.
*****
 Erkekler şımartıldıkları zaman nerede durmaları gerektiğini çoğu zaman bilmezler.
*****
Bütün büyük adamların biyografileri yanlışlarla dolu.
*****
Kültür, sadece bazı isimleri hatırlamaktan ibaret değildir, deniliyordu. Kültür, bu isimleri yerli yerinde ve başka isimlerle münasebetini bilerek kullanmak demekti.
*****
Bir insanı, diğerinden ayıran hususiyet nedir? Dış şartlar mı? Olamaz. Nedir o halde? Kazanç ve kayıp hakkındaki telakkisidir.
*****
İnsan kendini beğenmeden yaşayamaz. Kendini beğenirse, diğer insanlar onun hayatını cehenneme çevirmeye çalışırlar. Bunun için, insan, hem kendini beğenmeli hemde beğenmemelidir.
*****
Kötülükten ancak kötülük çıkar. Bayağılık insan ruhunu öldürür. Elbette, çok gelişmiş milletler, kötülükten de bir şeyler çıkarıp, onu az gelişmiş milletlere ihraç etmek yolunu bilmektedirler. Kötülüğü rasyonalize edip, ya da sanat eserlerinde dondurupi hayata ait bir canlılık bulmaktadırlar kötülükte. Burada, tek korunma yolu, kötülüğün üstünden akıp gitmesini sağlamaktadır.
*****
Hayata dayanamadığımız için espri yapıyoruz.
*****
Kendini çözemeyen kişi, kendi dışında hiç bir sorunu çözemez.
*****
Kendi kusurlarını çözemeyen kişinin, kusurlarının acısını başkalarına çektirmeye hakkı yoktur.
*****
Kendi değerini eksiksiz bilen ve her an bu değeri, yeni şartların ışığında eleştirebilen bir kişi ne yapmalı, ne yapmalı diye bocalamaz.
*****
Ne demiş Cenap Şehabettin: Güzel bir kıyafet iyi bir tavsiye mektubu.
*****
Bir dostun varlığı güzel bir şeydir; fakat bir dosta ihtiyaç duymadan yaşayabilmektir önemli olan.
*****
Silahları ellerinde bulunduranlar, bir gün milletlerin kaderine sahip olacaklardır.
Emeritus
*****
 Sonsuzluk da ölüm kadar ürkütücü bir gerçektir. Sonsuzluk, yalnız Allah'ın dayanabileceği bir güçlüktür.
*****
İvedicilik, toplumsal eylemin baş yağısıdır.
*****
Bütün büyük bireyler yalnızdır.
*****
Hayattan çıkarı olmayanların, ölümden de çıkarı olmayacaktır.
*****
Benim için anlatmak, açıklamak, ancak kelimelerin anlamını değiştirmekle mümkün olacak galiba. Ben o yıllarda kelimelerin anlamlarını doğru dürüst bilmiyordum bile. Zaten hiç bir zaman kelimelerin anlamını doğru dürüst bilemedim. Her zaman kelimelerin, cümlelerin insanın üstüne bir mızrak gibi saldıran düşüncelerin bunaltıcı baskısını duydum. En iyisi kendinle konuşacaksın, kendine yorumlayacaksın okuduklarını.
*****
Tarih bir tahriften ibarettir. Tarih, geçmişten geleceğe uzanan ve bugün gördüğümüz bir rüyadır.
*****
İnsan kaldırımın ortasında karasız durursa, ya ateş isterler ya da adres sorarlar.
*****
Üzüntüden. Yaşadığın hayat seni dayanıklı yapmış. Sonra, mert bir insana benziyorsun. Böylece mert insanlar kolay sarhoş olmaz.
*****
Biz Türkler açık sözlüyüzdür. Kendimizi tutamayız. Birbirimizi ne kadar yeni tanımış olsak da, yarım saat geçmeden içimizi döker ve fakat aşk deriz.
*****
Biz kendimiz buluruz. Duyularımız yol gösterir bize.
*****
Kendi öz değerlerimizi ihmal ediyoruz.
*****
 Kar da güneş gibi yakarmış.
*****
Bütün çirkinlikler, bütün vahşet, insanı donduran bütün sahtelik ağzın kıvrımlarında barınır.
*****
İnsan her şeyi göze aldığı bir anda hırsıyla başbaşa kalıyor.
*****
İntihar bir akıl hastalığıdır ve ancak bir akıl hastasının körleşmiş duyularının sağladığı soğukkanlılıkla başarılabilir.
*****
Su sesi, hayalleri kuvvetlendirdi.
*****
İş hayatı insanı şişmanlatıyor
*****
Kendini önce başkalarına kabul ettirmelisin ki biz de kabul edelim.
*****
Hayatım, hayatımın romanıdır.
*****
Anlam kadar insanın hayatını zehir eden bir kavram yoktur. İnsan akıllı bir görünüşle, en saçma sözleri bırakabilir çevresindeki insanların yarattığı boşluğa.
*****
Bir insan hayalleriyle nereye kadar yaşayabilir.
*****
Kader bizim beklemediğimiz bir biçimde örüyor ağını.
*****
Aşk bir zayıflılıktı ve insanın başka güzellikleri görmesine engel oluyordu.
*****
Hayatta başarı kazanan bütün insanların, okul yılları başarısız geçmişti. Çalışkan olmak, ilerisi için kötü bir işaretti.
*****
Aşk dünyayı başka türlü gösteriyor insanı yumuşatıyor.
*****
İlk uyuşmazlığa düştükleri zaman birbirinden ayrılmalı insanlar sonra bir çıkmaza giriliyor.
*****
İnsanın babası hayatta bir kere ölür.
*****
Cennet insanların birbirlerini dinlemeleri demektir birbirlerine aldırmaları birbirlerinin farkında olmaları demektir
*****
İyi kitaplar hemen tükeniyor.
*****
Yanlış yollardan her zaman dönülebilir. Yeter ki insan, kendisine verilen fırsatı zamanında kullanabilsin.
*****
Bütün hırsızlar sonunda kalpten ölüyormuş.
*****
Bazı insanlar vardır; en çamurlu yerlerden bile kolalı beyaz gözleklerini ve açık renk pantalonlarını kirletmeden çıkarlar. Böyle adamlar hayatta başarıya ulaşırlar.
*****
Kitapçı dükkanlarının özel bir kokusu vardır.
*****
Kitapçıların ve çiçekçilerin bazı özellikleri olmalıdır Olric. Gelişi güzel insanlar bu mesleklerin içine girmemeli. Kitaplar ve çiçekler özel itina isteyen varlıklardır.
*****
Aydınlardan başka hiç bir kabalık kendi hakkında yazılan eserleri okuyacak sabrı gösteremez.
*****
Beni ilgi de yoruyor.
*****
Tolstoy, düşündüklerinizi yazmaya değer bulmuyorsanız yazmayın.
*****
Başkalarının kitaptan okudukları sözlere kulak misafiri olmakla bile işlerini yürütmesini biliyorlar insanlar.
*****
Korku mantıktan anlamıyordu.
*****




KİTAPTAN FİLMLER;

Pandora- 1951 yapımı

KİTAPTAN MÜZİKLER;

 

SAATLER BOYUNCA BAŞKA SAATLERİ BEKLERİZ

05 Eylül 2022

SAATLER BOYUNCA BAŞKA SAATLERİ BEKLERİZ

 

 
Köy evinin kerpiç duvarına çakılı bir çiviye iple asılırdı..
Özenle çerçeveletilmiş.. Ailenin büyükleri, çocuklar..
İlla da kız ya da oğlanın evlilik fotoğrafları..
Siyah beyazdı bu fotoğraflar..
Meğer bu iki rengin hayatımızda ne çok yeri varmış..
Çocukluğumuzun televizyonları siyah beyazdı..
İlkokulda giydiğimiz önlük siyah, yakalık beyaz..
Yazı tahtası siyah, tebeşir ise beyaz..
Simsiyah saçlar, gün gelir beyazlara dönüşmez mi?
Öyle her dakika fotoğraf çekilmezdi..
Önemli zamanlarda, özel anlar da çekilirdi..
Ve fotoğraf, fotoğraf makinesiyle çekilirdi..
“ Rica etsek bir fotoğrafımızı çekebilir misiniz “ diye, tanımadığın birinden yardım istenirdi..
Öyle cep telefonlu ile selfee bencilliği filan yoktu..
Evet, azdı fotoğraf ve değerliydi..
Eğer sevgiliden siyah beyaz bir fotoğraf kopardıysan, dünyalar senin olurdu.. Koynunda taşırdın onu..
Çünkü, kalbinden sonra en gizli yer orasıydı..
Yani, aşklar da siyah beyazdı..
Oysa grinin bile elli tonu varmış, biz bilmezdik..
Anıları, özel anları ölümsüzleştirirdi fotoğraflar..
Ve onları gözümüz gibi korur, albümlerde saklardık..
Eve gelen misafirlere çay, kahve ikramından sonra fotoğraf albümlerine bakma faslı başlardı..O anlar tekrar yaşanırcasına anlatılırdı..
Evet, siyah beyazdı fotoğraflar ama,
fotoğraf stüdyolarında bastırılmış bu fotoğraflar kalıcıydı..
Şimdilerde olduğu gibi, “telefonumdan yanlışlıkla silmişim.. Telefonum düştü, fotoğraflar gitmiş..“ muhabbeti olmazdı..
Evet, siyah beyazdı..
Çevremizde ki birçok şey..
Tıpkı köy evinin duvarındaki fotoğraflar gibi..
Ama, yemyeşil, rengarenkti dünyamız..
Bugün rengarenk, ışıl ışıl bir sanal dünyanın içindeyiz..
Teknoloji istediğin renge boyuyor..
Olmadı gözünü boyuyor, seni inandırıyor..
Şimdi fotoğraflar da rengarenk..
Ama ne çare,
gri betonlar arasında solup gidiyor ömrümüz
🙏🙏💖💖
Alıntı 

 
Hepinize güzel bir hafta diliyorum.. Yağmurlu serin bir hava var buralarda bu hafta....
Belediye harıl harıl kanal açmaya çalışıyor, iftaiye araçları, vidanjörler gidip geliyor. 
İyi ki geçen hafta yağmur bastırmadan közlemeleri yapmışız.
Geçen hafta göl haline geldi buraları, en iyi İstasyon tarafına geçtiğimde gördüm, kaldırımlar, ot, saman vs içinde idi. Sular hala akmaktaydı....
Biraz da bizim halkımızda kabahat var inanın, sigara içen mazgala denk geldimi, izmariti salıyor içine hemen. Ben bile kaldırım süpürmeye bıktım inanın. Haftada bir gün kaldırımı süpürüyorum, gelen geçen çöplerini hemen kaldırıma atıyor, aslında sokak kapımın tam karşısı çöp konteynırı, karşıya geçip atmak zor geliyor. Çöpler rüzgardan benim sokak kapısında birikiyor, açayım bütün herşey bahçeye giriyor.  Gına geldi inanın, şimdi ilkokul da açıldı arkamızda eğitime başladılar, çöpler daha çoğalacak demektir...
 

Mutlaka yapın, mesela bir gün ben, filtre kahvemi yapıp, termosumla parka gitmek ve orada biraz kitap okumak istiyorum...
Ağaçlar belki sonbahar nağmeleri söylerler bana....
 

Geçen hafta kendimi mutlu ettim, bu çiçeği aldım çiçekçi arkadaşımdan. İnstagrama resmini koyarken de ismini bilmiyormuş gibi yazdım :)))

Kendimi mutlu ettim dev bir deve bilmem ne çiçeği aldım:)))
 
Gerek instagramdan gerekse facebooktan tamamladılar çiçeğin ismini:)))
Sağolsunlar,
 
Bugün de kalp kalbe karşı çiçeğimi çoğaltmak için çabalara başladım, bakalım 1 ay sonra göreceğiz sonucu...
 
 
Şu an okuduğum kitaptan bir satır ve ben çok beğendim burada yazanları, doğru öyle değil mi?

Tamah: Başkasının malında, parasında, makamında gözü olan demek... 


 
Bir pist demekle sırt üstü yatıyor gel göbeğimi sev diyor:)))
Evdekileri bol bol o noktalarından öpüyorum...


Bugün sabahtan annemle hükümet binasına gittik, nüfus kağıtlarını yeniledik...
Annemin tek sözü şu oldu götürdüğüm yeri görünce:)))

-Anam biz güzel yerde yaşıyoruz, burası nere?

:)) şehrin dışına çıktık ki bu kesim elit kesimin yaşadığı yerler; 2 trilyondan- 10 trilyona kadar ev var. Fakat çevre tarlalık, annem dönüşte minibüs beklemekten sıkıldı, saydırmaya başladı:))
 
Orada iken fabrikamızın kapanması ile İzmir fabrikaya çalışmaya giden bir arkadaşı gördüm, ekrana baktım, adres değişikliği için gelmiş. Hemen anladım ters birşeyler var. Yanına gittim biraz konuştuk, kendisinin ifadesine göre;
- Beni oyuna getirdiler abla, çıkışımı verdiler, tekrar buraya döndüm dedi. 
-Şirket eski şirket değil abla dedi.
Üzüldüm, en azından oradan bizler gibi emekli olmasını isterdim. Ama;
- Bundada vardır bir hayır, üzme kendini, her şeyin hayırlısı dedim.
Annemi eve bıraktım, sabahtan süt gelmiş dolaba kaldırmıştım. Onu çıkardım kaynamaya kaydum, o ara ben pazara gittim alışveriş yaptım geldim. Şu an yemek ocakta bende bilgisayar başında:))



Yukarıda belirttiğim gibi geçen hafta cumartesi İstasyon tarafına geçtim, migrosa uğradım. Bu arada eski pazarcılardan bir tanıdığımızn oğlunun şarküteri dükkanı var caddede, oraya uğradım, ağbim yağlı peynir sipariş vermişti onu aldım. Dönüşte de arkadaşın eşinin lokantasına uğradım, bir çorba içtim eve geldim. 
Kadın programları başladı, annem tv başından kalkmıyor artık:))
Sabah Müge, öğleden sonra didem:)))

Varmı sizden de izleyen bu programları??????

Bu hafta sadece bir program dinledim tavsiye ederim, konu empati üzerine idi.

Kalben ; Ahmet Mümtaz Taylan İle Empati 17.08.2022

https://www.youtube.com/watch?v=QxrZtHmrTqs

Güzel bir hafta diliyorum...
 

 




İZLEDİKLERİM 2022/7

04 Eylül 2022

İZLEDİKLERİM 2022/7

 

 
AŞIKLAR BAYRAMI 2022
 

Âşıklar Bayramı, 25 yıl ayrı kaldıktan sonra yolları yeniden kesişen bir baba ve oğlunun hikayesini konu ediyor. Yıllar önce yolları ayrılan Avukat Yusuf ve saz âşığı babası Heves Ali'nin yolu, 25 yılın sonunda yeniden kesişir. Çıktıkları uzun belki de son yolculukta bir araya gelen baba oğul, bu süreçte geçmişleriyle yüzleşip, gelecekleriyle ilgili olan sorunların üstesinden gelmeye çalışır.

Filmin konusu Kemal Varol'un aynı adlı kitabından uyarlandı.

 

Hikayesiyle insana dokunan, sinematografi ve oyunculuk kalitesiyle seyir keyfi veren bir yol filmi bu.

‘Aşıklar Bayramı’ izlenmeye çok değer. 




 

 

GEÇMİŞ ZAMAN BÖYLE BİR ŞEY HAZIRLAMIŞIM..

03 Eylül 2022

GEÇMİŞ ZAMAN BÖYLE BİR ŞEY HAZIRLAMIŞIM..

 










OKUDUM DERGİ 2022/22 KAFA HAZİRAN 2022

02 Eylül 2022

OKUDUM DERGİ 2022/22 KAFA HAZİRAN 2022