İZLEDİKLERİM 2022/8

09 Ekim 2022

İZLEDİKLERİM 2022/8

 

 
BAY HARRIGAN'IN TELEFONU 2022
 
İlk olarak 5 Ekim 2022 tarihinde sinemaseverlerle buluşan Mr. Harrigan’s Phone, bir süredir hayatını izole bir şekilde yaşayan Bay Harrigan ile dost olan genç bir çocuğun yaşadıklarını konu alıyor. Bir gün Bay Harrigan’ın hayatını kaybetmesinin ardından bu genç çocuk, o gömülmeden önce cebine bir telefon koyar. Her geçen gün ölen dostuna mesajlar bırakan çocuk, günün birinde cevap aldığında; hayatının şokunu yaşayacaktır. John Lee Hancock’un yönettiği ve Stephen King’in romanından uyarlanan 4k formatlı yapımın senaryo kısmında da John Lee Hancock’un küçük dokunuşları bulunuyor. Amerika Birleşik Devletleri yapımı olan bu film, korku türünde karşımıza çıkıyor. IMDB’den 6.1 puan almayı başaran yapımın oyuncu kadrosunda ise Jaeden Martell, Donald Sutherland, Kirby Howell-Baptiste, Joe Tippett ve Cyrus Arnold gibi isimler bulunuyor. 


MONTANA STORY 2022

Birbirinden ayrı düşmüş, yirmili yaşlardaki üvey kardeşler Cal ve Erin, bir zamanlar babaları komaya girdikten ve şimdi yaşam destek ünitesine bağlandıktan sonra ev olarak adlandırdıkları uçsuz bucaksız Montana çiftliğine geri dönerler . Erin'in annesi doğum sırasında öldü, Cal'ın annesi ise iki yıl önce öldü. Kahya ve aile dostu Valentina, kaleyi tutuyor. Kenyalı göçmen hemşire Ace ( Amerika Birleşik Devletleri'ndeki insanlar gerçek adını söylemekte zorlandığından beri kullandığı bir takma ad) kardeşlerin babasına yaşam boyu bakım sağlıyor. Babalarının iyileşmesi beklenmediğinden, Cal çiftliğin varlıklarını satmaya ve bağışlamaya başlar. Geçmişteki istismar nedeniyle babasına karşı çelişkili duygular besliyor..
 
 
CEREYAN 2017
 
Üniversitede, psikoloji bölümü 2. sınıfta okuyan genç Aylin; geceleri internet üzerinden insanlara terapi sağlayarak, kendisine de pratik yapmaktadır. Bir gece onu Cavit Demir adında tuhaf bir adam arar. Cavit; 7 yaşındaki kanser hastası oğlunun ölümüne sebep olmuştur ve bu yüzden bunalımdadır. Aylin Cavit'i bilgileri doğrultusunda telkin etmeye çalışırken, onu yanlış yönlendirir ve kafasına kendisini öldürme fikrini sokar. Tam onu vazgeçirmek için çabalarken internet bağlantısı kesilir ve Aylin'in ekranında Cavit'in kafasına dayadığı silahlı görüntüsü donup kalır. Bunun üzerine Cavit'in ölüp ölmediğini öğrenmek isteyen Aylin, terapi sırasında aldığı bilgiler doğrultusunda internetten araştırmalar yapar ve sonunda Cavit'in Sapanca'daki dağ evine gitmeye karar verir. Eve ulaştığında Cavit'in kendisini öldürmeye cesaret edemediğini gören Aylin rahatlasa da, onun bunu hala yapmaya kararlı olduğunu öğrenir. Cavit'i bu intihar düşüncesinden vazgeçirmeyi görev benimseyen Aylin, o evde kaldıkça Cavit'in geçmişi hakkındaki gerçeklerin daha farklı olduğunu anlar ve işler iyice karmaşık bir hal alır. Çünkü uzun zamandır ilk defa biriyle iletişim kuran bu tuhaf adamın, Aylin'i göndermeye hiç niyeti yoktur.

 

OKUDUM 2022/82 GENÇ WERTHER'İN ACILARI

07 Ekim 2022

OKUDUM 2022/82 GENÇ WERTHER'İN ACILARI

 

 
Evrensel boyutlara ulaşmış ünüyle bugün dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri sayılan Goethe, henüz yirmi beş yaşındayken yazdığı Genç Werther'in Acıları'nda, kısa bir süre önce Charlotte adlı genç bir kadınla yaşadığı mutsuz ilişkiden yola çıkmıştı. Edebiyat dünyasına, karşılıksız aşkıyla intihara sürüklenen "Romantik kahraman"ı armağan eden bu büyüleyici mektup-roman, şiirselliği ve yaşama tutkulu bakışıyla okuyucuları mıknatıs gibi kendine çekmişti. Almanya'da bütün gençliği etkisi altına alan romanın, birçok intihara neden olduğu, Werther'in giydiği mavi frak, sarı yelek ve çizmelerin döneminde moda yarattığı, Napoléon'un bile kitabı sürekli yanında taşıdığı söylenir. Son derece duyarlı ve tutkulu bir genç ressam olan Werther'in, düşsel dostu Wilhelm'e yazdığı mektuplardan oluşan Genç Werther'in Acıları, edebiyatta akılcılığın yerini alan duygusallığın bir başyapıtıdır.
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Günlük şekilde ilerleyen bir kitap. Platonik bir aşığın tüm dünyasıyla yaşadığı psikolojik sorularını anlatan psikanaliz şeklinde yazılmış bir aşk romanı.  
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
İnsanın yüreği ne tuhaf.
******
İnsan ne ki kendinden yakınabilsin?
*****
Yanlış anlamalar ve üşengeçlikler dünyada belki de hile ve kötülükten daha fazla karışıklığa neden oluyor.
******
Sevmek insancadır.
*****
Saatlerinizi paylaştırın, bir bölümünü çalışmaya, dinlenme saatlerinizi de sevdiğiniz kıza ayırın.
******
İnsanlar, özellikle hayatlarının baharında sevincin her türlüsüne en açık olan genç insanlar ömürlerinin birkaç güzel gününü birbirlerine surat asmakla mahvediyor ve bu savurganlıklarının telafi edilemeyeceğini çok geç anlıyor.
******
Biz insanlar, sıklıkla iyi günlerin azlığından, kötü günlerinse çokluğundan şikayet ederiz, bana öyle geliyor ki bunda pek haklı değiliz. Tanrı'nın bize her gün hazırladığı iyi şeylerden zevk almak için, daima açık kalpli olsaydık, o zaman başımıza kötü bir şey geldiğinde, buna dayanacak yeterince gücümüz olurdu.
******
Kendini iyi hissetmeyen biri hiç hiçbir şeyden keyif alamaz.
******
 Kalplerimizin bize zaman zaman bağışladığı azıcık keyfi de birbirimizden çalmamız mı gerek?
******
Dünyanın hiçbir armağanı, hiçbir lütfu, bir zalimin kıskanç huzursuzluğunun bozduğu zevk anının yerini tutmaz.
******
Ama dünyada her kapı dalavereye çıkıyor, kendi tutkusu, ihtiyacı olmaksızın başkalarının isteğiyle para, şan, şöhret ya da başka bir şey için çalışan insan budalanın biridir.
******
Yalnız bir tek şey var, azizim; dünyada 'öyle yada byle'ye göre yapılan şeyler çok seyrektir; duygular ve davranış biçimleri bir gargaburunla yassıburun arasındaki fark kadar çeşitlidir.
*****
Kalbimizi ancak kendimiz mutlu ederiz.
*****
Hangi nedenle olursa olsun, belli davranışlar kötüdür.
******
Çünkü tutkularına kapılan bir insan, kendini tamamen kaybeder, sarhoş, çılgın olarak görülür.
*****
İnsan doğasının sınırları vardır, sevince, kedere, acıya belli bir dereceye kadar dayanabilir, bu ölçüyü aşarsa mahvolur. Birinin zayıf ya da güçlü olması değil, ister bedensel ister ruhsal olsun, acısının ölçüsüne dayanıp dayanamayacağıdır.
******
Doğa, dolambaçlı ve çelişkili güçlerin labirentinden çıkış yolu bulamaz ve insan ölmek zorunda kalır.
******
İnsan insandır, tutkular şiddetlenip insanlığın sınırları onu sıkıştırdığında, kalmış olan  birazcık aklı çok az işe yarar ya da hiç yaramaz.
******
Kuşkusuz, her şeyi kendimizle, kendimizi de her şeyle kıyaslayan bir yapımız olduğu için, mutluluk da sefalet de tutunduğumuz şeylerdedir, bu noktada yalnızlıktan daha tehlikelisi yok.
******
Dünyada yüce bir ruhun sana kendini açması kadar sıcak ve gerçek bir haz yoktur.
******
İnsanın üzerinde keyif çatması için bir parça toprağa, altında dinlenmek içinse daha azına ihtiyacı var.
******
Bütün insanlar umutlarında hayal kırıklığına uğruyor, beklentilerinde aldatılıyor.
*****
Ah, insan öyle fani ki, kendi varlığından en emin olduğu yerde, mevcudiyetinin tek bir gerçek iz bıraktığı yerde, sevdiklerinin hatıralarında, ruhlarında bile sönüp kaybolmak zorunda, hem de çabucak!
*****
Dokunmak insanlığın en doğal güdüsü.
******
Dine saygılıyım.
******
 Bu dünyada birinin diğerini anlaması o kadar kolay bir şey değil.
******
Sabahları uyanıp parıldayan güneşi gördüğümde, "Al işte, yine cenneti andıran bir gün ve yine insanlar bunu mahvedecekler" diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum.
*****
Nazik genç adam! Sevmek insanca bir şey, ancak insanca sevmeyi bilmek lazım!
******
"En üzüldüğüm şey, gençlerin en güzel vakitlerini aptalca dertlerle geçirmekten yaşamaya fırsat bulamamalarıdır."
******
 İki ömrüm olsun isterdim; biri yaşamak, diğeri okumak için.
******
Anın tadını çıkaracağım, geçmiş benim için geçmişte kalacak.
******
    
 

OKUDUM 2022/81 SARDALYE SOKAĞI

06 Ekim 2022

OKUDUM 2022/81 SARDALYE SOKAĞI

 

 
Konserveciliğin zirveye ulaştığı 1930’lar Amerikası’nda fabrika işçilerinin yanı sıra sanatçılar, bilim insanları, fahişeler ve serserilerin bir arada yaşadığı bir dünyadır Sardalye Sokağı. Memleketi California’daki bu küçük sokağın tüm renkliliğini, canlılığını, yaşanılan çelişkileri ve kavgaları okurla buluşturan John Steinbeck, gerçek hayattan esinlenerek unutulmaz karakterler yaratır. Renkli tiplemelerin ve olayların süslediği hikâyede, çalışmayı, düzenli bir hayat sürmeyi, sıradanlaşmayı inatla reddeden Mack’in başını çektiği aylak takımı sistemin dışında yaşamanın, sömürü çarklarına başkaldırmanın, dayanışmanın, ihtiyaç duyulan kadarıyla yetinmenin ete kemiğe bürünmüş halidir. Her insan gibi hata yapan, kimi zaman coşan, kimi zaman hayata küsen, planlarını her zaman istediği gibi hayata geçiremeyen tüm tanıdık karakterlerin sıradan yaşamlarından sarsıcı kesitlerle gerçek dünyayı usta yazar Steinbeck’in gözlerinden görmek isteyenler için..
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Beni alıp götürecek bir olay örgüsü yoktu. Serinin 2. kitabı imiş, birinci kitap hangisi çözemedim. Bir mahalle sakinleri, esnafı, serserileri ve evsizleri ile ilgili bir anlatı.
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Çocuklar yaşlı ve yabancı her şeyi komik bulmaz mı zaten?
******
Noel zamanı insanın cebinde para olması hoş bir şey.
******
Erkekler kendilerini bir kadının yerine koymaya asla çalışmıyor.
******
Erdemlilik taslayanların çoğu, erdem denen malzemeyi uzun zaman önce yitirmiş olanlardı.
******
İnsanlarda hayranlık duyduğumuz şeyler, kibarlık ve cömertlik, açık kalplilik, dürüstlük, anlayış ve duygudaşlık gibi nitelikler aynı zamanda sistemimizdeki arızanın da ayrılmaz parçaları. Nefret ettiğimiz özellikler, kurnazlık, hırs, açgözlülük, gaddarlık, bencillik ve menfaatçilik ise başarının anahtarları. İnsanoğlu ilkinin kalitesine hayranlık duyarken, ikincinin meyvelerine bayılıyor.
******
Mutluluklarını satılan mal miktarıyla, egolarını bankadaki hesap bakiyeleriyle ölçmedikleri gibi, herhangi bir şeye duydukları sevgi de o şeyin bedeline bağlı değildi.
*****
İnsanların hırs, gerginlik ve açgözlülük yüzünden kendini paraladığı bir dönemde, onlar gayet sakin. Şu sözde başarılı insanlarımızın tamamı hasta, mideleri kötü, ruhları kirli.
*****
 
Ah, durumu idare etmek ya da bi sohbeti canlandırmak için küçük bi yalan atan birini dert etmem, ama kendine yalan söyleyen adamdan nefret ederim.
*****
Zaman her şeyi halleder, bu da ötekiler gibi gelip geçecek. Herkes her şeyi unutacak,» demek gayet kolaydır. Ne var ki, bütün bunlar siz işin içine karışmadığınız zaman böyledir. Ama siz içinde oldunuz mu zaman yol vermez, insanlar unutmaz ve bir türlü değişmeyen bir halin orta yerinde bulursunuz kendinizi.
 *****
Bizler iyiliğe hayranlık duyuyoruz ama kötülüğün meyvelerini seviyoruz.
*****
 
 
 
 
BU BİR BAŞKASININ ALTINI CİZDİĞİ VE EKLEDİĞİ SÖZ:)))
Tahminimce, bir insanın ağzından çıkan her şey zehirlidir.
- Sözlerde dahil (eklenen cümle) 
*****


 
 
KİTAPTAN MÜZİKLER;
 



 

 


 
 

 



KENDİME ULAŞMAK İÇİN EPEYCE YOL ALDIM (SYLVIA PATH)

03 Ekim 2022

KENDİME ULAŞMAK İÇİN EPEYCE YOL ALDIM (SYLVIA PATH)

 

 
Hani naftalinlemesem kışı ve kurtlanıp gitse bir yaz sıcağında. Bir bahar temizliği yapsam; silkelesem geçmişimin halılarını, dökülse güveleri, yaksam aklımın başköşe güvelerini ve kurtarsam kendimi. Giymesem dünden kalanları ve üşüsem yarına. Bir bulut olsam, silkelenip dökülsem hayatın adressiz coğrafyalarına..... Yeni çiçekler keşfetsem, yeni alışkanlıklar edinsem. Papatya olsam mesela; kim seviyor kim sevmiyor bilsem ve sevenin ellerinde ölsem.
 
Rengi yok yalnızlığın kitabından... 


Haftaya güzel bir başlangıç yapalım müziğimizi açalım.
Sabah sabah erkenden pazara gittim, sütü annem kaynattı.
Pazar bu hafta çok pahalı idi, köy domatesi bile 15 tl olmuş. Son olarak gittiğimi düşünüyorum pazara, bir daha artık market ve manavdan alırım. Salatalık bile 16 tl olmuş. 
Son kez turşuluk aldım, salatalık ve yeşil domates kalmıştı kurmadığımız onu da bugün hallettik. 6 büyük kavanoz turşu kurduk.
 Tarhanayı da yarın sabah kavanozlayacağız. 
Yarın saat 11:30 da annem katarakt ameliyatına girecek. Taksiyi bugünden ayarladım. Evde eksik olan bazı yiyecekler vardı, onları tedarik ettim, malum saat başı damlalar var, evden ayrılmam zor olur. Anlayacağınız depoyu fulledik:)))
 

Blogger kitap kulübünün bu ayki kitabını ve yanına 2 kitap daha aldım.
 
 
Kasımpatılar açmaya başladı.
 



“Birilerini mutlu etmekle geçmiş yıllarım.
Kendim için bir çay dahi demlememiş,
kendi sevdiğim yemeği yapmamışım.
Çocukların canı ne isterse o.
Önce onlar demişim.
Şikayet değil. Pişmanlık hiç değil.
Adı ne bilmiyorum ama bugün;
“kendin için ne yaptın” diye sorunca kendime.
Bir cevap verememek üzdü.”
Dedi kadın yıllar sonra yorgun gözleri ile uzaklara dalınca...
~Seçil Oğuz~
 

Güzel bir hafta olsun hepimize.....

 

OKUDUM 2022/ 80 RENGİ YOK YALNIZLIĞIN

01 Ekim 2022

OKUDUM 2022/ 80 RENGİ YOK YALNIZLIĞIN

 

 
Yayınevimizin yayımladığı çok okunan Sol Yanım Aşk adlı kitabından sonra, Rengi Yok Yalnızlığın adlı kitabıyla Çetin Korkut, okurlarına yine merhaba diyor. Sevdiği her şey ve herkese rağmen, tüm sevilmişliğine umut diyenleri bekliyor kitabımızın satırları. Haydi, acılarınızı arasında saklayıp kurutun diye açın sayfalarını! Paslanmış insanlık. Eskimiş selamlar soğuk merdiven boşluklarında. Acı çekiyor takvimler. Toplamış eşyalarını, asmış çantasını omzuna gülüşler; bir merdiven altı yalnızlığında kendini tekrar etmekle meşgul sokaklar. Herkes ve her şey başkasına benziyor; kendin olmak günah! Yeni bir tutsaklık insan sabahları artık. Uykum var; ah bilseniz nelere uykum var. Keskin bir ataçla canıma asılmış iyi niyetlere mesela. Yara almadan insanların içindeki niyete ulaşmak zor. Kaçsan yalnızlık tehdit ediyor, kalsan acılar. En iyisi savaşmayı öğrenmek -ki onun da bedeli az değil hani.
(Tanıtım Bülteninden)
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Bir günde bitirebileceğiniz denemelerden oluşan bir kitap. Yalnızlık ve aşk üzerine yazılmış.
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
İnsan zamana hizmet eder, zaman da insanı ayna ile ödüllendirir.
*****
Uykuya doymaz ki insan, yaşamak için uyanmak zorunda olmasak.
******
Dünyanın en duygulu insanısındır yazmayı bilemezsin.
******
Her ne sebeple yazma ihtiyacı duyarsak duyalım, işin özü kültür.
******
Paylaşılmayan  deneyim ve bilgi geliştirilemez. Geliştirilmeyen bilgi, aradaki faaliyeti yok edeceğinden kısırlaşır kültür, dolayısıyla körelir sanat. Öğrendiklerini kendinden sonrakilere aktarma sorumluluğunun doğurduğu var olma düşüncesi.
******
Hayatın ihtiyaçtan doğduğu gerçeğini kim inkar edebilir?
******
Duygu ve düşüncelerimizi ifade ederken hangimiz kıvranmıyor ya da aktaramadığımızda hangimiz kıvranmıyor ya da aktaramadığımızda hangimiz kabızlık çekmiyoruz ki? Böyle durumlar bende baş ağrısı yapıyor. Oturup şiir yazıyorum, olmadı açıp birkaç tane okuyorum aspirin niyetine, iyi geliyor.
******
Hiçbir egemenlik, kendi kuyusunu kazana " Beni yıkmana izin veriyorum" diye yasa oluşturmaz.
******
Kendini bilmeyenin, kendine gelenden haberi olmaz.
Kendini duymazlıktan gelirsen, o duymadıkların gelir ve gırtlağına çöker bir gün.
******
Öyle bağlanmışız ki alışkanlıklarımıza, etrafımıza ördüğü duvarların içinde bir gün sıyrılıp gitmek isterken, öbür gün kalıyoruz. Sıvaları dökülse de alıştıklarımızın, eskiyip gitsek de bir masa altında çaktırmadan, zamanın masaya yumruğunu vurup döktüğü kalıntılardan bir hayat kurma uğraşının içinde unutup gidiyoruz kendimizi.
******
Ne zaman kaybediyor gibi olsak, umut fısıldar; " bir daha dene"
*****
Biri tutar bir şarkı yapar ve o şarkı senin bütün hikayendir.
******
Yorulunca bir merdiven dayayıp gökyüzüne; merdivenin son basamağında yolun sonunu ya da geriye bakıp uzakta kalan pişmanlıklarını görmekten duyacağı kaygıya aldırmadan, kendi halinde kalmak, durup dinlenmek, nefes almak, hayatı biraz sindirmek istiyor insan.
Sonunda mantık galip geliyor. Üç beş çiçek topluyorsun geçmişten ve birkaç umut gelecekten, takıyorsun koluna sepeti ve devam ediyorsun yola.
******
Gün gelir; hayat dediğin, yaşanan bir zahmet olur.
******
Söylenen sözcüklerin anlamı değil, maksadıdır önemli olan.
******
Yara almadan insanların içindeki niyete ulaşmak zor. Kaçsan yalnızlık tehdit ediyor, kalsan acılar. En iyisi savaşmayı öğrenmek - ki onunda bedeli az değil hani. Can yücel'in söylediği gibi bir şiirinde;
" Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. Bir ömür karşılığı, bir ömür yani. Ne saçma....."
Evet saçma. Ama asıl saçma olan, içinde kalmaya çalıştığımız hayatı, 'iyi insanların' kötü niyetlerine karşı sürdürme savaşı.
******
Bırakın sökülsün gündüz geceden; büyüsün  yaşanacakların yüzölçümü.
******
Çocukken ziline basıp kaçtığım kapılar, intikamını alıyor bugün; zile basıp basıp kaçıyor çocukluğum.
*****
Kısadır kelebeklerin ömrü, ama geride uzun bir hikaye bırakırlar.
******
Aklın unuttuğunu kalp hatırlatır, ama kalbin unuttuğunu hatırlamaya aklın gücü yetmez.
*****
Umutların biterse, bir bitkiden farkın kalmıyor işte.
******
Acılara sus basmak...
Tülay BİLGİNER
******
Zamanın en büyük kahrı nisyan (unutma) ve en büyük lütfu da odur.
Cenap ŞAHABETTİN
******
İçimizden gönderemediğimiz geçmişimiz yüzünden içeri buyur edemiyoruz kapıyı çalan geleceğimizi.
******
Hani naftalinlemesem kışı ve kurtlanıp gitse bir yaz sıcağında. Bir bahar temizliği yapsam; silkelesem geçmişimin halılarını, dökülse güveleri, yaksam aklımın başköşe  güvelerini ve kurtarsam kendimi. Giymesem dünden kalanları ve üşüsem yarına. Bir bulut olsam, silkelenip dökülsem hayatın adressiz coğrafyalarına..... Yeni çiçekler keşfetsem, yeni alışkanlıklar edinsem. Papatya olsam mesela; kim seviyor kim sevmiyor bilsem ve sevenin ellerinde ölsem.
******
Ne kadar acı dün, ne kadar tatlı yarın, ikisinin ortalamasıyım bugün.
******
Uzman bir arkeolog gibi, içindekileri çıkarıp avuçlarına almalı insan; en değerli hazine içimizde gizlidir.....
Mutluluk gibi.....
******
Çocukken bir şeker kavanozunda biriktirdiğim mutluluklar, tebessümlerimi tatlandırmıyor yetmiyor bugün.
*****
Yokluk mutsuzluğun sembolü değildir.
******
Bir çekirdek gibi çitleyip içini boşalttık tüm duyguların ve ceplarimize doldurduk kabuklarını büyük bir iştahla.
******
Her geçen gün biraz daha azalıyor hayatımın metrekareleri
*****
Dost; birinin diğeri için var olduğu gönüllü bir kölelik aslında.
******
Kör bir terzinin ellerinde dikilmiş gündüzlerim var benim.
*****
Gelenleri gitmeyecek zannettiğimiz için vardır yalnızlık. Zira her insan tek başına kalabalıktır.
******
Bir susmanın içine hapsolmuş, çürüyüp gidiyor geleceğim.
*****
Sıkıntılarını konuşarak bedeninden çıkarıp karşına almalısın, hafiflemiş ve dingin bir ruhla daha kolay çözersin.
******
Tüm bıçaklar kördür dostun dilinden başka.
*****
Başkalarını çözmeye çalışırken, kendi düğümlerini unutmayacaksın.
******
Bir kere geç kalırsan, hep geç kalmışsındır.
******
Çocukken uzaklar nerede biliyordum; karşıdaki dağlardı uzaklar. Şimdi anladım ki, meğer insanların kalbiymiş uzaklar.
******
Petek Halman'ın çocuklar üzerine hazırladığı " ben 5 kere iyilik yaptım" isimli kitapta yer verdiği bir çocuğun barış hakkındaki düşüncesi kadar basit. Barış; "Konuşabilmektir" diyordu beş yaşındaki bir kız çocuğu.
******
Başka insanlar matruşka gibidir; açtıkça içinden başka biri çıkar ve küçülür.
*****
Üzülünce ağlamayan birinin ya duyguları yoktur, ya da ağlayacak sevinçleri. O yüzden ben; ağlayana değil ağlamayana acırım.
******
Rus ruleti gibidir vicdan; doluya gelse ölüm, boşa gelse ölümden beter.
*****
Öyle bir başarmalısın ki zoru, kolay sansınlar.
******
Aşk hakkında yazılanlar insan ruhunu ne kadar besliyorsa, bir o kadar da susatıyor işte. İnsan su için neler yapmaz ki?
******
Yaşamla dans eden ruhtur. Ruh dansa kalktığında, vücut ona ritim tutar sadece.
******
Kendimi beğendirmek için kendimden vazgeçip özümü yalnız bırakmaktansa, kendim kalıp bedenimin yalnız kalmasını tercih ederim başka bedenlere.
******
Yaşadıklarımın tavsiyesini not alır, kalan çürükleri çöpe atarım.
*****
Önyargısız, biraz hoşgörü, biraz anlayış..... İnsanları görünüşlerine bakarak ölçmek mümkün değil, ölçmek için tartmak, tartmak için dinlemek ve tanımak gerekir.
******
Ben yürürken sözcükler içimde yürür.
GALEANO
******
Beni Allah yaratmış olabilir, ama kitaplar büyüttü.
******
Okurken sınırları olmayan bir dünyada yaşayabiliyor insan.
******




KİTAPTAN ŞARKILAR;