OKUDUM -23- BAHÇEMDE YEŞEREN UMUTLAR / DEBBIE MACOMBER

30 Ocak 2013

OKUDUM -23-  BAHÇEMDE YEŞEREN UMUTLAR / DEBBIE MACOMBER



Serinin 3. kitabı da bitti:))) Bu hafta gececi olduğum için belki bir haftada 3 kitabı bitirmiş oldum.

Bu kitabı okumaya başladıktan sonra, evde gerçekleşen madalya hırsızlığından sonra tahminde bulundum ve bulunduğum tahmin de kitap sonunda yazılmıştı zaten:))) Doug yaşadığını tahmin ettim ben..




Altını çizdiğim güzel bir satır aşağıdadır.



SAYFA9: Hayatlar ve zaman değişebilir, ama gerçek dostluklar bakidir, daima bizim bir parçamız olarak kalır.
SAYFA24: Birlikte geçirdikleri 24 yıldan sonra birbirlerine alışmış; aynı yemeği seçecek, aynı kitapları okuyacak ve aynı partiye oy verecek kadar birbirlerine benzemişlerdi.
SAYFA 35: Yaşayacaklarından beklediğinden de çok şey öğreneceğini hissediyorum.
SAYFA 38: İşe erkenden başlamak ortaya güzel sonuçlar çıkacağı anlamına gelmiyordu.
SAYFA 153: Ne olmak istediğimi bilmiyordum ama kim olduğumu keşfetmeyi, hayatı bir de böyle öğrenmeyi istiyordum.
SAYFA 184: Herkesin hayatında gidilmemiş yolar vardır.
SAYFA 197: Nefes aldığın sürece hiçbir şeyi yaşamayacak kadar yaşlı değilsindir.
Sen mutluluğu hakkediyorsun. Önüne engeller koyarak ona ulaşamazsın.
SAYFA 231: Hayatta keşfedilecek daha fazla şey olduğunu eğlencenin ana amaç değil, akıl çelici bir şey olduğunu anlayınca çok kötü anlar yaşayacaktı.
SAYFA 260: Hayatın ne getireceği belli olmuyor.
SAYFA 262: Mükemmel biri değildi. Herkes gibi onun da kusurları vardı.
SAYFA 281: Her şey hayatta kalmakla ilgiliydi ve hayatta kalmak, hiçbir şeyi çok fazla ciddiye almamak, çok da derine inmemek demekti.
SAYFA 349: Normal, her şeyin olduğu gibi görünmesi anlamına geliyordu. Büyük aldatmacaların da çirkin sırların da olmaması.
SAYFA 407: Bir erkekte bulunması gerektiğini düşündüğü özellikler olan haysiyetten, onurdan ve kişilikten yoksundu.
SAYFA 420: Büyümek zorlu bir süreçti.



Mutluluğu ifade eden güzel bir tablo...

LIEBSTER BOOK BLOG AWARDS ÖDÜLÜ

29 Ocak 2013

LIEBSTER BOOK BLOG AWARDS ÖDÜLÜ

Biraz geç oldu ama arkadaşlar kusura bakmasın ancak cevaplayabildim. 2 BLOG TARAFINDAN ÖDÜL aldım. Ben bu ödülü bloğumu okuyan 200 altında izleyicisi olanlara adıyorum. İsim yazmıyorum.
1- KİTAPKUMBARAM cevaplarım için yorum kısmı tık tık
2- COLOREDBOOKS cevaplarım için yoru kısmı tık tık.

Dostluğunuz ve ödülünüz için teşekkürler

OKUDUM -22- BİR YUMAK MUTLULUK / DEBBIE MACOMBER

OKUDUM -22- BİR YUMAK MUTLULUK / DEBBIE MACOMBER






Bu seri çok hızlı gidiyor 3 günde bir kitap bitirdim. 2. 3 günde de serinin 2. kitabı bitti. Çekti bu seri beni:)))






Kitapta beni üzen tek taraf Martı yayınevinin baskı hatası olarak 16 sayfanın arada böyle boş çıkması oldu:(((






Altını çizdiğim güzel bir satır.




SAYFA 66: Babamın ölümü mutluluğa giden yolu kendi başına bulmam ve hayatın zorluklarını kabullenmem gerektiğini bana gösterdi.
SAYFA 78: Aşk bitmezdi.
SAYFA 103 : Yeteneklerini kullan da sürekli bana muhtaç kalma.
SAYFA 121: Gerçekleri duymak bazen acıdır.
SAYFA 126: Haydan gelen huya giderdi.
SAYFA 190: Acısını dindirmek için bir bağımlılık edinmiş, kendini yemek yemeye vermişti.
SAYFA 196: Mutluluğun aniden yok olabildiğini öğrenmiştim.
SAYFA 279: Ablamla aramdaki ilişki, para için tehlikeye atılamayacak kadar değerliydi.
SAYFA 353: Kumar, alkolden ve uyuşturucudan hiçbir farkı olmayan bir hastalık. Hiçbir şey evliliğe veya aileye onun kadar zarar veremez.
SAYFA 445: Bana göre iyilik, insandan insana sürekli aktarılması gereken bir şey.



OKUDUM -21- KÜÇÜK MUCİZELER DÜKKANI / DEBBIE MACOMBER

28 Ocak 2013

OKUDUM -21- KÜÇÜK MUCİZELER DÜKKANI / DEBBIE MACOMBER



Herkesin okuduğu benim okumakta geç kaldığım bir seri bu..
Ne yapayım ancak sıra geldi ve bende 1 şubatta okumaya başlayacağımız KİTAPKARDEŞLİĞİ ile ilgili kitaba kadar başlayım dedim. Amacım 2 kitabı birlikte götürmekti ama maalesef olmadı ve kitap bir nefeste bitti.







Kitap hakkında fazla birşey yazmak istemiyorum, konu olarak herkes okuduğu için bilecektir diye düşünüyorum.

Hayatında 2 defa kanser olan genç bir bayanın, babasının ölümünden sonra açtığı örgü dükkanı ve örgü kursundaki kursiyerlerin hayatlarını anlatıyor.

Altını çizdiğim güzel bir satır aşağıda; Birbirini seven insanlar için büyük bir anlam ifade edebilir....







Diğer altını çizdiklerim aşağıdadır.

SAYFA 7: Elişleri nesilleri birbirine bağlar.
SAYFA10: Birçok insan ölümü konuşmaktan rahatsızlık duyar.
SAYFA 15: İnsan tüm dünyası parçalara ayrılırken bir düzen arıyor.
SAYFA 22: Neler getireceğini bilmediğim bir geleceğin sorumluluğunu üstleniyorum.
SAYFA 185: Korku bizi birbirimize yakınlaştırmıştı.
Hayatta hiçbir şeyin garantisi yok.
SAYFA 191: Var olmayan engelleri engel diye görmekten vazgeç.
SAYFA 195: Hayatta öğrendiği en acı derslerden biri de, kendinden başka hiç kimseye güvenemeyeceğiydi.
SAYFA 212: Aş şu korkularını artık.
SAYFA 237: Hayat hiç adil değil.
SAYFA 338: Tanrı bir kapıyı kapatırken diğerini açar.
SAYFA 348: Başarılarımız kadar başarısızlıklarımızdan da ders alırız.
SAYFA 354: “ Benimle yaşayabileceğin bir gelecek yok”
“ Ama bugün var, yarın var, ondan sonraki günler var”
“ Sana geleceğin neler getireceğini söyleyemem ama ne olursa olsun burada senin yanında olacağıma söz verebilirim.”
SAYFA 360: “ Ah şu kadınlar! Onlarla yaşamak da, onları anlamak ta zor. Ama öyle yada böyle hayatı ilginçleştirmeyi başarıyorlar”
SAYFA 371: Kalp dile gelince insanın yapacak çok bir şeyi kalmıyor.
SAYFA 398: “ Sen benim kalbimin sahibisin”
SAYFA 402 : Para hayallerine ulaşmak için kullandıkları önemsiz bir araçtı.
SAYFA 415: “ Ben kendi kararlarımı kendim vermek isterim.”
SAYFA 417: “ Sana herhangi bir söz veremem ama sana çok değer verdiğimi söyleyebilirim.
SAYFA 468: Ölümün bana hayatı öğretmesi ne tuhaf.
SAYFA 471: Hayatta hiçbir şeyin garantisinin olmadığını biliyordum.


Seri çabuk bitecek gibime geliyor:)))



OKUDUM -20- MUCİZELER DÜKKANINA DÖNÜŞ / DEBBIE MACOMBER

27 Ocak 2013

OKUDUM -20- MUCİZELER DÜKKANINA DÖNÜŞ / DEBBIE MACOMBER


Merhaba herkese, bir süredir yazı ekleyemiyorum. Nedeni laptopun virüs kapması:))) biraz fazla gezdim yabancı siteler de demek ki... Bu hafta spor, ev, iş üçlüsü arasında gezdim diyebilirim. Hava cumaya kadar yazdan kalma gibi idi. Cuma ve cumartesi geceleri çok yoğun bir yağmur yağışı vardı. Özellikle cumartesi gecesi iş çıkışı çok soğuktu. Zaten avrupa hobi bloglarını dolaşırken gördüğüm kar yağışına istinaden bize de karın yaklaştığını anlamıştım. Bu sabah kalktığım da, camdan dışarı bakmadım, dışarı çıkmak için mutfak kapısını açmamla şok oldum, manzara aynen aşağıdaki gibi bembeyaz idi ve yağmaya devam ediyordu:)))






Öyle bir yumuşak hava olmuştu ki, yürüyüşe çıkmamak imkansızdı.
Tam makyaj yapıyordum ki, eski oturduğumuz yerden komşumuz benden önce davranmış ve bize geldi:))) Neyse biraz oturduk kahve, sohbet derken zaman geçti. O gittikten sonra ben de giyinip çıktım. Kuaförüm benden örgü dergisi istemişti, bende onları aldım ona götürmek için yola çıktım. Herkes elinde fotoğraf makinası kar da çekiliyorlar:))) ben de onları çekiyorum:)))









Oysa bu hafta spora giderken  resimleri çekmiştim havanın güzelliğine istinaden. Çiçekler bahçeden, karanfiller saksılarda açmaya başlamıştı, kasımpatı zaten bitmezdi, kuşumuza
ise komşular buğday atmıştı yesinler diye, kedimiz de güneşin altında mayışmış uykusunu çekiyordu gördüğünüz gibi....






Debbie Macomber serisinin 1 hafta da 4. kitabına geldim. Yalnız okuyanlara sormak istiyorum GÜL LİMANI HOTELİ kitabı hangisinden sonra okunuyor? bunu bilmediğim için 4. kitaba da henüz başlayamadım...