OKUDUKLARIM - 87-88-89-90-91 LAL MASALLARI- UÇAN TABUT- ÖZE DÖNÜŞ HİKAYELERİ- HER GÖRDÜĞÜNE ASLA İNANMA- KURAN' KERİM TÜRÇE MEALİ

30 Aralık 2021

OKUDUKLARIM - 87-88-89-90-91  LAL MASALLARI- UÇAN TABUT- ÖZE DÖNÜŞ HİKAYELERİ- HER GÖRDÜĞÜNE ASLA İNANMA- KURAN' KERİM TÜRÇE MEALİ

 

 
Uzun zamandır Murathan Mungan okumayı  düşünürken sahaftan nasibime Lal Masallar düştü. Âzer ile Yadigâr'ın, Muradhan ile Selvihan'ın ve Ulak ile Sadrazam'ın yaşamlarını anlatan  masallar...
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Mutluluk yalnız edinilebilen birşey değil ki...
***** 
Her yürek ses veren bir uçurumdur zaten. Belki kendi yüreğine dayanır kulağın. Duyarsan eğer, sahiden duyarsan, bundan sonra daha iyi olursun. Kendi hayatına ermiş olursun. Lakin herkes kendi uçurumunu yüreğinde taşır.
******
Hak aşığı olmak zordur. Güç iştir. Zorlu sınavlar gerektirir. Demirci körüğü gibi terleyen bir yiğit alın ister.
*****
Kimse yüksekler de daim kalmaz.
*****
Aşık dediğin gönül toprağına tohum düşüren kişidir.
*****
 Dağıni taşın dili kendine, yeter ki onları görmeye göz ola.
*****
Dünya malının sonu yoktur.
*****
Aşık kısmının diline zincir vurulmaz ağalar. Aşık kısmı yürektekini söylemiyorsa eğer, sazına namertlik ediyor demektir. Sazın da, sözün de hukuku vardır. Saza da söze de yasak konulmaz.
*****
Bir devlet adamı akıl ile yüreğini bir arada tutmalı.
*****
Ölüm, her şeyi sıradanlaştırırken, en fazla yaşarken kaçırılmış fırsatların ve olanakların acısını duyuruyor.
*****
İtiraf utancı hafifletir.
*****
Nefretin en gereksindiği şey güçtü. Nefret, güçlü olduğu yerde gerçekleştirebilirdi kendini ve hayal gücünü.
*****
Kurnaz olanın hayatta kurtacağı en önemli şey, kendi paçasıdır.
*****
İstekleri yüreğine dar gelenlerden değilim. Gönül gözüm açılıp, ufkum genişledikçe, vazgeçtiğim şeyler çoğaldı. Rızanın kudretini öğrendim. Yetinmenin yalınlığını, soyluluğunu. Gönül gözüyle görüp, gönül verdikçe, hayatın anlamları çoğalıyor; kendimi ilkin kendim içinde, sonra dünya içinde tanıyordum. Kaderimin sunduklarıyla yetinmeyi de, kaderimi anlamdırmayı da öğrendim. Sevmeyi bildim, öğrendim. Yüreğim islenmedi, yüreğim kir tutmadı bu yüzden. Tutku, ihtiras, tanıdığım, bildiğim duygular değil, çok çok masallardan bildiğimi söyleyebilirim, bir de başkalarının hayat hikayelerinden tanıyorum onları.
*****
Kötülüğün gücü sonunda sahibine dayanır. Kötülüğün sınırları o kadar geniştir ki, gün gelip içine sahibini almamazlık edemez. Kendi kötülüğüyle başedebilen hiç kimseyi tanımadım, tanımıyorum. Mutsuzluğun, kötülükle çok yakın ilişkisi olduğunu da biliyorum.
*****
Bu yılın okuduğum son kitabı idi Lal masaları . 1000 kitap kayıtlarım ile blog kayıtlarını incelediğimde bloğa yazmadığım kitaplar olduğunu farkettim.
 

 


 
Bu kitaplar ağbim ile Çorlu'da hastanede kaldığımız dönemde okuduğum kitaplar bloğa yazmayı unutmuşum. 


Ayrıca Kuran'ı Kerim Türkçe Mealini okudum. Altını çizdiğim satırlar buraya sığmayacağı için yazamıyorum.

2021 Yılını 92 Kitap 48 Dergi, toplamda 140 okuma ve   27.841 sayfa ile kapatıyorum.


OKUDUKLARIM 86- KABUK

29 Aralık 2021

OKUDUKLARIM 86- KABUK

 

Resim netten alıntıdır. 
 
 Bir ailenin tarihini, deliliğini, derinliğini, karanlığını, neşesini, acayipliğini kumaşlar ve yiyeceklerle çevrelenen üç kadının gözünden anlatıyor Zeynep Kaçar Kabuk’ta. Kendini gerçekleştirme çabası içindeki üç kuşağın hayatın gelip dayattıkları karşısında başkalaşması, kabuk değiştirmesi, kabuğuna sığamadıkça çaresizleşmesi, çaresizleştikçe gerçeklikten uzaklaşması sarmalını incelikle örüyor. Her bir birey için savaş alanına dönüşen ailenin aynı zamanda bütün yaraları iyileştirmedeki mucizevi mahirliğini de sakınmasızca ele alıyor. Tutmaya çalıştıkça ellerinden kayan hayatlarının peşinde çözümü delirmekte bulanların hem kanatan, hem sağaltan ama hep güç veren hikâyesi... “Bense sürekli değişmek, savaşmak, kendimle dalaşıp uğraşıp hep bir mantıklı yol bulmak zorundayım. Olağan güzel, olağan iyi, olağan makul değilim çünkü. Neyim varsa olağandan epey uzak. Sürekli kendimi akla yola uydurma çabası.”
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCEM;
KABUĞUNU KORUYABİLEN VAR MI?
Kim çiziyor insana dair sınırları?
İçine sığındığımız kabuklarda mı yaşıyoruz?
Peki senin kabuğun ne kadar baskıya dayanabilir?
Ya esnemezse, kırılıverirse?

Daha önce farkına varmadıysanız, içine hapsolduğunuz bir kabuğunuz olduğu gerçeğiyle yüzleşmenizi sağlayan bir eser bu.
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
İnsan mutluluktan delirir.
*****
İnsanın herkesin nefretle bakmasına yol açan bir engeli, özrü, kabahati varsa ilk öğrendiği şey şakacı olmak. 
******
Dil susunca gözler aşağılamaya başlar.
*****
İnsan insanın ilacıdır.
*****
Hayat kepaze bir şeydir ve aşk acısı acıların en hafifidir.
*****
Mesafe. Evet. Mesafe çok mühim. Içinden bakarsan görünmüyor lakin biraz uzaktan bakarsan gerçekler olduğu gibi duruyor karşında. Kim bilir neleri fark edemiyoruz çok yakından baktığımız için? Hatta kendimizi bile!
*****
Endişe gözle görülebilen bir şey.
*****
Bazı kadınlar aşktan çok endişeyle zehirlenir.
*****
İçine kapanık , korkak çocuklar da hak eder sevilmeyi .
*****
Bir erkeğin aşkı çok şaşırtıcıdır. Sıradan bir kadına aşık olur ve kayıtsız şartsız kabul eder, o yeryüzünün en eşşiz varlığıdır. Eşşizliği tün diğer kadınlarla aynıdır. Oysa her kadın başka türlü bir derinlik, başka türlü bir kuyudur. Ve açını iyi ayarlamasını bilirsen her kadın kendi dünyasında çok katmanlıdır. Sırf bir dünya kurabildiği için bir dünya kurmayı bildiği için. Belki dünyayı küçük bir avuca sığdırdığı ve o avucu erkeğin ellerine sakince bırakabildiği için.
*****
Aşk içe sığdırılmayan haykırılması, ilan edilmesi gereken, kendine saklanmayan bir sırdı.
*****
Bilsen öyle güzel bir şey ki aşk, ağlatıyor durduk yere.
******
İnkar çok kıymetli bir savunma biçimi.
******
Hayat gelir ve geçer. Ağır ve karanlık ve yorucu ve uykusuz ve zalimdir hayat. Umduğunda başına gelenler arasında dünyadan güneşe uzanan yol kadar mesafe vardır. Hep mutlu olmayı ummak kocaman bir aptallıktır. İnsan sadece kendi olmalıdır. Kendi denilen şey neyse o. Sınırları vardır, bir ara çizer insan, yürüdüğü yollar boyunca çizer, tanıdığı insanlara baka baka, yaşadıklarından anladığıyla, aynaya baktığında gördüğüyle çizer insan, birtakım dallara taşlara, çalılara takılır yol boyunca ve her çizik yara bereyle kendinin tarifini çizer derisine. Parmak iziyle, gözünü eğişiyle utanırken, başını biri seslendiğinde arkaya doğru çevirişiyle, sevdiği kabak tatlısıyla, sevmediği mor desenle, kocasına göre aldığı şekille, doğurduklarının başka insanlar olduğunu gördükçe, kızdığında söylendikleriyle, susup içine attıkları ve kimselerin bilmediği hisleriyle. İnsan sadece kendi olmalıdır.
******
Anne ve babanız sağken anne ve babasız büyüyen bir çocuksanız, size sevgiyle sarılan birinin yalan söyleyip söylemediğini umursamazsınız pek.
*****
Ne zaman, neye, kime aşık olur bilemez ki insan.
*****
İnkar bir aile geleneği
*****
Her çocuk annesi tarafından sevilmeyi hak eder.
 
 
KİTAPTAKİ ŞARKILAR;
https://www.youtube.com/watch?v=YdcBZdzsNzQ 
  

OKUDUKLARIMDAN 2021/48 POZİTİF DERGİ

OKUDUKLARIMDAN 2021/48 POZİTİF DERGİ

 

 























 DERGİDE BAHSİ GEÇEN KİTAPLAR;
 



OKUDUKLARIMDAN DERGİ 2021/47 BAYAN YANI

28 Aralık 2021

OKUDUKLARIMDAN DERGİ 2021/47 BAYAN YANI

 

 
 Ağaca dayanma kurur, insana güvenme ölür, kocaya güvenme ex olur.
*****
Affetmek rahatlatan bir erdemdir, aksi durumda egon tarafından her gün tacize uğrar durur. 'Affetim' kelimesi ağızdan çıkınca hemen affedilmiş olunur mu peki? Kalpten gelmiyorsa, benliğimizin acabaları varsa, ağız tek başına yetiyor mu?
******
Artık hepimizin hayat sınavı, merhametli olmak.
*****
Liyakat; layık olma, yaraşma, yaraşırlık, uygunluk, yeterlilik.
*****
Zarar gören taraf dahi olsak kötülük beslemek, iyiliğin kalbinden dem vurmak.
******
İnsan kendini yürekten sevdiğinde çözülmezmiş gibi görünen pel çok sorun da kolayca çözülüyor. Kendini sevmek, değer vermek, kendine saygı duymak açılmaz görünen gizli kapıların büyülü anahtarı....
*****
Başkalarını affedilmeyi hak ettiğiniz için affedin. İşte o zaman merhamet kelimesinin içinizde yeniden doğuşunu izlersiniz hem de en el değmemiş haliyle tek gibi gözüken pek çok olgunun varlığıyla.
*****
Her yeni kişi yeni olduğu için cazip gelir, ondan iyisi yoktur. " Geçmiştekiler soytarı, yeni hep kraldır"

OKUDUKLARIM 85- KINALI ÇİÇEKLER

27 Aralık 2021

OKUDUKLARIM 85- KINALI ÇİÇEKLER

 

 
Hayallerin yükü ne kadar ağırdır bir kadının omuzlarında? 1950’li yılların Hindistan’ındaki ücra bir köyde, daha çocuk yaşta sevmediği bir adamla zorla evlendirilen Lakshmi, ona hayatı zindan eden eşinden kaçmayı ve bir gün kuşlar kadar özgür olmayı aklına koymuştur. Annesine ve ondan önceki tüm kadınlara kader olan bu yıkıcı düzeni bozmaya kararlıdır. Nihayet bir gün, yanına sadece hayallerini alarak yalın ayak çekip gider ve kendini Jaipur’daki Pembe Şehir’de bulur. Kayınvalidesinden öğrendiği becerilerle hayat kadınlarına kına yakmaya, hasta kadınlara şifa olmaya başlar. Çok geçmeden de zengin ve soylu bir mimar olan Samir’le kesişir yolları. Bu yakışıklı adamın desteği sayesinde ünlü bir kına sanatçısı olarak namı sosyeteye kadar ulaşır. Üst sınıfa mensup tüm bu zengin ve gösterişli kadınların evlerine girip sırlarına vakıf olurken, kendi sakladığı sırlarla beraber Samir’e beslediği aşkı da daha derinlere gömmeye çalışır. Öte yandan ününe ün, servetine servet katarak hayalleriyle ördüğü merdivenleri çıkıyor olsa da kalbinin bir köşesinde ailesine yeniden kavuşabileceği günü hasretle beklemektedir. Ne var ki günün birinde kapısının önünde biten çok sevdiği annesiyle babası değil, en büyük kâbusu yani elinden canını zor kurtardığı kocası Hari’dir. Üstelik yanında Lakshmi’nin daha önce hiç görmediği ama kardeşi olduğunu iddia eden bir kızla çıkagelmiştir. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını anlayan Lakshmi bildiği, alıştığı hayat ve kurduğu tüm hayaller parçalanmak üzereyken gerçek sevginin, bağlılığın ve kadın olmanın gücünün ne demek olduğunu yeniden keşfetmek zorunda kalacaktır. Alka Joshi’nin değerli kaleminde hayat bulan Kınalı Çiçekler, hayallerine yürekten inanan bir kadının güçlü mücadelesini gözler önüne seriyor.
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCEM;
 
 Güçlü kadın karakterlerin olduğu kitapları her zaman çok seviyorum. Sanki onlarla birlikte ben de güçleniyorum gibi. Yayınevinden okuduğum tüm kitapları sevdim
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Aşk hiç olmadık yerde çiçek açar
******
Benim kadar Radha da bir kadının evlendiği zaman kocasının mülkü olarak görüldüğünü biliyordu. Mutsuz kadınlar, kendi ailelerinin onlara kucak açmasını bekleyerek evlerine dönemezlerdi. Bazı aileler gelinleri eve adım attığı an kızların adını bile değiştiriyordu, sanki önceki hayatları hiç yaşanmamış gibi…
******
 Kadınların zorluklarla mücadele etmek için kendilerine has nedenleri vardır. 
*****
Erkekler önlerine konursa olmamış meyveyi bile yer.
*****
Göze göz dişe diş düşüncesi tüm dünyayı kör eder. Mahatma Gandhi
 
KİTAPTAKİ ŞARKILAR;
 
 
KİTAPTAKİ FİLMLER;
 
Bazıları sıcak sever - 1959