BLOGGER CANLANDIRMA PROJESİ BCP ARALIK AYI OKUDUKLARIM 2023/ 98 MÜJGAN
25 Aralık 2023
Acısı kendine ağır gelenlere, derdini hiçbir yere yükleyemeyenlere, karanlıktan başka ülke yoktur. Sana acı veren her şeyi belleğinden koparıp atmak için, karanlığın nesneleri sildiği gibi geçmişi de silebileceğine, eritebileceğine inanırsın. Bunları şimdi, yıllar sonra belleğimin hafif aralanmış pencerelerinden içeri yumuşak bir ışık sızarken fark ediyorum.
Dışarıda kalanlar, dışarıdan bakanlar, derdi ile delik deşik olanın kendi karanlığına sığınışını bir türlü anlamayanlar, anlamak istemeyenler, anladığını zannedip de en kısa zamanda onu tekrar gün yüzüne çıkarmak isteyenler, her şeyi geometrik bir düzlem içinde ölçüp biçip düzenleyenler için karanlık pek işlevsel değil elbet. Oysa bazen karanlık da şifadır.
Kendime giden yolları kesmiş, köprüleri yıkmış, ışık gelen bütün kapıları pencereleri örtmüştüm. Kör bir karanlığın içinde hareketten azade, dış seslerden azade, bundan böyle ne olacak sorusundan azade... Kendi karanlığımın içinde kendimi kendime yama yapmaya uğraşırken senin beni konuşturma girişimlerinin bana nasıl yük olduğunu, beni kendi karanlığıma daha çok kilitlediğini ancak hakiki bir sohbete kavuşunca anladım. Karanlığıma hiç saygı duymadığını da...
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
Fatma hanımın yine güzel bir kitabı idi. Müjgan Karagöz'ün yaşamı olan 157 sayfalık bir hikaye içinde kayboluyorsunuz.
KİTAPTAN ALINTILAR;
Her birimiz kendi mahzenimizin kaybıyız.
******
Kadınlar hayatlarındaki en radikal değişikleri yaparken saçlarından medet umar.
******
İnsanlar ikiye ayrılır. Sevdiklerinin peşinden koşanlar, bir türlü sevemediklerinin/sevemeyeceklerinin peşinden koşanlar.
İnsan niye sevmediğinin peşinden koşsun ki?
Çünkü; sevmeyişinin/sevemeyişinin sebeplerini bilen çok az insan vardır.
******
İnsanlar kendi sınırlarını hiç fark etmeden yaşarken özgür olduklarını sanıyor. Sınırlara çarpa çarpa yaşayanlar imkansıza komşu oluyor.
******
Vazgeç ısrar etmekten
Evvela aevmeyi öğren
Vazgeç intikam hissinden
Evvela tedaviyi öğren
******
Kökenine bir bak evladım. Herkes kökü kadar. Kökünü bilmeyen dalını mahrum bırakır.
******
Senden hayırlı bir iş için ricacı olan hiç kimseyi geri çevirmemelisin.
******
Yaşanacak kini olanların pişmanlığı olmaz.
******
İbretini al boynuna as.
******
Her ölüme bir bahane gerek diyorsan.... Ne ölümler biter ne bahane.
******
Çocuklarının yarası annelerindir, annelerin yarası ise sadece annelerin. İnsanın hayatta bir nasibi olur.
*******
Nasibini geri çevirenler iflah olmaz.
******
Gönül bile bir gün yorulur.
******
Ses insanın içini yıkar mı? Ya da başkalarının hatırası, kişinin kendisi için boşlukları dolduran latif bir rüzgar olur mu?
*******
İnsan sevmekten ölüyor. Sevmekten ölünce insan, işte buna kara sevda deniyor.
******
Kadın kadının derdinden daha iyi anlar.
******
Mesafeye mahma bulma oğlum.
Mahna ve kusur üzerine düşünmek lazım.
******
Bel ki yollarımı sana doğru çizmişim. Aklımdan geçenleri kalbimde demlemişim.
******
Demini alsın.
Acı ve keder de demini alır ve yatışır mı. Yatışır da berrak bir su gibi eşlik eder mi sahibine?,
******
Herkes kendi yerini bilecek. Kendi yatağında akacak, böyle dünyanın işleri. Kaşığındakine razı olacaksın. Nasibinin peşinden gideceksin. Ele geçirdiğinde şükredeceksin.
******
Ruh ölümsüz.
******
Sen dünyaya panjurların arkasından bakıyorsun. Panjurların yarısı inik.
*******
İntikam için yalnızlık diyeti ödemek gerekiyor.
******
Eyüp Peygamber'in yaralarını iyileştirdiğin gibi sabrımı artır. Artırdığın sabrımın ecrini ver.
******
İnsan ancak annesi gidince ıssız kalırmış.
******
Sevginin kıymetini en çok bekleyenler bilir.
******
İnsanlar kalbi kilitlidir. Kimisi sizi içeri aldıktan sonra kilitler kapıyı, kimisi sizi almamak için.
******
Her metin kendi okurunu inşa edermiş.
*******
Saklanıp gizlenmek ayrı, mahremiyet sınırlarını korumak ayrı bir şeydir. Saklananlar bir suçtan dolayı arananlar ya da hayatı tehlike de olanlardır. Mahremiyetini korumak isteyenler ise hayatının sınırlarına sahip çıkmak isteyenlerdir.
******
Birisi bu başkasının hayatı hakkında konuşmaya başladığında anlatılanın nereden geri döneceğini, nereye doğru yol alacağını asla bilemezsiniz.
******
İnsana kendi hayatı yük olduğunda başka birinin daha dertli hayatına sığınmak iyi gelir.
******
Aile hikayeleri yaradır. Dağlanır, bağlanır, gözden ırak tututlur, dile düşmesin diye yedi kat yerin dibine uğurlanır ama konuşulmazdı. Konuşulmadıkça, konuşmadıkça hikayenin yükünün hafifleyeceğine mi inanılıyor? Belki.
******
Sessizliğin bile çeşit çeşit olduğunu tecrübe ettim.
******
Bazı insanlar tatmadıkları yemekleri tatmak ister. Bazı insanlar hiç görmedikleri yerleri görmek. Bazı insanlar bir zamanlar gittikleri yere bir daha gitmek ister.
******
İnsan bir defa yaralanınca bütün herkesin onu yaralama hakkı mı doğuyor!
******
İnsan annesinin kendisini anlamasını bekliyor.
******
İnsan en hakiki yarasından niye suçluluk duyar.
******
Alev bizi hayal etmeye zorlar.
Alen tek başına olan insan için bir dünyadır.
Geçmişte, düşlerin bile unuttuğu bir geçmiş zamanda bilgeler mumun alevine bakıp düşünürlerdi.
Her çiçek bir tan kızıllığıdır.
(Gaston BACHELARD'ın Mumun Alevi isimli kitabındandır.)
******
İnsan kokusu sinen şeye güve düşmezmiş.
******
Buyur.
Aç olmadığımı belirttim.
Aç olmak şart değil, nimeti küstürme tadına bak.
******
Ölmek değildir ömrümüzün en feci işi.
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.
Yahya KEMAL
******
Kendi hayatının farkına varmak için başkasının acısında bir müddet seyahat edenleri görünce.... Acıya turist olmayacağım dedim. Başkasının turist gibi dolaşmayacağım.
******
Ölüler bilir. Ölüler aleminden bilinmeyenler bilinir olmuştur çünkü.
******
Sorularının cevabı varsa soracaksın. Sordukça ve cevabını aldıkça hafiflersin, zihnini yormaya ne gerek var.
******
Sohbetin tam ortasında son cümle söylenir bazen. Söyleyen söylediğinin son cümle olduğunu bilmez esasında.
******
Acısı kendine ağır gelenlere, derdini hiçbir yere yükleyemeyenlere, karanlıktan başka ülke yoktur. Sana acı veren her şeyi belleğinden koparıp atmak için, karanlığın nesneleri sildiği gibi geçmişi de silebileceğine, eritebileceğine inanırsın.
******
Dışarıda kalanlar, dışarıdan bakanlar, derdi ile delik deşik olanın kendi karanlığına sığınışını bir türlü anlamayanlar, anlamak istemeyenler, anladığını zannedip te en kısa zamanda onu tekrar gün yüzüne çıkarmak isteyenler, her şeyi geometrik bir düzlem içinde ölçüp biçip düzenleyenler için karanlık pek işlevsel değil elbet. Oysa bazen karanlık da şifadır.
******
Suçluluk en kapsamlı örtü belki de.
******
Bir soru kabuk bağlamış bir yarayı kanatabilir, bir soru her şeyi yeniden yapılanmak üzere yıkabilir, bir soru geçmişi yeniden ve çok başka türlü inşa edebilir, soruyu soran alacağı cevabın yol açacağı hasarı göze alabilirse eğer.
*******
İnsan kendi yazdığı satırların okuyucusu olduğunda mesafesini yitiriyor mu yoksa kendinden kendine varan yolları uzatıp yokuş yukarı hale mi getiriyor?
******
İnsanlar anlatır, anlatınca anlaşılacağını zanneder. Oysa anlattıkça anlaşılmama ihtimalimiz artıyor. Çünkü dinleyen anlatanın hikayesine kendi hikayesini katarak dinliyor. Anlatan başkasının yükü ile yüklenmiş olduğunu fark etmiyor bile.
******
Kendimden kime bahsettim? Kendime elbet. İnsan en çok kendisiyle kurduğu diyaloğa ihtiyacı var.
*******
Hırsızlar çaldıkları ile birlikte yaşayamaz. Çaldıklarını satmaları şarttır.
******
Rüyalar tabirin seyrini bilene anlatılır.
******
Kendisine anlatılanı emanet bilenler ile malzeme edinenler arasındaki farkı sayende çok iyi öğrendim.
******
Hayat her zaman kuramlara sığmaz. Sana kabalık, hoyratlık gibi görünen şeyin dibinde seni korumak için inşa edilmiş, rikkatle örülmüş bir mesafe vardır.
******
Ömrün şu garip halini gör bir bak da
Bir tek kökü kalmış ağacın toprakta
Dünya ne kadar tatlı binlerce kişi
Kolsuz ve bacaksız yaşayıp durmakta.
******
İnsan yaralandıkça güçleniyor. Onun için, hiç yara almamışlar bağışıklık sisteminden mahrum, bunalımların kör kuyularına düşüyor.
******
Neren ağrıyorsa canın orada
Yaran neredeyse varlığın oradadır.
******
Dedim ya, kelimeler benim evim.
******
Önemli olan ruh güzelliği derler.
******
Hikaye merhemdir.
******
Bizim hayatlarımızı başka başka yapan bir parfümdeki ana nota gibi, karşılaştığımız acılar ve sıkıntılar. Acıların ve sıkıntıların geçmişi değiştiren izleri.
******
Her aşkı başka bir aşk giderir.
Mevlana
*******
Ne kadar hayat yaşadıysanız o kadar ölürsünüz.
KİTAPTAN ŞARKILAR;
Detaylar:
fatma barbarosoğlu,
müjgan,
okuduklarım
SİNİRLENİNCE AĞLAYAN İNSANLAR , DAHA İÇTEN VE GÜVENİLİRDİR. (SIGMUND FREUD)
24 Aralık 2023
Hayatım boyunca birçok insanla yollarımı ayırdım ama, tek bir kişiyle bile kavga etmişliğim yoktur.
İlişkilerimde sözlerimin anlaşılmadığı bir noktaya gelindiğini hissediyorsam, susarım.
Sessizliğim de doğru okunmuyorsa, yollarımı ayırırım.
Eğer insanlarla aranıza üslubunuzla, nezaketinizle görünmeyen bir duvar örerseniz, kimse o çizgiyi aşma cüretini gösteremez.
Kavganın kazananı kaybedeni olmaz, sadece kaybedenleri vardır.
Karşınızdaki insanın egosu harekete geçmiştir ve sizin egonuzu harekete geçirmeye çalışıyordur.
Kavga budur.
Yapmanız gereken tek şey susmaktır, susan bir insanı kimse yenemez.
Ve bütün pişmanlıklarınız öfkeyle yaptığınız konuşmalardan kaynaklanır, kavga ederken sarfettiğiniz ve size haz veren bir kelime ömür boyu pişmanlığınıza sebep olabilir.
Susan bir insanı kimse yenemez, unutmayın.
İlişkilerimde sözlerimin anlaşılmadığı bir noktaya gelindiğini hissediyorsam, susarım.
Sessizliğim de doğru okunmuyorsa, yollarımı ayırırım.
Eğer insanlarla aranıza üslubunuzla, nezaketinizle görünmeyen bir duvar örerseniz, kimse o çizgiyi aşma cüretini gösteremez.
Kavganın kazananı kaybedeni olmaz, sadece kaybedenleri vardır.
Karşınızdaki insanın egosu harekete geçmiştir ve sizin egonuzu harekete geçirmeye çalışıyordur.
Kavga budur.
Yapmanız gereken tek şey susmaktır, susan bir insanı kimse yenemez.
Ve bütün pişmanlıklarınız öfkeyle yaptığınız konuşmalardan kaynaklanır, kavga ederken sarfettiğiniz ve size haz veren bir kelime ömür boyu pişmanlığınıza sebep olabilir.
Susan bir insanı kimse yenemez, unutmayın.
Güzin Yeğin
Herkese güzel, mutlu, sağlıklı bir hafta diliyorum. Ben biraz rahatsızım bakalım ne sonuç çıkacak çarşamba doktorla randevum var. Salı günü de yıllık akciğer kontrolüm var yine o günde doktordayım.
12 tane genç bu dünyadan geçti, zamansız bir ölüm hepsi. Allah rahmet eylesin hepsine, ailelerine de sabırlar diliyorum.
Şehitlerimiz olduğu için bu hafta müzik yayına yer vermiyorum.
Belli bir yaştan sonra çekilmiyor
İnsanların yerli yersiz davranışları
Denli densiz konuşmaları
Saçma sapan kaprisli halleri tavırları ...
Herkesin var derdi sorunu ama
Bu kimsenin canını sıkmayı
Kalbini kırmayı gerektirmiyor değilmi ...
Biraz ne yapıyorum diye sormalı insan kendine ,
Davranışım sarf ettiğim sözler doğrumu diye ...
Hayat yeterince tüketiyor insanları hemde her anlamda ,
İnsanların hayatlarına ya güzel dokunmak ,
Ya uzak durmak gerek...!
“İnsanlığın en büyük derdi sevmek, sevebilmek ve şefkat gösterebilmektir.
Gönlünü yüce yaradana açtığın vakit, O’na olan sevgini sorgula. O’na olan sevgin kadar sevgiyi verebildiğini göreceksin. Eğer sevgin var ise ne mutlu sana ki bu sevgiye lâyık olabilmişsin.
Duada açılan eller hiçbir vakit yalnız, bîçare bırakılmaz. Bir iyiliği bir gün istesen bin iyilik gelir de göremezsin. Bir saf duanın, sevgi parlamasının nerelere gidebileceğini bilemezsin.
Bunlar için ince ince çalışan varlıklar ve bağlı oldukları sistemler vardır. Birini bilsen diğerine yetemezsin. İster bir ağ dersin, istersen bir petek.
Sistemin her bir ucu bir diğeri ile temas içindedir. Siz de kendi sisteminiz ve bağlı olduklarınız ile bu ince çalışmaya dahilsiniz.
Bu çalışma temposu ve birlik alanı sevme kapasitesini arttırır. Nasıl olur bu peki?
Birlik alanı oluştukça ayrımcılık azalır, şefkatli eylemler arttıkça da anlayış kapasitesi genişler.
Bu çalışmalar meditasyon ya da dua anlarında canlanır, kişiden kişiye değişse de bu anlarda canlılık olduğu doğrudur…”
☆ Ruhsal ve Bilimsel Araştırmalar Merkezi ☆
Neredeyse her şeyi kendi başına halletmeye alışmıştı. Hiç kimseden tavsiye veya yardım istemedi. Bence çok gururlu olduğu için değil, sadece bunu yapmanın doğal olduğunu hissettiği için.
H. Murakami
Bu sene 125 kitap ile seneyi tamamlıyorum, en son Medet isimli bir kitap okumaya başlamıştım sırf küfür dolu, bıraktım okuma tadım kaçtı.
Sibirya'da yıllardır tek başına yaşayan 76 yaşındaki Agafya Lykova 'nın hikayesini biliyormusunuz?
Babası Karp Lykov 4 çocuğu ve eşiyle birlikte Stalin rejiminden kaçarak 1936 yılında Sibirya'nin Tayga denilen ıssız bir bölgesine yerleşmiş. Kapılarının önüne ektikleri çavdar ve patatesleri yiyerek besleniyor, yanlarında getirdiği çıkrık ile parçalanan giysilerin yerine yenilerini yapıyorlarmış.
1961 yılında bir felaket olmuş erken gelen donda bütün ektikleri yok olmuş. Aile avlanamadığından bir anda açlıkla karşı karşıya kalmış. Ağaç kabukları, ayakkabıları, bunları yemişler ve anne çocukları yesin diye bir şey yemediğinden kendisi o yıl açlıktan ölmüş.
Sonra bir mucize olmuş, tesadüfen kulübelerinin zemininde tek bir çavdar tanesi bulmuşlar. Bunu farelerden özenle saklayıp çimlendirmeyi başarmışlar ve yeniden besin kaynağı yaratabilmişler.
1978 yılında o bölgede helikopterlerleri için inebilecekleri yer arayan bir jeolog grubu tesadüfen bu aileyi keşfetmiş. Onlarla bağlantı kurmuşlar ve görmüşler ki 1936 dan bu yana aile dış dünyadan habersiz. O zamana kadar hic bir virüsle karşılaşmayan çocukların bağışıklığı da düşükmüş ki o görüşmeden sonra ailenin 3 çocuğu ölmüş.
Sonrasında ara ara aileyle bağlantıyı sürdürmüşler, erzak yardımı yapmışlar.
1988 yılında babanın da ölümüyle Agafya yalnız kalmış ve bir huzurevine yatırılmayı reddetmiş.
Onları bulan jeolog grubundan emekli olan biri gelip Agafya'nin 100 mt yakınına kendi kulübesini yapmış ve 16 sene boyunca ona destek olmuş. Sonunda o jeolog da ölünce Agafya yine yalnız kalmış.
Bu bir masal değil gerçek bir hayat hikayesi. Bugün Agafya aynı yerde kendisine yapılan yeni kulübesinde birçok kedi ve köpeği ile birlikte yaşamına devam ediyor.
Agafya'nin ilginç hikayesi bir yana, bence gözden kaçmaması gereken en önemli şey tek bir çavdar tanesi ne ki dememek, o tanenin yaşam olduğunun ayrımına varabilmek, tek bir çavdarın yaşam kurtaracağı ya da yokluğunun yaşamı sonlandırabileceğini farketmektir.
(Alıntı)
Babası Karp Lykov 4 çocuğu ve eşiyle birlikte Stalin rejiminden kaçarak 1936 yılında Sibirya'nin Tayga denilen ıssız bir bölgesine yerleşmiş. Kapılarının önüne ektikleri çavdar ve patatesleri yiyerek besleniyor, yanlarında getirdiği çıkrık ile parçalanan giysilerin yerine yenilerini yapıyorlarmış.
1961 yılında bir felaket olmuş erken gelen donda bütün ektikleri yok olmuş. Aile avlanamadığından bir anda açlıkla karşı karşıya kalmış. Ağaç kabukları, ayakkabıları, bunları yemişler ve anne çocukları yesin diye bir şey yemediğinden kendisi o yıl açlıktan ölmüş.
Sonra bir mucize olmuş, tesadüfen kulübelerinin zemininde tek bir çavdar tanesi bulmuşlar. Bunu farelerden özenle saklayıp çimlendirmeyi başarmışlar ve yeniden besin kaynağı yaratabilmişler.
1978 yılında o bölgede helikopterlerleri için inebilecekleri yer arayan bir jeolog grubu tesadüfen bu aileyi keşfetmiş. Onlarla bağlantı kurmuşlar ve görmüşler ki 1936 dan bu yana aile dış dünyadan habersiz. O zamana kadar hic bir virüsle karşılaşmayan çocukların bağışıklığı da düşükmüş ki o görüşmeden sonra ailenin 3 çocuğu ölmüş.
Sonrasında ara ara aileyle bağlantıyı sürdürmüşler, erzak yardımı yapmışlar.
1988 yılında babanın da ölümüyle Agafya yalnız kalmış ve bir huzurevine yatırılmayı reddetmiş.
Onları bulan jeolog grubundan emekli olan biri gelip Agafya'nin 100 mt yakınına kendi kulübesini yapmış ve 16 sene boyunca ona destek olmuş. Sonunda o jeolog da ölünce Agafya yine yalnız kalmış.
Bu bir masal değil gerçek bir hayat hikayesi. Bugün Agafya aynı yerde kendisine yapılan yeni kulübesinde birçok kedi ve köpeği ile birlikte yaşamına devam ediyor.
Agafya'nin ilginç hikayesi bir yana, bence gözden kaçmaması gereken en önemli şey tek bir çavdar tanesi ne ki dememek, o tanenin yaşam olduğunun ayrımına varabilmek, tek bir çavdarın yaşam kurtaracağı ya da yokluğunun yaşamı sonlandırabileceğini farketmektir.
(Alıntı)
Resim netten alıntıdır.
Bu resim de Akseki sayfasından, malum babam rahmetli oralı idi yarı Aksekili sayılırım.
Dergiler ayrı bir güzel....
SİLİYORUZ
https://www.youtube.com/watch?v=V6Op9Jod900
ASLI ŞAFAK
NECO İLE SOHBET
https://www.youtube.com/watch?v=2g_Qo04kXOg
GELİŞİGÜZEL HAYALLER
NİTELİKLİ YALNIZLIK
https://podcasts.apple.com/tr/podcast/nitelikli-yaln%C4%B1zl%C4%B1k/id1524435762?i=1000590047057
ALMA VERME DENGESİZLİĞİ
https://podcasts.apple.com/tr/podcast/alma-verme-dengesizli%C4%9Fi/id1524435762?i=1000638890108
PİŞMANLIĞIN PUSULASI
https://podcasts.apple.com/tr/podcast/pi%C5%9Fmanl%C4%B1k-pusulas%C4%B1/id1524435762?i=1000638132336
RAHAT BATTI
AYTÜL ERÇİL
https://www.youtube.com/watch?v=TnoAmxolsE4&t=1s
MİNE EKİNCİ
https://www.youtube.com/watch?v=XSPLVeKw-pY
PODCASTLER GAZETEDEN TAVSİYE
TERAS NOİR
https://podcasts.apple.com/tr/podcast/teras-noir/id1660402263
Dİ-TOPİK DÜŞÜNCELER
https://podcasts.apple.com/cy/podcast/di-topik-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnceler/id1639739267
TERTEMİZ KAFA
https://www.boomplay.com/podcasts/77050
PES
https://podcasts.apple.com/tr/podcast/pes/id1640900721?ign-itscg=10000&ign-itsct=mus-0-mus_fam-posn14_stm-apl-avl-200130&l=tr
İYİYİM
https://open.spotify.com/show/6CJ6h3DVpMiQl5SRtw8QDr?si=FwiFKIo9RHiAyH624EsNeA&nd=1&dlsi=2d03c0b288e646a0
LAFOLA
https://open.spotify.com/show/0G7CxOnDPZ6opkmF1AdN8Q
Detaylar:
dinlediklerim,
günlük
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











































