OKUDUKLARIM 2024/68 SAVAŞÇI

06 Ekim 2024

OKUDUKLARIM 2024/68 SAVAŞÇI

 

 
Kendin olarak bakabilmek, yani dünyanın en zor savaşını verebilmek için savaşçı olmak gerekir. Yazar, bunu, yani nasıl savaşçı olunacağını anlatıyor. Doğan Cüceloğlu bir seminerinden sonra Arif Öğretmen'le tanışır. Arif Öğretmen isteyerek öğretmen olmuş ama öğretmenlik mesleğinin bazı öğretmenler ve toplum tarafından algılanışı onu olumsuz yolda etkilemiş, şevkini kaybetmiş ve arayış içindedir. Doğan Bey'den yardım ister. İkisinin sohbetlerinde, gücünün, niyetinin, sorumluluğunun, kişisel bütünlüğünün, varlığının bilincinde olan, kendi hapishanesinin farkına vararak bu hapishanenin anahtarını kendi bilincinde bulan ve özgürlüğe kavuşan bir savaşçı kişilik tüm yönleriyle çizilir.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Hayatıma etki etmiş bir kitap, nasıl mı? Etki tepkiyi doğurur sözünün doğruluğu ile.


KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek  demektir. B u savaş bir başladı mıi artık hiç bitmez!....
*****
Anlamını yitiren bir yaşamın temel sorunui kendi yaşamının dansını yapamamaktır.
*****
Anlam arayışında ilk adım, kritik ve can alıcı soruları sorabilmektir. İkinci adım ise soruların yanıtını aramaktır.
*****
Sorunların hepsinin temelinde bir felsefi boyutu açık seçik ortaya koymadıkça sorunları çözecek güce ve yeterliliğe hiçbir zaman ulaşamazsın. 
*****
İçinde bulunduğunuz sorunların felsefi boyutlarını kavramadıkça, hayatın anlamını bulamazsınız.
*****
Bilinç farkında olan, bilincin içeriği ise farkında olunan şeydir. İkisi aynı şey değildir. Algılayan gözlemleyen bilinçtir. Algılanan, gözlemlenen ise bilincin içeriğini oluşturur.
*****
Hapishanede olduğunuzu fark ettiğiniz an, savaşçı olma yolunda ilk adımı atmış olursunuz.
*****
Her bilinç kendine özgü bir niyet geliştirir. Ve bu niyet, o bilincin neyi algılayıp nasıl anlamlamdıracağını etkiler.
*****
Bilinciniz gelişmeden o bilince uygun olan fenomenleri algılayamazsınız.
*****
Seni diğerlerinden farksız yapmaya  bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı artık hiç bitmez!
e.e.cummings
*****
Kişinin huzursuzluğu, mutsuzluğu, gerginliği, sıkıntısı, depresyonu onu uyandırmaya çalışan önemli dostlardır.
*****
Dışımızda bizi kuşatan çok boyutlu ve karmaşık bir evren var. Bu evreni olduğu gibi görebilmek, ona uyum sağlayabilmemiz için gerekli.
*****
Yaşam enerjinizin kaynağı sizin özünüz. kendi özünüzden kotuğunuz zaman şevkiniz kalmaz.
*****
Özle ilişkili yaptığınız her şey anlamlıi heyecan vericidir. Özden kopuk yaptığınız şeyler ise anlamsız ve sıkıcı gelir.
*****
Ait olma ve birey olma arasındaki denge her bir bireyin yaşam dansını oluşturur.
*****
Toplumla, sosyal yaşamla, kültürle ilgili yönlerimiz ait olmayı ifade eden yönlerimizdir.
*****
Kaygılar  içinde geçen bir yaşam, 'mış gibi bir yaşam'dan öteye geçemez.
*****
Her bir insan, her bir hayvan, her bir bitkinin doğuştan getirdiği tek bir amacı vardır: "kendini olduğu gibi gerçekleştirmek"
*****
Birinin dediğinden yeteri kadar etkilenerek onun dediğini yapmak hipnozun etkisi altında olmakla aynı şeydir.
*****
Savaşçıyı anlayabilmek için onun iç dünyasını bilmek gerekir. Savaşçıyı savaşçı yapan onun kendine, topluma, yaşama, bakış tarzıdır, yaşam felsefesi ve bu yaşam felsefesi içinde yaptığı eylemdir; kişinin savaşçı olup olmadığını anlayabilmemiz için o bakış tarzını, felsefeyi bilmemiz ve eylemini gözlememiz gerekir.
*****
İnsanlar mutlaka sosyal roller içinde bulunacaktır ve sosyal roller içinde yaşamını sürdürecektir. Önemli olan, bu sosyal rollerin ona empoze mi edilmiş, yoksa kendi isteği ile mi bu sosyal rolleri yüklenmiş olduğudur.
*****
Barışın olabilmesi için önce büyük bir savaş verilmelidir. Onedenle gerçek 'barışçı' önce iyi bir 'savaşçı' olmalıdır.
*****
Bizim kültürümüzün niyeti kişiyi bağımsız kılmak değil, bir başkasına, genellikle bir otoriteye bağlı kılmak. Onedenle kendini bağımsız kılma çabalarını, kültürümüz anormal davranışlar olarak gösterir. Böyle çabalar içine girenler toplum içinde alay konusu olurlar, bir tür sırıtırlar. Böyle olunca da, bağımsız olmayı düşünenler yüreklendirilmemiş olurlar.
*****
Cesaret, kişinin kendi potansiyeline inanarak, kendisinden korkmadan, kendini gerçekleştirme yolunda yaşaması.
*****
Kendi kalbine bakamayanın yaşamı bulanıktır; kendi yüreğine bakabilme cesareti gösterenler gönlünün muradını keşfedenlerdir. Dışarıya bakan rüya görür, hayal dünyasında kaybolur; içeriye bakan uyanır, kendini keşfeder.
Carl Jung
*****
İnsan muhteşem bir potansiyeldir ve bu potansiyeli geliştirerek üstün insan haline gelmek mümkündür.
*****
Bireyin yaşam dansını ait olma-birey olma dengesi içinde yapabilmesi için önce bu dansın kendi dansı olmasına niyet etmesi gerekiyordu; niyet savaşçıya özgü bir niyet olmalıydı. Bu niyetle eyleme geçen savaşçı, kişisel bütünlük içinde eylemini oluşturmalı ve bu eylemin hesabını vermeye hazır olmalıydıSavaşçının ve eyleminin güçlü olması gerekirdi. Tabii, kişisel bütünlüğün doğal sonucu sorumluluktu.
*****
Gerçek savaşçı her olaydan alabileceğinin en fazlasını almak ister.
*****
Bir insanın niyeti, o kişinin içinde bulunduğu ortamı nasıl algılayacağını, o ortamda bilincini nasıl organize edeceğini belirleyen en önemli etkendir.
*****
Savaşçı, gözlemleyen bilincini sürekli canlı tutabilmeyi başaran bir insandır.
*****
Bir savaşçıyı diğer sıradan insanlardan ayıran en önemli öğe, onun kendine özgü niyetidir.
*****
Gerçek dindar, bu evrenin sorumlu bir vatandaşıdır; o bilinç içinde duyar, algılar, düşünür ve eyleme geçer.
*****
Nesnel ben -ego- gereksinimlerini karşılamaya yönelmiştir ve onun için denetlemeye ve sahip olmaya önem verir.
*****
Bir insanın içten olup olmadığını anlayabilmek için onun niyetini bilmek gerekir. İçtenlik niyetin dürüstçe ifadesi olarak tanımlanır.
*****
Rabia aında bir ermiş, "Tanrıma, hizmetinin karşılığında ücret bekleyen bir işçi gibi hizmet etmek istemiyorum. İster cennete, ister cehenneme atsın, umurumda değil. Neyi uygun görüyorsa, hiç itiraz etmeden oraya giderim. Yeterki sürekli onu içimde hissedeyim, onun sevgisinden mahrum kalmayayım.
*****
Savaşçı başkası için değil, kendi gönlü, kendi niyeti ile kendi yaşamı için savaşçıdır.
*****
Kişinin niyeti, motivasyonu onun bilincinin, algılamasının yapısını oluşturur.
*****
Kaybetmekten korkan insan, daha çoğuna sahip olmak ister ki, sahip olduğu bazı şeyler kaybolursa hiç olmazsa elindekiler geriye kalsın.
*****
En korkunç gerçekler söylenmeye değmeyecek kadar basit olan bildik gerçeklerdir.
Ahmet Altan
*****
Eğer elimde kalem yoksa, kitap okurken bir eksiklik hissederim.
*****
En korkunç gerçekler söylenmeye değmeyecek kadar basit olan bildik gerçeklerdi.
*****
Cesaret, egonun denetiminden çıkmayı göze almak demektir.
*****
İncelenmemiş bir hayat, yaşamaya değmez.
Sokrates
*****
Kendini bil
Eflatun
*****
,Savaşçının en büyük gücü, onun niyetinin saflığındadır.
Don Juan
*****
Savaşçı ortama getirdiği bilincin derecesinden yüzde yüz sorumluluk almasını bilir.
*****
Hayır demesini bilemeyen kişi güçsüz kişidir. Hayır demesini bilmeyen kişinin evetinin de anlamı yoktur.
*****
Kişisel bütünlük, geleceği yaratmanın en önemli öğesidir.
****
Gerçeğe saygı, kişisel bütünlüğün temelinde yatar. Gerçeğin ne olduğu bilinci kişilerin bu bildikleri gerçeğe saygılı olmasına yol açar.
*****
Eğer bir olayı görmezlikten gelirsen o gerçekte olmamış gibidir.
*****
Ortamda gerçeğe, düşünceye, algılamaya değer verebilmesi için insanın kişisel bütünlük içinde olması gerekir.
*****
Bütün kötülüklerin anası,  bütün yanlışlıkların ve geriliklerin kaynağı gerçeğe saygısızlıktır.
*****
Nerede sen ben bilinci hakim ise, orada insanlar birbirlerinin korkularına konuşurlar.
*****
Toplumun gelecekteki sağlığı, çocukların zihinlerini ve gönüllerini geliştirmede yatar.
*****
Özdeşim ve çelişki yasasına uyulmayan ortamlarda, farkına varılmadan çocuğun zihinsel kanatları ve zihinsel ayakları koparılmaya başlanır. Zihinsel kanatları ve zihinsel ayakları koparılan çocuk gelişemez, insan olma muhteşemliğini gerçekleitiremez.
*****
Kişisel bütünlüğün ilk koşulu gerçeğe saygıdır. Algıladığı gerçeğe kişinin koşulsuz saygısı olmalıdır. Gerçeğe saygısı olmayan insanın kişisel bütünlük içinde kalması mümkün değildir.
*****
Dünyadaki hiç bir çıkar, verdiğiniz sözü tutmaya veya kendinize olan saygınızı kaybetmeye değmez.
Marcus Aurelius Antonius
******
Bir insan ancak kişisel bütünlüğü kadar kendisidir. Kendisi olmayan insanın etkileme gücü de yoktur.
*****
İnsanın kaçamayacağı en büyük otorite kendi vicdanı.
*****
Sıradan bir insan olmaktan uzaklaştıkça, sıradan insanlar arasında kendinizi yalnız hissedersiniz.
*****
Siz sadece diğer insanlarla beraber yaşamıyorsunuz; kendinizle de sürekli beraber yaşıyorsunuz. Sıradan insanlar sizden uzaklaştıran süreç, sizi kendinize yakın getitrecek olan süreçtir.
*****
Savaşçı gibi yaşamak, muhteşem bir başarıdır. Sıradan insanın ha deyince omuzlayacağı bir şey değildir.
*****
Yalan insanların ruhunu öldürür.
*****
Kişisel bütünlükten yoksun insan gelişemez, büyüyemez.
*****
Bir insanın en önemli ilişkisi onun kendisiyle olan ilişkisidir.
*****
Kendisiyle dürüst olarak ilişki kuran kişi, diğer kişilerle ilişkisini de dürüst olma bilinci üzerine kuracaktır.
*****
Kişinin kendisiyle ilgili vardığı sonuçlar, kendisiyle ilişkisindeki tutarlılık onun kendi özdeşim yasasının " ben kimim"  tanımlamasının temelini oluşturuyor.
*****
Söz vermenin önemlisi, önemsizi yoktur. Haklı nedenler olmadan tutulmayan her söz, sizin kendi gözünüzde kim olduğunuzu derinden yaralar.
*****Haklı nedenler olmadan tutulmayan her söz, sizin kendi gözünüzde kim olduğunuzu derinden yaralar.
*****
Haysiyet kesinlikle kişisel bütünlükle ilgili bir söz. İnsanın değeri, saygınlığı, onuru, şerefi kişisel bütünlükle ilgili.
*****
Hayır demek cesaret ister, başkaları kırılır mı, alınır mı, beni sevmezler mi, hakkımda olumsuz düşünürler mi gibi sorular içinde yaşamını düzenleyen biri hayır diyemez.
*****
Liderlerin ve yöneticilerin mutlaka kişisel bütünlük içinde olması gerekir.
*****
Eğer akvaryumdaki su hasta ise, içindeki balıklar, eninde sonunda hasta olurlar.
*****
Toplumun çağdaş, uygar bir toplum haline geldiğini nasıl ölçeceksiniz?
Ülkede rüşvet kalkar. 
Tanıdık, bildik yoluyla işe alınma ve terfi kalkar.
Trafik, kuralların ve yasaların biçimlediği gibi gerçekleşir. Ve bütün bunlardan daha da basiti, sıraya girilmesi ve gereken yerlerde insanlar sıraya girer; başkası elinde sopayla zorlamadan, korkutmadan, kendi istekleriyle sıraya girerler ve sıraya girmeyenlere de halkın kendisi öyle bir müdahale eder ki, sıraya girmemeyi aklından geçirenler, katiyen bunu yapmaya cesaret edemezler.
*****
Kişisel bütünlüğün bir anlam ifade edebilmesi için evrensel değerlerin toplumun kültüründe yaşaması gerekir. Geleceği yaratmak değerleri yaşamak ve yaşatmakla mümkündür.

DEVAMI GELECEK


BCP BLOGGER CANLANDIRMA PROJESİ

03 Ekim 2024

BCP BLOGGER CANLANDIRMA PROJESİ

 

 
 
YEŞİL YOL 1999
 
Ölüm hücresinde geçen bir hikaye olan bu filmin mekanı güneyde bulunan bir hapishanedir. Burada yaşayan kocaman yürekli John, insanların hastalıklarını iyileştirme yeteneğine sahiptir. Ana gardiyan Paul, John'un bu hediyesini fark eder etmez, idam edilecek olan adamın idamını ertelemek için yardımcı olmaya çalışır. Film, ölüm hücresinde geçen bu sıradışı  hikayesiyle izleyicileri derinden etkiliyor. Özellikle güneydeki bir hapishanede olması, hikayenin atmosferine ayrı bir derinlik katıyor. Ölüm hücresi, izleyiciye karmaşık bir duygu geçişine sahip olmakla birlikte, umudu ve görünmez bir iyileştirme gücü bulunduğuna inandığı John'un hikayesine odaklanmaktadır. Filmin en dikkat çeken yanı, John'un hastalıkları iyileştirme yeteneğidir. Bu yetenek, Paul'un dikkatini çektiğinde hikaye daha da ilginç bir hal alır. Paul, normalde gardiyan olarak işini yapmakla meşgulken, bu yeteneği olan bir mahkumla karşılaşması hayatını değiştirir. John'un yeteneği, Paul'un vicdanını harekete geçirir ve idamı ertelemesi için elinden geleni yapar. Ancak, film sadece John'un güçleri üzerine odaklanmakla kalmaz. Karakterlerin derinliği ve ilişkileri de hikayeye büyük bir derinlik katar. Paul'un John ile olan ilişkisi, filmin duygusal yolculuğunu ilerletirkendiğer mahkumlar arasındaki etkileşimler de filmi zenginleştirir. Yönetmenin ustalığı, her karakterin kendine özgü hikayelerini ve duygularını başarıyla aktarmasıdır. İzleyici, karakterlerin iç dünyasına nüfuz etme fırsatı bulur ve onların yaşadığı dramatik anlara tanık olur. Bu da filmi sıradan bir hapishane hikayesinden farklı kılar. Sonuç olarak, "Ölüm Hücresi" adlı film, güçlü performansları, derin karakterleri ve etkileyici hikayesiyle seyirciyi etkilemeyi başaran bir başyapıttır. John'un yetenekleri ve Paul'un onunla olan ilişkisi, izleyicileri derinden etkilerken, hapishanedeki diğer mahkumlarla olan etkileşimleri filmin hikayesini daha da güçlendirir. Bu film, insan doğasına, umuda ve iyileştirme gücüne dair zengin bir hikaye sunarak sinemaseverlere unutulmaz bir deneyim sunar.
 
Ben her ne kadar tekrardan izlesemde hic bir zaman bu John a doyum olmuyor

ZAMAN İNSANDAN SABIR İSTER, SABIR ATEŞTE PİŞMEKTİR.

30 Eylül 2024

ZAMAN İNSANDAN SABIR İSTER, SABIR ATEŞTE PİŞMEKTİR.

 

 
Hayatta olağanüstü biriyle, varlığımızın temelini sarsan bir ruhla karşılaştığımız anlar vardır. Bu kişi her türlü riske değer. İçimizde binlerce güneşin şiddetiyle parlayan bir ateşi, bir zamanlar sadece fısıltılı masallarda ve uzak rüyalarda var olduğuna inandığımız derin bir sevgiyi tutuştururlar. Onlarla birlikte, bir zamanlar mantıksız görünen eylemler artık tek mantıklı adımlar gibi gelir. Bilinmeyene doğru atılmak için bir neden haline gelirler.
Bazılarımız, en derin savunmasızlığımızı talep eden böyle bir sevgi ile onurlandırıldık. Diğerleri içinse bu fırsat parmaklarının arasından kayıp gitmiş, böyle bir aşkın ağırlığı kaldırılamayacak kadar ağır gelmiş olabilir. Ve bir de belki de sevgiyi en saf haliyle hiç görememiş, sığ bir oyalanma dünyasında kaybolmuş olanlar vardır.
Aşk bir yolculuktur; her derin yolculuk gibi, pratikliğin ya da mantığın sınırlarına meydan okur. Bazen hiçbir anlam ifade etmez ama bizi varlığından bile haberdar olmadığımız diyarlara götürür. Ruhunuza dokunan bir aşk, hayatın ve kendinizin bir zamanlar sadece uzak umutlar olan boyutlarını ortaya çıkarır. Duyguları harekete geçirir, sizi savunmasız bir çocuğa ya da belki de vahşi bir tanrıçaya dönüştürür.
Ruhun Aşkı cesaret ister. Sizden korkularınızın uçurumunda durmanızı ve boşluğa atlamanızı isteyecektir. Paraşüt yok, güvenlik ağı yok - sadece serbest düşüşe inanç. Bilinmeyene doğru süzülmenin heyecanını kucaklamanız için size meydan okuyacak, kollar sonuna kadar açık, kalp varoluşun enginliğine maruz kalacak.
Evet, düşebilirsiniz. Acı dayanılmaz olabilir, sizi paramparça bırakabilir. Ama Ruhun Aşkı başka bir yol bilmez. Neşe ve kederin, coşku ve korkunun sınırlarında dans eder. Ve eğer kendinizi onun tarafından kırılmış bulursanız, bu derin acı aşkın ruhunuz üzerindeki derin etkisini yansıtır.
Hayatınızın alacakaranlığına ulaştığınızda ve geriye dönüp baktığınızda, hatırladığınız şey kesinliğin rahatlığı olmayacaktır. Aşkın sizi götürdüğü vahşi, öngörülemez yolculuk olacak. İster bir ömür boyu sürsün, ister zaman çizelgenizde kısacık bir an olsun, hayatınızdaki varlığı onu güzel ve kutsal bir bölüm haline getirir.
Hiçbir trajedi Ruhun Sevgisi tarafından dokunulmamış bir hayat yaşamaktan daha büyük değildir. Yüzeysel dramaların ağına takılmak, ekranlarda oynanan içi boş anlatılar tarafından tüketilmek ve tam önünüzde duran derin sevgiyi kaçırmak modern zamanların en büyük kayıplarından biridir.
Öyleyse, kapınızı çaldığında Ruhun Sevgisini tanıyabilirsiniz. Onu açık bir kalple içeri davet edebilir, sunduğu her yudumun tadını çıkarabilirsiniz. Ve eğer bu sevgi bir zamanlar hayatınızı süslediyse ve sonra elinizden alındıysa, onu deneyimlediğiniz için kutsanmış olduğunuzu bilerek huzur bulabilirsiniz. Böyle bir sevgiyle kısa bir karşılaşma bile silinmez bir iz bırakır, hayatınızı yaşadığınız derinliklerin güzel bir kanıtıdır.
Hepimiz Ruhun Sevgisini tanıyacak kadar şanslı olalım ve geldiğinde ona değer verelim, çünkü bu en kutsal armağandır.
 
 Katie Kamara 
 

Herkese güzel, sağlıklı, mutlu, başarılı bir hafta dilerim. Biz bildiğiniz gibiyiz Malum kış hazırlıkları içindeyiz son olarak turşular kaldı yarın malzemeyi alacağım kısmetse. İsviçreden dayım geldi bu sene, kendi evinde yatıyor, burda kal desekte kabul etmiyor diğer boş zamanlarında bize geliyor, yemek yiyoruz, çay içiyoruz, meyve yiyoruz sohbet ediyoruz. İki kardeşin bazen güzel anları da oluyor, en çok meyve dayıma fazla gelirse anneme gel kardeş payı yapalım diyor, burnumun direkleri sızlıyor. 4 kardeştiler 2 si kaldı, Allah uzun ömür versin diyeyim her ikisine de. 
Nete fazla giremiyorum, fazla kitap okuyamıyorum bu aralarda.
 



Son günlerde aldığım kitaplar.....
 

 


OKUDUKLARIM 2024/67 ZAMANI DURDURMANIN YOLLARI

29 Eylül 2024

OKUDUKLARIM  2024/67 ZAMANI DURDURMANIN YOLLARI

 

 
Tom Hazard’ın tehlikeli bir sırrı var. 41 yaşında sıradan bir tarih öğretmeni gibi görünse de nadir rastlanan bir hastalık yüzünden aslında yüzyıllardır hayatta. Shakespeare’le aynı sahnede yer almış, Kaptan Cook’la açık denizleri fethetmiş, Fitzgerald’larla içki içmiş. Ama şimdi, tek istediği normal bir hayat sürmek. Kimliğini değiştirmeye devam ettiği sürece geçmişini geride bırakabilir ve hayatta kalabilir. Yapmaması gereken tek bir şey var, âşık olmak. İngiltere’nin en önemli yazarlarından Matt Haig’in büyük övgü toplayan, 37 dile çevrilen ve yakında Benedict Cumberbatch tarafından sinemaya aktarılacak kitabı Zamanı Durdurmanın Yolları, insanın kendini kaybedip tekrar bulmasına dair güzel bir roman.
 “Matt Haig insan doğasının aydınlık ve karanlık tarafına aynı ölçüde hâkim. Ve bu yetisini harika öyküler yaratmak için kullanıyor.” 
-Neil Gaiman- 
 “Matt Haig yüreğimizi dokuyor. Bu kitabın gücüne karşı koymak zor.” 
 -Guardian- 
 “Olağanüstü bir kitap.” 
 -Stephen Fry- 
 “Bu yılın ve nice yılların en iyi kitabı. Baş döndüren bir okuma. Zaman durdu...” 
 -Danny Wallace-
 “Tarihe ve insan doğasına saplantı derecesinde tutkun bir yazardan yaratıcı ve iddialı bir roman.” 
-Sunday Express-

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
İlk defa okuduğum bir yazar, ilk başta sıkıldım okurken ama sonlara doğru sardı. Konusu zamanda yolculuk idi, makine ile değil yaşayarak görerek bir zaman yolculuğu idi. 
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
İnsanların kendi dünya görüşlerine uymayan şeyleri kabul etmemeleri kuraldandır.
*****
Gerçek yalnızlık insanların arasında olmak.
*****
Tarihi yaşayan bir şey haline getirmeye gerek yok. Tarih zaten yaşayan bir şey. Tarih biziz. Siyasetçiler, krallar ve kraliçeler değil. Tarih herkestir. Her şeydir. Şu kahvedir. Kapitalizmin, imparatorluğun, köleliğin tarihini sadece kahveden söz ederek bile anlatabilirsiniz. Burada oturuyp kağıt bardaklardan kahve yudumlayabilin diye dökülmüş kan ve çekilmiş sefalet akla ziyandır.
*****
Tarih insanla ilgilidir. Tarihi herkes sever.
*****
Sonsuzluk, demiş Emıly Dickinson, şimdilerden oluşur.
*****
Kahkahaların ömrü, mayıs sineklerininkinden daha kısa oluyor.
*****
Ne olduğumuzu biliyoruz ama ne olabileceğimizi bilmiyoruz.
*****
Bilimin amacı, olasılık sınırlarının nerede sona erdiğini bulmaktır.
*****
Herkes kendi görüş mesafesini dünyanın sınırları zanneder.
*****
İnsan olmayı tanımlayan şeyin insan olmak olduğunu bir gün herkes anlayacak.
*****
İnsanlar yalnızca görmeye karar verdikleri şeyleri görürler.
*****
Değişim bazen iyiye doğrudur bazen de değildir.
*****
Kaybedecek bir şeyiniz yoksa değişiklikten korkmaya ya da ona kucak açmaya gerek yoktur. Değişim hayatın ta kendisidir.
*****
Kim kendini milliyetini söyleyerek tanıtır ki?
*****
Aşk acı demek. Sevmemek daha kolay
*****
Gerçek bazen bükülmesi gereken düz bir çizgidir.
*****
Cehalet zamanla şekil değiştirir. Ama hep vardır ve her zaman için ölümcüldür.
*****
Geçmiş asla yok olmaz. Yalnızca gizlenir.
*****
    Zenginler böyle yapar. Hem kendilerinin hem de çocuklarının ömür boyu rahat edeceğini anladıktan sonra dünyaya bir miras bırakmak için uğraşırlar.
*****
Müzik zaten içimizdedir. Müzik yalnızca var olan şeyleri ortaya çıkarır, belki de içinizde olduğunu bilmediğiniz duyguları hissetmenizi sağlar ve her yeri dolaşarak bütün duyguları uyandırır.
*****
Hayatı izleyen biri misin yoksa hayata katılan biri mi?
*****
Aşinalık insanı kendine yabancılaştırabilir.
*****
İnsanın bir dostu olmayınca , bu dünya çok ıssız bir yer
*****
Acı insanın dengesini bozuyor
*****
Ölüm şaşılacak bir şey değildi.
*****
İnsanları beklemek zorunda kalmaktan daha çok güçsüzleştiren başka bir şey yok.
*****
Zamanla her şey küçülüyor. Bilgisayarlar, telefonlar, elmalar, bıçaklar, ruhlar.
*****
İnsanlar tarihten ders almaz.
*****
Müzik zamanla ilgilidir. Zamanı kontrol etmektir.
*****
İstemek yoksunluktur.
*****
Bir öpücük de müzik gibidir. Zamanı durdurur.
*****
İnsan zihninin kendi..... Zindanları var. Hayatta her şeyi kendin seçemiyorsun.
******
Tarih hep yanıbaşımızdadır. Ensemizde solur.
*****
Hayat her zaman gizemlidir. Ama bazı gizemler daha büyüktür.
*****
İnsan içinde olmak iyidir.
*****
Tarihin bize verdiği ders, cehaletin ve boş inançların hemen herkeste her an ortaya çıkabileceğidir. Düşüncelerde bir şüphe olarak ortaya çıkan, çabucak eyleme dönüşebilir.
*****
Mutlu evlilikler aşktan çok, arkadaşlıkla oluşur.
*****
Başkalarından alıntı yapmamın sebebi, kendimi daha iyi ifade edebilmektir.
*****
Hayat geldiği gibi yaşanması gereken bir şeydi.
*****
Öğretmen olmayı istememin nedeni tam da buydu. Ne kadar küçük olursa olsun dünyada iyiye doğru bir değişim yaratabileceğimi bilmek.
*****
Geçmiş asla yok olmaz. Yalnızca gizlenir.
*****
Sürekli özür dilemek hiç de çekici bir özellik değil.
*****
Anılardan söz etmek bir yerde onları tekrar yaşamaktır.
*****
Fotoğraflar yalan söyleyebilir.
*****
İnsanlar acının üstesinden gelir. En ağır acılarla bile birkaç yıl içinde baş edebilirler.
*****
Etki tepkiyi yaratır.
*****
Hafızamıza en çok, unutmaya çalıştıklarımız kazınır.
*****
Sevdiklerimiz asla ölmez.
******
İnsanlar genelde görmek istediklerini görür.
*****
Dürüstlük yoksa bilgi tehlikelidir ama bilgi yoksa dürüstlük de yetersiz ve faydasızdır.
*****
Aşk anlamı bulduğun yerdir.
*****
Hayatı korkarak yaşayamazsın.
*****
Istırap çekmekten korkan kişi zaten korktuğu şeyden mustariptir.
*****
Başına kötü bir şey gelecek olursa bir gün kendi etrafına bir kabuk yaratmayı öğrenmen gerekecek. Ceviz kabuğu kadar sert bir kabuk. Kimsenin göremeyeceği, bir tek senin bildiğin bir kabuk.
*****
Tarih kendi hatalarını düzeltmeyi bilir.
*****
Dürüstlük işe yarar
***** 
Gerçeğin söylemem gerektiği kadarını değil, cüret edebildiğim kadarını söylüyorum ve yaşlandıkça cüretim artıyor.
*****
Montaigne hayatın amacının insanın kendini kendine adaması olduğunuı söylemiş.
*****
Zaman bazen bizi şaşırtabiliyor.
*****
Tarih tek yönlü bir yol. İleri doğru yürümeye devam etmek zorundayız. Ama her zaman ileri bakmak zorunda değiliz. Bazen de etrafa bakınıp gördüklerimizin keyfini çıkarabiliriz.
*****
Artık yalıtılmış değilsin; ama kaynak olup akabilmek için önce hayata dokunman gerekir bence.
Fitzgerald
 
KİTAPTAN MÜZİKLER;
 
https://www.youtube.com/watch?v=f7vLOjzG4no

OKUDUKLARIM 2024/65 BENİ İNCİTEMEZSİN 3. BÖLÜM

26 Eylül 2024

 Bilinçli yalnızlık ilham ve yaratıcılıkla doludur. Bir dinginlik ve üretkenlik sürecidir. Kontrol altındadır, bilinçli olarak tercih edilmiştir. Kişinin kendisiyle baş başa kalmaya karar vermesidir. Zorunlu yalnızlık ise, kişinin isteği dışında yalnız kalmış olmasıdır. Kişi yalnız kalmayı hiç istememiştir ama mecburen ve hazırlıksız olarak buna maruz kalmıştır. Dışlanmıştır, aforoz edilmiştir ya da terk edilmiştir. Kişi her ne kadar bunun önüne geçmeye çalıştıysa da başarılı olamamıştır. Yalnızlığa terk edilmiştir. İkincisi zorlu bir süreçtir tabii ki ve bu süreçte profesyonel destek almak bile düşünülebilir, hatta yerinde de olur.

*****

Yaratıcı yalnızlık çok özeldir. İçinde dinginleşme, dinlenme, derin düşünme, üretme, yaratma ve ilham barındırır.

*****

Dert edinmek kıymetlidir. Soru sormak ve cevaplar aramak çok önemlidir. Gamlanmak başka şeydir, bir meseleyi dert edinip üzerinde yoğunlaşmak başka şey.... İlkinde hareketsizlik ve depresyon vardır ikincisinde düşünme ve üretme ihtiyacı... Biri yıkıcı diğeri yaratıcıdır.

*****

Zorunlu yalnızlık ne hissettirir?

Yalnızlık

Özlem

Stres ve kaygı

Duygusal zorlanmalar

Hüzün ve melankoli

Bilinçli yalnızlık ne kazandırır?

İçsel keşif ve anlama

Kendini iyileştirme

Yaratıcılığın teşviki

Kendine özgüven ve bağımsızlık

İlişkilerin değerlendirilmesi

İç huzur ve ruhsal denge

Bilinçli yalnızlık, kişinin kendi kendine yetme beceresinin gelişmesine fırsat verir.

***** 

Sıkıntı, kişinin kendisine zaman tanıma sürecinin bir parçasıdır.

Adam Phillips

*****

Bir ilişkiden ne kalıyor insana?

Aklınızda en çok kalacak olan şey ilişkinin doruklara çıktığı, hazzın, doyumun ve mutluluğun tarifsiz olduğu noktadır. Diğeri de ilişkinin bittiği nokta...

Yani bir ilişkiden insana iki şey kalıyor en çok. Zirvedeki mutluluk ve dipteki acı.

*****

Asıl bilgelik, gerçekliği ne zaman kendi isteklerimize göre şekillendirebileceğimizi, değiştirilemeyecek olanı ise ne zaman sükunetle kabulleneceğimizi bilmektir.

Seneca

*****

Hissedilen neyse yaşanmış olan da odur.

*****

İnsan önce düşünür, sonra düşündüğü şeye göre bir tutum/bir davranış geliştirir. Duygular bütün bunlardan sonra gelir. Yani yolumuzu belirleyen tek şey hislerimiz değil, önce aklımız sonra da yapıp ettiklerimizdir.

*****

Sahip olduklarımı değil, sahip olduklarımı isteyeceğim hayattan. 

*****

Önce düşünür ve davranırız sonra duygularımız da onlara eşlik eder.

Aritoteles

*****

İnsanlar yaşadıkları olayları yorumlama şekillerinebağlı olarak duygusal tepkiler verirler. Olumsuz düşünceler, çarpıtmalar veya yanlış inançlar kişinin duygusal sıkıntılar yaşamasına neden olur. Bu olumsuz düşünce kalıplarını fark ettiğinizde ve olumlu düşüncelerle takas yaptığınızda hayatınızda önce anlık ancak uzun vadede son derece köklü değişimlere imzanızı atarsınız. Olmazı oldurmaya başlarsınız. İstenmeyen davranışların değiştirilmesi, kişinin duygusal durumunu da olumlu yönde etkiler.

*****

Riske girmemek iyidir, böylece kaybetmem. Ama ya riske girmeyerek kendimi kaybediyorsam?

Soren Kierkegaard

*****

Pozitif psikoloji, güçlü yönlerimize rehberlik eder.

*****

Pozitif psikoloji, bireylerin yaşamlarını daha anlamlı kılmak ve potansiyellerini tam olarak kullanmak için çeşitli yöntemler ve araçlar sunar.

Olumlu duyguları teşvik etmek

Güçlü yönleri keşfetmek ve geliştirmek

Anlamlı hedefler belirlemek

İlişkileri güçlendirmek

Pozitif psikoloji perspektifinden bakıldığında, bu kişi aşağıdaki yöntemleri kullanarak olumlu bir odaklanma geliştirebilir:

Minnettarlık egzersizi yapmak

Küçük bir mola

İş arkadaşlarıyla olumlu ilişkiler kurmak

*****

Ruhsal dayanıklılığı artırmanın 7 yolu olduğu üzerinde duruyor:

1- OYSA diyebilmek

Akılcı düşünmek demek işlevsel düşünmek, çözüm odaklı düşünmek demektir. Sağlıklı duygular yaşayabilmenin ve istendik sonuçlar almak üzere işlevsel davranabilmenin önkoşulu akılcı düşünmektir.

2- Düşünme tuzaklarından kaçınmak

3- Düşünsel buzdağlarını ortaya çıkarmak

4- Sorunlara bakış açısını değiştirmek

5- Yersiz kaygılardan uzak durmak

6- Takıntı düşüncelerden kurtulmak

7- Zorlanmalarla (stresle) başa çıkmak

*****

Hiçbir şeyinizin kalmadığı böyle bir durumda Frank, üç şey yapmanız gerekir:

İlkişn kaderinize karşı soğuk bir merak duygusu geliştirmelisiniz. Ardından hayatta kalma stratejileri bulmalısınız. Ve son olarak en önemlisi ister beş dakikalığına ister vadeniz doluncaya dek yaşamak için bir neden bulmanız gerekir. Bu kesinlikle vazgeçilmezdir. Neden, katı bir mizah duygusu veya geçip gitmekte ama olağanüstü güzel olan bir günbatımını seyretmek yahut birinin sizi sevdiği düşüncesi olabilir.

*****

Ömrün boyunca edeceğin tek dua teşekkür ederim olsa yeter

Meister Eckhart

****

Mukayese etmeyin, kıyaslamayın. Başka hiçbir yol sizinki değildir. Diğer bütün yollar sizi kandırır ve ayartır. Ruhunuzdaki yolu takip etmelisiniz.

Carl Gustav Jung

*****

Sahip olduklarını istemek, yürekten bir teşekkürdür. Yaşamınız boyunca hayatta edebileceğiniz en kıymetli dua gerçekten bu olabilir.

*****

Mutluluğu yakalamanın en kolay yolu, elinizde olanı istemektir.

*****

Stoacılar her günü sonuncuymuş gibi yaşamak gerektiğini söylerken yapacağımız eylemleri değil, bu eylemleri yaparken içinde bulunacağımız haletiruhiyeyi değiştirmenin peşindedir. Yarını düşünmeyi ya da yarına dair planlar yapmayı bırakmamızı değpil, bütün bunları yaparken özellikle bugünün değerini bilmemizi isterler.

William B. Irvine

*****

Japon kültüründe başarı, sadece yetenek ve şansa bağlı değildir, aynı zamanda yoğun çalışma ve sürekli çaba gerektirir.

*****

Ne yaparsanız yapın, elinizden gelenin en iyisini yaptığınızdan emin olun. Asla pes etmeyin. Çünkü bu başkasının değil, sizin yolunuz, kendi merkeziniz.