RAMAZAN BAYRAMI

10 Nisan 2024

RAMAZAN BAYRAMI

 

 
Bugün dualarınızı her zamankinden daha çok yapın, koruyucu meleklerini avuçlarınızın içine çiçekler döksün, kalplerinize bedeninize ilham versin. Bayramları en hayırlı şekilde geçirmeyi nasip etsin bizlere. Ramazan bayramınızı kutlarım. 
 
BAYRAM FİLMİ TAVSİYEM
 
BROKER  2022
 
 Sanghyeon borçlarla boğuşurken Dongsu insanların anonim bir şekilde çocuklarını terk ettikleri bir tesiste çalışmaktadır. Yağmurlu bir günde terk edilen Woosung adında bir bebeği iyi bir fiyata satmak için çalarlar. Tüm bunlar olurken, dedektifler onları iş üstünde yakalamak için izlemektedir.

MÜMKÜN İLE İMKANSIZLIK ARASINDAKİ TEK FARK KARARLILIKTIR.

07 Nisan 2024

MÜMKÜN İLE İMKANSIZLIK ARASINDAKİ TEK FARK KARARLILIKTIR.

 

 
Şifa veren tek şey sevgidir.❤️                                   Sandra İngerman

Başkalarından gelen negatif enerjilerin alıcısı olmamak için kendi zayıf ve güçlü yanlarımızı iyi tanımamız yani kendimize objektif bakmamız gerekiyor. İnsanlar sık sık sorup durur:  "Kimim ben?"  Oysa bu sorunun yanıtını sadece kendini izleyen ve gözlemleyen samimi ve dürüst insanlar bulabilir.
Kimim ben sorusunun yanıtı kendini gözlemekte saklı çünkü kuantum teorisi bize gözleyenin gözleneni değiştirdiğini söylüyor. Tek yapılması gereken bu kendini, yaşamı, başımıza gelen olayları gözleme işini ciddiye almak.
Gözlerken kendimizle ilgili çok farklı bulgularımız olacak. Ne kadar çabuk kızdığımızı, öfkemizi kontrol edemediğimizi bazen aşırı duygusal olduğumuzu, hatalı kararlar verdiğimizi, başkalarından  İltifat duymak için yanıp tutuştuğumuzu,  birilerinin bize güzel, zeki, çok akıllı ve başkalarından farklı olduğumuzu söylemesini istediğimizi farkedeceğiz.  Zihnimizin bizi sürekli meşgul etmesiyle yaşam ve kendimiz hakkında ne kadar reel olmayan kararlar verdiğimizi göreceğiz. Zihnimizi izlemek,  zihnin daldan dala atlayan küçük bir maymun gibi o düşünceden diğerine atlayan bir yapısı olduğunu göreceğiz. 

KALIPLAR-YERLEŞMİŞ İMAJLAR

Hepimizin kendisi ve yaşamla ilgili kalıpları ve yerleşmiş imajları vardır. Bu kalıplara ters düşen bir olayla karşılaştığımızda nasıl da incindiğimizi görmek bizi farkındalıklı bilinç alanına taşır.
Ağzımızdan çıkan sözlere dikkat etmek de kendini tanımak isteyen bir insan için önemlidir. Ayrıca başkalarını gereksiz yere kızdırıp onların negatif enerjisini çekmeyi de engeller. Söz ruha ilaç olduğu gibi yüreğe kılıç da olabilir. İnsan ilişkilerinde çok özenli olmak, kendimizi tanımanın en iyi yollarından biridir. Bir insana bir şey söyleyeceğimiz zaman çok düşünmek gerekir. Eskiler der ki; “boğaz dokuz boğumdur, sözünü söylemeden önce iyice düşün sonra konuş çünkü o kırdığın kalp bilemezsin ki belki de Allah’ın sevdiği bir kuludur.”
Bazen  öyle şeyler olur ki, sevgisine, yardımına ihtiyacımız olan bir dost bize yüreğinin kapılarını kapatıverir. Bazen bir ihtiyacımız, bir dileğimiz yakınlarımız tarafından farkedilmeyebilir. Çevremizdeki yakınlar ilgilerini bize veremeyebilirler, çok meşgul olabilirler. O zaman karşımızdakilerin  değişmesi mümkün olmadığı için , biz de ihtiyacımızı yönlendirdiğimiz alanı değiştirebiliriz.
Kendini tanımak; bir  ihtiyacı nereden karşılamak gerektiği hakkında da bize yön tayin eder. Hassas bir dönemden geçiyorsak, kendi dertlerimizin arasına bir de yakınlarla bir sürtüşmeyi katmamak, incinmeden korumak yolumuzu ve bakışımızı ışıtır.
Olanı olduğu gibi kabul etmek hiç de dışarıdan söylendiği gibi kolay bir konu değildir. Ve bunu yapmakta zorlanıyor olabiliriz o zaman neye ihtiyacımız varsa onu karşılayabilecek alanlara yönelmek için de insanın kendini yakından tanıması gerekir. Bazen geri çekilmek, susmak, içimizi dinlemek ve herşeyi zamana bırakmak en yararlı olandır…
Derin bir soluk alıp, duamızı yapıp, kendimize zaman ayırmak, müzik dinlemek, açık hava yürüyüşleri eskiden okuyup altını çizdiğimiz bir kitaba göz gezdirmek, güzel anılarımızın olduğu resim ve videoları izlemek bizi rahatlatacaktır.
Biz yaşama  izin verirsek, yaşam da  kendimizi onarmanız için bize işaretler verecektir.  Bu işaretleri de sevgiyle, nezaketle kabul edebiliriz.
Yolu aydınlatacak işaretleri bir an önce görmek dileğiyle…
 

Hepinize güzel bir hafta dinliyorum. Geçen hafta yazamadım, bir süredir rahatsızım diyebilirim. İlk önce sağ ayağımın küçük parmağını koltuğun ayağına çarparak kaktırdım. 2hafta ayakkabıyı ayağıma sokamadım, arkasına basıp topuğumun üzerinde yürümek zorunda kaldım. İlk defa cumartesi giyebildim ayakkabıyı canım biraz acısada dayandım. 
Bir ikinci rahatsızlığım da şu oldu yine sağ ayak bileğim 4 parmak yarı yarıya kızardı, kırmızı bir renk oldu, kaşıntı geldi, her iki ayağımda ödem yaptı. Ayak üstü ve diz altı ödemli idi. 
Aile hekimi Reyhan hanıma gittim, tahlil yaptı, hiç bir şey yoktu tahlillerde sadece tuz az, b12az, triodte sorun çıktı onu da şuna bağladık, iftar sonrası canım tatlı istiyor diye pastaneden suspangle alıyordum her gün, pastane işi yediğin için olabilir dedi 1 ay sonra tekrarlayacağız tahlili. Bir de aleji değerlerim çok yüksek geçen seneden bu yana onu çözemiyoruz, bir krem ve hap verdi. Dedim ki venöz olabilir mi, yok dedi değil venöz olsa kızarıklık devamlı olur, sen daha önce de aynı sorunu yaşadın bu başka bir şey. Evet gerçekten 1 yıl önce de olmuştum geçmişti.  Bir dahiliye ye görün dedi. 
Ertesi gün çalıştığım şirketin fabrika doktorunun tıp merkezinden Cumhur beyden randevu aldım. Tahliller zaten vardı, baktı ayağımı inceledi. Tansiyon ilacın yapmış olabilir dedi, kalp doktorun ilacı bir değiştirsin dedi. 
Bu sefer kalbe randevu aldım, dedim Haydar bey dedim durum şu şu, ayağımı inceledi bu şişliğin kalple alakası yok, ilaçla ilgili, hemen tansiyon ilacımı değiştirdi. Yeni bir tansiyon dengeleme ilacı yazdı. Şu an ayak üstü şişliğim gitti, bacaklarda hala ödem var onun da gitmesini umuyorum. 
Bu arada orucu bırakmak zorunda kaldım bu durumda, arkadaşla konuştuk bu durumu, sağlık olsun Özlem abla kışın tamamlarsın tutmadığın günleri dedi, o şekilde yapacağım artık Allah affetsin. 
 

Açtı yine güzelim....
 

 Mart ayı okuduklarım.
 

Kütüphane için alınanlar..... 
 

"Geçmişi unutmayın, ancak ona
takılı kalmayın. Geleceğe odaklanarak ilerleyin ve her yeni günü bir fırsat olarak görün."
Geçmiş tozdur üfle gitsin…✍️

 Hepinize güzel sağlıklı bir hafta dilerim....

OKUDUKLARIM 2024/27 BAYKUŞ VİRANE SEVER

05 Nisan 2024

OKUDUKLARIM 2024/27 BAYKUŞ VİRANE SEVER

 

 
2013 yılında çıkan altıncı öykü kitabı “Baykuş Virane Sever”de Faruk Duman öykü çıtasını yükseltiyor. Özellikle “Kayıp İnci”, “Teyzem O Burhan’lı Günleri Nasıl Atlattı?”, “Emanet” ve “Zürafa” başlıklı öykülerinde anlatı dünyasının özgünlüğünü iyice ortaya koyuyor. Semih Gümüş’ün değerlendirmesiyle; “Kendine özgü yazınsal bir dünya kurar Faruk Duman; herkesten çok başka ama bir o kadar da yakın. Önce neyi anlatacağına değil nasıl anlatacağına karar verir. Anlatı dünyasına belli bir biçim içinde gerçeklik kazandırma çabası, sonunda onun, kuşağının en özgün yazarlarından biri olmasını sağlar. Bu özgünlüğü yakalayan, onun yalın ve zengin dünyasında bulur kendini…” Yazarın biçimsel arayışlardaki yetkinliğini ve yenilikçi tavrını öne çıkaran özgün bir kitap, “Baykuş Virane Sever”. “Ocak birden köpürmeye başlamış, oturup Vahşetin Çağrısı’nı okuduğum ağır kadife koltuk kıvılcım içinde kalmıştı. Etrafa yayılan küle aldırmamış, kitabı küçük çalışma masamın üstüne bırakarak kalkıp perdeyi aralamıştım. Kasaba kar altındaydı. Öyleydi ki, –halk böyle gecelerde yağ lambalarını yakmanın uğursuzluk getireceğine inanırdı– geceyi yalnızca kar aydınlatıyordu. Sanırsın ay yere inmiş. Fakat çok sürmedi; önce durup durup tozan hava birden işi inada bindirdi ve sürekli, korkunç bir rüzgâr başladı. Çam ağaçlarının dallarında birikmiş karlar topak topak savruluyordu. Yine bu karanlık ve insana benzerlikleriyle bizi ürküten ağaçların iğneleriydi. Bu iğneler sanırsın bir kar ordusu. Durup durup yaylar gerilerek. Böylece fırtına dinlemez bu yaman oklar sayesinde. Ne ki böyle bir düşmanı ele geçirmek nasıl mümkün olsun! Fırtınayı bir süre izledikten sonra, çıkıp atımın yanına gitmem gerektiğini düşündüm.”
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
8 Öyküden oluşan güzel bir kitaptı.
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Her kitap bir yolculuk biletidir; böylece sanki bir kitap değilde çekip gitmek için bir yer seçiyordum. Merak ettiğim her şeyi, görmek istediğim her yeri, tanımak istediğim herkesi burada bulabileceğimi düşünüyordum.
******
Ele geçirilmiş bir güvercin, insana, avcısına hoşgörüyle bakar. Gerçekten böyledir; hayvan o sırada uzlaşmaya açıktır ve iyimserliğini asla yitirmez.
******
Bir şeye ilgi duymak doğuştan gelmez, akıl ve mantıkla öğrenilerek eğitim sayesinde yükseltilirdi.
*******
İnsan insan olurda ne vakit çatlayıp yarılacağını bilmez mi?
******
Evlilik bereketli bir şeydir.
******
Acı yenilmedikte kalır.
******
İnsan hapsolduğu şeyi içinde taşır. Kalubeladan beri böyledir.
*******
İnsan kendine bakacak biraz. Kendine bakmadıktan sonra, doktorun elinden ne gelecekmiş? Hem o ilaçlar falan para tuzağı.
*******
Amcam yalnızca gerekli sözcükleri sarf ederdi. İnsan olana derdini anlatmak değil mi, bir sözcük yeter.
******
Her sandık devlet demektir. Sır saklar nice keder biriktirir. Yine de, her kadında ayrı, başkalarına hiç benzemeyen bir sandık bulunur.
******
Büyükler savaşı  masa başında kazanmak isterler. Ama, dağların birer masa olmadığını onlara kim anlatsın?
*******
İnsan kimin neden korktuğunu hiçbir zaman bilemez,
******
Oysa, kişi sabır erbabı olmakla altından kalkamayacağı şey yoktur.
*****
İnsan, aklıyla bulamadığı çareyi sonunda ruhuyla buluyor.
*******
 
El kuşu elden ele, gül kuşu gülden güle Baykuş virane sever, şahinler pervaz ile
Yunus Emre    

OKUDUKLARIM 2024/26 İMBATLA DOL KALBİM

04 Nisan 2024

OKUDUKLARIM 2024/26 İMBATLA DOL KALBİM

 

 
"Tam o sıraydı, sırtımızda ince bir serinlik duyduk. Ensemizden şakaklarımızdan dolanıp boynumuza da inen ter kurumaya başladı. Saçlarımız dalgalandı, kaşlarımız gerildi. Durmuş sandığımız yüreğimizin gürültüsü kulaklarımıza vurdu. Sustuk. ‘Yaşasın imbat!’ dedi, bağırdı atletli adam. ‘Hey, çocuklar, imbat çıktı!’ İlk kez pencereye gelip duran o genç kadın, Kerim’in kucağına doğru mosmor bir sardunya savurdu. Kerim havadayken yakaladı sardunyayı, acı kokusu imbatla çevremizi sardı. İçimize çektik. Sahiden imbatlı sardunyaydı.” Tarık Dursun K. külliyatından yayımladığımız ilk öykü toplamı İmbatla Dol, Kalbim. Bu öyküler, bir yandan yazarın ilkgençlik günlerine ait anılarını, aşklarını, dostluklarını anlatarak okuru İzmir semtlerinde dolaştırırken bir yandan da mahalle insanının küçük dünyasındaki o “bir zamanların yaşamını” gözler önüne seriyor. Yazarın söylediği gibi: “Bir zamanlar bir İzmir vardı.” Duru anlatımıyla öne çıkan öykülerin yer aldığı İmbatla Dol, Kalbim’in bir niteliği de kitabın ikinci öyküsü olan “Sınırda”nın, asgari farklılıklarla Kurşun Ata Ata Biter romanının birinci kısmını oluşturması. Romanın bu öyküye dayandığı ve onun büyümesiyle şekillenmeye başladığı düşünülebilir. Mayınların çevrelediği bir umut öyküsü “Sınırda”.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
İçinde birbirinden farklı 13 tane öykü var. Konular genelde eski İzmir de geçiyor. Öykülerde genel olarak eskiye özlem var. Bu özlem bazen “insan, insan olabilmeye” kadar iniyor. En çok Yitik Nergisler Söylencesi isimli öyküyü beğendim.

KİTAPTAN ALINTILAR;

Korkmadın mı kurtuluyorsun.
******
Sen insansın, insanlığını bil, insanlığını karşındakine bildir, karşındaki de hem kendi insanlığını hem senin insanlığını bilsin.
******
İnsan kanı, aktığı yeri beslemez, kurutur.
******
Dertsiz baş zaten dinç olur.
******
Dünya koca bir değirmendir, beğim. Ha bire döner, adam öğütür, güm öğütür, gece öğütür, ömür öğütür. Ama hak öğütmez, beğim. Adam hakkı, insan hakkı öğütmez.
*******
Yaradanım, kendisinden korkup kötülüklerden sakınanlara doğru yolu göstericidir. Kafirlerin gönüllerine, kulaklarına mühür vurmuştur, gözlerini perdelemiştir.
*******
Yaradanım, insan kısmısı için yalnız onun için yeryüzünü döşek, gökyüzünü tavan yaptı. Gökten yağmur yağdırır, onunla bitirip büyüttüğü meyvelerden insan kısmına rızık yaratır. Onun için kendisine ortak koşulmasını istemez, onun için kula kul olunsun istemez, kula kulluğu yakıştırmaz.
******
İnsan yavrusu bir gariptir, başka yaratıkların yavrularına benzemez. Kurdun, kuşun, kedinin, köpeğin, aslanın, kaplan yavrusunu kendi başına bırakırsan da büyür. Ama insan yavrusu büyümez, büyüyemez beğim. Nazlıdıro, incedir, ürkektir; bir gazaldan, bir cerenden daha ince, daha ürkektir, daha narindir. Saksı çiçeklerine benzer. Zamanında sulayacaksın, zamanında güneşe vereceksin, zamanında börtünden böceğinden ayıklayacaksın ki, büyüsün, gönensin, yücelsin, kocaman olup erginleşsin.
******
Sevmek başka şey, hayat başka şey.
******
Her alacağın bir vereceği olur.
******
Erkekler sandığımız kadar yürekli değillerdir. Susarlar ve karşılarındakilerin bu suskunluklarından gereken anlamı çıkarmasını beklerler.
******
 Kadınlar sevme konusunda acelecidirler.
******
Erkekler için ağlamak mı? Kaldırın başınızı hanımlar tacınız düşüyor.
******
Hep bugünün ötesindeki şeyleri hatırlıyorum. Gereksiz bir sürü şey. Oysa adama dün lazım değil ki. Bugün yaşıyor musun? Ne âlâ. Bugüne bakacaksın. Dünü de, yarını da boş vereceksin. Şimdi herkes böyle yapıyor. Bir de ben öyle, onlar gibi yapabilsem...
******
Bir kuş kanadının gölgesine de mi denk gelmedin.
******
Ağladığımı biliyor muydu? Beni kollarına alıp avutmuşmuydu, parmak uçlarıyla gözyaşlarımı silmiş miydi?
*******
    
 
KİTAPTAN ŞARKILAR;
 


OKUDUKLARIM 2024/25 SESSİZ KADINLAR

02 Nisan 2024

OKUDUKLARIM 2024/25 SESSİZ KADINLAR

 

 
Lara'nın hayatı dışarıdan mükemmel görünmektedir. Sevgi dolu muhteşem eşi Massimo, tatlı küçük oğlu Sandro ve mükemmel bir ev… Ama Lara, Massimo hakkında kimsenin bilmediği bir şeyi bilmektedir. Kimseye anlatamayacağı bir şey. Massimo'nun hayatı boyunca çalışıp elde ettiği her şeyi bir anda yok edebilecek bir gerçek. Kimseyle paylaşamadığı bu sır, Lara'yı mutsuz evliliğinde tutsak etmektedir. Maggie ise Massimo'nun erkek kardeşi Nico ile evlidir. Onunla ve sorunlu üvey kızıyla birlikte yaşamaktadır. Maggie, Nico'nun geçmişine dair her şeyi bildiğini sanmaktadır. Ta ki bir gün tavan arasında Nico'nun ilk eşi Caitlin’le ilgili şok edici bir sırrı açığa çıkaran bir şey buluncaya kadar. Maggie bulduğu şeyi ailesine açıklayacak mı yoksa sevdiklerini korumak için sessiz mi kalacak? Yalanlarla bir arada tutulan bir aile için gerçeğin bedeli çok ağır olabilir.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Konu pek açmadı, onun için geçen ay bitirmekte zorlandım. Hızlı hızlı okunacak bir kitap değil çünkü bazı karakterler sizin sinirlerinizi bozmakta birebir. Erkek şiddetinin sadece fiziksel olmadığını, psikolojik şiddetin de en az onun kadar kötü olduğunu okuyorsunuz satırlarda. 
Aslında BCP projesi için başlamıştım ama bitiremedim bu aya sarktı.
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Annem; tüm arızalı tiplerin, hayalperestlerin, dengesizlerin ve kaçıkların içinde bile iyi bir taraf olduğunu söylerdi.
*******
Biri için normal olan şey, diğeri için çılgınca olabilirdi.
*******
Köpekler çok iyi dostturlar.
******
Her yere yürüyerek gidip gelmek iyidir, fit kakmanı sağlar ve ömrünü uzatır.
*******
Korku seni güvende tutar.
*******
Bir gün aptalca bir seçim yaptığının farkına varıp varmayacağını asla bilemezsin.
*******
Kaybedene kadar neye sahip olduğunu anlamıyor insan.
*******
Her şeyi halı altına süpürmemiz çözüm değil.
*******
İnsanları memnun eden şey, seni rahatsız etmemeli.
*******
Kimsenin her zaman mükemmel davranması beklenemezdi.
******
Endişelenmem gerektiğinde endişelen.
*******
Kediler uzaktayken fareler cirit atar.
*******
Ben hayatta istediğimi elde etmek için insanlara zarar vermem.
*******
Aile sahip olduğumuz her şeydir.
*******
Çoğu zaman her şey o kadar siyah beyaz değildir.
*******
Yetişkinler bazen ne istediklerini bilmiyor olabilirler. Çoğu zaman sadece sıkılmışlardır. Bazen sarhoş olurlar. Belki de sahip olduklarıyla yetinmeyi zor bulurlar. Bazı insanlar evliliğe adapte olamazlar. Evli oldukları kişiyi sevmelerine rağmen kendilerini kapana kısılmış hissederler; hâlâ özgürlük, macera, bilinmeyenin özlemini çekerler. Bir ömür boyunca tek bir kişiye bağlı kalmak ve bir daha asla başka birini sevmemek büyük bir beklenti.
******
Nasıl bir hata yapmış olursa olsun birini sevmek utanılacak bir şey değildir.
 
 
 
 
KİTAPTAN MÜZİKLER;