OKUDUKLARIM 2026/3 İNSAN DURUNCA ÖLÜR

08 Ocak 2026

 


İnsan yerkürede yürüyen tek varlıktır; yürüyor olması hareket ediyor olmasını zorunlu kılar. Hareket ise sürekli yer değiştirme anlamına gelir. İnsanın sürekli yer değiştirmesi hem kendisinin ve hem de bulunduğu alanın değişmesi sonucunu doğurur; yani insan olarak biz an be an değişiyoruz, farklılaşıyoruz.
Sürekli değişiyor olduğumuz halde nasıl “ben” olabiliyoruz, “kişiliğimiz” nasıl bir bütün kalabiliyor?
İnsan hayatı yaşanmaya değer midir? Budha, “hayat acılardan oluşur”, der. Hayat acılardan oluşuyorsa bu acılara nasıl katlanıyoruz, bizi yaşamda kalmaya dahası mutlu olmaya sevk eden amil nedir?
Pek çok düşünür, “insan olmak” üzerine yazılar, kitaplar yazdılar. Oysa zaten insan olarak dünyaya gelmiyor muyuz? Doğru cümle “insan kalmak” olabilir mi?
Tanrı bir tane mi? Yoksa herkesin kendisine özgü bir tanrısı mı var? Nasıl oluyor da kimsenin tanrısı bir diğerine benzemiyor? Yoksa tanrılarımızı kendimiz mi var ediyoruz?
Bu çalışma yukarıdaki konu ve sorulara bir cevap bulma çabasıdır.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCEM;

İnsan hareket etmeyince ölür diyor yazar. Aynı zamanda dünyada yer alan yaratıcı isimleri ve tanımlarını paylaşıyor.

KİTAPTAN ALINTILAR;

Allah inananların dostudur.
*****
Kader, insanın tercihlerini yaşaması olayıdır, belki de kendi hikayesini yazması ve yaşamasıdır.
*****
Hayvanlar sadece keşfeder; insan ise hem keşfeder ve hem de icat eder.
*****
Amel- eylem- inanç ve ahlak bütünlüğü, insan kalmamızı sağlayan yaşamın olmazsa olmaz temel ilkesidir. İnanırız; yaşarız ve güzelleştiririz.
*****
Bilgi gerekçelendirilmiş inançtır.
*****
Gözden yaş akıyorsa dirilik devam ediyor, hissiyat var demektir.
*****
Hareket etmeyen değişemez. Allah ruhundan üfleyerek ceset olan beni harekete geçirdi. Çünkü hayat, hareketin ta kendisidir aynı zamanda.
*****
Allah; ilim, irade ve kudret sahibi olarak kesintisiz yaratır; kesintisiz bir inşa eylemliği içindedir. Bu O'nun Hallak ismindendir.
*****
İnsan, insani görevlerini yerine getirdiği ölçüde insan kalmayı hak eder.
*****
Her insan, -zorunlu- içten gelen bir itki -ilahi esma kodları- sebebiyle "daha iyi" olmaya kendisini mecbur hisseder. Aristo'nun "insan doğası gereği öğrenmeye meyyaldir" sözündeki "meyyallik"; bende, insan doğasında -fıtrat- ilahi esmanın olması dolayısıyla "zorunluluk" olarak karşılık bulur. Yani insan, zorunlu olarak öğrenir, bilir. Bir başka yönüyle de insan, zorunlu olarak " iyi olmaya" çabalar; bu insan için bir tercih değil, bir zorunluluktur.
*****
Evlat, ebeveynine; öğrenci hocasına; asker komutanına; tebaa liderine; mürit, şeyhine; zayıf, güçlüye, fakir zengine, çirkin, güzele; tembel, çalışkan olana öykünür.
*****
İnsan, yeryüzünde yaşayan alternatifsiz tek egemen güçtür. Dünya üzerinde insanla başa çıkabilecek ve onu kendisine boyun eğdirecek kendisinden başka bir güç, başka bir varlık bulunmamaktadır.
*****
Öykünen, her zaman bir derece daha aşağıdadır; zira öykünülen ilk esas olandır; öykünen ise talidir, mukallittir.
*****
Tanrı/Tengri ( Türkler)
God (İngilizler)
İlah (Araplar)
Hudavend (Farısıler)
Xwede (Kürtler)
Gott (Almanlar)
Dieu (Fransızlar)
Tuhan (Endonezyalılar)
Bog (Hırvatlar)
Zoti (Arnavutlar)
Dios (İspanyollar)
Dio (İtalyanlar)
Deus (Latinler)
Boze (Slovaklar)
Xudo ( Özbekler) 
İsten (Macarlar) 
Tao ve Tien (Çinliler) 
İnti, Viracocha (İnkalar)
İnana (Sümerler)
İştar (Babilliler)
Amon Ra, İsis (Mısırlılar)
Brahman (Hintliler)
Allah (Müslümanlar)
Aloha (Yahudiler)
*****
Her insanın bir tanrısı vardır ve hiç kimsenin tanrısı bir başkasının tanrısına benzemez. Yine de bütün insanlar, sanki aynı Tanrı'ya inanıyor, aynı Tanrı'dan bahsediyorlarmış gibi O'nun hakkında konuşurlar. Herkes, kendi tanrısının mutlak Tanrı olduğuna itikat eder; bu da bütün tanrıların bir tanrı olduğu algısının oluşmasına sebep olur. Aldığımız eğitim, okuduğumuz kitaplar, dinlediğimiz söylentiler, bize bu algıyı kazandırmıştır. Çocuk, nasıl ki babasını dünyanın en güçlü, en bilge, en yakışıklı babası olarak görüyorsa, kişiler de tanrısını bütün en'leri kendinde toplamış tek Tanrı olarak kabul eder hatta diğerleri hep sahte, uydurma iken onun ki tek gerçek Tanrı'dır.
*****
Hakk sandığın şey, Hakk'ın kendisi değil, sadece Hakk'ın zuhur ettiği evrendir; Ben de O'dur, sen de O'dur.
Hallac-ı Mansur
*****
"Zat-ı mutlak, kendisini nesne ve evren suretinde açığa vurmuştur. Zahir, batın, evvel, ahir hep O'dur. O'ndan başka var yoktur. Evren ve içindekiler; Tanrı'nın zahiri; Tanrı ise evren ve içindekilerin batini yönü ve ruhu konumundadır. Varlık, hep O'dur, O'nun varlığı dışında hiçbir varlık tasavvur edilemez. Çünkü 'vücut' birdir.
******
Tanrı, her şeyin üstünde akıl ve hikmet sahibi; adil, merhametli, bilgisiyle, kudret ve iradesiyle her şeyi kuşatan ezeli bir yaratıcı tanrıdır.
*****
Her insan, kendi sınavını aklınca kendisi vermelidir.
*****
Hiçbir fikir, ideoloji, felsefe, din, teori veya sistem sırtını -temellendirme anlamında- bir güce dayandırmadan ne var olabilir ve ne de korunabilir.
*****
Postmodernizmin sırtını dayadığı otorite, belirsizlik yani müphemliktir. Heraklitos'un "değişmeyen tek şey değişimdir" demesine benzer bir yaklaşımla eğer bir hakikatten bahsedilecekse o da bireyci hakikattir; kendine özgü, kendi yerelinde, kendinden olan bir özgürlük yaklaşımı. Başkasının gerçeği, başkasının yaşam tarzı, başkasının inancı..... Herkesin yaşamı, sadece kendisinedir: Sen, sen isen: ben de benim; senin Tanrın gerçeğin sana, benim Tanrım gerçeğim bana.... Hakikat, bir değil, çoktur hatta çokluktur. Hakikat doğru bir tane olmadığına göre hakikat üzerine bir tartışma da olmaz, zira herkese göre farklılık arz eder. Bu sebeple de hakikatin bir tanımı yapılamaz. Her şey kendi içinde bir doğru gerçek taşısa da bir başkasının doğrusuyla örtüşmesi gerekmez. Bu vecihle tek dil tek hakikat tek yol tek yöntem tek din tek tanrı tek kitap tek.... her ne varsa bir tarafa bırakılır.
*****
İnsan kalmanın tek ve biricik yolu, düşünmekten geçiyor, düşünmeden insan kalınamaz.
*****
İyi niyete ve samimiyete dayalı her teşebbüs ve amel amel-i salih sahibine bir değer katar ve onu değerli kılar.
*****
Servet, akrabalar, makamlar söz konusu niyet ve gayemizin cüruflarıdır; ahiret için kullanılacak özellikte değildirler; onlar hep geride kalarak başkaları için araç olmaya devam ederler.
*****
İyi insan, esmayı davranışlara ve fiillere dönüştüren insandır.
*****
İnsan ömrünün yolcusudur, kaderine yürür.



4 yorum: