OKUDUKLARIM 2026/2 ÇİÇEKLER VE AYRIKOTLARI

07 Ocak 2026

 


“Bize oldukça sakin ve alelade görünen bu bitki dünyasının, sessiz, oluruna bırakılmış, itaatkâr ve hürmetli görünümünün altında kadere karşı ateşli ve müzmin bir isyan yatıyor.”

1911 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Maurice Maeterlinck, 20. yüzyılda estetikten felsefeye yön vermiş, modernizmin en önemli icracılarından. Yazdığı tiyatrolar kadar kaleme aldığı denemeleriyle de meşhur Maeterlinck’in Çiçeklerin Zekâsı ile diğer bitkisel tefekkürlerini biraraya getiren bu derleme iklim krizinin damgasını vurduğu yüzyılımızda doğayla yeni bir irtibatı kurmak için yeni imkanlar sunuyor. 

Bitkilerin bin yıllardır geçirdiği değişimlerin, tüm hayvanlardan ve insanlardan önce yaşamış olmalarının getirdiği bilgeliği anlatacak terimleri arıyor Maeterlinck. Bitki dünyasının dünyaya çok sonradan dahil olan insanlarla kurduğu bağları keskin ve canlı tasvirlere ortaya koyan kitap insanlığın merkezinde olmadığı, insan-merkezciliğin hüküm sürmediği bir alternatif sunuyor. Batı düşüncesini tanımlayan Kartezyen tahakkümü aşan yeni bir alternatifin başlangıçları bu satırlarda filizleniyor. Maeterlinck, çiçeklerin dehasından istifade edebilmek için onların mükemmele yakın ilişki ve iletişim ağlarına, insan deney ve icatlarından çok daha ustalıkla gerçekleştirdikleri atılımlara yakından bakmaya çağırıyor.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCEM;

Yazar kitapta çiçek doğası ile insan doğasını karşılaştırıyor ve doğadan öğrenilecek çok şey olduğunu vurguluyor.

KİTAPTAN ALINTILAR;

İnsanlar çiçeği başkaldırı, cesaret, azim ve marifetin müthiş bir örneği olarak görebilirler. Bizi ezen türlü kaçınılmazlıkları üzerimizden atmaya çalışsaydık-örneğin ızdırap, yaşlılık ve ölüm- bahçemizdeki küçücük bir çiçeğin sarf ettiği enerjinin yarısıyla bile kaderimiz olduğundan çok daha farklı olurdu, diye düşündüğümüz için affedilebilirdik.
*****
Bilinçsiz ve zekâdan yoksun olduğumuz bir dünyada fikirlerimizin en azından yeni planlar ve ilişkiler yarattığını hayal ediyoruz ilk başta. Bu dünyaya en son gelen bizler hâli hazırda daima var olanı öylece keşfediyoruz ve huşu içindeki çocuklar gibi hayatın önümüze serdiği yolu takip ediyoruz.
*****
Koku bize verilmiş biricik lüks duygudur.
*****
İnsan mutluluğunun sesinin duyulmayacağını da unutmayın.
*****
Bu dünyada çiçekler, böceklerden önce ortaya çıktı; böcekler ortaya çıktığındaysa çiçekler bu beklenmedik işbirlikçilerin alışkanlıklarına tamamen yeni bir mekanizmayla uymak zorunda kaldı. Tek başına bu gerçek, jeolojik olarak su götürmezdir, bilmediğimiz onca şeyin arasında, evrimi kanıtlamak için yeterlidir. Ve bu oldukça belirsiz kelime, son tahlil, adaptasyon, tadilat, akıllı ilerleme anlamlarına da gelmez mi?
*****
Çiçekler aynı karanlıkta büyürler, aynı bilinmezliğin içinde, aynı engellerle ve aynı hasta iradeyle karşılaşırlar. Aynı yasaları, aynı hayal kırıklıklarını, aynı yavaş ve zor muzefferiyatı yaşıyorlar. Görünüşe göre bizdeki sabır, azim, özsevgi onlarda da var; aynı ince elenmiş ve çeşitlendirilmiş zekâ, neredeyse aynı umutlar ve aynı idealler. Onlar da muazzam fütursuz güce karşı, bizim gibi birbirlerine yardım ederek mücadele ederler. Yaratıcı hayal güçleri aynı ihtiyatlı ve itinalı yöntemleri izlemekle kalmaz aynı dar ve kıvrak, bezdirici ufak patikaları da takip ederler ve aynı zamanda, güvenilmez cin fikirleri karara vardıracak beklenmedik atılımları da becerirler.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder