DÜZELMESİ MÜMKÜN OLMAYANLAR
Yanlış yaptığında utanmayanlar.
Pişmanlık duymayı zayıflık sananlar.
Hep haklı olmayı, iyi olmaya tercih edenler.
Özür dilemeyi kişilik kaybı sayanlar.
Kendi kırdığını “çok alıngansın” diyerek geçiştirenler.
Başkalarının acısını küçültüp, kendi acısını kutsayanlar.
Empatiyi sadece kendileri için isteyenler.
Sorumluluk almak yerine mağdur rolünü meslek edinenler.
Yaptığı kötülüğü “niyetim öyle değildi” ile aklamaya çalışanlar.
Herkese nasihat verip, kendine bir satır bakmayanlar.
Hesap vermemeyi özgürlük sananlar.
İnsanları kullanıp, sonra “hayat bu” diyenler.
Vicdanı şartlara göre açılıp kapananlar.
Sevilmeyi hak sanıp, sevmeyi angarya görenler.
Kendi boşluğunu başkalarının sabrıyla dolduranlar.
Sürekli güçlü görünmeye çalışıp, kimseyi güçlü bırakmayanlar.
Duygusal sorumluluktan kaçıp, duygusal konfor isteyenler.
Kendini eleştirenlere düşman kesilenler.
Gerçekle yüzleşmek yerine anlatıyı değiştirenler.
Kırdığı kalpleri “hayatta herkes kırılır” diye normalize edenler.
İyiliği borç, kötülüğü karakter sananlar.
Sınır görünce sevgisi bitenler.
Kendine gösterdiği anlayışı başkasına çok görenler.
Yaptığı her şeyi gerekçelendirip, başkasınınkini yargılayanlar.
Sessizliği olgunluk değil, kaçış olanlar.
Değişmemeyi “ben buyum” cümlesiyle kutsayanlar.
Hatalarını savunup, sonuçlarına ağlayanlar.
İçini temizlemek yerine imajını parlatanlar.
Sevgi isterken, zarar vermekten vazgeçmeyenler.
Kendine bile dürüst olmaktan korkanlar.
Herkesi idare edip, kimseye sadık olmayanlar.
Sevdiğini söylerken incitmekten vazgeçmeyenler.
Güçsüzken yalvarıp, güçlenince unutanlar.
Affı talep edip, telafeti reddedenler.
Yüzleşmek yerine susarak cezalandıranlar.
İnsanları eksiltip, buna “gerçekçilik” diyenler.
Her vedayı karşı tarafın suçu gibi anlatanlar.
İlişkideyken yalnız, yalnızken herkesi suçlayanlar.
Güveni kırıp, güven beklemeye devam edenler.
Kendini merkeze koyup, bunu özdeğer sananlar.
Bağ kurmayı kontrol zannedenler.
Kendi yarasını kutsayıp, başkasınınkini hafife alanlar.
Herkesi yarı yolda bırakıp, buna “kendi yolum” diyenler.
Kırılganlığı küçümseyip, ilgiyi hak görenler.
Yanlışını kabul ederse çökeceğini sananlar.
İyileşmekten korkup, alıştığı acıyı savunanlar.
Bağlanmayı zayıflık, kopmayı güç sayanlar.
İnsanları aynaya değil, vitrine koyanlar.
Vicdanını susturup, sesini yükseltenler.
Sevildiğinde rahatlayıp, seveni yoranlar.
Duygusal emeği görünmez sayanlar.
Kendi iç boşluğunu başkasının varlığıyla kapatmaya çalışanlar.
Yanlışını fark ettiği halde değiştirmemeyi seçenler.
Kırdığı insanı değil, kaybettiği konforu özleyenler.
Her şeyi açıklayıp, hiçbir şeyi düzeltmeyenler.
Başkalarının sabrını karakter sananlar.
İç dünyasını büyütmek yerine, başkalarınınkini daraltanlar.
Düzelmeyen insan bazen gerçekten kötü olduğu için bazen de değişmeyi kendine bile borçlu hissetmediği için düzelmez.
Herkese mutlu ve güzel bir hafta diliyorum bu hafta galiba yalancı baharı yaşayacağız, sağanak yağışlar var ama sıcaklık mesela 15 derecelere kadar çıkıyor. Oysa geçtiğimiz hafta çok soğuktu biz yaklaşık 2 hafta pazara sergi açamadık, cumartesi hava güzeldi açtık ve satış yaptık. Müşteriler iyice sapıttılar 50 TL ye sattığımız desenli mutfak havlusuna 25 TL teklif ediyorlar, 300 TL ye sattığım tek kişilik yorgana 200 TL veriyorlar, sanki alış fiyatlarını biliyorlar gibi hareket ediyorlar. Fiyatlar zaten almış başını gitmiş, bir marketten çıkışın bile atık 1800-2000 TL arası.
Emekli olarak zamları almış olabiliriz ama yapılan zamlarla aldığımız farklardan daha fazlasını geri aldılar. Onun için evden hiç çıkasım gelmiyor. Bu soğuk havalarda hiç çıkmadım evde idim, mutfak kapısından kedilere mama atarken bile hapşırmaya başlıyordum. Daha önce de zatürre olurken bu durumda başlamıştı korktum bir an, karşıya ekmek fırınına giderken bile kat kat giyinerek ayı yogiye benzemiş olabilirim. Battaniyeler sağ olsun çok işime yaradı evde otururken okurken sarındım öyle oturdum, rahmetli babam İzmir'e düğünlere gidince Kemeraltı'ndan ünlü bir battaniye dükkanından eve bize battaniyeler satın alırdı, dönüş yolculuğunda elimiz kolumuz bu yüzden dolu olurdu.
Bu son 3 hafta fazla bir hareketim olmadı, diyetime dikkat ettim ama sağ olsun annem çok manipüle etti beni:)) aldın falan dedi:)) ben diyet yaparken tartılmıyorum, diyetisyene gittiğimde tartılıyorum, geçtiğimiz cuma gidince moralim bozuktu, fazla çıkacak kilom dedim, Elifte bozuldu, yapma öyle Özlem abla dedi, neyse tartıya çıkınca yüzüm güldü:)) Elifte rahatladı yola devam dedik, benimle birlikte başlayan arkadaşım bıraktı ama ben devam ediyorum.
İnsanların bir lafı vardır ya, hep söylerler. Topraktan geldik, toprağa gideceğiz. Topraktan geldiniz ama toprağa gidemiyorsunuz. Tavşan olarak doğan, çakal olarak nasıl gömülsün. Topraktan geldiniz ama toprağa dönebilmeniz için önce kendinize dönmeniz lazım.
İbrahimin Kaybettiğini Bulmasıdır (Kitap)
Güray SÜNGÜ
Allah rahmet eylesin ikisine de....
Kütüphaneden aldıklarım...
“Benim çapım ne?,
Ben bilginin neresinde durabiliyorum?
Ben bilginin ne kadarını yapabiliyorum?
Potansiyelimizin açıldığı kadarını yapabiliyoruz. "Ben bu kadarını yapabiliyorum" diyebiliriz.
Kendimizi tanımak için; düşüncelerimizi gözlemlemek, fark etmek, tanımak, tanışmak ve izin vermeliyiz, onları baskı altına alarak kontrol etmeye çalışmamalıyız.
Biz yeter ki kim olduğumuzla yüzleşmeye açık olalım, direnç koymayalım.”
OKUYALIM!!!!!!!!!!
"İnsanın dünyada iki temel görevi vardır. Bunlardan biri tabiatı şekillendirmek, diğeri de kendi iç dünyasını düzene sokmaktır."
Mutluluğun İnşaası Kitabı
Mecit Ömür Öztürk
GÜNAHKARLAR 2025
Ryan Coogler'ın yönetmenliğini üstlendiği ve Michael B. Jordan'ın başrolünde yer aldığı "Sinners," korku dolu yeni bir filmle karşınızda. Film, hayatlarında daha önce yaşadıkları sorunları geride bırakmaya çalışan iki ikiz kardeşin hikayesini anlatıyor. Michael B. Jordan'ın canlandırdığı bu kardeşler, geçmişin karanlık gölgelerinden kaçarak, yeni bir başlangıç yapma umuduyla memleketlerine geri dönerler. Ancak, onları burada daha büyük bir kötülüğün beklediğinden habersizdirler. Dönüşleriyle birlikte, geçmişle yüzleşmek zorunda kalırken, kasabanın derinliklerinde gizlenen tehlikeleri açığa çıkarırlar. Film, izleyicileri baştan sona kadar gerilim dolu bir yolculuğa çıkarırken, Michael B. Jordan'ın etkileyici performansı, hikayenin dramatik gücünü zirveye taşır. Sinners, hem korku hem de dram unsurlarını bir araya getirerek, izleyicilerini düşündüren ve etkileyen bir yapım olarak öne çıkıyor. Ryan Coogler'ın ustaca yönettiği bu filmde, her bir sahne gerilimi doruğa çıkarıyor ve izleyiciyi koltuğuna kilitliyor. İkiz kardeşlerin, umut dolu bir gelecek arayışları, beklenmedik olaylarla karşılaştıkça daha da karmaşık bir hal alıyor ve film bu sürprizlerle dolu hikayesiyle izleyiciyi kendine çekiyor.
Eğer 1-2 sahneyi, 2-3 uygunsuz cümleyi atlayabilirseniz , 1 saatten sonra hızlanan muhteşem bir vampir filmi, blues müzikleri ile harmanlanmış, severek izledim...
.png)
.png)

%20Instagram.png)





%20Instagram.png)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder