OKUDUM 2022/56 MADALYONUN İÇİ

10 Ağustos 2022

 

 
“Toplumda aradığı desteği ve başarıyı bulamayan kişiler giderek içe kapanır ve gerçek yaşamda elde edemediği itibarı iç dünyasında aramaya başlar. Düşünce ve hayallerin giderek yoğunlaştığı bu dönem, kişi için çok sıkıntılı ve ıstıraplıdır.” İnsan denen muhteşem varlığın yine kendisi gibi muhteşem iç dünyası… Yıllardır panik atak yaşayan bir işadamı; kendini peygamber ilan eden bir doktor; çok temiz olmak uğruna evlerini "çöp apartman"a çeviren üç kız kardeş; kendini bildiği günden beri, başta babası çevresindeki tüm erkeklerden dayak yiyen genç bir kadın; ağır ceza reisi bir babanın fahişelik mesleğini seçen kızı; radyo ve televizyonlardaki bütün şarkıların kendisi için çalındığını zanneden genç bir devlet memuresi; bir transseksüel; doktorunu intihar etmekle tehdit eden bir öğrenci; ölümcül bir hastalığa yakalanmış genç bankacı... Başta aşk ve ölüm olmak üzere insanlık hallerinin yer aldığı bu kitabıyla yazar, okurunu, Türkiye şartlarında bir ruh doktorunun duyguları, düşünceleri, yapabildikleri ve yapamadıklarıyla şaşırtıyor ve madalyonun içini göstererek biraz da herkesin kendisiyle yüzleşmesini sağlıyor.
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Güzeldi sevdim, masumlar apartmanı safiye, gülben ve nerimanı bulmak kitapta güzeldi.
 
KİTAPTAN ALTINI ÇİZDİKLERİM;
 
Terapide öncelikle hastanın kendisiyle ilgili sorunlar ve yaşadığı olumsuzluklar karşısında kendi sorumluluğunu görmesi sağlanmalıdır.İnsan sorunlarının sebebini tamamen dışarıda arar ve bu konuda sorumluluk almak istemezse, terapinin bir yararı olmaz. İnsanların çoğu, sorunlarının sebeplerini çevrede, yani yakın ilişki içinde oldukları insanlarda, aile ve iş çevrelerinde arar.
*****
Geniş mekanlarda insanlar kolay kaynaşamazlar.
*****
İnsanların ruhsal durumları, fiziki görüntülerini ne kadar çok etkiliyor. Mutluluk insanları ne kadar güzelleştiriyor.
*****
Dayak bazı kadınlar için kocanın sevgisinin, ilgisinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
*****
Kavga da bir ilişki biçimidir ama bunun çok daha sağlıklı yolları var.
*****
Şu kadınlar ne garip mahluklar. Duygusal durumları ne kadar çabuk değişebiliyor. Küçücek şeylerden nasıl da hemen etkileniveriyorlar. Bir anda dünyanın en mutsuz en kederli, en suçlu insanı iken, nasıl da kolaycs gökyüzünün en üst katına çıkabiliyorlar. Sevgileri, tutkuları uğruna neleri göze alabiliyorlar. Onlar için yaşamın temel şartı Sevilmek. Aşkla Tutkuyla sonsuza kadar Sevilmek ve asla Vazgeçilmemek. Her şeyi affedebilirler ama Sevilmemeyi asla.
Sevgisiz bir dünyada kadınlara yer yok.
*****
Çocukları en çok kızdıran şey başkalarıyla kıyaslanmaktır.
*****
Seni anlayabilmeleri için önyargılarından kurtulmaları gerekir.
*****
-Saçlarımı uzattım, gitar çalmaya başladım, kulağıma küpe taktım.
- Dikkat çekmeye çalıştın yani?
*****
Bak, kalkıp bana gelmişsin. Zihninin bir tarafı hâlâ çok sağlıklı. Hastalığın en yoğun zamanında bile sana doğru yolu gösteriyor.
*****
Toplumda aradığı desteği ve başarıyı bulamayan bu kişi,ler giderek içe kapanır ve gerçek yaşamda elde edemediği itibarı iç dünyalarında aramaya başlarlar. Düşünce ve hayallerin giderek yoğunlaştığı bu dönem, kişi için çok sıkıntılı ve ıstıraplıdır. Gerçekle, gerçek olmayan iç içe geçmiştir ve kişi hangisine inanacağını tam bilmemektedir.
*****
Yalnızlık tanrıya mahsustur.
*****
Kendimizin farkına vardığımız günden itiberen hepimiz, önemli, sevilen ve sayılan insan olmak isteriz. Bu vazgeçemediğimiz içgüdüsel bir tutkudur. Bu tutkuyu doyuramadığımız sürece mutsuz oluruz. Hayatımız boş ve anlamsız olur. Yaşama bağlılığımız giderek azalır. Uzun lafın kısası küseriz. Bütün sağlıklı insanlar bununla başaçıkmanın bir yolunu arar. Kimileri bu doyumu iş ve mesleki başarıda, kimileri aşkta, kimileri sanatta ya da ailesinde, çocuklarında evinde, kimileri bilimde ya da yardım kuruluşlarında bulur. Hepsinde amaç aynıdır.
İyi-önemli-başarılı-sevilen ve sayılan olmak. Din kitapları dahil, bütün kitaplar bizi buna zorlar.
*****
Hayat insana yaşayarak pek çok şeyi öğretiyormuş.
*****
Tanrı yarattığını sever, onu korur, kollar ve hoş görür.
*****
Tanrı en çok sevmeyi bilenleri sever.
*****
Hepimiz ölümden sonra nereye gideceğimizi merak ediyoruz, ama daha önce neredeydik, neydik, bunu merak eden yok.
*****
Tanrı ondan af dileyenleri her zaman affetmeye hazırdır.
*****
Asıl ölüm galiba temelli unutulmak.
*****
 Başkalarının hakkını yiyeni değil, paylaşanı, oturanı değil çalışanı, vazgeçeni değil mücadele edeni, cezalandıranı değil hoş göreni, nefret değil sevgiyi, gururluyu değil alçakgönüllüyü, çevresini mutsuz ve huzursuz edeni değil, etrafına huzur, mutluluk ve neşe saçanı, cebi değilse bile gönlü zengini, kalp kıranı değil, gönül alanı daha çok seviyor.
Yani kendine benzeyeni seviyor. Okuyanı-yazanı, düşüneni-anlatanı, insanlar için bir şeyler yapan herkesi seviyor. İlimi, bilimi, icad edeni, keşfedeni seviyor. Anne-babalarını seven-sayan, onları incitmeyen, hoş tutan çocukları seviyor. Çocuklarını seven, onları eğiten-öüreten, yediren-içiren, koruyan, hoş gören anne babaları seviyor.
*****
Evin sırrı evde kalır derdi annem.
*****
Aynı kişiyi sevmek hem de ona çok kızmak kolay bir iş değil.
*****
İnsan insanın ağusunu alır.
*****
Hastalığın da hayırlısı hayırsızı varmış.
*****
Bir insan istediğini düşünebilir ama her düşündüğünü yapmaz. Cezayı gerektiren düşünceler ve duygular değil, eylemlerdir. İnsanlar düşündükleri ya da hissettiklerinden değil, yaptıklarından sorumludurlar. Bu Allah katında da, yasalar önünde de böyledir.
*****
Başkasına esnek davranamayan insan, kendisine de esnek olamaz.
*****
Hayatta en çok önem verdiğiniz şey neyse, bu takıntı oradan gelir.
*****
Dünyada iki tür insan vardır. Biri, beraber olduğu insanları mutlu edenler, diğeride çevresini mutsuz edenler.
*****
Hayatta huzur çok önemli bir şeydir. Ruhsal hastalıklar çoğu zaman huzursuzlukla başlar.
*****
Tanrıya en büyük ibadet, onun yarattığı her şeyi sevmek ve saygı duymaktır.
*****
Psikiyatri insanları yargılamaz. Sadece dinler, anlamaya, yardım etmeye çalışır.
*****
İnsanların değişik şartlar altında ne tür tepki vereceği, ne yapacağı  belli değildir.
*****
Hayatta hiçbirşeyi kınamayacaksın ve hiç büyük konuşmayacaksın.
******
İnsanlar genellikle en yakınlarına öfke duyarlar.
*****
Öfke suçluluk duygusunun ortaya çıkmasına neden olur.
*****
Geçmişteki boşluklar, ileri yaşlarda maalesef hiçbir zaman tam olarak doldurulamıyor.
*****
Suç olan duygu ve düşünceler değil eylemlerdir.
*****
Konuşmak iyidir, rahatlatır insanı.
*****
Hayat bu, her zaman her şeyi başaramayabilir insan. Önemli olan başarabilmek için yeniden o masanın başına oturabilmek ve başarmayı her zamankinden daha çok istemektir.
*****
İnsan nasıl huzurluysa öyle yaşamalı.
*****
Bir yandan yaşadığını hissedip bir yandan mücadeleye devam etmek galiba en güzeli, çünkü hayatta sınavlar hiç bitmiyor.
*****
Küçük şeylerle mutlu olan insanlara hayretle bakıyor," Küçük insanların hayalleri de küçük oluyor" diyordu.
*****
Ölmek için değil yaşamak için cesaret gerekir.
*****
Hayatın içinde düşe kalka insan güçleniyor.
*****
İnsanın kendini tanıması ve bilmesi kadar büyük irfan yoktur.
*****
Şizofrenik hastalarımın elleri kocaman bir bebeğin elleri gibidir, sanki hiç kullanılmamış yaşanmamış gibi.
*****
İnsanız, hepimizin konuşmaya, paylaşmaya ihtiyacımız var.
*****
Aşk dünyadaki duyguların en güzelidir.
*****
Cesur ve kendine güvenen insanlar, nefsi müdafa dışında başkalarına zarar vermezler.
*****
Cesur olun, âlemin kurallarını değil, kendi kurallarınızı uygulayın.
*****
Hepimizin her yaşta sevgiye ihtiyacı var, ama öncelikle kendimiz hoş tutmalıyız kendimizi.
*****
Saygı ve hürmet gören insan kendini saymayı, kendine önem vermeyi öğrenir.
*****
Doktorlar insanları teselli etmez, sadece gerçekleri göstermeye çalışır.
*****
Tanrının yarattığı en üstün varlık olan insana " uğursuz" demek bence kimsenin haddine düşmemiş.
*****
-Siz demek hatalarına rağmen insanları sevebiliyorsunuz.
- Marifet bu zaten. Mükemmeli sevmek marifet değil ki....
*****
Öfke karşı tarafa zarar verme isteğidir.
*****
Dünya bu kadar güzelken bırakıp gitmek neden?
*****
İnsanların sesi, tonlaması, diksiyonu ne kadar önemli.
*****
Kavga etmek bile iki kişi arasında bir iletişim yoludur.
*****
Can çıkar, huy çıkmaz.
*****
Sevmek çok güzel bir duygu, olsa olsa insanı mutlu eder.
Sevmek hiç sevmemekten her zaman daha iyi.
*****
Kadınlar aşka erkeklerden daha çok önem veriyor.
*****
İnsanlar en büyük düşkünlüğü en çok kızdıkları insana gösterirler.
*****
Başkası sizi saymazsa siz de kendinizi saymayı öğrenemiyorsunuz.
*****
Biz dünyaya sürekli ev temizlemeye gelmedik. Temizlik bizi rahat ettiriyor, daha mutlu, huzurlu ve sağlıklı olmamızı sağlıyorsa güzeldir. Sadece iş olsun, âdet yerini bulsun diye sakın kendini yorma. Yorgun kadın gergin ve sinirli olur. Halbuki erkekler evde güler yüzlü, hayatından memnun bir kadın görmeyi isterler.
*****
Konuşmak insanın zehrini alır.
*****
Acılar dostlarla paylaşıldıkça küçülür, sevinçler paylaşıldıkça büyürmüş.
*****
İnsan isterse her koşulda her şey yapılır. Geri çekilmek, vazgeçmek yok. Bütün mesele yeteri kadar isteyip istemediğinizdir. Ağzınızın ucuyla değil, yüreğinizle istemelisiniz.
*****
Genel müdür personeline sahip çıkamıyorsa o koltukta hiç oturmasın.
*****
Doktor olabilmenin birinci kuralı insanı sevmektir.
*****
İnsanın en huzur duyduğu yer galiba evi.
*****
Bir insanla empati yapabilmek için, o insanda hissettiğimiz her ne ise "o şeyin" kendisinin, ona empati yapan kişinin ruhunda bulunması gerekir.
*****
Duygudaş olamamak, eninde sonunda duygusuz olmak demek değil midir?
*****
Anlam, ancak anlamsızlığın boşluğu varsa aranır. Anlam, yaşam artık anlamını yitirmişse aranır.
*****

 

KİTAP TAVSİYESİ;

Çocuklardan Tanrıya Mektuplar
 

8 yorum:

  1. Gülseren Budayıcıoğlu'nu bir ara gaza gelmiş hepsini sipariş ediyordum ama sonra vazgeçtim. Okumak istediğim bir yazar kendisi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ilk defa okudum diğer kitaplarını da okumak istiyorum.

      Sil
  2. Yazarı çok görüyorum, tanıyorum ama hiç okumadım. Yazılarında bahsettiğin kitapları okuma ihtiyacı da duymuyorum çünkü kitaplardan çıkardığın cümleler hep şahane, yetiyor, emeğine sağlık:)

    YanıtlaSil
  3. Kitabı nette gördüm ama okumadım.
    Gerçek hikayelerden mi yazılmış? Genelde kurgudan ziyade gerçek vakaları okumayı tercih ediyorum. Sadece psikoloji alanında değil tabi bir çok konuda.

    YanıtlaSil
  4. Yazarın bende de bir kitabı var ama henüz okumadım. Bu tarz kitaplar hep hoşuma gittiği için seveceğimi düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güzeldi kitap bende de camdaki kız var onu okuyacağım yakın zamanda.

      Sil